Torbalı’da sağlık müdürü ve doktor eşini öldüren sanık intihar etti

Torbalı’da sağlık müdürü ve doktor eşini öldüren sanık intihar etti
Torbalı’da sağlık müdürü ve doktor eşini öldüren sanık intihar etti

İZMİR Torbalı’da sağlık müdürü ve doktor eşini öldüren sanık intihar etti

İZMİR’in Torbalı ilçesinde, İlçe Sağlık Müdürü Mehmet Fuat Park (53) ile Hatice Gülcemal’i (52) tabancayla vurarak öldüren, paralarını gasbeden ve polisle girdiği çatışmada da bir polisi ağır yaralayan Enver Yıldız (30), tek başına kaldığı hücrede eşofmanın bağcığıyla kendini tavana asarak yaşamına son verdi. İfadesinde, “Beni öldürün, öldürmezseniz ben cezaevinde kendimi öldüreceğim” diyen Yıldız’ın, 9 gün önce de emniyetin nezarethanesinde intihara kalkıştığı ortaya çıkmıştı.

Torbalı’da, 29 Aralık günü saat 21.30 sıralarında Enver Yıldız, yüzüne maske takıp, İlçe Sağlık Müdürü Mehmet Fuat Park’ın evinin zilini çaldı. Kapının açılmasının ardından evdekilere sakin olmalarını söyleyen Yıldız, Mehmet Fuat Park’a kasanın yerini sordu. Olumsuz yanıt almasının ardından saldırdı. Yıldız, yaşanan boğuşma sırasında tabancasını ateşleyip, Mehmet Fuat Park’ı yaraladı. Daha sonra eşi Vildan Park’tan (51), 500 TL alıp, kaçtı. Yıldız, ardından 700 metre mesafede, aracında bekleyen Dr. Harun Gülcemal’in yanına gelip, para istedi. Üzerinde para olmadığını söyleyen Gülcemal’e, “Öyleyse evine gidelim, oradan al” dedi. Silah zoruyla Gülcemal’i evine götüren Enver Yıldız, para ve değerli eşyaları istedi. Ancak doktorun eşi Hatice Gülcemal direndi. Yıldız, tabancasını çekip Hatice Gülcemal’i de vurdu. Doktor Harun Gülcemal’i de en yakın ATM’ye götürerek, 1500 TL çektirip, aldı. Hatice Gülcemal ve Mehmet Fuat Park, ağır yaralı olarak kaldırıldıkları hastanede, doktorların müdahalesine rağmen yaşamlarını yitirdi.

POLİSİ AĞIR YARALADI

Polis ekipleri, Enver Yıldız’ın peşine düştü. Yapılan çalışmayla bulunduğu yer tespit edilen Yıldız, polisi fark edince çatışmaya girdi. Yıldız, polislerden Yaşar Kahırlı’yı başından vurarak ağır yaraladı. Yıldız, saklandığı Atatürk Mahallesi’ndeki evde polis tarafından vurularak yakalandı.

ENVER YILDIZ VE 2 KİŞİ TUTUKLANDI

Cinayet Büro Amirliği’ne götürülen Yıldız’ın ifadesinde, olay sırasında uyuşturucu hapın etkisinde olduğunu öne sürdüğü ve suçunu itiraf ettiği belirtildi. İfadesinde, “Diyarbakır’dan birkaç gün önce Buca ilçesine geldim. Daha sonra Gaziemir’e geçtim. Buradan Torbalı’daki arkadaşlarımın yanına geçtim. Param kalmadı, cinayetleri para için işledim. Hap aldığım için ne yaptığımı bilmiyordum” dediği öğrenildi.

‘BENİ ÖLDÜRÜN, YOKSA CEZAEVİNDE KENDİMİ ÖLDÜRECEĞİM’ DEMİŞ

Ayrıca, Enver Yıldız’ın sorgu sırasında, “Beni öldürün, siz beni öldürmezseniz ben cezaevinde kendimi öldüreceğim” diyerek, sinir krizi geçirdiği belirtildi.

Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Enver Yıldız ve ona yardım ettiği ileri sürülen 2 kişi, sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

9 GÜN ÖNCE DE İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDU

Çifte cinayet zanlısı Yıldız’ın adliyeye sevk edilmeden önce İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nün nezarethanesinde, 2 Ocak gecesi bacağındaki alçının bağları ve atletiyle kendini asmaya çalıştığı ortaya çıktı. Yıldız’ın intihar girişiminin, polislerin müdahalesiyle önlendiği öğrenildi. Yıldız’ın avukatı Barış Akyol, “Müvekkilim olay nedeniyle pişman. Ölmeyi bile düşünmüş hatta intihara kalkışmış. Boynundaki izden de bu durum fark ediliyor” dedi.

KENDİNİ ASTI

Yaklaşık 1 haftadır cezaevinde olan Enver Yıldız, bugün öğleden sonra, tek kaldığı hücrede kendini eşofmanın bağcığıyla tavana astı. Ceza infaz memurları tarafından bağcığa asılı halde bulunan Yıldız’ın gelen sağlık ekiplerince yapılan kontrolde öldüğü tespit edildi.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Yolcu, hastaneye götürülerek karantinaya alındı Yolcu, hastaneye götürülerek karantinaya alındı

Diyarbakır’dan Ankara’ya uçan bir yolcu uçağında fenalaşan bir kişi koronavirüs havada panik yaşattı. İnişin ardından sağlık görevlilerince alınan önlemler altında adı açıklanmayan yolcu, hastaneye götürülerek karantina altına alındı.

Diyarbakır Havalimanı’ndan, Ankara seferini yapmak üzere saat 11.10’da havalanan yolcu uçağında, kalkıştan bir süre sonra fenalaşan 1 yolcuya, ilk müdahaleyi kabin görevlileri yaptı. Yolcuda koronavirüs belirtileri görülmesi üzerine, Ankara Esenboğa Havalimanı’na bilgi verildi.

YOLCULAR 30 DAKİKA UÇAKTA BEKLETİLDİ

İnişin ardından sağlık görevlilerince alınan önlemler altında adı açıklanmayan yolcu, hastaneye götürüldü. Özel kıyafetli filyasyon ekiplerini karşılarında gören diğer yolcular panik yaşadı. Yolcular, yaklaşık 30 dakika boyunca uçaktan bekletilirken, koronavirüs taşıdığı düşünülen şahıs sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılarak karantinaya alındı.

Testi pozitif çıkınca 139 kişi karantinaya alındı Testi pozitif çıkınca 139 kişi karantinaya alındı

Manisa Kula‘ya bağlı Narıncalı Pıtrak Mahallesi’nde 30 Haziran Salı günü sabah saatlerinde kalp rahatsızlığından dolayı yaşamını yitiren yaşlı bir kadın için cenaze namazı düzenlendi.

İkindi vaktinde düzenlenen cenaze namazının ardından, cenaze öncesinde rahatsızlanan ve Salihli Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınarak test örneği alınan eşini kaybeden yaşlı adamın testi pozitif çıktı.

Bu gelişmenin ardından İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından geniş çaplı filyasyon çalışması başlatıldı. Filyasyon çalışmaları kapsamında, ilk etapta pozitif vakanın birinci derece akrabalarından oluşan 19 kişi karantinaya alınmıştı. Sona eren çalışmalarda, 353 haneli Narıncalıpıtrak Mahallesi’nde toplamda 918 kişiye filyasyon çalışması yapıldı. Bu çalışmada pozitif vaka ile temaslı olduğu tespit edilen toplam 120 kişi, 14 günlük süre ile evlerinde karantinaya alındı. Narıncalı Pıtrak Mahallesi’nde toplam karantina sayısı 139 olmuş oldu.

DIŞARIDAN İŞÇİ GETİRMEDEN TARLALARINDA ÇALIŞABİLECEKLER

Öte yandan pozitif vaka ile temaslı olduğu tespit edilen 139 kişiden 10 kişinin İzmir’den Kula’ya gelerek cenazeye katıldığı belirlendi. Bu 10 kişi de İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün çalışmaları sonrasında İzmir’e gönderilerek, İzmir’deki ikametlerinde 14 günlük karantina uygulanması sağlandı. 139 kişilik karantinaya alınan bazı kişilerin işçi olarak çalışmasından dolayı, İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarla, bu kişilerin 14 gün süre ile Kovid-19 raporlusu olarak izinli sayılacağı bildirildi. 14 günlük karantina sürecinde tarlalarında mahsullerini kaldıracak vatandaşların, dışarıdan işçi getirmemek şartı ile tarlalarına çalışmaya gidebileceği öğrenildi.

TEDBİRLER ARTIRILACAK

Ayrıca, karantinaya alınan 139 kişinin, İlçe Sağlık Müdürlüğü personelleri ile aile hekimleri tarafından her gün aranarak, sağlıklarında herhangi bir değişim ya da salgının belirtilerinin olup olmadığı sorulacak ve bu bilgiler Sağlık Bakanlığı’nın Filyasyon ve İzolasyon Takip Sistemi üzerinden takip edileceği bildirildi. 139 kişinin karantina sürecinin devam edeceği 14 gün boyunca, Narıncalı Pıtrak Mahallesi’nde cuma namazlarında dezenfekte işlemleri artırılacak, namaza katılan vatandaşların sosyal mesafeye dikkat etmesi ve maske kullanması yönündeki tedbirleri de artırılacak.

İnsan saçından imal edilen 13 ton ürün ele geçirildi İnsan saçından imal edilen 13 ton ürün ele geçirildi

ABD’ye Çin’den gelen 13 ton üründe insan saçı tespit edildi. Uygur kadın ve çocuklara zorla yaptırıldığı belirtilen insan saçı içeren ürünlerin 800 bin dolar değerinde olduğu açıklandı.

ABD gümrüğünde, Çin’in Şincan bölgesindeki çalışma kamplarındaki Uygur kadın ve çocuklara yaptırıldığı belirtilen insan saçından imal edilen 13 ton ürün ele geçirildi. Gümrük ve Sınır Dairesi’nden Brenda Smith, 800 bin dolar değerindeki bu ürünlerin üretiminin ağır bir insan hakları ihlali olduğunu söyledi.

“BUNLARI KULLANANLAR, KÖLE İNSANLARI DÜŞÜNMELİ”

Kız kardeşi iki yıldır kayıp olan Uygur asıllı ABD’li aktivist Ruşan Abbas, “İnsanın yüreği parçalanıyor. Bu örgü saçları kullanan kadınların, bunları kimin yaptığını, köleleştirilmiş insanları düşünmeleri gerekir. Kardeşim bugün bir yerlerde oturup bu saçları yapmaya zorlanıyor” dedi. Abbas’ın kardeşinin bir gözetim kampında tutulduğuna inanıyor.

1 MİLYON UYGUR KAMPLARDA ESİR

Çarşamba günü ele geçirilen kargonun Lop County Meixin Hair Product Co. Ltd. adlı bir şirket tarafından gönderildiği açıklandı. Şincan’daki bu şirket için ABD yönetiminin geçen ay potansiyel insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırım kararı aldığı belirtildi. Bölgede yaklaşık dört yıldır bir milyon Uygur Müslüman, devletin eğitim amaçlı olduğunu savunduğu kamplarda tutuldu. Pekin, önce varlıklarını dahi reddettiği bu kampların, “ayrılıkçı terörizmi” önlemek için gerekli olduğunu savundu.

KISIRLAŞTIRMA MÜDAHALELERİ YAPILIYOR

Associated Press ve diğer uluslararası haber ajansları daha önce Uygurların ideolojik eğitime tabi tutulduğu bu kamplarda bazı popüler Amerikan markaları için üretim yapıldığını duyurmuştu. Geçen hafta Çin yönetiminin, Müslüman azınlığın nüfusunun artmasını engellemek için mecburi doğum kontrol yöntemleri uygulamaya koyduğu öne sürülmüştü. Çinli bir akademisyen olan Adrian Zenz tarafından yapılan araştırma, kadınlara zorla spiral takılması dahil bazı doğum kontrol yöntemleri ile kısırlaştırma amaçlı müdahaleler yapıldığını söyledi.

NÜFUS ARTIŞ HIZI DÜŞTÜ

Araştırma, Şincan’da nüfus artış hızının, son yıllarda dramatik bir şekilde azaldığını ortaya koydu. Uygur Müslümanların yaşadığı iki büyük bölgede, 2015-2018 arasındaki düşüş oranı yüzde 84 olarak gerçekleşti. Bu düşüş 2019’da da devam etti. Şincan bölgesindeki Çinli yetkililer, kampların geçen aralıkta kampların kapatıldığını ve tutsakların “mezun” olduğunu öne sürmüşlerdi.

Öldürdükleri dedesinin göğsüne oturtup fotoğraf çektiler Öldürdükleri dedesinin göğsüne oturtup fotoğraf çektiler

Hindistan kontrolündeki Cammu Keşmir’de güvenlik güçlerince öldürüldüğü iddia edilen yaşlı adamın göğsünün üzerine oturtulan 3 yaşındaki torununun fotoğrafı, uluslararası kamuoyunun gündemi haline geldi.

Hindistan kontrolündeki Cammu Keşmir’de güvenlik güçlerince öldürüldüğü iddia edilen Beşir Ahmed’in göğsünün üzerine oturtulan 3 yaşındaki torununun fotoğrafı, bölgenin ve Pakistan‘ın gündemi haline geldi.

Ahmed’in yeğeni Faruk Ahmed, yerel medyaya yaptığı açıklamada, arabası içinde oturan Ahmed’in polis tarafından aracından indirilip vurulduğunu görenlerin olduğunu anlatarak, “Görgü tanıkları, çocuğun da polis tarafından dedesinin göğsüne oturtulup fotoğrafının çekildiğini söyledi.” ifadesini kullandı.

PAKİSTAN CUMHURBAŞKANI’NDAN TEPKİ

Belli başlı sosyal medya platformlarında dün paylaşılan görüntünün ardından Hindistan’ın Cammu Keşmir’deki uygulamalarını sık sık uluslararası kamuoyunun gündemine taşıyan Pakistan’dan tepki açıklamaları geldi.

Twitter’da Hint güvenlik güçlerince öldürüldüğü iddia edilen Ahmed’in cesedinin üzerine oturmuş 3 yaşındaki torununun fotoğrafını paylaşan Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi, “Modi’nin faşist Hindistan’ı, masum sivilleri Keşmir için özgürlük sloganları attığı için bile öldürüyor. Öldürülmüş dedesinin göğsü üzerine oturmuş 3 yaşındaki bu çocuğun ağıtı tüm dünya tarafından işitilmeli.” paylaşımında bulundu.

Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi ise yaptığı paylaşımda, “Modi’nin faşist Hindistan’ının gerçek yüzü işte bu” ifadelerini kullandı.

Bu kare uluslararası kamuoyunda infial yarattı! 3 yaşındaki çocuk öldürülen dedesinin göğsüne oturdu

“İNSANİ TRAJEDİYİ DURDURMA ZAMANI ÇOKTAN GELDİ”

Kalkınma ve Reform Bakanı Asad Ömer, “Hint yönetiminde biraz insanlık kalmışsa bu görüntü karşısında utanmalıdır. Dünyanın Keşmir’de yaşananlara sessiz kalmama ve insani trajediyi durdurma zamanı çoktan geldi.” değerlendirmesinde bulundu.

“SENDE EMPATİDEN ZERRE YOK MU?”

Hindistan’da ise Ahmed’in güvenlik güçlerince değil teröristlerce öldürüldüğüne, torununun ise Hint güvenlik güçlerince bölgeden uzaklaştırıldığına ilişkin haberlere yer verildi.

Bölgede görev yapan paramiliter polis gücü sözcüsü Junaid Han, bir cami bahçesinden polise ateş açıldığını, bu çatışma sırasında Ahmed’in vurulduğunu belirtti.

İktidardaki Hindistan Halk Partisi (BJP) Sözcüsü Sambit Patra da aynı fotoğrafı paylaşarak, “Pulitzer sevdalıları?” ifadelerini kullandı. Patra’nın paylaşımına Bollywood oyuncusu Dia Mirza, “Sende empatiden zerre yok mu?” şeklinde tepki gösterdi. Yönetmen Hansal Mehta ise “Bu adam, iktidar partisinin sözcüsü olması gerekirken bir trollden fazlası değil.” ifadelerini kullandı.

Myanmar’da meydana gelen heyelanda ölü sayısı 162 Myanmar’da meydana gelen heyelanda ölü sayısı 162

Güney Asya ülkesi Myanmar’ın Kachin eyaletinde yeşim taşı çıkarılan bir madende meydana gelen heyelanda hayatını kaybedenlerin sayısı 162’ye yükseldi.

Myanmar’da bir madende meydana gelen toprak kayması, 162 madencinin canına mal oldu. 54 yaralının olduğu elim kazada, kayıp madenci sayısı açıklanmadı.

Myanmar’ın Kachin eyaletinin Hpakant bölgesinde bulunan bir madende toprak kayması meydana gelmişti. Hpakant bölge yetkilisi tarafından yapılan açıklamada, yeşim taşı çıkarılan madende meydana gelen heyelanda hayatını kaybedenlerin sayısının 125’e yükseldiği bildirilmişti.

YEŞİM TAŞI TİCARETİNDEN 30 MİLYAR DOLAR GELİYOR

Myanmar İtfaiye Dairesi Başkanlığının sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, “162 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Yaralı olan 54 kişi ise hastanelere sevk edildi” denildi. Yetkililer, kayıp olan kişi sayısı hakkında bilgi paylaşmadı.

Öte yandan Hpakant bölgesi dünyanın en büyük yeşim taşı madeninin bulunduğu yer konumunda yer alıyor. Myanmar’ın yeşim taşı ticaretinden yıllık 30 milyar dolardan fazla para kazandığı tahmin ediliyor.

AB’den sonra Çin Patent Kurumu tarafından da tescillendi AB’den sonra Çin Patent Kurumu tarafından da tescillendi

2019’un son günlerinde üzerindeki örtüyü kaldıran yerli otomobil, Çin pazarına giriş konusunda önemli bir aşama kaydetti. Yerli otonun SUV ve sedan modelleri AB’den sonra Çin Patent Kurumu tarafından da tescillendi. TOGG’dan yapılan açıklamada “Sırada yeni kıtalar var” denildi.

Yerli otomobil geliştirme çalışmalarını yürüten Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG), çalışmalarını sürdürdüğü otomobiller hakkında uluslararası arenada önemli bir aşama kaydetti. Geçtiğimiz aylarda SUV ve sedan tasarımlarını Avrupa Birliği‘nde tescilleyen TOGG, söz konusu tasarımların Çin Patent Kurumu tarafından da TOGG adına tescillendiğini duyurdu.

“SIRADA YENİ KITALAR VAR”

Şirketten yapılan açıklamada, “SUV ve Sedan tasarımlarımız Avrupa Birliği’nden sonra şimdi de Çin Patent Kurumu tarafından TOGG adına tescillendi. Sırada yeni kıtalar var” denildi.

KÜRESEL ARENADAKİ ŞANSI ARTTI

TOGG’un tasarımlarının Avrupa haricinde Çin’de de tescillenmesi ayrı bir öneme sahip. Öyle ki, Çin dünyanın en büyük otomotiv pazarına ev sahipliği yapmasının yanı sıra, elektrikli araç satışlarının da en yüksek adetlerde gerçekleştiği ülke unvanını taşıyor. Ayrıca, Çin’de TOGG gibi elektrikli araç girişimi olarak yola çıkan şirket sayısının da Avrupa’dan bir hayli fazla olması dikkat çekiyor. Tüm bunlar alt alta konulduğunda, TOGG’un Çin Patent Kurumu tarafından aldığı tescil belgesinin, yerli otomobilin küresel arenadaki şansının bir göstergesi olduğu söylenebilir.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler