YÖK başkanının öğretim elemanına soruşturma açma yetkisi iptal edildi

YÖK başkanının öğretim elemanına soruşturma açma yetkisi iptal edildi
YÖK başkanının öğretim elemanına soruşturma açma yetkisi iptal edildi

Anayasa Mahkemesi, YÖK başkanına öğretim elemanları hakkında doğrudan soruşturma açabilme yetkisi veren kuralın iptaline karar verdi.

Yüksek Mahkeme, yükseköğretim kurumları personelinin, kamu görevlileriyle herhangi bir ayrım gözetilmeksizin aynı disiplin hükümlerine tabi tutulmasını düzenleyen kanun hükmünü de iptal etti, iptal kararı 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

Anayasa Mahkemesi, YÖK başkanına öğretim elemanları hakkında doğrudan soruşturma açabilme yetkisi veren kuralı, “bilimsel özerkliği zayıflattığı, YÖK’ün denetim yetkisini aştığı” gerekçesiyle iptal etti.

Resmi Gazetede yayımlanan karara göre CHP, 2547 Yükseköğretim Kanunu’na eklenen bazı düzenlemelerin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Dava dilekçesinde, devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının personeline uygulanabilecek disiplin cezalarını gerektiren fiillere 657 sayılı Kanun’daki fiil ve hallerin de ilave edildiği, bu şekilde 657 sayılı Kanun’da sayılan fiil ve hallerin 2547 sayılı Kanun kapsamına alındığı belirtildi.

Dilekçede, üniversite öğretim elemanlarının memur statüsünde olmadığı halde bu statüye ilişkin disiplin hükümlerine tabi tutulmalarının amacı aşan bir düzenleme olduğu savunuldu.

Dava dilekçesinde ayrıca 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun, “disiplin cezası verme yetkisini” düzenleyen maddesine eklenen ve öğretim elemanları hakkında doğrudan YÖK Başkanı tarafından soruşturma açılmasını öngören kuralın da Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek, iptaline karar verilmesi istendi.

Anayasa Mahkemesi, her iki düzenlemeyi de Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Öğretim elemanlarının disiplin sorumluluğu kapsamına 657 sayılı Kanun’da sayılan fiillerin tamamını dahil eden kuralan iptaline ilişkin karar, 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

GEREKÇEDEN     

Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesinde, yükseköğretim kurumları personeline uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilen kuralda, bu kurumlarında çalışan kamu görevlilerinin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin aynı disiplin hükümlerine tabi tutulduğu belirtildi.

Gerekçede, “Anayasa’da üniversiteler, bilimsel ve idari özerkliğe sahip kılınarak diğer kamu kurumlarından farklı değerlendirilmiştir. Buna göre öğretim elemanları hakkında yapılacak düzenlemelerde de söz konusu farklılığın dikkate alınması gerektiği açıktır.” tespitleri yer aldı.

“ANAYASAL BAKIMDAN SORUNLARA YOL AÇAR”     

2547 sayılı Kanun’un “disiplin ve ceza işleri”ne ilişkin maddelerine, 6764 sayılı Kanun ile eklenen, “657 sayılı Kanundaki fiillere ilave olarak…” şeklindeki ibarelerle, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinde sayılan fiillerin tamamının, 2547 sayılı Kanun kapsamına alındığı belirtilen gerekçede, şunlar belirtildi:

“Bu fiillerin bir kısmının öğretim elemanlarına uygulanması anayasal bakımdan sorunlara yol açacak niteliktedir. Şöyle ki, 657 sayılı Kanun’da yetkili olmadığı halde basına demeç vermek kınama cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Bir öğretim elemanının bilimsel faaliyet alanına ilişkin bir konuda basın veya medya aracılığıyla kamuoyuna açıklamada bulunmasının disiplin yaptırımına bağlanması ise bilim hürriyeti ile bağdaşmamaktadır.”

Gerekçede, 2547 sayılı Kanun’da siyasi parti faaliyetinde bulunmamak kaydıyla yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının siyasi partilere üye olabileceklerinin düzenlendiği hatırlatıldı.

657 sayılı Kanun’da ise siyasi partiye girmenin devlet memurluğundan çıkarılmayı gerektiren fiiller arasında gösterildiği belirtilen gerekçede, şu tespitler yapıldı:

“Bu yönüyle Anayasa’nın öğretim elemanlarına yasaklamadığı siyasi partilere üye olma fiilinin dava konusu ibareler yoluyla 2547 sayılı Kanun kapsamında kamu görevinden çıkarma cezasının dayanağı sayılması Anayasa ile çelişmektedir.

657 sayılı Kanun’da sayılan fiiller esas olarak devlet memurları için öngörülmüş olduğundan, bu fiillerin bir kısmı gerek içerik gerekse kullanılan kavramlar ve ifade tarzı itibarıyla öğretim elemanlığı görevinin kapsam ve niteliğiyle örtüşmemektedir. Nitekim kullanılan kavramlar noktasında ortaya çıkan bazı uyumsuzlukları kanun koyucunun da öngördüğü anlaşılmaktadır.”

Gerekçede, öğretim elemanları hakkında kılık ve kıyafet ile çalışma saatleri ve biçiminin belirlenmesi konusunda memurlar için öngörülen düzenlemelerin ayniyle uygulanmasında, “Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları”nı düzenleyen Anayasa’nın 130. maddesine uygunluk bulunmadığı vurgulandı.

Anayasa tarafından öngörülen ayrım ve farklılıkların dikkate alınmayarak, öğretim elemanları ile memur ve diğer personelin tümüyle aynı kurallara tabi kılınması ve dava konusu ibareler yoluyla öğretim elemanlarının disiplin sorumluluğu kapsamına 657 sayılı Kanun’da sayılan fiillerin tamamının dahil edilmesinin, Anayasa’da bu kişiler için öngörülen güvencelerle örtüşmediğine işaret edildi.

Dava konusu kuralların, gerek uygulayıcılar gerekse disiplin kurallarının muhatapları yönünden birtakım belirsizliklere de yol açmasından ötürü Anayasa’nın ilgili maddeleriyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşıldığı bildirildi.

YÖK BAŞKANIN SORUŞTURMA YETKİSİNİN İPTALİ     

Anayasa Mahkemesi ayrıca, 2547 sayılı Kanun’un “disiplin ve ceza işleri”ne ilişkin maddelerine, 6764 sayılı Kanun ile eklenen ve YÖK başkanına öğretim elemanları hakkında doğrudan soruşturma açma yetkisi veren hükmünü de iptal etti.

İptal gerekçesinde, kuralın, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden ve kamu görevinden çıkarma cezalarını gerektiren fiillerle ilgili olarak YÖK başkanının disiplin amiri sıfatıyla öğretim elemanları hakkında doğrudan soruşturma açabileceğini hüküm altına aldığı hatırlatıldı.

Anayasa’da üniversitelerin, kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip olduğunun belirtildiği vurgulanan gerekçede, yükseköğretim kurumlarının işleyişine ilişkin yapılacak düzenlemelerde YÖK’ün Anayasa’da tanımlanan görev ve işlevlerinin dikkate alınması gerektiği kaydedildi.

YÖK’e atfedilen işlevlerden bir kısmının gerekli görüldüğü hallerde YÖK başkanına bırakılmasının kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu ifade edilen gerekçede, şunlar aktarıldı:

“Bununla beraber devletin üniversiteler üzerindeki gözetim ve denetim yetkilerini düzenleyen konular bilimsel özerklik dikkate alınmak suretiyle kanun koyucuya bırakılmıştır. Bilimsel özerkliğin koşullarının oluşturulabilmesi üniversitelerin kendi işleyişine ilişkin idari kararların alınmasında da serbest olmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda YÖK ile birlikte daha somut ve kurumsal bir görünüm kazanan devletin üniversiteler üzerindeki gözetim ve denetim yetkisi ile bilimsel özerkliğe sahip üniversite olgusu arasında hassas bir dengenin kurulması gerekmektedir.”

Gerekçede, 2547 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (a) fıkrasının 6764 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki metninde, YÖK başkanı yalnızca YÖK ile üniversite rektörlerinin disiplin amiri olarak düzenlendiği, dolayısıyla soruşturma açma yetkisinin Kurul ve rektörler ile sınırlandırıldığı hatırlatıldı.

Dava konusu kuralın ise öğretim elemanlarının görev yaptığı yükseköğretim kurumundaki disiplin amirlerinin yetkisine ek olarak YÖK başkanına da disiplin amiri sıfatıyla öğretim elemanları hakkında doğrudan soruşturma açma yetkisi verdiği belirtildi.

Gerekçede, şunlar kaydedildi:

“Kuralın salt öğretim elemanlarının disiplin fiilleriyle ilgili YÖK başkanına doğrudan soruşturma açma yetkisi tanınmasının, YÖK’ün üniversiteler üzerinde sahip olduğu denetim yetkisinin neredeyse yükseköğretim kurumlarındaki tüm akademik personeli kapsayacak ve üniversiteler üzerinde hiyerarşik bir güce sahip olacak şekilde genişletilmesi sonucunu doğurduğu görülmüştür.

Öğretim elemanlarının görevlerine son verilmesinin kendi organları tarafından yürütülmesi hususunun bilimsel özerkliğin bir gereği olduğu da dikkate alındığında, YÖK başkanına öğretim elemanları hakkında soruşturma açma yetkisi tanıyan kuralın bilimsel özerkliği zayıflatan ve YÖK’ün sahip olduğu denetim yetkisini aşan yönü ile Anayasa’nın 130. ve 131. maddeleri ile bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.”



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Belediye başkanları görevden uzaklaştırıldı Belediye başkanları görevden uzaklaştırıldı
İçişleri Bakanlığı tarafından Mardin, Van ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanları görevlerinden uzaklaştırıldı.
İçişleri Bakanlığından yapılan açıklama şöyle:
“Son yıllarda teröre karşı yürütülen kararlı mücadele sonucunda büyük bir acziyete düşen PKK/KCK terör örgütü ve uzantıları; bazı belediye başkanları aracılığıyla belediyelerin imkânlarını illegal amaçlar için kullanmışlardır.
Anayasa ve kanunlarda görev ve sorumlulukları tanımlanan, Devletin bütünsel organizasyonunun bir parçası ve temel görevi vatandaşların mahalli ve müşterek nitelikli ihtiyaçlarını karşılamak olan bazı belediyeleri terör faaliyetlerinin desteklenmesi için militan kaynağı, mali kaynak ve araç-gerecin temin edildiği lojistik merkezlere dönüştürmeye çalışmışlardır. Hatta bu belediyeleri ülkemizin diğer bölgelerinden ayrı bir yönetim modelinin parçası haline getirmeye çalışarak Anayasamızın 3. maddesinde açıkça tanımlanan, ülkemizin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kasteden bir araç olarak kullanmışlardır.
Bu durumun adli ve idari soruşturmalar ile tespit edilmesi sonucu; Bakanlığımızca terör örgütleri ile iltisak-irtibatı olan, terör örgütlerine destek verdikleri yönünde tespit ve deliller bulunan belediye başkanları Anayasanın 127 nci maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 47 nci maddesine istinaden görevden uzaklaştırılmış, yerlerine Belediye Kanununun 45 inci maddesi uyarınca belediye başkan vekilleri görevlendirilmiştir.
Bu süreç ile beraber Devletin tüm birimlerinin yoğun mücadelesi sonucunda; terör örgütlerine katılım son 30 yılın en alt seviyesine inmiş, yurt içindeki terörist miktarı da 1800-2000’li rakamlardan 600’lü rakamlara kadar gerilemiştir. Doğu ve Güneydoğudaki birçok ilimiz/ilçemizde belediyelerin kaynakları terör örgütünün finansmanı yerine yerel hizmetlere yönlendirilmiş, terör örgütü ve destekleyicileri tarafından çukur ve barikatlarla kaotik bir yapıya dönüştürülmeye çalışılan şehirlerimiz huzurun ve hizmetin öne çıkarıldığı gerçek belediyecilikle tanışmıştır. Bu sayede kamu kaynakları güvenceye alınmış, vatandaşlarımızın huzur ve refah düzeyi kaynakların belediye hizmetlerinde kullanılmasıyla arttırılmıştır.
Belediye başkanı görevlendirmeleriyle belediyelerin sağladığı imkânları kaybeden bölücü terör örgütü ve onun güdümündeki siyasal uzantıları, militan bulma, maddi kaynak temin etme ve kendi tabanını yönlendirmedeki sıkıntıları çözmek adına 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerini kendileri açısından bir fırsat olarak görmüştür.  Terör örgütü seçildikleri zaman kolay yönetebilecekleri, kendi güdüm ve yönlendirmesinde olacak kişilerin aday gösterilmesi için büyük çaba sarfetmiş, tutuklu olmasına rağmen sağlık sorunu nedeniyle tutuksuz yargılanmasına karar verilen Ahmet Türk başta olmak üzere haklarında Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek suçlarından soruşturma ve kovuşturma yürütülen kişiler bazı belediyelerde bilerek ve isteyerek belediye başkan adayı gösterilmiştir.

Bu Kapsamda Diyarbakır’da;

  1. “Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme”suçundan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesince 2017/129 Esas sayılı kovuşturma,
  2. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/7592 sayılı soruşturma,
  3. ‘‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/30425 sayılı soruşturma,
  4. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111869 sayılı soruşturma,
  5. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/106124 sayılı soruşturma,
  6. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111864 sayılı soruşturma,
  7. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111876 sayılı soruşturma,
  8. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111845 sayılı soruşturma,
  9. “Terör Örgütü Propagandası Yapma, Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/28838 sayılı soruşturma yürütülen Adnan Selçuk MIZRAKLI Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.

 Bu Kapsamda Mardin’de;

  1. “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Görevi Kötüye Kullanma, Terör Örgütü Kurma ve Yönetme” suçlarından tutuklu yargılanırken yaşının ilerlemiş olması ve sağlık sebebiyle adli kontrol kararıyla tutuksuz yargılandığı Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/279 sayılı dosyada kovuşturma,
  2. Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesince 2018/229 sayılı dosyasında “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan kovuşturma,
  3. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/2770 sayılı dosyasında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan soruşturma,
  4. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/11686 sayılı dosyasında “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan soruşturma,
  5. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/300 sayılı dosyasında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ve Silahlı Terör Örgütüne İsteyerek Yardım Etmek” suçlarından soruşturma,
  6. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/1642 sayılı dosyasında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütüne Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme” suçlarından soruşturma yürütülen Ahmet TÜRK Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.

Bu Kapsamda Van’da;

  1. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan Van 2. Ağır Ceza Mahkemesince 2016/557 Esas sayılı kovuşturma,
  2. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak” suçlarından Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/9837 sayılı soruşturma
  3. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/15596 sayılı soruşturma,
  4. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/6711 sayılı soruşturma,
  5. “Suçu ve Suçluyu Övme, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/11570 sayılı soruşturma,
  6. “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçundan Van Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/11571 sayılı soruşturma,
  7. “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/109905 sayılı soruşturma yürütülen Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN Van Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.
 Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek suçlarından hakkında bir (1) kovuşturma, sekiz (8) ayrı soruşturma dosyası bulunan Adnan Selçuk MIZRAKLI’nın Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı, hakkında iki (2) kovuşturma, dört (4) ayrı soruşturma dosyası bulunan Ahmet TÜRK’ün Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı, hakkında bir (1) kovuşturma, altı (6) ayrı soruşturma dosyası bulunan Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN’ın Van Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra da halkın mahalli ve müşterek ihtiyaçlarını karşılamak yerine bölücü terör örgütünün amaçları, ideolojik söylemleri ve eylemlerini destekler mahiyette uygulamalara başladıkları, davranış ve söylemlerde bulundukları, belediyenin imkânlarını terör örgütünü destekleyecek şekilde yönlendirdiklerine ilişkin Bakanlığımıza birçok ihbar, şikâyet ve bilgi ulaşmıştır.

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye başkanlarının göreve gelir gelmez;

  • Halkın oylarıyla Belediye Başkanı olarak seçildiklerini göz ardı ederek bölücü terör örgütü yöneticilerinin talimatları doğrultusunda belediye mevzuatında dayanağı olmayan sözde “eş başkanlık” uygulamaya ve mevcut belediye başkanının tüm yetkilerini sözde eş başkan sıfatı verilmiş kişilerle birlikte kullanmaya başladıkları, ne şekilde kim tarafından yetkilendirildiği ve seçildiği belli olmayan eş başkanlara yasadışı olarak fiilen belediye başkanlığı yaptırdıkları, belediyeleri ülkenin bütününden farklı bir idari yapıya dönüştürmeye çalıştıkları, Terör örgütü ile iltisak, irtibat ve aidiyetleri nedeniyle görevine son verilen eski belediye çalışanlarını hiçbir resmi sıfatları bulunmamasına rağmen çeşitli isimlendirmeler adı altında fiilen bu belediyelerde çalıştırmaya başladıkları ve belediyeleri yeniden bölücü terör örgütü ile iltisaklı, irtibatlı kişilerin bulunduğu bir merkez haline getirmeye çalıştıkları,
  • Belediye çalışanı olmayan bu kişilerin, belediyenin yatırımlarını, personel alımlarını, meclis ve encümen gündemini belirlemeye kadar tüm işlere müdahil olmalarına göz yumdukları, ayrıca 2019 seçimlerinde HDP listelerinden belediye meclis üyesi seçilen ancak kamu görevinden ihraç edildiği için mazbataları verilmeyen kişilerin, sanki görevdelermiş gibi belediyelerde fiili olarak görev yapmalarına ve belediye personeline emirler vermelerine müsaade ettikleri,
  • Terör örgütüne katılımın son derece azalması nedeniyle, örgüte katılımın desteklenmesi için terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda etkisiz hale getirilen PKK’lı teröristlerin yakınlarına iş imkânı ve ailelerine maddi destek sağlamaya çalıştıkları, bunun için de şehit yakınlarına mobbing uyguladıkları, baskı yaptıkları, görev yerlerini değiştirdikleri ve/veya işten çıkardıkları,
  • Vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet üretmek yerine Devletimizin bölünmez bütünlüğüne kasteden, insafsızca birçok asker, polis, jandarma, güvenlik korucusu, öğretmen, diğer kamu görevlilerimizi ve vatandaşlarımızı şehit eden teröristlerin cenazelerine katılarak ve bu teröristlerin mezarlarını ziyaret ederek terör örgütüne ve teröristlere alenen destek verdikleri,
  • 2019 yerel seçimleri sonrasında milli manevi geçmişimizi hatırlamamıza yardımcı olan cadde, sokak veya park isimlerini, terör örgütü üyeliğinden hapis cezası almış örgüt mensuplarının isimleri ile değiştirmeye başladıkları,
  • Belediye başkanlarının ölen teröristler için esas duruşa geçerek saygı duruşunda bulundukları, bölücü terör örgütü mensupları tarafından çok sık kullanılan Örgüt Marşının bu saygı duruşu esnasında söylendiği tespit edilmiştir.
Belirtilen bu hususlara ilişkin Bakanlığımızca gerekli soruşturmalar derhal başlatılmıştır.
İdarenin bütünlüğü ilkesi doğrultusundan Devletimiz içinde yer alan belediyeler dahil tüm kurumlar kendilerine Anayasa ve kanunlarla verilen görev, sorumluluk ve yetkiler çerçevesinde hareket etmek zorundadırlar. Kurumlar ve/veya kişiler yasaların kendilerine verdiği yetki ve sorumluluklara uymadan, keyfi, başka kişi veya grupların terör örgütlerinin güdümünde veya yönlendirmesinde milletimizin yararına değil, terör örgütlerinin faaliyetleri doğrultusunda hareket etmeye başlar ve buna ilişkin hususlar adli ve idari soruşturmaların konusu haline gelir ise Bakanlığımız Anayasa ve kanunlarda kendisine verilen yetkiler çerçevesinde görevini yerine getirecektir.
Bu kapsamda;
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk MIZRAKLI; adli makamlarca hakkında yürütülen “Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme” ‘‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” “Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından yürütülen (9) ayrı soruşturma ve/veya kovuşturma ile Bakanlığımızca yürütülen 3 ayrı soruşturma,
2017/279 Esas numaralı dosya kapsamında “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan tutuklu yargılanırken sağlık nedeniyle adli kontrol kararıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet TÜRK, bahse konu dosyanın haricindeki adli makamlarca hakkında yürütülen “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak ve Silahlı Terör Örgütüne İsteyerek Yardım Etmek” “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Görevi Kötüye Kullanma, Terör Örgütü Kurma ve Yönetme” suçları ile birlikte toplam (6) ayrı soruşturma ve/veya kovuşturma ile Bakanlığımızca yürütülen 3 ayrı soruşturma;
Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia ÖZGÖKÇE ERTAN; adli makamlarca hakkında yürütülen “Terör Örgütü Propagandası Yapmak” “Suçu ve Suçluyu Övme, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak, Terör Örgütü Propagandası Yapmak” suçlarından (7) ayrı soruşturma ve/veya kovuşturma ile Bakanlığımızca yürütülen (3) ayrı soruşturma kapsamında,
Yürütülen adli/idari soruşturma/kovuşturmaların selameti için Anayasanın 127 nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47 nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak görevlerinden uzaklaştırılmış ve aynı Kanunun 45 ve 46 nci maddeleri uyarınca; Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine Diyarbakır Valisi Hasan Basri GÜZELOĞLU, Mardin Büyükşehir Belediyesine  Mardin Valisi Mustafa YAMAN, Van Büyükşehir Belediyesine Van Valisi Mehmet Emin BİLMEZ belediye başkan vekili olarak görevlendirilmiştir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Vali Güzeloğlu Diyarbakır’ın emrinde olacağız dedi Vali Güzeloğlu Diyarbakır’ın emrinde olacağız dedi

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı HDP’li Adnan Selçuk Mızraklı’nın terör soruşturması kapsamında İçişleri Bakanlığınca görevden alınmasıyla yerine atanan Vali Hasan Basri Güzeloğlu, belediye çıkışında açıklama yaptı. Vali Güzeloğlu, “Diyarbakır’ın her meselesine bütün çalışanlarımızla hizmet götürmeye çalışacağız ve Diyarbakır’ın emrinde olacağız” dedi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı HDP’li Adnan Selçuk Mızraklı’nın terör soruşturması kapsamında İçişleri Bakanlığınca görevden alınmasıyla yerine atanan Hasan Basri Güzeloğlu, görevine başladı. Belediye binasına saat 09.00’da gelen Vali Güzeloğlu, yetkililerle gelişmelere ilişkin toplantı düzenlerken, burada yaptığı açıklamada, “Bugünden başlayarak başkan vekilliği görevimizde devletin bütünsel organizasyonun parçası belediyenin Diyarbakır’da tüm vatandaşlarımıza hizmet konusunda sorumluluk sahibiyiz” diye konuştu.

Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güzeloğlu İçişleri Bakanlığının aldığı karar doğrultusunda, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Anayasamızın 127. Maddesi ve belediye yasasının 47. maddesi gereğince görevden uzaklaştırıldığını dile getirdi. Güzeloğlu, “Adnan Selçuk Mızraklı hakkında, İçişleri Bakanlığımızın ayrıntılı açıklamasında paylaştığı gibi yürütülen silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapma, suçu ve suçluyu övme başlıklarında özetlenebilecek yargı organları tarafından yürütülen 9 ayrı soruşturma ve İçişleri Bakanlığımız tarafından yürütülen 3 idari soruşturma devam etmektedir. Devam eden bu sürede Anayasamızın verdiği yetki ve yasal çerçevede ilgili belediye yasasının gereğince bugünden itibaren büyükşehir belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılmış ve yine bakanlığımızın onayı ile şahsım Diyarbakır Valisi olarak Diyarbakır Büyükşehir Başkan vekili görevine başlatılmış bulunuyorum” ifadelerini kullandı.

Seçim sürecinden itibaren devam eden olumsuzlukların ardından böyle bir karar alınma gereği hissedildiğini belirten Vali Güzeloğlu, “Seçim sürecinden bugüne devam eden ve aziz, kadim şehrimiz Diyarbakır’da halkımızın gözü önünde gerçekleşen sizlerin aracılığı ile Türkiye gündemine aktarılan bir dizi vicdanları yaralayıcı, hukukun dışında ve şüphesiz kabul edilemez uygulamalar da gerçekleşmiştir. Vatanın birliği ve beraberliği için hayatını feda eden aziz şehitlerimizin yakınlarının iş akitlerinin fes edilmesi, bu çerçevede belediyede daha önce hizmet almış ve milletimize hizmet yapmış birçok kamu görevlisinin yerlerinin haksız ve hukuka aykırı bir şekilde değiştirilmesi, yargı kararı olmasına rağmen göreve iade edilmemesi, terör örgütü ve suçlarından yargılanan kişilerin hukuki olmayan bir statüde belediyede görevlendirilmesi, mevzuatımızda olmamasına rağmen eş başkanlık uygulamasının belediyede hayata geçirilmesi. Diyarbakır’da Peygamberler ve Sahabeler şehri bu aziz beldemizde imar planında geçmiş dönemde ayrılarak yapılan birçoğunda inşaatına başlanan cami imar planlarının iptal edilmesi ve bir aziz sahibesinin isminin terör suçlusunun ismiyle değişmek istenmesi ve zorla mahşeri vicdanı yaralayıcı bir dizi uygulamayı gerçekleşmiştir. Şüphesiz halka hizmet için olan her türlü kaynağı, halka daha önce kayyum öncesi olduğu gibi PKK terör örgütüne tahsis edilen bu kaynaklar PKK’ya yönelik kullanılmaya başlanmıştır. Şüphesiz bunlar kabul edilemez ve sürdürülemez. Türk bayrağı belediye kimlik kartlarından başlatılarak internet sitelerinden kaldırmıştır. 4 aylık dönemde ciddi anlamda şikayetler sorunlar iletilmiştir. Devletin temel görevi olan en üst düzeyde sorumluluk ile Diyarbakır’ın her köşesine bütün çalışanlar işine bağlı devletine bağlı her personele hizmet vermeye devam edecek. Bulunduğu pozisyonda çalışanların terör örgütüne iltisaklı olanların gereği yapılacak. Diyarbakır’ın emrinde olacağız. Bütün arkadaşlarımızla alanda çaba sarf edeceğiz. Her birisinin bir değer olduğunu bilerek her alanda kültür sosyal kalkınma gibi temel başlıklarda yerel imkan ve kaynaklar süreyle gerçekleştirecektir” diye konuştu. – DİYARBAKIR

HDP parti olağan toplantısı yapacaklarını duyurdu HDP parti olağan toplantısı yapacaklarını duyurdu

İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan’ı görevinden aldı.Diyarbakır’a Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mardin’e Mardin Valisi Mustafa Yaman, Van’a Van Valisi Mehmet Emin Bilmez belediye başkan vekili olarak görevlendirildi.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, HDP üyesi üç belediye başkanının görevden uzaklaştırılması üzerine parti yönetimi olağanüstü toplanacağını duyurdu. İçişleri Bakanlığının kararını eleştiren Oluç, yaptığı açıklamada, “31 Mart’ta kayyumlardan aldığımız belediyelere, yeniden kayyum atıyorlar. Tamamen uyduruk gerekçelerle yapıyorlar bunu. Halkın iradesi, hukuk yeniden gaspediliyor. Bu iktidarın demokratik hiçbir meşruiyeti kalmamıştır. Türkiye’de demokrasiye darbe üstüne darbe vuruluyor” ifadesini kullandı

Selçuk Mızraklı neden görevden alındı Selçuk Mızraklı neden görevden alındı

ADNAN SELÇUK MIZRAKLI NEDEN GÖREVDEN ALINDI?

İçişleri Bakanlığı tarafından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın görevden alınmasına ilişkin olarak yapılan açıklamada, “Belediyeleri ülkemizin diğer bölgelerinden ayrı bir yönetim modelinin parçası haline getirmeye çalışarak Anayasamızın 3. maddesinde açıkça tanımlanan, ülkemizin devleti ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne kasteden bir araç olarak kullanmışlardır” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan hakkında yürütülen soruşturmalara ilişkin kayıtlar da şu şekilde sıralandı;

“Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme” suçundan Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesince 2017/129 Esas sayılı kovuşturma,

“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2018/7592 sayılı soruşturma,

”Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/30425 sayılı soruşturma,

“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111869 sayılı soruşturma,

“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/106124 sayılı soruşturma,

“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111864 sayılı soruşturma,

“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111876 sayılı soruşturma,

“Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Suçu ve Suçluyu Övmek” suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/111845 sayılı soruşturma,

“Terör Örgütü Propagandası Yapma, Terör Örgütüne Üye Olma” suçundan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/28838 sayılı soruşturma yürütülen Adnan Selçuk MIZRAKLI Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur.

29 ilde operasyon 418 kişi gözaltına alındı 29 ilde operasyon 418 kişi gözaltına alındı

HDP’li Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanları, İçişleri Bakanlığı tarafından görevlerinden uzaklaştırıldı.Kayyum kararının ardından açıklama yapan İçişleri Bakanlığı,29 ilde bölücü terör örgütü PKK/KCK’ya yönelik operasyonlarda 418 şüpheli gözaltına alındığını açıkladı.

İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan’ı görevinden aldı.

BAKANLIK: 418 KİŞİ GÖZALTINDA, OPERASYONLAR DEVAM EDİYOR

Görevden alma işleminin ardından Twitter’dan açıklama yapan İçişleri Bakanlığı, şu ifadeleri kullandı:

“Diyarbakır, Mardin ve Van illeri başta olmak üzere toplam 29 ilde PKK/KCK Terör Örgütüne yönelik 418 şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Yakalamaya dönük operasyonlar devam etmektedir.”

İşte Bakanlığın yaptığı açıklama;

Son dakika! Kayyum kararının ardından 29 ilde PKK operasyonu: 418 şüpheli gözaltına alındı

Gözaltına alınan bazı isimleri şöyle:

HDP Diyarbakır il yöneticileri Kadir İnanır, Edip Binbir ve Ali İhsan Karahan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) MYK üyesi Sevim Biçici, DBP Bağlar ilçe yöneticisi Hayri Etyemez, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Murat Eminoğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi Mehmet Akdoğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Daire Başkanı Selda Baran, HDP PM Üyeleri Mesut Bağcık ve Burhan Karakoç, gazeteci Tümen Anlı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi çalışanları Mustafa Akengin ve Şiyar Dağ, Mahmut Korkmaz, Fevzi Işık, Fuat Yalçın, HDP Çınar Üyeleri Mahmut Ulus ve Fevzi Demirkıran, HDP Bismil üyesi Lokman Bozkur, Demokratik İslam Kongresi (DİK) Üyesi Naif Erdem, Kayapınar Belediyesi Eşbaşkanı Davut Kesen ve Meclis Üyesi Nurşen Akbal.

NE OLDU?

İçişleri Bakanlığı, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan’ı görevinden aldı.

Diyarbakır’a Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Mardin’e Mardin Valisi Mustafa Yaman, Van’a Van Valisi Mehmet Emin Bilmez belediye başkan vekili olarak görevlendirildi.

CHP Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir belediye başkanlarının İçişleri Bakanlığı tarafından görev alınmasına “Yazık, yazıklar olsun, bu kadar bedelden sonra gelinecek yer burası mı olacaktı?” diyerek tepki gösterdi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz, Büyükşehir Belediyesi önünden bir video paylaşarak, “Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ablukaya alınmış ve içeride arama yapılıyor. Emniyet Şube Müdürü’nün Belediye Eş Başkanımızın görevden alındığını sözlü ifade etmesi bu ülkenin adaletinin, hukukunun geldiği yeri işaret ediyor” dedi.

İçişleri Bakanlığı tarafından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınan Adnan Selçuk Mızraklı, “Hukuk dışı durum yaşıyoruz. Toplumun demokrasi ve hukuk değerleri doğrultusunda yeni bir evreye girdiğini görüyoruz. Ne anayasa ne seçimleri icra eden bir tutum var. Gasp edilen halk iradesidir” dedi.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin: