Bazalt taşından kendi asfaltını üretmeye başladı

Bazalt taşından kendi asfaltını üretmeye başladı
Bazalt taşından kendi asfaltını üretmeye başladı

Diyarbakır’ın Bağlar Belediyesi, yol asfalt çalışmaları maliyetini düşürmek için mucur tesisi kurarak, Karacadağ bölgesinde bulunan bazalt taşlarından asfalt plenti ve kırma eleme tesisinin açılışını gerçekleştirdi.

Diyarbakır’ın Bağlar Belediyesi, yol asfalt çalışmaları maliyetini düşürmek için mucur tesisi kurarak, Karacadağ bölgesinde bulunan bazalt taşlarından asfalt plenti ve kırma eleme tesisinin açılışını gerçekleştirdi.

Merkez Bağlar ilçesi Körtepe Mahallesi’nde bulunan tesisin açılışına Diyarbakır Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, Sur Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Murat Beşikçi, Kayapınar Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Ünal Koç, ASKON İl Başkanı Cevdet Nasıranlı, belediye çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Vali Güzeloğlu, geldiği günden, emaneti devraldığı andan beri heyecanla, aşkla çalışan, belediyeciliği hizmet anlamında anlayan, beldesine hizmet götürme de daha iyi ve daha güzel neler yapabileceğinin gayreti içerisinde bugün de böylesi güzel bir tesisi hizmete kazandıran Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ve ekibini içtenlikle tebrik ettiğini söyledi. Vali Güzeloğlu, “Diyarbakır’ın bağlarıyla bir dönem anılan bu güzel beldesi ne yazık ki belediye olduğundan bugüne hizmet anlamında belki de en eksik kalan ve en şanssız beldesi oldu. Fiziksel alt yapıdan sosyal üst yapıya kadar milletin hizmeti için gönderilen kaynakları Bağlar’da yaşayan aziz ve değerli hemşerilerimize aktarmak yerine ihanetin düşüncesine sahip olanlara, onun destekçilerine ve Kandil’e kadar uzanan bir zincire kadar aktaran zihniyet Bağlar insanının gelişmesinin, kalkınmasının, iyiye gitmesinin ve iyiye yaşamasının hep önünde engel oldu. İşte asfalt, temel bir, artık, gerekliliktir. Bakın bir belediye altyapıda, asfalt, yol, su kanalizasyonu yapmak mecburiyetindedir. Bunu yaptığımız zaman zaten siz en temel görevi ve sorumluluğu yerine getireceksiniz ama neylersiniz ki 30-40 yıllardır milletin kaynaklarını millete harcamayanların ihmali ve ihaneti yüzünden bugün bu meseleler Bağlar’da da Diyarbakır’da da bin 47 mahallesinin her noktasında hissediliyor. Sıklıkla söylüyorum bakınız 3 aylık bir dönem oldu büyükşehri, emanetini devraldığımızdan bu yana. Şu kısa sürede bile Büyükşehir Belediyesi olarak 731 kilometre asfalt yapıldı. 42 bin 400 metrekarelik bir temel alt yapı malzemesi üretildi. 3 bin 800 metrekarelik parke altyapısı döşendi. 5 bin metrekareye yakın kaldırım hizmeti gerçekleştirildi ve temel malzemesinden başlayarak hizmetlerde kaybedilen bu zamanların telafisi için çok yoğun bir çaba sergilendi. Ben bu güzel tesisi ve hizmeti hayata geçiren gayretiyle heyecanıyla hakikaten Bağlar’a dokunan ve çok kısa zamanda Bağlar insanının gönlünde yer alan Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu’na, ekibine, meclis üyelerimize ona katkı veren muhtarlarımız dahil bütün arkadaşlarına, teknik personeline teşekkür ediyorum. Asfalt pelenti ve kırma, eleme tesisimizin önce Bağlar’a, ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Yıllık 600 bin tonun üstünde bir üretim kapasitesine sahip

Bağlar Belediye Başkanı Hüseyin Beyoğlu ise, belediyeciliğin en önemli hizmet kalemlerinden birinin de asfalt olduğunu belirtti. Başkan Beyoğlu, “Her yıl belediyeler kendi yerleşim bölgelerine mutlaka sıcak asfalt ihalesi yapar ve bu hizmet için ciddi rakamlar öderler. Biz ise bu tesisi belediyemize kazandırarak belediyemizin dört mevsim kendi asfaltını üretme ve gerektiği kadar sıcak asfalt yapma imkanı kazandırdık. Bağlar belediyesi kısıtlı halde bile yıllık 45-50 milyon Türk lirası civarında asfalt ihalesi yapmak durumundadır. Bu da yaklaşık 100 bin ton sıcak asfaltta tekabül eder. Bizim yaptığımız bu tesis, yıllık 600 bin tonun üstünde bir üretim kapasitesine sahiptir. Hem de Bağlar gibi 5 ilçenin daha sıcak asfalt ihtiyacını karşılayıp belediyemize önemli bir gelir kalemini oluşturacağız. Bu tesisimizin hepimize hayırlı uğurlu olmasını rabbimden niyaz ediyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesilerek üretime başlandı.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Yolcu, hastaneye götürülerek karantinaya alındı Yolcu, hastaneye götürülerek karantinaya alındı

Diyarbakır’dan Ankara’ya uçan bir yolcu uçağında fenalaşan bir kişi koronavirüs havada panik yaşattı. İnişin ardından sağlık görevlilerince alınan önlemler altında adı açıklanmayan yolcu, hastaneye götürülerek karantina altına alındı.

Diyarbakır Havalimanı’ndan, Ankara seferini yapmak üzere saat 11.10’da havalanan yolcu uçağında, kalkıştan bir süre sonra fenalaşan 1 yolcuya, ilk müdahaleyi kabin görevlileri yaptı. Yolcuda koronavirüs belirtileri görülmesi üzerine, Ankara Esenboğa Havalimanı’na bilgi verildi.

YOLCULAR 30 DAKİKA UÇAKTA BEKLETİLDİ

İnişin ardından sağlık görevlilerince alınan önlemler altında adı açıklanmayan yolcu, hastaneye götürüldü. Özel kıyafetli filyasyon ekiplerini karşılarında gören diğer yolcular panik yaşadı. Yolcular, yaklaşık 30 dakika boyunca uçaktan bekletilirken, koronavirüs taşıdığı düşünülen şahıs sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılarak karantinaya alındı.

Testi pozitif çıkınca 139 kişi karantinaya alındı Testi pozitif çıkınca 139 kişi karantinaya alındı

Manisa Kula‘ya bağlı Narıncalı Pıtrak Mahallesi’nde 30 Haziran Salı günü sabah saatlerinde kalp rahatsızlığından dolayı yaşamını yitiren yaşlı bir kadın için cenaze namazı düzenlendi.

İkindi vaktinde düzenlenen cenaze namazının ardından, cenaze öncesinde rahatsızlanan ve Salihli Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınarak test örneği alınan eşini kaybeden yaşlı adamın testi pozitif çıktı.

Bu gelişmenin ardından İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından geniş çaplı filyasyon çalışması başlatıldı. Filyasyon çalışmaları kapsamında, ilk etapta pozitif vakanın birinci derece akrabalarından oluşan 19 kişi karantinaya alınmıştı. Sona eren çalışmalarda, 353 haneli Narıncalıpıtrak Mahallesi’nde toplamda 918 kişiye filyasyon çalışması yapıldı. Bu çalışmada pozitif vaka ile temaslı olduğu tespit edilen toplam 120 kişi, 14 günlük süre ile evlerinde karantinaya alındı. Narıncalı Pıtrak Mahallesi’nde toplam karantina sayısı 139 olmuş oldu.

DIŞARIDAN İŞÇİ GETİRMEDEN TARLALARINDA ÇALIŞABİLECEKLER

Öte yandan pozitif vaka ile temaslı olduğu tespit edilen 139 kişiden 10 kişinin İzmir’den Kula’ya gelerek cenazeye katıldığı belirlendi. Bu 10 kişi de İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün çalışmaları sonrasında İzmir’e gönderilerek, İzmir’deki ikametlerinde 14 günlük karantina uygulanması sağlandı. 139 kişilik karantinaya alınan bazı kişilerin işçi olarak çalışmasından dolayı, İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalarla, bu kişilerin 14 gün süre ile Kovid-19 raporlusu olarak izinli sayılacağı bildirildi. 14 günlük karantina sürecinde tarlalarında mahsullerini kaldıracak vatandaşların, dışarıdan işçi getirmemek şartı ile tarlalarına çalışmaya gidebileceği öğrenildi.

TEDBİRLER ARTIRILACAK

Ayrıca, karantinaya alınan 139 kişinin, İlçe Sağlık Müdürlüğü personelleri ile aile hekimleri tarafından her gün aranarak, sağlıklarında herhangi bir değişim ya da salgının belirtilerinin olup olmadığı sorulacak ve bu bilgiler Sağlık Bakanlığı’nın Filyasyon ve İzolasyon Takip Sistemi üzerinden takip edileceği bildirildi. 139 kişinin karantina sürecinin devam edeceği 14 gün boyunca, Narıncalı Pıtrak Mahallesi’nde cuma namazlarında dezenfekte işlemleri artırılacak, namaza katılan vatandaşların sosyal mesafeye dikkat etmesi ve maske kullanması yönündeki tedbirleri de artırılacak.

İnsan saçından imal edilen 13 ton ürün ele geçirildi İnsan saçından imal edilen 13 ton ürün ele geçirildi

ABD’ye Çin’den gelen 13 ton üründe insan saçı tespit edildi. Uygur kadın ve çocuklara zorla yaptırıldığı belirtilen insan saçı içeren ürünlerin 800 bin dolar değerinde olduğu açıklandı.

ABD gümrüğünde, Çin’in Şincan bölgesindeki çalışma kamplarındaki Uygur kadın ve çocuklara yaptırıldığı belirtilen insan saçından imal edilen 13 ton ürün ele geçirildi. Gümrük ve Sınır Dairesi’nden Brenda Smith, 800 bin dolar değerindeki bu ürünlerin üretiminin ağır bir insan hakları ihlali olduğunu söyledi.

“BUNLARI KULLANANLAR, KÖLE İNSANLARI DÜŞÜNMELİ”

Kız kardeşi iki yıldır kayıp olan Uygur asıllı ABD’li aktivist Ruşan Abbas, “İnsanın yüreği parçalanıyor. Bu örgü saçları kullanan kadınların, bunları kimin yaptığını, köleleştirilmiş insanları düşünmeleri gerekir. Kardeşim bugün bir yerlerde oturup bu saçları yapmaya zorlanıyor” dedi. Abbas’ın kardeşinin bir gözetim kampında tutulduğuna inanıyor.

1 MİLYON UYGUR KAMPLARDA ESİR

Çarşamba günü ele geçirilen kargonun Lop County Meixin Hair Product Co. Ltd. adlı bir şirket tarafından gönderildiği açıklandı. Şincan’daki bu şirket için ABD yönetiminin geçen ay potansiyel insan hakları ihlalleri nedeniyle yaptırım kararı aldığı belirtildi. Bölgede yaklaşık dört yıldır bir milyon Uygur Müslüman, devletin eğitim amaçlı olduğunu savunduğu kamplarda tutuldu. Pekin, önce varlıklarını dahi reddettiği bu kampların, “ayrılıkçı terörizmi” önlemek için gerekli olduğunu savundu.

KISIRLAŞTIRMA MÜDAHALELERİ YAPILIYOR

Associated Press ve diğer uluslararası haber ajansları daha önce Uygurların ideolojik eğitime tabi tutulduğu bu kamplarda bazı popüler Amerikan markaları için üretim yapıldığını duyurmuştu. Geçen hafta Çin yönetiminin, Müslüman azınlığın nüfusunun artmasını engellemek için mecburi doğum kontrol yöntemleri uygulamaya koyduğu öne sürülmüştü. Çinli bir akademisyen olan Adrian Zenz tarafından yapılan araştırma, kadınlara zorla spiral takılması dahil bazı doğum kontrol yöntemleri ile kısırlaştırma amaçlı müdahaleler yapıldığını söyledi.

NÜFUS ARTIŞ HIZI DÜŞTÜ

Araştırma, Şincan’da nüfus artış hızının, son yıllarda dramatik bir şekilde azaldığını ortaya koydu. Uygur Müslümanların yaşadığı iki büyük bölgede, 2015-2018 arasındaki düşüş oranı yüzde 84 olarak gerçekleşti. Bu düşüş 2019’da da devam etti. Şincan bölgesindeki Çinli yetkililer, kampların geçen aralıkta kampların kapatıldığını ve tutsakların “mezun” olduğunu öne sürmüşlerdi.

Öldürdükleri dedesinin göğsüne oturtup fotoğraf çektiler Öldürdükleri dedesinin göğsüne oturtup fotoğraf çektiler

Hindistan kontrolündeki Cammu Keşmir’de güvenlik güçlerince öldürüldüğü iddia edilen yaşlı adamın göğsünün üzerine oturtulan 3 yaşındaki torununun fotoğrafı, uluslararası kamuoyunun gündemi haline geldi.

Hindistan kontrolündeki Cammu Keşmir’de güvenlik güçlerince öldürüldüğü iddia edilen Beşir Ahmed’in göğsünün üzerine oturtulan 3 yaşındaki torununun fotoğrafı, bölgenin ve Pakistan‘ın gündemi haline geldi.

Ahmed’in yeğeni Faruk Ahmed, yerel medyaya yaptığı açıklamada, arabası içinde oturan Ahmed’in polis tarafından aracından indirilip vurulduğunu görenlerin olduğunu anlatarak, “Görgü tanıkları, çocuğun da polis tarafından dedesinin göğsüne oturtulup fotoğrafının çekildiğini söyledi.” ifadesini kullandı.

PAKİSTAN CUMHURBAŞKANI’NDAN TEPKİ

Belli başlı sosyal medya platformlarında dün paylaşılan görüntünün ardından Hindistan’ın Cammu Keşmir’deki uygulamalarını sık sık uluslararası kamuoyunun gündemine taşıyan Pakistan’dan tepki açıklamaları geldi.

Twitter’da Hint güvenlik güçlerince öldürüldüğü iddia edilen Ahmed’in cesedinin üzerine oturmuş 3 yaşındaki torununun fotoğrafını paylaşan Pakistan Cumhurbaşkanı Arif Alvi, “Modi’nin faşist Hindistan’ı, masum sivilleri Keşmir için özgürlük sloganları attığı için bile öldürüyor. Öldürülmüş dedesinin göğsü üzerine oturmuş 3 yaşındaki bu çocuğun ağıtı tüm dünya tarafından işitilmeli.” paylaşımında bulundu.

Dışişleri Bakanı Şah Mahmud Kureyşi ise yaptığı paylaşımda, “Modi’nin faşist Hindistan’ının gerçek yüzü işte bu” ifadelerini kullandı.

Bu kare uluslararası kamuoyunda infial yarattı! 3 yaşındaki çocuk öldürülen dedesinin göğsüne oturdu

“İNSANİ TRAJEDİYİ DURDURMA ZAMANI ÇOKTAN GELDİ”

Kalkınma ve Reform Bakanı Asad Ömer, “Hint yönetiminde biraz insanlık kalmışsa bu görüntü karşısında utanmalıdır. Dünyanın Keşmir’de yaşananlara sessiz kalmama ve insani trajediyi durdurma zamanı çoktan geldi.” değerlendirmesinde bulundu.

“SENDE EMPATİDEN ZERRE YOK MU?”

Hindistan’da ise Ahmed’in güvenlik güçlerince değil teröristlerce öldürüldüğüne, torununun ise Hint güvenlik güçlerince bölgeden uzaklaştırıldığına ilişkin haberlere yer verildi.

Bölgede görev yapan paramiliter polis gücü sözcüsü Junaid Han, bir cami bahçesinden polise ateş açıldığını, bu çatışma sırasında Ahmed’in vurulduğunu belirtti.

İktidardaki Hindistan Halk Partisi (BJP) Sözcüsü Sambit Patra da aynı fotoğrafı paylaşarak, “Pulitzer sevdalıları?” ifadelerini kullandı. Patra’nın paylaşımına Bollywood oyuncusu Dia Mirza, “Sende empatiden zerre yok mu?” şeklinde tepki gösterdi. Yönetmen Hansal Mehta ise “Bu adam, iktidar partisinin sözcüsü olması gerekirken bir trollden fazlası değil.” ifadelerini kullandı.

Myanmar’da meydana gelen heyelanda ölü sayısı 162 Myanmar’da meydana gelen heyelanda ölü sayısı 162

Güney Asya ülkesi Myanmar’ın Kachin eyaletinde yeşim taşı çıkarılan bir madende meydana gelen heyelanda hayatını kaybedenlerin sayısı 162’ye yükseldi.

Myanmar’da bir madende meydana gelen toprak kayması, 162 madencinin canına mal oldu. 54 yaralının olduğu elim kazada, kayıp madenci sayısı açıklanmadı.

Myanmar’ın Kachin eyaletinin Hpakant bölgesinde bulunan bir madende toprak kayması meydana gelmişti. Hpakant bölge yetkilisi tarafından yapılan açıklamada, yeşim taşı çıkarılan madende meydana gelen heyelanda hayatını kaybedenlerin sayısının 125’e yükseldiği bildirilmişti.

YEŞİM TAŞI TİCARETİNDEN 30 MİLYAR DOLAR GELİYOR

Myanmar İtfaiye Dairesi Başkanlığının sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, “162 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Yaralı olan 54 kişi ise hastanelere sevk edildi” denildi. Yetkililer, kayıp olan kişi sayısı hakkında bilgi paylaşmadı.

Öte yandan Hpakant bölgesi dünyanın en büyük yeşim taşı madeninin bulunduğu yer konumunda yer alıyor. Myanmar’ın yeşim taşı ticaretinden yıllık 30 milyar dolardan fazla para kazandığı tahmin ediliyor.

AB’den sonra Çin Patent Kurumu tarafından da tescillendi AB’den sonra Çin Patent Kurumu tarafından da tescillendi

2019’un son günlerinde üzerindeki örtüyü kaldıran yerli otomobil, Çin pazarına giriş konusunda önemli bir aşama kaydetti. Yerli otonun SUV ve sedan modelleri AB’den sonra Çin Patent Kurumu tarafından da tescillendi. TOGG’dan yapılan açıklamada “Sırada yeni kıtalar var” denildi.

Yerli otomobil geliştirme çalışmalarını yürüten Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG), çalışmalarını sürdürdüğü otomobiller hakkında uluslararası arenada önemli bir aşama kaydetti. Geçtiğimiz aylarda SUV ve sedan tasarımlarını Avrupa Birliği‘nde tescilleyen TOGG, söz konusu tasarımların Çin Patent Kurumu tarafından da TOGG adına tescillendiğini duyurdu.

“SIRADA YENİ KITALAR VAR”

Şirketten yapılan açıklamada, “SUV ve Sedan tasarımlarımız Avrupa Birliği’nden sonra şimdi de Çin Patent Kurumu tarafından TOGG adına tescillendi. Sırada yeni kıtalar var” denildi.

KÜRESEL ARENADAKİ ŞANSI ARTTI

TOGG’un tasarımlarının Avrupa haricinde Çin’de de tescillenmesi ayrı bir öneme sahip. Öyle ki, Çin dünyanın en büyük otomotiv pazarına ev sahipliği yapmasının yanı sıra, elektrikli araç satışlarının da en yüksek adetlerde gerçekleştiği ülke unvanını taşıyor. Ayrıca, Çin’de TOGG gibi elektrikli araç girişimi olarak yola çıkan şirket sayısının da Avrupa’dan bir hayli fazla olması dikkat çekiyor. Tüm bunlar alt alta konulduğunda, TOGG’un Çin Patent Kurumu tarafından aldığı tescil belgesinin, yerli otomobilin küresel arenadaki şansının bir göstergesi olduğu söylenebilir.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

TRT Haber Haberler