Yıldırım, AK Parti İl Binası Önünde Vatandaşlara Hitaben Konuştu

Yıldırım, AK Parti İl Binası Önünde Vatandaşlara Hitaben Konuştu
Yıldırım, AK Parti İl Binası Önünde Vatandaşlara Hitaben Konuştu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, “İstiklal mücadelesini başlatırken, Ankara’da Büyük Millet Meclisini toplayan Gazi Mustafa Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcileri arasında Kürdistan mebusu da Lazistan mebusu da vardı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, “İstiklal mücadelesini başlatırken, Ankara’da Büyük Millet Meclisini toplayan Gazi Mustafa Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcileri arasında Kürdistan mebusu da Lazistan mebusu da vardı. Anadolu’nun her tarafından temsilci vardı. Onun için bizi birbirimizden ayırmaya çalışanlara, kardeşliğimizi bozmak isteyenlere asla prim vermeyeceğiz.” dedi.
Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Yıldırım, AK Parti İl Başkanlığına geçti.
Burada partililerle bayramlaşan Yıldırım, il binası önünde vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmasına Kürtçe, “Nasılsınız? İyi günler. Bayramınız kutlu olsun. Günümüz mübarek, geleceğimiz aydınlık olsun.” diyerek başladı.
Ramazan Bayramı’nda Diyarbakırlılarla buluşmaktan, bir arada bulunmaktan bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Yıldırım, herkesin bayramını kutladı.
“Bayramda büyük bir coşku ve sevgiyle yakınlaşarak, barışmaya ve kucaklaşmaya, iyilikleri doruğa çıkararak bugünlere geldik. Bizi ramazandan bayrama ulaştıran Rabb’imize hamdolsun. Allah sizlerden razı olsun” diyen Yıldırım, Diyarbakır’ın peygamberler şehri olduğunu, bu ülkenin bağımsızlık mücadelesinde büyük hizmet sunduğunu söyledi.
“Yolları böleriz, Türkiyeyi böldürtmeyiz”
Yıldırım bu nedenle Diyarbakır’a güzel hizmetler yaptıklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şehir içerisinde 9 alt ve üst geçit kavşağını yaptık ve sizlerin hizmetine sunduk. Ayrıca Diyarbakır’ın bütün komşu illerini bölünmüş yollarla donattık. Yolları böldük, hayatları birleştirdik, gönülleri birleştirdik, milleti birleştik. Ama bir şeyi yapmadık, yolları böleriz, Türkiyeyi böldürtmeyiz. İstanbul, Ankara’dan sonra Diyarbakır’a, Doğu’nun merkezine yakışan en güzel havalimanını buraya yaptık. Diyarbakır’a her şey yakışır. 15 yıl içerisinde Diyarbakır’ın alt ve üst yapısında birçok işi hallettik. Sorunlarını bırakmadık. Dağ gibi sorunları dağ gibi hizmetlere dönüştürdük. Çünkü ülkemizi, milletimizi, Diyarbakır’ı seviyoruz.”
Başbakanlığı döneminde Diyarbakır’da başta Sur ilçesinde olmak üzere terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen saldırılara değinen Yıldırım, “Maalesef bölücü PKK terör örgütü buraları yaktı, yıktı, çukurlar kazdı. Birçok insanımız hayatını kaybetti. Birçok güvenlik gücümüz Mehmetçiğimiz, polisimiz güvenlik korucumuz şehit oldu. 6-8 Ekim olayları da Diyarbakır’ın tarihinde talihsiz kara bir lekedir. O gün insanları kışkırtan, sokağa çıkaran, masum insanların hayatının yok olmasına sebep olanlar aslında sadece Diyarbakır’a değil milletin kardeşliğine de çok büyük zarar verdiler.” diye konuştu.
Yıldırım, Türkiye’nin sıradan bir ülke olmadığına işaret ederek, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada önemli ve stratejik bir ülke olduğunu vurguladı. Bölge üzerinde şeytanca planları alt üst edenin Recep Tayyip Erdoğan olduğuna işaret eden Yıldırım, Türkiye ne kadar önemli bir ülke ise İstanbul’un da o kadar önemli bir şehir olduğunu aktardı.
“İstanbul Türkiye’nin özetidir”
Yıldırım, “İstanbul denilince Türkiye, Diyarbakır, Van, Siirt, Elazığ, Malatya, Batman, Mardin, Adıyaman, Şırnak, Hakkari akla gelir. Velhasıl Diyarbakır denilince Edirne, Hatay, Antalya, Sinop, Kastamonu, Zonguldak, 80 vilayet akla gelir. İstanbul Türkiye’nin özetidir. 250 bin civarında Diyarbakır doğumlu kardeşimiz İstanbul’da yaşıyor, dünya şehri İstanbul’da oturuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Başkan Binali sloganı”
Konuşması sırasında Kürtçe “Başkan Binali”, “Kahrolsun PKK sloganları atılan Yıldırım, gençlerin seslendirdiği “Bir şarkısın sen” şarkısına eşlik etti.
“31 Mart’ta Türkiye’nin her tarafından seçim yapıldı. Gelecek 5 yıl için yerel yöneticiler seçildi. Bütün seçimler bitti. Ama bir seçim bitmedi. O da İstanbul Büyükşehir Belediye seçimidir. Yine bitmediğini siz biliyorsunuz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimleri yeniden yapılacak.” ifadelerini kullanan Yıldırım, Ramazan Bayramı’nın kutlandığını, 2 ay 10 gün sonra da Kurban Bayramı’nın kutlanacağını aktardı.
Yıldırım, şunları kaydetti:
“Ama arada bir bayramımız daha var. 2 bayram arasında İstanbul bayramı var değil mi? İstanbul bayramına hazır mısınız? Diyarbakırlı hemşehrilerim İstanbul’da 23 Haziranda yeni bir zafere imza atayacak mıyız? Diyarbakır’a size geldim, desteğinizi istemeye geldim. Diyarbakır her zaman bizim yanımızda oldu, inşallah bu sefer de yanımızda olacak. Aramızı hiç kimse açamaz. Ezelden beri kardeşiz. Hiçbirimiz hangi etnik kimlikten doğduğumuza karar veremiyoruz. Bu bizim irademizde, elimizde değil. Kimimiz Kürt, kimimiz Arap, kimimiz Türkmen, kimimiz Türk, kimimiz Laz, Çerkez, Abaza…Ne olursak olalım, kitabımız bir Kur’an-ı Kerim, kıblemiz bir Kabe-i Muazzama, Peygamberimiz bir Hz. Muhammed, dinimiz bir İslam. Hepimiz Müslüman ve kardeşiz. Kardeşliğimize zarar veren kim PKK, değil mi? Türklere de Kürtlere de zarar veren, her tarafı yakıp yıkan, buraların kalkınmasını geciktiren kim, terör örgütü. Terör örgütünün, bölücülerin, PKK’nın Kürtler diye bir sorunu yok. Türklerin de Kürtlerin de bu ülkede yaşayan 82 milyon vatan evladının da sorunu terör örgütüdür, PKK, DEAŞ ve FETÖ’dür.”
“Ayrışacak hiçbir şeyimiz yok”
Yıldırım, bu birliği, kardeşliği bozmaya çalışan her türlü terör örgütünü şiddetle lanetlediklerini dile getirerek, “İbn-i Haldun ne diyor, ‘Coğrafya kaderdir.’ Bizim coğrafyamız Anadolu coğrafyası da bizim kaderimizdir.” diye konuştu.
Bu coğrafyayı ata, dede, ecdat emaneti olarak gördüklerini anlatan Yıldırım, şöyle konuştu:
“Topraklarımıza gözümüz gibi bakacak mıyız Diyarbakır? Bu topraklarda biz et ve kemik gibiyiz. Asırlardır bir ve beraber yaşadık. Sevinçte de tasada da bir olduk. Ama hiçbir zaman bu ülke ve topraklar üzerinde operasyon yapanlara kalkanlara prim ve yol vermedik. Bunu da en güzel şekilde Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Batman, Doğu ve Güneydoğu illeri yaptı. İstiklal mücadelesini başlatırken, Ankara’da Büyük Millet Meclisini toplayan Gazi Mustafa Atatürk’ün davet ettiği millet temsilcileri arasında Kürdistan mebusu da Lazistan mebusu da vardı. Anadolu’nun her tarafından temsilci vardı. Onun için bizi birbirimizden ayırmaya çalışanlara, kardeşliğimizi bozmak isteyenlere asla prim vermeyeceğiz. İnadına bir, beraber, iri, diri kardeş olacağız, birlikte Türkiye olacağız inşallah. Bu topraklar hepimize yeter. Bu güzel ülke hepimize yeter. Paylaşacak o kadar şeyimiz var ki ayrışacak hiçbir şeyimiz yok.”
“İstanbul’un size ihtiyacı var”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde 2002’den bu yana bakanlar ve milletvekilleri ile çalıştıklarını, çabaladıklarını, gayret ettiklerini, ülkenin her tarafında vatandaşın ihtiyacı olan hizmetleri yaptıklarını belirten Yıldırım, “Bu millet bize çok şey verdi, İstanbul bana çok şey verdi. 11 yaşında ortaokul öğrencisi olarak geldiğim o dünya şehri İstanbul beni okuttu, iş, yuva sahibi, milletvekili, Bakan, Başbakan, Meclis Başkanı yaptı. Bir faninin göreceği bütün makamları gördüm. Ama benim için en büyük makam sizlerin gönlündeki makamdır. Sizin gönlünüzde bir makamım varsa bütün makamlar vız gelir.” diye konuştu.
Yıldırım, her zaman millet ve bu ülke için çalıştığını aktararak, şimdi ise kendisini Binali Yıldırım yapan şehir, İstanbul için Diyarbakırlıların huzurunda olduğunu kaydetti.
İstanbul şehrine vefa borcunu ödemek istediğini dile getiren Yıldırım, “O halde 23 Haziran’a hazır mıyız? Diyarbakır’a bayram için gelen bütün hemşehrilerimizin bayram bitince İstanbul’a dönmeleri önemli. Çünkü Diyarbakırlılar, sevgili hemşehrilerim İstanbul’un size ihtiyacı var. İstanbul’da buluşuyor muyuz? 23 Haziran’da bu işi bitiriyor muyuz? Yarım kalan hesabı görüyor muyuz? Allah sizden razı olsun.” ifadelerini kullandı.
Yıldırım, konuşmasının sonunda vatandaşlarla Kürtçe vedalaştı.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Surların gölgesinde serinlerken, silahlı saldırıya uğradı Surların gölgesinde serinlerken, silahlı saldırıya uğradı

 DİYARBAKIR’ın tarihi surlarının gölgesinde serinlemeye çalışan N.D. (31), husumetli olduğu 2 kişi tarafından uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.

DİYARBAKIR’ın tarihi surlarının gölgesinde serinlemeye çalışan N.D. (31), husumetli olduğu 2 kişi tarafından uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.

Olay, öğle saatlerinde merkez Sur ilçesinde meydana geldi. N.D., tarihi surların gölgesinde serinlemeye çalışırken, aralarında husumet olduğu isimleri öğrenilemeyen 2 kişiyle karşılaştı. İddiaya göre husumetli olduğu kişileri gören N.D., kaçtığı sırada silahlı saldırıya uğradı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine çok sayıda polis sağlık ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından yaralıyı ambulansla Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi’ne kaldırdı.Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri ise saldırının ardından kaçan 2 şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Öte yandan, saldırının ardından yaralanan N.D.’ye çevredekilerin yardım girişimi, cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.

Diyarbakır’da halk vakalara rağmen halaydan vazgeçmiyor

Bakan Koca’nın “Vaka sayısında artış var” dediği 5 kentten biri olan Diyarbakır’da artışa rağmen düğünlerde tedbirlere uyulmadığı ortaya çıktı. Dün akşam görüntülenen düğünde kol kola halay çekenlerin salgın tedbirlerini hiçe saydığı gözlendi.

Son günlerde koronavirüs vakalarının artış gösterdiği Diyarbakır‘da, tedbirlerin uyulmadığı bir düğünde onlarca kişinin kol kola çektiği halayla görüldü. İçişleri Bakanlığı’nca koronavirüs tedbirleri kapsamında bir süredir kapalı tutulan düğün salonları, 1 Temmuz itibarıyla kapılarını açtı.

Bakanlığın düğün salonlarında takı töreni, maskesiz salona girmek, oyun, dans, halay ya da gösteri yapılmaması yönündeki yayınladığı genelgeye rağmen, Diyarbakır’da bir düğünde çekilen görüntülerde koronavirüs tedbirleri hiçe sayıldı.

VAKALAR YÜZDE 15 ARTTI

Uzmanların yaptığı açıklamada son günlerde koronavirüs vakalarının yüzde 15 arttığı kentte, düğünlerde tedbirlere uyulmadığı ortaya çıktı. Dün akşam bir düğünde çekilen görüntülerde, yöreye ait oyun havalarının çalınmasıyla, sosyal mesafe unutularak maskesiz onlarca kişi kol kola halay çekti.

BAKAN KOCA UYARMIŞTI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı’nın ardından koronavirüs salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin önemli açıklamalarda bulunmuştu. Koca, “Ankara, Gaziantep, Konya, Bursa ve Diyarbakır’da vaka sayıları arttı” demişti.

Diyarbakır’da vatandaşlar sıcakyan dolayı eve kapandı Diyarbakır’da vatandaşlar sıcakyan dolayı eve kapandı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın vaka sayısının arttığı iller arasında gösterdiği Diyarbakır’da, koronavirüs tedbirlerine aldırış etmeden maskesiz sokakta dolaşan vatandaşlar, hava sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıkmasıyla kendilerini eve kapattı.

Koronavirüs vakalarının arttığı kentler arasında yer alan Diyarbakır‘da hava sıcaklığı 40 derecenin üzerine çıktı, vatandaşlar eve kapandı.

Koronavirüs salgınından korunmak için evlerine kapanmayan vatandaşlar, sıcak havalar nedeni ile dışarı çıkmadı. Diyarbakır’da kavurucu sıcaklar baş göstermeye başladı.

VATANDAŞLAR EVE KAPANDI

Öğlen saatlerinde hava sıcaklığının 40 derecenin üzerinde seyrettiği kentte vatandaşlar kendilerini eve kapattı. Koronavirüs tedbirlerine aldırış etmeden dışarı çıkıp hem maskesiz dolaşıp hem de sosyal mesafeye uymayan Diyarbakırlıları sıcak havalar eve kapattı. Kentin en işlek noktaları boş kalırken, dışarı çıkan vatandaşlar da gölgeliklerde zaman geçirdi.

Koronanın yapamadığını sıcak havalar yaptı! Diyarbakır'da vatandaşlar eve kapandı

GENÇLER, SUR ÇEVRESİNDE TEMİZLİK YAPTI

Öte yandan kentin boş olmasını fırsat bilen bir grup genç, sosyal sorumluluk projesi kapsamında sur çevresinde temizlik yaptı. Bir genç, temizlik yaparak insanlara örnek olmak istediklerini söyledi.

Koronanın yapamadığını sıcak havalar yaptı! Diyarbakır'da vatandaşlar eve kapandı
Yolcu, hastaneye götürülerek karantinaya alındı Yolcu, hastaneye götürülerek karantinaya alındı

Diyarbakır’dan Ankara’ya uçan bir yolcu uçağında fenalaşan bir kişi koronavirüs havada panik yaşattı. İnişin ardından sağlık görevlilerince alınan önlemler altında adı açıklanmayan yolcu, hastaneye götürülerek karantina altına alındı.

Diyarbakır Havalimanı’ndan, Ankara seferini yapmak üzere saat 11.10’da havalanan yolcu uçağında, kalkıştan bir süre sonra fenalaşan 1 yolcuya, ilk müdahaleyi kabin görevlileri yaptı. Yolcuda koronavirüs belirtileri görülmesi üzerine, Ankara Esenboğa Havalimanı’na bilgi verildi.

YOLCULAR 30 DAKİKA UÇAKTA BEKLETİLDİ

İnişin ardından sağlık görevlilerince alınan önlemler altında adı açıklanmayan yolcu, hastaneye götürüldü. Özel kıyafetli filyasyon ekiplerini karşılarında gören diğer yolcular panik yaşadı. Yolcular, yaklaşık 30 dakika boyunca uçaktan bekletilirken, koronavirüs taşıdığı düşünülen şahıs sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılarak karantinaya alındı.

Testi pozitif çıkınca 139 kişi karantinaya alındı Testi pozitif çıkınca 139 kişi karantinaya alındı

Manisa Kula‘ya bağlı Narıncalı Pıtrak Mahallesi’nde 30 Haziran Salı günü sabah saatlerinde kalp rahatsızlığından dolayı yaşamını yitiren yaşlı bir kadın için cenaze namazı düzenlendi.

İkindi vaktinde düzenlenen cenaze namazının ardından, cenaze öncesinde rahatsızlanan ve Salihli Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınarak test örneği alınan eşini kaybeden yaşlı adamın testi pozitif çıktı.

Bu gelişmenin ardından İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından geniş çaplı filyasyon çalışması başlatıldı. Filyasyon çalışmaları kapsamında, ilk etapta pozitif vakanın birinci derece akrabalarından oluşan 19 kişi karantinaya alınmıştı. Sona eren çalışmalarda, 353 haneli Narıncalıpıtrak Mahallesi’nde toplamda 918 kişiye filyasyon çalışması yapıldı. Bu çalışmada pozitif vaka ile temaslı olduğu tespit edilen toplam 120 kişi, 14 günlük süre ile evlerinde karantinaya alındı. Narıncalı Pıtrak Mahallesi’nde toplam karantina sayısı 139 olmuş oldu.

DIŞARIDAN İŞÇİ GETİRMEDEN TARLALARINDA ÇALIŞABİLECEKLER

Öte yandan pozitif vaka ile temaslı olduğu tespit edilen 139 kişiden 10 kişinin İzmir’den Kula’ya gelerek cenazeye katıldığı belirlendi. Bu 10 kişi de İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün çalışmaları sonrasında İzmir’e gönderilerek, İzmir’deki ikametlerinde 14 günlük karantina uygulanması sağlandı. 139 kişilik karantinaya alınan bazı kişilerin işçi olarak çalışmasından dolayı, İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarla, bu kişilerin 14 gün süre ile Kovid-19 raporlusu olarak izinli sayılacağı bildirildi. 14 günlük karantina sürecinde tarlalarında mahsullerini kaldıracak vatandaşların, dışarıdan işçi getirmemek şartı ile tarlalarına çalışmaya gidebileceği öğrenildi.

TEDBİRLER ARTIRILACAK

Ayrıca, karantinaya alınan 139 kişinin, İlçe Sağlık Müdürlüğü personelleri ile aile hekimleri tarafından her gün aranarak, sağlıklarında herhangi bir değişim ya da salgının belirtilerinin olup olmadığı sorulacak ve bu bilgiler Sağlık Bakanlığı’nın Filyasyon ve İzolasyon Takip Sistemi üzerinden takip edileceği bildirildi. 139 kişinin karantina sürecinin devam edeceği 14 gün boyunca, Narıncalı Pıtrak Mahallesi’nde cuma namazlarında dezenfekte işlemleri artırılacak, namaza katılan vatandaşların sosyal mesafeye dikkat etmesi ve maske kullanması yönündeki tedbirleri de artırılacak.

İnsan saçından imal edilen 13 ton ürün ele geçirildi İnsan saçından imal edilen 13 ton ürün ele geçirildi

ABD’ye Çin’den gelen 13 ton üründe insan saçı tespit edildi. Uygur kadın ve çocuklara zorla yaptırıldığı belirtilen insan saçı içeren ürünlerin 800 bin dolar değerinde olduğu açıklandı.

ABD gümrüğünde, Çin’in Şincan bölgesindeki çalışma kamplarındaki Uygur kadın ve çocuklara yaptırıldığı belirtilen insan saçından imal edilen 13 ton ürün ele geçirildi. Gümrük ve Sınır Dairesi’nden Brenda Smith, 800 bin dolar değerindeki bu ürünlerin üretiminin ağır bir insan hakları ihlali olduğunu söyledi.

“BUNLARI KULLANANLAR, KÖLE İNSANLARI DÜŞÜNMELİ”

Kız kardeşi iki yıldır kayıp olan Uygur asıllı ABD’li aktivist Ruşan Abbas, “İnsanın yüreği parçalanıyor. Bu örgü saçları kullanan kadınların, bunları kimin yaptığını, köleleştirilmiş insanları düşünmeleri gerekir. Kardeşim bugün bir yerlerde oturup bu saçları yapmaya zorlanıyor” dedi. Abbas’ın kardeşinin bir gözetim kampında tutulduğuna inanıyor.

1 MİLYON UYGUR KAMPLARDA ESİR

Çarşamba günü ele geçirilen kargonun Lop County Meixin Hair Product Co. Ltd. adlı bir şirket tarafından gönderildiği açıklandı. Şincan’daki bu şirket için ABD yönetiminin geçen ay potansiyel insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırım kararı aldığı belirtildi. Bölgede yaklaşık dört yıldır bir milyon Uygur Müslüman, devletin eğitim amaçlı olduğunu savunduğu kamplarda tutuldu. Pekin, önce varlıklarını dahi reddettiği bu kampların, “ayrılıkçı terörizmi” önlemek için gerekli olduğunu savundu.

KISIRLAŞTIRMA MÜDAHALELERİ YAPILIYOR

Associated Press ve diğer uluslararası haber ajansları daha önce Uygurların ideolojik eğitime tabi tutulduğu bu kamplarda bazı popüler Amerikan markaları için üretim yapıldığını duyurmuştu. Geçen hafta Çin yönetiminin, Müslüman azınlığın nüfusunun artmasını engellemek için mecburi doğum kontrol yöntemleri uygulamaya koyduğu öne sürülmüştü. Çinli bir akademisyen olan Adrian Zenz tarafından yapılan araştırma, kadınlara zorla spiral takılması dahil bazı doğum kontrol yöntemleri ile kısırlaştırma amaçlı müdahaleler yapıldığını söyledi.

NÜFUS ARTIŞ HIZI DÜŞTÜ

Araştırma, Şincan’da nüfus artış hızının, son yıllarda dramatik bir şekilde azaldığını ortaya koydu. Uygur Müslümanların yaşadığı iki büyük bölgede, 2015-2018 arasındaki düşüş oranı yüzde 84 olarak gerçekleşti. Bu düşüş 2019’da da devam etti. Şincan bölgesindeki Çinli yetkililer, kampların geçen aralıkta kampların kapatıldığını ve tutsakların “mezun” olduğunu öne sürmüşlerdi.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler