• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

KÖPEĞİ KURTARMAK İSTERKEN AKINTIYA KAPILDI

KÖPEĞİ KURTARMAK İSTERKEN AKINTIYA KAPILDI
KÖPEĞİ KURTARMAK İSTERKEN AKINTIYA KAPILDI

Diyarbakır’da, Dicle Nehri’ne giren köpeği kurtarmak isteyen 8 yaşındaki Rahmi Çiçek, akıntıyla kapılıp gözden kayboldu. Arama çalışmaları sonrası küçük çocuğun cansız bedenine ulaşıldı.

Diyarbakır’da, Dicle Nehri’nde sürüklenen sokak köpeğini kurtarmak için suya giren 8 yaşındaki Rahmi Çiçek, akıntıyla birlikte gözden kayboldu. İki saatlik aramanın ardından bulunan Çiçek, olay yerindeki sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

KÖPEĞİ KURTARMAK İSTERKEN AKINTIYA KAPILDI

Diyarbakır’ın Merkez Yenişehir ilçesi, Fiskaya semtinde oturan 8 yaşındaki Rahmi Çiçek, öğlen saatlerinde Dicle Nehri kıyısında oynarken, bir sokak köpeğinin akıntıyla birlikte sürüklendiğini gördü. Köpeği kurtarmak için birden suya atlayan çiçek de akıntıyla birlikte sürüklenerek gözden kayboldu.

KÜÇÜK ÇOCUĞUN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI

Çevredeki çocukların bağırarak yardım istemesi üzerine vatandaşlar durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen ekipler bölgeye arama kurtarma ekiplerini çağırdı. Suyun içerisinde yaklaşık 2 saat arama yapan ekipler, küçük Rahmi’nin cansız bedenine ulaştı. Suyun içerisinden çıkarılan Çiçek’in hayata döndürülmesi için olay yerinde hazır bekletilen sağlık ekipleri tarafından kalp masajı yapıldı. Ancak tüm müdahalelere rağmen Rahmi Çiçek, hayata döndürülemedi. Talihsiz çocuğun kurtarmak için canından olduğu köpek ise bulunamadı.

AKŞAM SAATLERİNDE DEFNEDİLDİ

Olay yerine gelen ambulansla Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırılan Çiçek’in cansız bedeni, daha sonra ailesine teslim edildi. Rahmi Çiçek, akşam saatlerinde Feritköşk Mezarlığı’na defnedildi.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Hüda-Par Genel Başkanı İstifa Etti

Hür Dava Partisi (HÜDAPAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Diyarbakır’dan partisinin bağımsız adayı olmak için parti genel başkanlığından istifa etti.

Hür Dava Partisi (HÜDAPAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Diyarbakır’dan partisinin bağımsız adayı olmak için parti genel başkanlığından istifa etti.

HÜDAPAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Diyarbakır’dan partisinin bağımsız adayı olmak için parti genel başkanlığından istifa etti. Yapıcıoğlu, istifasını resmi Twitter hesabı üzerinden, “30 Haziran 2013 tarihinden beri şerefle üstlendiğim HÜDA PAR Genel Başkanlığı görevimden bugün istifa ettim” sözleriyle duyurdu.

Diğer yandan HÜDA-PAR yetkilileri, 24 Haziran milletvekili seçimleri için milletvekili aday listesini Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) teslim etti.

Silvan’da Abdülhamid’siz Yüzyıl” Programı Silvan’da Abdülhamid’siz Yüzyıl” Programı

Türkiye Kardeşlik Birliği (TÜRKAB) Silvan İlçe Başkanlığınca “Abdülhamid’siz Yüzyıl” adlı program gerçekleştirildi.

Türkiye Kardeşlik Birliği (TÜRKAB) Silvan İlçe Başkanlığınca “Abdülhamid’siz Yüzyıl” adlı program gerçekleştirildi. Araştırmacı Tarihçi-Yazar Mustafa Armağan’ın konuşmacı olduğu programa Diyarbakır ve Silvan’dan gençler yoğun ilgi gösterdi.

Programda, TÜRKAB Silvan İlçe Başkanı Erhan Eker’in karşılama konuşmasından sonra TÜRKAB Genel Başkanı Sait Ali Arslan açılış konuşması yaptı. Arslan, birliğin önemini vurgulayarak, “Mekke inancımızın merkez üstü, Medine sevgimizin, İstanbul sevdamızın başkenti, Kudüs hüznümüzün, Gazze’nin farkı yoktur Çanakkale’den” dedi.

Tarihçi-Yazar Mustafa Armağan ise konferansında, Abdülhamid zamanında yapılan 300 hastane, 8 bin kilometre demiryolu, 5 bin okul ve nice eserin Sultan Abdulhamid’in tahtan indirilmesinin en önemli sebeplerinden biri olduğunu ifade etti. Yakın zamanda yaşanan 27 Nisan bildirisinin Abdulhamid’in tahtan indirildiği gün olan 27 Nisan’a gönderme olduğunu anlatan Armağan, şuan kullanılan medeni kanunun, İsviçre’nin kullandığı kanunlar olduğunu belirti. Armağan, “Bizlerin, İsviçreliler ile akrabalık bağımız olduğundan, ortak tarihe ve kültüre sahip olduğumuzdan, aynı dili kullandığımız ve aynı dine inandığımızdan, bizlere en çok uyan kanunların İsviçre medeni kanunlar olduğundan ve onlara duyduğumuz hayranlıktan ötürü İsviçre medeni kanunu getirilip bizim kanunumuz olarak uygulanmaya başlandı” dedi.

 

 

“Devrim başka ülkelerin kanunlarıyla yapılamaz”

Armağan devrimin başka ülkelerin kanunları ile yapılamayacağına dikkat çekerek, “Eğer devrim yapılacaksa, kanun yapılması gerekiyorsa kültürümüz ve ortak değerlerimiz ile modern kanunların mezc edilmesi ile daha güzel daha uygulanabilir kanunlar oluşturmalı. Başka ülkelerden kanunlar getirmekle devrim olmaz” ifadelerini kullandı.

İsviçre Medeni kanunun uyumsuzluğuna dikkat çeken Armağan, şunları kaydetti:

“İsviçre medeni kanunu getirilerek tercüme edildi. Tam manası ile tercüme yapılamadığını, 1940’ta İsviçreli bir uzamanın uyarmaları ile anlaşıldı ve derhal uzunca metinler halinde kanunlar tercümesine göre tekrar değiştirildi. Hatta kanunlar ilk başta acele ile meclisten geçirilirken tercüme eden zat, evlenilmesi yasak olan kişileri kanuna eklerken sütkardeş ve sütanneleri de yanlışlıkla eklemiş. Bu yanlışlık altı ay sonra fark edilip medeni kanunda tek İslami kanun olan bu maddeyi Meclis yaz tatilinde iken acele ile toplantıya çağıran dönemin adalet bakanı Mahmut Esat Bozkurt tarafından değiştirilmiştir.”

“Bir alfabeyi unutmak medeni başarı değildir”

Harf inkılabına da dikkat çeken Armağan, “Medeniyet her zaman artıya prim verir. Bir alfabeyi unutmak medeni bir başarı değildir. Latin harfler ile beraber Arap harfleri de öğretilmeliydi ki en azından dedelerimizin mezar taşlarını okuyabilseydik. Dünya da sair milletlerden insanlar yüz yıl önceki gazetelerini okuyabiliyorken, derin edebiyat ve kültüre sahip olan geçmişimizi okuyamıyoruz” diye konuştu.

Konferansın ilerleyen safhalarında yakın tarih ile bilgi verilip, Mustafa Armağan’a hediye ve plaket takdim edildi.

CHP Diyarbakır Milletvekili Adayı Çekildi

CumhuriyetHalkPartisi (CHP) Diyarbakır Milletvekili Adayı Gülay Emre, adaylıktan çekildiğini açıkladı. Emre, “İddia ediyorum, milletvekili adaylık başvurusu gününe kadar il binasının adresini bilmeyen, memur olduğu için 3 ay bedavadan izin kullanmak için aday olanlar bile en üst sıralarda. Bu ahlaksızlığa ortak olmayacağız” dedi.

CHP’nin Diyarbakır’da 9’uncu sıradan milletvekili adayı gösterdiği iş kadını Gülay Emre, adaylıktan çekildi. Merkez Kayapınar ilçesindeki iş yerinde basın toplantısı düzenleyen Emre, partisini topa tuttu. Bazı il yöneticileri ve başkanların partinin genel ilkelerine tamamen ters bir politika yürüttüklerini belirten Emre, hayatları boyunca sosyal demokrat bir partinin sokağından bile geçmemiş, CHP dışında hemen her partide yer aramış ama oralarda kabul bile görememiş ve sırf listeyi tamamlamak için eklenmiş kişilerin listenin ilk sırasında aday gösterildiğini savundu.

Milletvekilliği adaylık başvuru gününe kadar il binasının adresini bilmeyen ve memur olduğu için 3 ay bedava izin kullanmak için aday olanların bile üst sıralarda olduğunu iddia ettiğini anlatan Gülay, “Bu ahlaksızlığa ortak olmayacağız. Bu kararın hiçbir CHP’li de, CHP’ye yüzünü dönmeye hazır hiçbir Diyarbakırlıda ve kadınların vicdanında karşılığı yoktur. Partimizi tabela partisi etme hadsizliği gösteren niteliksiz, genelde kadınlara, özelde ise Kürt kadınına düşman il başkanı ve yöneticilerimizin derhal istifa etmeleri ve görevlerinden alınmaları gerekmektedir. Güçlü, sosyal demokrat kadınlardan korkan bu tür yöneticilere partimizde ve partimizin genel kadın anlayışında yer yoktur. Bu kirli karara ortak olmamak adına bir üye olarak partime hizmet etmeye devam etmenin onuru ile milletvekili adaylığından istifa ediyorum” dedi.



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler