Erdoğan kararnameyi imzaladı ve Ayasofya resmen cami oldu

Erdoğan kararnameyi imzaladı ve Ayasofya resmen cami oldu
Erdoğan kararnameyi imzaladı ve Ayasofya resmen cami oldu

Danıştay, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Hemen ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’yı ibadete açan kararnameyi imzaladı ve Ayasofya resmen cami olarak ibadete açıldı. Bu karar sonrası konuşan Erdoğan, Ayasofya’da ilk namazın 24 Temmuz Cuma günü kılınacağını duyurdu.

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu karardan dakikalar sonra kararnameyi imzaladı. Daha sonra Ayasofya ile ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın 24 Temmuz’da ibadete açılacağını duyurdu.

İLK NAMAZ 24 TEMMUZ’DA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın ibadete açılması sonrasında Millete Sesleniş konuşmasında, “Hazırlıkları süratle tamamlayarak 24 Temmuz 2020 Cuma günü, cuma namazı ile birlikte Ayasofya’yı ibadete açmayı planlıyoruz.” dedi.

Müze statüsünden çıkmasıyla birlikte Ayasofya Camisi’ne ücretli giriş uygulamasını da kaldırdıklarını açıklayan Erdoğan, “Tüm camilerimiz gibi Ayasofya’nın kapıları da yerli ve yabancı, Müslim ve gayrımüslim herkese sonuna kadar açık olacaktır” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN EGEMENLİK HAKLARIYLA İLGİLİ”

“Herkesi, ülkemizin yargı ve yürütme organları tarafından alınan Ayasofya kararına saygılı olmaya davet ediyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası alanda bu konuda ortaya konan her türlü görüşü elbette anlayışla karşılarız. Ancak, Ayasofya’nın hangi amaçla kullanılacağı konusu, Türkiye’nin egemenlik haklarıyla ilgilidir. Bu konuda, görüş belirtmenin ötesindeki her türlü tavrı ve ifadeyi, bağımsızlığımızın ihlali olarak kabul ederiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk milletinin Ayasofya üzerindeki hakkı, yaklaşık 1500 yıl önce bu eseri ilk inşa edenlerden daha az değildir. Tam tersine yaptığı katkılar ve güçlü sahiplenişi itibarıyla milletimizin, bugün insanlık mirasının en önemli eserleri arasında gösterilen Ayasofya üzerindeki hakkı daha fazladır. Ülkemizde ibadete açık 435 kilise, sinagog ve havra bulunuyor. Bu manzara, farklılıklarımızı zenginlik olarak gören anlayışımızın tezahürü.”

ERDOĞAN, 1934 TARİHLİ KARARNAMEYİ ELEŞTİRDİ

Cumhurbaşkanı, Ayasofya’yı müzeye dönüştüren 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını eleştirerek, “Tek parti döneminde alınan bu karar, tarihe ihanet olmanın yanında hukuka da aykırıydı. Çünkü Ayasofya ne devletin ne de herhangi bir kurumun malı değil, vakıf mülküdür” dedi.

ERDOĞAN “HAYIRLI OLSUN” MESAJIYLA AYASOFYA KARARNAMESİNİ PAYLAŞTI

Sosyal medya hesabından “Hayırlı olsun” ifadeleri ile kararnameyi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı kararda şu ifadelere yer verildi:

“İstanbul ili Fatih ilçesinde bulunan Ayasofya Camii’nin müzeye çevrilmesi hakkındaki 24.11.1934 tarihli ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu kararı, Danıştay 10’uncu Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve E: 2016/16015, K: 2020/2595 sayılı kararı ile iptal edildiğinden Ayasofya Camii’nin yönetiminin 22.06.1965 tarihli ve 663 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 35. maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına karar verilmiştir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın o paylaşımı ve kararname:

Son Dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Hayırlı olsun' diyerek Ayasofya'da ibadetin önünü açan kararnameyi imzaladı

RESMİ GAZETE’DE YAYINLANDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı kararın Resmi Gazete’de yayınlanmasıyla karar resmileşmiş oldu.

Son Dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Hayırlı olsun' diyerek Ayasofya'da ibadetin önünü açan kararnameyi imzaladı

DANIŞTAY GEREKÇELİ KARAR AÇIKLADI

Danıştan’ın 10’uncu Dairesi, Ayasofya’yı müze yapan 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal ederek, ibadete açılması önündeki engeli kaldırdığı kararın gerekçesi açıklandı.

Danıştay kararında; davacı olan Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği’nin, Ayasofya’nın tapu kaydında cami olarak geçtiğini, vakıf malı olan Ayasofya’nın vakfiyesine uygun bir şekilde cami olarak kullanılması gerektiğini ve bu nedenle söz konusu kararın iptalini istediği belirtildi. Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneğinin açtığı davada, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptaline oy birliğiyle karar verildiği belirtilerek, şöyle denildi:

“Dava konusu Bakanlar Kurulu kararı, ilgili mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında değerlendirildiğinde; Ayasofya’nın, statüsü muhafaza edilerek, hukuk düzeninde güvence altına alınan özel hukuk tüzel kişiliğine haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfının mülkiyetinde olduğu, Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği, sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz olarak kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğu, vakıf senedinin, hukuk kuralı etki değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek tüzel kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayıcı olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı, toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği, cami vasfı dışında kullanımının ve bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varıldığından, bu hususlar dikkate alınmaksızın Ayasofya’nın cami olarak kullanımının sonlandırılarak müzeye çevrilmesi yönünde tesis edilen dava konusu Bakanlar Kurulu kararında hukuka uygunluk görülmemiştir.”

Kararın temyiz yolunun açık olduğu da belirtildi.

Son Dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan kararnameyi imzaladı! Ayasofya ibadete açıldı

AYASOFYA KARARI SÜRECİNDE YAŞANANLAR

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle Danıştayda dava açtı. Davayı duruşmalı inceleyen Daire, 2 Temmuz’daki duruşmada tarafları dinledi.

Duruşmanın ardından dosyayı inceleyen Danıştay 10. Daire kararını verdi. Daire, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

Son Dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan kararnameyi imzaladı! Ayasofya ibadete açıldı

İLK DAVA 2005’TE AÇILMIŞTI

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya için ilk olarak 2005’te Danıştay’a dava açmıştı. Dernek, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulmasını istemişti.

Danıştay 10. Dairesi, 24 Haziran 2005’te söz konusu Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurma istemini reddetmişti. Daire 2008’de ise Ayasofya Camisi’nin müze olarak kullanılmasında hukuka aykırılık bulunmadığına işaret ederek, davayı reddetmişti.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Dairenin bu kararını onamıştı. Dernek, 2016’da tekrar Danıştay’a dava açmıştı.

Derneğin, Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru hakkında ise 2018’de karar verilmişti. Yüksek Mahkeme, Ayasofya’nın namaz kılınması için ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruyu, “incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez bulmuştu.

ABD: AYASOFYA’NIN STATÜSÜNÜN DEĞİŞTİRİLMESİ HAYAL KIRIKLIĞI

Ayasofya’nın müze statüsünden çıkarılıp yeniden ibadete açılması kararına ilişkin ABD’den yapılan ilk açıklamada, “Ayasofya’nın statüsünün değiştirilmesi hayal kırıklığı” denildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Danıştay 10. Dairesi’nin kararı sonrası Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla yeniden ibadete açılan Ayasofya ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakanlık’tan yapılan açıklamada, “Türk hükümetinin Ayasofya’nın statüsünü değiştirmesinden dolayı hayal kırıklığına uğradık. Türkiye’nin Ayasofya’nın herkesin erişebileceği bir yer olmaya devam etmesini sağlamak için atacağı adımları öğrenmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

“ÜZÜNTÜYLE KARŞILADIK”

Rus Ortodoks Kilisesi’nin basınla ilişkilerden sorumlu yetkilisi Vladimir Legoyda, Danıştay’ın kararına ilişkin olarak, “Rus Ortodoks Kilisesi ile diğer Ortodoks kiliselerinin endişelerine kulak verilmemiş olması çok üzücü” dedi.

Legoyda, “Söz konusu karar, çok yazık ki, mevcut anlaşmazlıkları gidermeye yönelik değil. Tam tersine, (Rus Ortodoks Kilisesi lideri) Patrik Kirill’in 6 Temmuz’daki açıklamasında belirttiği gibi daha büyük parçalanmalara yol açabilir” ifadesini kullandı.

KARAR MECLİS’TE DE ALKIŞLANDI

Ayasofya’nın Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilerek ibadete açılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararı TBMM Genel Kurulu’nda okundu. Milletvekilleri kararı ayakta alkışladı.

“Yunanistan’dan ilk tepki geldi”

Ayasofya’nın müzeye çevrilmesine dair Bakanlar Kurulu kararının iptal edilmesine Yunanistan’dan ilk tepki geldi. Yunanistan Kültür Bakanlığı “Ayasofya kararı bütün uygar dünyaya karşı bir provokasyon” açıklamasında bulundu. Yunanistan Kültür Bakanı Lina Mendoni, “Erdoğan’ın bu milliyetçi davranışı, ülkesini 600 yıl geriye götürdü” dedi.

“ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA İÇERİSİNDE NAMAZ KILABİRİZ”

TBMM Başkanı Mustafa Şentop da “Ayasofya Camii’nde ne zaman namaz kılacaksınız?” sorusuna “En kısa zamanda. Muhtemelen önümüzdeki hafta içerisinde olabilir. En geç önümüzdeki hafta cumaya kadar bu konuda adım atılır. Hep beraber, siz de gelirsiniz.” cevabını verdi.

HRİSTİYANLAR CAMİYE GİREBİLECEK Mİ?

Rusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı Andrey Klimov, Ayasofya’nın statüsünün müzeden camiye dönüştürülmesine rağmen Türk siyasetçilerin Rusya’dan gidenler de dahil Hristiyanların Ayasofya’ya girmeye devam edebileceği konusunda güvence verdiğini söyledi.

Sputnik’in haberine göre Klimov, “Bugün Türkiye’den üst düzey siyasetçilerle konuştum. Rusya’dan gidenler de dahil Hristiyanların Ayasofya’ya erişiminin önceden olduğu gibi sağlanacağına dair güvence verdiler” dedi.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
meşhur karpuzun yetiştiği tarlalarda hasat zamanı meşhur karpuzun yetiştiği tarlalarda hasat zamanı

BİR zamanlar develerin sırtında taşınıp, kılıçla kesimi yapılan ve dünyanın en meşhur karpuz unvanına sahip Diyarbakır karpuzunda hasat başladı.

BİR zamanlar develerin sırtında taşınıp, kılıçla kesimi yapılan ve dünyanın en meşhur karpuz unvanına sahip Diyarbakır karpuzunda hasat başladı. Bu yıl 170 bin tonun üzerinde karpuz elde edileceğini söyleyen Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, “Dicle Nehri kenarındaki kumsal arazide yetişen Diyarbakır karpuzu genetik yapısı özelliğiyle 55 kiloya kadar çıkıyor. Hasadımız sürüyor. Üreticilerimiz bu yılki hasattan çok memnun” dedi.

Birçok türküye, kitapta öykülere konu olan ve bir zamanlar büyüklüğü nedeniyle develer sırtında taşınıp, ağırlığında dolayı ancak kılıçla kesilebilen, dünyaca ünlü Diyarbakır karpuzunun yetiştiği tarlalarda hasat zamanı başladı. Her yıl temmuz ve ağustos aylarında hasadı yapılan Diyarbakır’ın ticari karpuzunun yanı sıra Dicle Nehri kenarındaki sadece kumlu arazide yetişen ağırlığı 50 kilo civarında olan geleneksel karpuzun hasadı ise eylül ayında yapılıyor. Kentin tarımsal üretimindeki en önemli ürünleri arasında yer alan karpuz hem Türkiye’nin dört bir yanına hem de siparişle birçok ülkeye gönderiliyor.’BU YIL 170 BİN REKOLTE BEKLİYORUZ’Diyarbakır Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Ertan Atalar, bu yıl karpuz üretiminde geçen yıla oranla 2 kat artış oluştuğunu söyledi. Üreticilerin bu yılki verimden memnun kaldığını söyleyen Atalar, “Diyarbakır’ın tarımında karpuz önemli bir yer tutmakta. Türkiye’deki karpuz üretiminde 5’inci sıradayız. Diyarbakır’da yıldan yıla değişmekle beraber, bu yıl 45 bin dekar civarında karpuz ekim alanımız var. Son yıllarda Diyarbakır’da hem örtü altı hem de normal şartlarda karpuz yetiştiriciliği yapılıyor. Bu yıl yağışların iyi olmasıyla karpuz üretiminde önceki yıla oranla ciddi bir artış var. Dekar başına daha önce 4 ton karpuz elde ederken, bu yıl bu oran 8 ton, bazı tarlalarda da 11 tona çıkmış durumda. Çeşitli tarlalarımızda hasat tamamlandı, bazı tarlalarımızda da sürüyor. Çiftçimiz bu yılki verimden memnun. Bu yıl 170 bin ton üzerinde bir rekolte bekliyoruz. Bu rakam çiftçilerimizin yüzünü güldürdü” dedi.’KARPUZ, DİYARBAKIR’IN TARİHSEL DEĞERİDİR’Atalar, Diyarbakır’da ticari ve gelenek olan 2 tür karpuzun olduğunu anlatarak, geleneksel karpuzun, kentin tarihsel değeri olduğunu söyledi. Geleneksel karpuzun sadece Dicle Nehri kenarındaki kumlu arazide yetiştiğini ifade eden Atalar, karpuzun tanıtımı için geleneksel festivallerin yapıldığına dikkat çekti. Atalar, “Diyarbakır ticari karpuzun yanı sıra, bir de Diyarbakır’ın binlerce yıldır geleneksel olarak yetiştirilen Diyarbakır karpuzu dediğimiz, sürme, pembe, ferik ve beyaz kış, kara kış dediğimiz çeşitleri var. En fazla yetiştirilen türü de sürme çeşididir. Dicle Nehri kıyısındaki köylerdeki kumsal arazide geleneksel olarak yapılıyor. Bu sürme çeşidinin yapısı itibarıyla 55 kiloya kadar bir ağırlığa ulaşıyor. Bu karpuzlarımızın tanıtılması için her yıl çeşitli etkinliklerimiz de oluyor. Bu geleneğin yaşatılmasını istiyoruz. Çünkü bu Diyarbakır’ımız için tarihsel bir değer. Bunu korunması için çalışma yürütüyoruz. Buna emek veren çiftçilerimize teşekkürlerimi iletiyorum. Bu yıl 600 dekarda Diyarbakır’ın geleneksel karpuzu ekildi. Bu alanda ekilen karpuzlar yarışmaya hazırlanıyorlar. Geleneksel karpuzun şeker oranı, ticari karpuzdan daha iyi bir durumda. Uzun süre depolanabilir. Geçmişte bu karpuzlarımız çok büyük olduğu için geniş aileler tarafından tüketiliyordu. Bir karpuz bir aileye yetiyordu” diye konuştu.

Kırsal Kervanpınar Mahallesi’ndeki çiftçi Erhan Karakaş, karpuz üreticileri olarak bu yılki verimden memnun olduklarını ifade ederek, “15 yıldır karpuz üreticiliği yapıyorum. Geçen yıla nazaran bu sene çok iyi verim aldık” dedi.

Serinlemek için sulama kanalına giren 4 genç boğuldu Serinlemek için sulama kanalına giren 4 genç boğuldu

Adıyaman ve Diyarbakır’dan peş peşe boğulma vakaları geldi. Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde, serinlemek için sulama kanalına giren Umut Bozbey ile Özkan Aydın, boğuldu. Aynı gün Adıyaman’da da Fırat Nehri ve Samsat Sulama Kanalı’na giren 2 kişi daha hayatını kaybetti

Güneydoğu illerimiz Diyarbakır ve Adıyaman’da sıcak havadan bunalarak serinlemek için sulama kanalına giren 17 yaşındaki Umut Bozbey, 14 yaşındaki Özkan Aydın, 10 yaşındaki Muhammed Ahmet ve 18 yaşındaki Miraç Olur boğuldu.

DİYARBAKIR’DA 2 ÇOCUK BOĞULDU

Olay, öğle saatlerinde Ergani ilçesine bağlı kırsal Dereboyu Mahallesi’nde meydana geldi. Mahallede yaşayan Umut Bozbey ve Özkan Aydın, sıcak havadan bunalarak serinlemek için sulama kanalına girdi. Bir süre sonra iki çocuğun da suda çırpındığını gören yakınları kendi imkanları ile kurtarma çalışması başlattı. Sulama kanalına giren yakınları, Umut ve Özkan’ın cansız bedenine ulaştı.

Sulama kanalından çıkarılan Umut ve Özkan’ın cansız bedeni, ihbarla olay yerine gelen sağlık görevlilerince otopsi yapılmak üzere Ergani Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

“15 Temmuz Zaferi” dijital ortamda sergilenecek “15 Temmuz Zaferi” dijital ortamda sergilenecek

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, İletişim Başkanlığınca açılan Dijital Gösterim Merkezlerinde, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine karşı verilen mücadele ve kazanılan zaferi dijital ortamda sergilenmesini izledi.

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, İletişim Başkanlığınca açılan Dijital Gösterim Merkezlerinde, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine karşı verilen mücadele ve kazanılan zaferi dijital ortamda sergilenmesini izledi.

Beraberinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz, Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Başoğlu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Erdem, İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Kenan Şenlikile gelen Vali Karaloğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Diyarbakır Bölge Müdürü Fikret Dişlioğlu’ndan bilgi aldı, 5 ayrı salonda darbe girişimi ve kazanılan zafere ilişkin hazırlanan görüntüleri izledi.

Karaloğlu, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca Türkiye’de 7 ilde teknolojinin imkanlarından istifade edilerek hazırlanan Dijital Gösteri Merkezi’nde birçok alanda sergi gösterimi yapılacağını belirtti.

Yarın yıl dönümünü yaşayacakları 15 Temmuz hain darbe girişiminin gösterimi olacağını aktaran Karaloğlu, ay sonuna kadar olan programlar bittikten sonra kentte ilişkin de dijital gösterim yapılacağını dile getirdi.

Karaloğlu, şunları kaydetti:

“Merkeze, pandemi sürecinden dolayı 10 kişilik gruplar halinde vatandaşlarımız alınacak. 5 ayrı salonu gezdikten ve ayrıldıktan sonra yeni gruplar alınacak. Böylece çadırdaki gösterimlerden vatandaşlarımız ücretsiz olarak istifade edecekler. Çocuklarımıza, gençlerimize ve halkımıza o gece yaşatılan hainliği anlatmak için günün teknolojisini kullanmaya devam edeceğiz. Diyarbakır’da 15 Temmuz’da 3 şehidimiz vardı. Onlar için yarın kabirlerinin başında anma programı düzenleyeceğiz. Akşam ise 15 Temmuz Parkı’nda pandemi kurallarına dikkat ederek, kalabalık oluşturmadan mesafeye dikkat ederek programlarımız olacak. Halkımızı da oraya kurallara uyarak bekliyoruz.”

Hafta içi ve hafta sonu 12.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilen Dijital Gösterim Merkezi, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde tüm gün ziyarete açık olacak.

Milli, tarihi, kültürel ve bilimsel zenginlikleri yeni iletişim ve gösterim tekniklerini kullanarak vatandaşların erişimine sunan İletişim Başkanlığınca Bursa, Çanakkale, Samsun, Konya, Kayseri, Antalya ve Diyarbakır’da açılan “15 Temmuz Milletin Zaferi” temalı yeni Dijital Gösterim Merkezlerinde Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimi karşısında milletin verdiği mücadele ve kazanılan zafere ilişkin önemli anlar temmuz ayı boyunca dijital ortamda sergilenecek.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı gereken tedbirler alınarak ağırlanan ziyaretçiler fuaye alanında gösterim merkezi hakkında bilgi alırken, aynı zamanda üç boyutlu hologram gösterimini izleyebiliyor.

Her ay içeriklerini farklı bir tema ve konsept üzerine geliştirecek olan Dijital Gösterim Merkezi’nde SİHA, Anadolu Uçak Gemisi, Hürkuş gibi Türkiye’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği üstün teknolojiye sahip savunma sanayii üretimlerinin dijital (haritalama) mapping gösterimi yapılacak.

360 derece görsel deneyim alanında ise 30 Ağustos Zafer Bayramı, Selçuklu Mimarisi, Göbeklitepe, Anadolu’nun Yüzleri gibi tarihi ve kültürel temaların da dijital gösterimleri gerçekleşecek.

Ara Güler, Necip Fazıl Kısakürek, Mevlana Celaleddin-i Rumi gibi tarihi şahsiyetlerin dijital hologram gösterimlerinin de yapılacağı merkezde, aynı zamanda, Türkiye’nin 2023 hedefleri ve mega projeler gibi atılımlar da ziyaretçilere sunulacak.

Bayan sürücünün kullandığı araç, bir başka araca arkadan çarptı Bayan sürücünün kullandığı araç, bir başka araca arkadan çarptı

Diyarbakır’da kadın sürücünün kullandığı araç, kavşakta dönüş alan bir başka araca arkadan çarptı.

Diyarbakır’da kadın sürücünün kullandığı araç, kavşakta dönüş alan bir başka araca arkadan çarptı. Kazada 2 kişi yaralandı.

Kaza, Diyarbakır’ın merkez Yenişehir ilçesi Elazığ Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 35 US 182 plakalı otomobil, Diyarbakır Adliyesi kavşağında önünde seyir halinde bulunan 41 TF 475 plakalı otomobile arkadan çarptı. Kazada araçlarda bulunan sürücüler yaralandı. Haber verilemesi üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulansla Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi acil servisine kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Mülki idare amirlerinin görev yeri değişti Mülki idare amirlerinin görev yeri değişti

Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile 427 mülki idare amirinin görev yerleri, liyakat ve kıdemleri dikkate alınarak değiştirildi

İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, 2020 yılı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile bulundukları yerlerde görev sürelerini tamamlayan ve hizmet veya mazeretleri gereğince kararname kapsamına alınan 427 mülki idare amirinin görev yerlerinin, liyakat ve kıdemleri dikkate alınarak değiştirildiği belirtildi.

Buna göre, Bakanlık merkezinde görevli 20 mülki idare amirinin görev yeri değiştirilirken 5 kaymakam ve 3 vali yardımcısı merkez teşkilatında değişik görevlere getirildi.

Bakanlığın merkez teşkilatında görev yapan 5 mülki idare amirinin ise vali yardımcılığı ve kaymakamlığa atamaları yapıldı. Kararname ile geçen dönemde de yapılan uygulama ile vali yardımcılarının kaymakamlık görevine atanmalarına devam edildi.

KAYMAKAMLAR VE KAYYUMLAR ÜST GÖREVLERDE DEĞERLENDİRİLDİ

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki atamaya tabi tüm ilçelere kaymakam ataması gerçekleştirilirken bu bölgelerde tayine tabi olan vali yardımcıları, kaymakamlar ve özellikle kayyumluk görevi icra edenlerden daha üst görevlerde değerlendirildi.

Bu kapsamda Mardin Derik Kaymakamı ve Derik Belediyesi Kayyumu Hakan Kafkas İçişleri Bakanlığı Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığına, Mardin Nusaybin Kaymakamı ve Nusaybin Belediyesi Kayyumu Mehmet Balıkçılar Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Şube Müdürlüğüne, Şırnak İdil Kaymakamı ve İdil Belediyesi Kayyumu Zafer Sağ Antalya-Finike Kaymakamlığına, Diyarbakır Ergani Kaymakamı ve Ergani Kayyumu Hüseyin Sayın Yalova Armutlu Kaymakamlığına, Van-Saray Kaymakamı ve Saray Belediyesi Kayyumu Mehmet Halis Aydın ise Balıkesir Bigadiç Kaymakamlığına atandı.

Kararname ile İçişleri Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığına Strateji Geliştirme Başkanlığı Daire Başkanı Volkan Barış Göçmez, Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığına Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Gazi Levent Kurtoğlu, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcılığına Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Alpaslan Yılmaz, İller İdaresi Genel Müdür Yardımcılığına Strateji Geliştirme Başkanlığı Daire Başkanı Servet Güngör, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcılığına Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ercan Turan, İller İdaresi Genel Müdür Yardımcılığına İller İdaresi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Yusuf İzzet Karaman, Göç İdaresi Genel Müdür Yardımcılığına ise Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ramazan Seçilmiş’in atamaları yapıldı.

ANKARA VE İSTANBUL’A YAPILAN ATAMALAR

Ankara Altındağ Kaymakamlığına Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hukuk Müşaviri Cumali Atilla, Mamak Kaymakamlığına Balıkesir Edremit Kaymakamı Ali Sırmalı, Nallıhan Kaymakamlığına Antalya Finike Kaymakamı Ergün Baysal, Şereflikoçhisar Kaymakamlığına Ağrı Doğubayazıt Kaymakamı Zafer Engin, Elmadağ Kaymakamlığına Adana İmamoğlu Kaymakamı Alper Tanrısever, Polatlı Kaymakamlığına Hatay Dörtyol Kaymakamı Murat Bulacak, Ankara Vali Yardımcılıklarına Kırıkkale Vali Yardımcısı Osman Akbaş, Nevşehir Valiliği Hukuk Müşaviri Şaban Erdoğan ve Aydın İncirliova Kaymakamı Ediz Sürücü getirildi.

İstanbul Vali Yardımcılıklarına Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirleri Özlem Bozkurt Gevrek ve Şevket Atlı, Yalova Vali Yardımcısı Abdurrahman İnan, Sakarya Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Çiçekli, Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, Ordu Altınordu Kaymakamı Niyazi Erten, eski Rize Pazar Kaymakamı İsmail Şanlı getirilirken Ümraniye Kaymakamlığına Bolu Gerede Kaymakamı Cengiz Ünsal, Kağıthane Kaymakamlığına Bursa Gürsu Kaymakamı Mustafa Koç, Çatalca Kaymakamlığına Giresun Görele Kaymakamı Erdoğan Turan Ermiş, Beykoz Kaymakamlığına Sakarya Söğütlü Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli, Zeytinburnu Kaymakamlığına Kayseri Talas Kaymakamı Zekeriya Güney, Pendik Kaymakamlığına İstanbul Vali Yardımcısı Hülya Kaya ve Şile Kaymakamlığına ise Sivas Vali Yardımcısı Mehmet Nebi Kaya atandı.

‘Öksürük’ kavgası dışarıda da devam etti, ortalık savaş alanı ‘Öksürük’ kavgası dışarıda da devam etti, ortalık savaş alanı

Diyarbakır’da bir minibüste, erkek yolcunun maskesi açık şekilde öksürmesi sonrası bir kadın yolcu duruma tepki gösterdi. Kadının tepkisiyle birlikte ikili arasında başlayan tartışma minibüsten inince de devam etti. Polis ekiplerinin intikaliyle kavga karakolda son buldu, taraflar birbirinden şikayetçi olmadı.

Diyarbakır’da, minibüste maskesini çıkarıp öksüren erkek yolcuya kadın yolcu tepki gösterdi. Araç dışında da süren tartışma kavgaya dönüşürken, taraflar polis tarafından ayrıldı.

Olay, önceki gün merkez Bağlar ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, şehir içi yolcu taşımacılığı yapan plakası öğrenilemeyen minibüsteki erkek yolcu, maskesini çıkarıp, öksürmeye başladı. Koronavirüs salgını nedeniyle tedirginleşen kadın yolcu, duruma tepki gösterdi.

YOLCULAR MİNİBÜSTEN İNİP KAVGA ETTİ

İkili arasında sözlü tartışma başlamasıyla, erkek yolcu kırmızı ışıkta bekleyen minibüsten indi. Ardından kadın yolcunun da inmesiyle tartışma dışarıda da devam etti. Kadının bağırmaları üzerine çevredekiler de erkek yolcuya tepki gösterdi. Bu sırada 2 yolcu arasında çıkan kavga, bölgede devriye görevi yapan polisin müdahalesiyle büyümeden önlendi.

BİRBİRLERİNDEN ŞİKAYETÇİ OLMADILAR

Polis merkezine götürülen ikili, birbirlerinden şikayetçi olmadıklarını belirtmeleriyle serbest bırakıldı. Öte yandan polis ekiplerince erkek yolcuya maskesini çıkardığından dolayı 900 lira idari para cezası verildi. Kadın ve erkeğin kavga anı ise çevredekilerin cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler