• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Görmez: “Diyarbakır Tevhit Medeniyetinin Ilk Merkezlerinden Birisidir”

Görmez: “Diyarbakır Tevhit Medeniyetinin Ilk Merkezlerinden Birisidir”
Görmez: “Diyarbakır Tevhit Medeniyetinin Ilk Merkezlerinden Birisidir”

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Göreve başladığım andan itibaren hep ‘Diyarbakır’da tekrar Zehebileri, Amidileri, Hattat Hamitleri, Sezai Karakoçları yetiştiren çok büyük bir ilim merkezi olsun’ hayalim vardı.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, “Göreve başladığım andan itibaren hep ‘Diyarbakır’da tekrar Zehebileri, Amidileri, Hattat Hamitleri, Sezai Karakoçları yetiştiren çok büyük bir ilim merkezi olsun’ hayalim vardı. Hamdolsun bir kaç ay sonra Diyarbakır’da Diyanet İşleri Başkanlığı ‘Uluslararası İmam Şafii Akademisi’ni birlikte açacağız.” dedi.

Görmez, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Anadolu’nun İslam’a açılan ilk kapısı, Fetih konferansı”nda yaptığı konuşmada, Diyarbakır’ın fethinin 1372. yılını kutladı.

Diyarbakır’ın İslam medeniyetinin merkezi olan bir şehir olduğunu belirten Görmez, şunları söyledi:

“Tüm dünyaya sesleniyorum, akleden kalbiniz olsun istiyorsanız, gelin Diyarbakır’ı ziyaret edin. Diyarbakır’ın fethini düşünün, tarihini okuyun. İnsanlık tarihinin hülasası olan şehirler vardır, Diyarbekir tüm insanlık tarihinin hülasası olan bir şehirdir. Tevhit medeniyetinin merkezleri olan şehirler vardır, Diyarbakır tevhit medeniyetinin ilk merkezlerinden birisidir. Allah’ın yeryüzünün en hayırlıları olarak belirttiği Elyesa ve Zülkifl Hazretleri tevhit mesajlarını Diyarbakır’dan dünyaya ilan etmişlerdir.”

Görmez, Diyarbakır’ın hem din hem de medeniyet bulunduğu için “Medine” olduğunu, bu “Medine”nin, İslam’ın en güzel şekilde yaşanması halinde erdemliler şehri olacağını aktardı.

Diyarbakır’da erdemli kişilerin yetiştiğine işaret eden Görmez, şöyle devam etti:

“Bir hayalim olmuştu benim, valimizle o hayalimizin etrafında dolaştık. Göreve başladığım andan itibaren hep ‘Diyarbakır’da tekrar Zehebileri, Amidileri, Hattat Hamitleri, Sezai Karakoçları yetiştiren çok büyük bir ilim merkezi olsun’ hayalim vardı. Hamdolsun bir kaç ay sonra Diyarbakır’da Diyanet İşleri Başkanlığı’Uluslararası İmam Şafii Akademisi’ni birlikte açacağız. Zehebi ve Amidi’nin hocası olan Muhammed Bin İdris Eş-Şafii ismini verelim istiyoruz.”

Fetih, işgal ve sömürge kavramlarının kendi medeniyetlerinin kavramı değil, asıl fethin yüreklerin ve gönüllerin fethi olduğunu vurgulayan Görmez, “Fetih kalelerin, surların fethi değildir. Müslümanlar olarak dünyanın neresine gidersek gidelim hiçbir zaman işgalci olmadık elhamdulillah. Biz gönülleri fethetmeden surlara dokunmadık. Yürekleri fethetmeden kapılara dokunmadık. O fetih esnasında hiçbir insana haksız yere dokunmadık, ibadete çekilmiş din adamlarına dahi dokunmadık. Allah resulünün bize tavsiyesi bu olmuştur daima.” ifadelerini kullandı.

İslam şehirlerinin kan revan içerisinde bulunduğunu anlatan Görmez, dikkatli olunmadığı takdirde bu güzel şehirlerin kaybedileceğini ifade etti.

Diyarbakır’ın sahabe, tarih, alim ve şairleriyle tanındığını anımsatan Görmez, şehrin kalbini yeniden ayağa kaldırmaları gerektiğini, şehrin kalbinin 1378 senedir “Allah Allah” diyen bir kalp olduğunu belirtti.

“Bu şehir hiçbir çocuğunu feda etmemeli”

Kentin ruhunun İslam olduğunu anlatan Görmez, hiç kimsenin bu şehrin kalbini ve ruhunu bozamayacağını bildirdi.

Görmez, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Dikkat etmeliyiz artık bu şehir hiçbir çocuğunu feda etmemeli, kurban vermemeli. Hep birlikte bu şehirlerimizi yeniden erdemliler şehrine dönüştürmek için seferber olmalıyız. Çocuklarımıza ve gençlerimize sahip çıkmalıyız. Ramazan ayı geliyor, öyle bir ramazan geçirelim ki artık bu şehirlere hiçbir kötülük yaklaşmasın. Bu güzel şehir terörle ve şiddetle değil, sahabe, ulema, salihin ve evliya ile yad edilmeye devam etsin inşallah. Bundan sonra Diyarbakır’ın fethini sadece bir konferansla, iki etkinlikle değil, Diyarbakır’da yaşayan her gencimiz, çocuğumuzla okullarımızla, üniversitelerimizle, belediyemiz, valiliğimiz, müftülüğümüzle, sokaklarımız ve caddelerimizle senede bir hafta fetih haftası olarak idrak edelim ve hep birlikte 1370 yıllık şanı, şerefi, izzeti ve onuru yaşayalım ve yaşatalım. Diyarbakır, karpuzuyla meşhur denildiği zaman hep birlikte üzülelim. ‘Diyarbakır sahabesiyle, büyük tarihiyle, alimleriyle, şairleriyle meşhur’ diyelim. İnanın kentin dünyaya ve insanlığa söyleyeceği çok sözü var.”

Konuşmaların ardından hafızlık eğitimlerinin başarıyla tamamlayan öğrencilere icazetleri Diyanet İşleriBaşkanı Görmez tarafından verildi.

Konferansa, Diyanet İşleri Başkanlığı Müşaviri Abdurrezzak Ateş, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, DiyarbakırBüyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, İl Müftüsü Burhan İşliyen, kanaat önderleri ve vatandaşlar katıldı.

 



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Muhtemel Diyanet Başkan adayları Muhtemel Diyanet Başkan adayları

 Başkan Görmez: “Yeri zamanı geldiği zaman teslim edilir. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir makamdan sonra talip olduğum bir görev vardır o da ilimdir.  

 

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez görevden alınmamıştır.

Edinilen bilgilere göre BaşkanGörmez’in daha önceden planlandığı şekilde görevi iade etme söz konusudur. Diyanet karşıtı şer cephesinin elini ovuşturarak beklediği görevden alma gibi bir durum söz konusu değildir.

Bilindiği üzere Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, devleti sıfırdan kuracağını söylemiş bu bağlamda Bakanlıktaki kabine değişikliği dahil devletin bir çok kurumunda bayrak değişiklikleri beklenmektedir. Bütün kurumlarda da bayrak değişikliği sinyali verilmişti. Diyanet’te de olması bekleniyor

Hem aziz milletimizin hem de İslam dünyasının ilmi hayatına katkıda bulunmak için bir gayret içinde olacağım” açıklamasında bulundu.

Bu açıklamanın ardından muhtemel başkan adayları kamuoyunda gündeme gelmeye başladı.

Şu ana kadar sosyal medyada Diyanet‘e ilgi duyanların muhtemel başkan adayları ise şu şekilde oldu:

İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz. Edinilen bilgilere göre Müftü Yılmaz, böyle bir talebinin olmadığını dile getirdi.

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dekanı Prof.Dr. Mürteza Bedir. İsmi her ne kadar sosyal medyada çıksada dekan Bedir’in de böyle bir girişimde bulunmadığı belirtildi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emin Aşıkkutlu’nun ismi hem Ankara kulislerinde hem de sosyal medya büyük yankı uyandırdı. Başkan adayları içerisinde Sayın Erdoğan’ın görüştüğü tek isim olarak kayıtlara geçti. Aşıkkutlu’nun başkan olma ihtimali çok yüksek.

Kulislerde ismi ön plana çıkan diğer bir aday ise Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Ünal. Sayın Ünal’ın ismi son anda Ankara gündemine düştü. Külliye’de Başkan adayı olarak ismi anıldı.  Prof. Dr. Ünal’ın da başkan olma ihtimalinin yüksek olduğu konuşuluyor.
Diyarbakır İl Müftüsü Burhan İşleyen. Müftü İşleyen’in Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmezce bir şekilde değerlendirileceği belirtiliyordu. Mehmet Görmez’in Diyanet’ten ayrılacak olması ile birlikte Müftü İşleyen’in Başkan adayı olarak ismi gündeme gelmiş ise de Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı olacağı yüksek ihtimal.

Kamuoyunun Diyanet İşleri Başkanı adayı olarak konuştuğu isimler şimdilik bunlar. Şu an için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir iki güne kadar atamasını yapacağı Diyanet İşleri Başkanı için kesinleşmiş bir aday yok. Diyanet İşleri Başkanı’nın Resmi Gazetede ilan edilmesinden sonra kimin ne kadar isabet ettirdiği de böylece ortaya çıkmış olacak.

Sürprizlere açık bir atama olacak.

Rektörü Prof.Dr. Mehmet Nuri Nas, Hayatını Kaybetti Rektörü Prof.Dr. Mehmet Nuri Nas, Hayatını Kaybetti

Evinde kalp krizi geçiren Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mehmet Nuri Nas, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas, evinde kalp krizi geçirdi. İlk müdahalenin ardından helikopterle Diyarbakır’daki Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırılan Rektör Prof. Dr. Nas, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

EVİNDE KALP KRİZİ GEÇİRDİ

Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas, bugün saat 14.00 sıralarında evinde kalp krizi geçirdi.

Rektör Prof. Dr. Nas’ın rahatsızlanmasıyla sağlık ekiplerinin evinde yaptığı ilk müdehale ardından ambulansla önce Şırnak Devlet Hastanesine kaldırıldı.

TÜM MÜDAHALELERİNE RAĞMAN HAYATINI KAYBETTİ

Tedavi altına alınan Rektör Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas, daha sonra helikopterle Diyarbakır Dicle ÜniversitesiTıp Fakültesi Hastanesi’ne getirilirek tedavi altına alındı.

Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

SİYONİSTLERİN Mescid-i Aksa’ya Yönelik İhlallerine Tepkiler SİYONİSTLERİN Mescid-i Aksa’ya Yönelik İhlallerine Tepkiler

Diyarbakır İslami Sivil Toplum Kuruluşları, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’nın İsrail tarafından ibadete kapatılmasına tepki gösterdi.

Diyarbakır İslami Sivil Toplum Kuruluşları, Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’nın İsrail tarafından ibadete kapatılmasına tepki gösterdi.

Diyarbakır’da cuma namazı sonrası tarihi Ulu Cami önünde toplanan Diyarbakır İslami Sivil Toplum Kuruluşları üyeleri ve vatandaşlar İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalarını protesto etti.

Türkçe, Kürtçe ve Arapça pankartların da yer aldığı gösteride STK’lar adına konuşan Üzeyir Yuva, İslam coğrafyasının bağrına bıçak gibi saplanmış siyonist rejimin, cinayetlerine ve Müslümanların kutsallarına yönelik saldırılarına devam ettiğini bildirdi.

Geçen hafta 3 Müslüman gencinin şehit edildiğini ve Mescid-i Aksa’da cuma namazı kılınmasının engellendiğini anımsatan Yuva, Müslümanların kendi arasında yaşadığı iç çatışmaları fırsata çeviren siyonist çetenin, Kudüs ve Mescid-i Aksa’yı tamamen işgal etmenin adımlarını attığını kaydetti.

İslam dünyasından yükselecek tepkilere göre projelerini daha zalimane icra etmeyi hedefleyen işgalci siyonistlerin planlarının görüldüğünü aktaran Yuva, şöyle konuştu:

“Her geçen zaman İslam ümmetinin aleyhine işlemektedir. Bu süreci durdurmanın tek yolu, Müslümanlar arasında tesis edilecek birlikteliktir. Bir gerçek daha var ki, Müslümanların sükut hali, siyonist çetelerin işlediği cinayetlere zemin hazırlamaktadır. İşledikleri her cürümün, akıttıkları her Müslüman kanının kimseyi rahatsız etmediğini gözlemleyen siyonist rejim, pervasızlığını artırmakta ve Müslümanlara yönelik saldırılarında daha acımasız olabilmektedir. İşgalcilerin İslam topraklarında yaptıkları barbarlıklar, vahşetler gözler önündeyken, sessiz kalmanın gayretullaha dokunacağının farkında olmak gerekir.”

“Gün geçmiyor ki Kudüs sokaklarında bir Müslüman genç bacımız, yetişkin bir erkek kardeşimiz siyonist çetenin hedefi olmasın.” diyen Yuva, Müslümanların bir yandan en acımasız şekilde katledildiğini, diğer yandan da zindanlarda en aşağılık koşullarda esir tutulduğunu ifade etti.

Yuva, bugün işlenen cürümleri ne kendileri ne de yarın gelecek çocukların unutmayacağını ve hesabını sormak için gün sayacaklarını vurguladı.

Dünya kamuoyunun 70 yıldır siyonist işgalcilerin zalimliklerine karşı tutumunun belli olduğunu kaydeden Yuva, bu terör şebekesinin katliamlarına karşı öteden beri üç maymunları oynayan batı dünyasından bir şey beklemediklerini belirtti.

İslam ülkelerinin Müslümanların kutsalına, mahremine el uzatan, işgal eden siyonistlere karşı artık gereken tavrı göstermesi gerektiğine işaret eden Yuva, şöyle devam etti:

“Kimi körfez ülkeleri siyonizmin asıl amacını görmeli, direk veya dolaylı olarak onların projelerinin bir parçası olmayı bırakmalıdır. İslam coğrafyasının zenginliklerini siyonizme ve hamisi emperyalistlere taşımaktan vazgeçmelidir. Siyonist fitnenin tüm coğrafyamızı kuşattığı görülmelidir. İşgal altındaki Kudüs’te, Mescid-i Aksa’nın kutsiyeti çiğnenirken, medyanın olup biteni birkaç dakikalık haberle geçiştirmesi, küçük puntolarla görmesi, toplumun dikkatinden kaçırılması da ibretliktir. İşgalin Filistin sınırları dışına taştığı, zilletin, hangi mevkilerde köleliğe dönüştüğüne bir kez daha şahitlik ettiğimiz bugünlerde zalime karşı yüksek sesle burada olduğumuzu haykırıyoruz.”

İzinsiz Protestoya Polis Müdahalesi: 32 Gözaltı İzinsiz Protestoya Polis Müdahalesi: 32 Gözaltı

DİYARBAKIR’da, aralarında ihraç edilenlerin de bulunduğu KESK’e bağlı sendikaların KHK kararlarını protesto için yapmak istedikleri basın açıklamasına OHAL kapsamında polis izin vermedi.

DİYARBAKIR’da, aralarında ihraç edilenlerin de bulunduğu KESK’e bağlı sendikaların KHK kararlarını protesto için yapmak istedikleri basın açıklamasına OHAL kapsamında polis izin vermedi. Polis müdürü ile sendika temsilcilerinin konuşmasından bir sonuç çıkmayınca açıklama yapmalarına OHAL nedeniyle izin verilmeyen sendikalılar, oturma eylemi yapınca polis 32 kişiyi gözaltına aldı.

Aralarında 14 Temmuz’da çıkarılan KHK ile ihraç edilen kamu görevlilerinin de bulunduğu KESK’e bağlı sendikalar, KHK kararlarını protosto etmek için yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı Yenişehir İlçesi Ofis semtinde basın açıklaması için toplandı. Polis müdürü, sendika temsilcilerine OHAL kapsamında toplantı, gösteri, yürüyüş ve basın açıklamalarının yasak olduğunu ve açıklamaya izin vermeyeceklerini dağılmamaları halinde müdahale edileceğini söyledi.   Sendika temsilcileri ise, arkadaşlarının KHK ihraç edildiğini dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yapmak istediklerini belirterek kötü bir niyetlerinin olmadığını söyledi.

Polis müdürü bu kez sendika temsilcilerine, “Eğer gerçekten iyi niyetliyseniz OHAL komisyonu kuruldu, arkadaşlarınızla ilgili dilekçeleri vererek hakkınızı arayabilirsiniz.  Eğer kanuni olarak hakkınızı aramak adına kanunsuz bir eyleme girerseniz. Biz size müdahale etmek zorunda kalacağız. Şu an bir suç teşkil ediyorsunuz. Hukukta bir kural vardır. Usul esastan önce gelir. Usulen sizin yaptığınız iş yanlış, çünkü bir yasak var. Ben kanun adamıyım size kanundan bahsediyorum lütfen açıklamanızı kendi şubenizde yapın” dedi.

Sendika temsilcisi ise polis müdürüne “Ama bu size göre, bize göre öyle değil. Hukuk tek taraflı olmaz müdürüm. Biz tatlılıktan yanayız. iyi niyetliyiz” dedi.

Üst üste gruba uyarılarda bulunan polis müdürü, “Son kez sizi uyarıyorum 150 metre ileride şubeniz var lütfen açıklamanızı kapalı alanda yapın” diyerek grubun yanından ayrıldı.

Kalabalık daha sonra basın açıklaması yapamadıklarını belirterek oturma eylemine geçti. Polis oturma eylemine geçen gruba müdahale ederek, KESK üyelerini gözaltına aldı. Gözaltına alınmak istemeyen ve direnenlere polis kelepçe takarak polis minibüsüne bindirirken, yaşanan arbedede 32 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan KESK üyeleri Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne götürüldü

Diyarbakır ve Bingöl’de Demokrasi Nöbeti Devam Etti Diyarbakır ve Bingöl’de Demokrasi Nöbeti Devam Etti

Diyarbakır ve Bingöl’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında vatandaşların demokrasi nöbeti devam etti.

DİYARBAKIR – Diyarbakır ve Bingöl’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında vatandaşların demokrasi nöbeti devam etti. Kurum ve sivil toplum kuruluşları standlarında halka ikramlar sundular. Alandaki vatandaşlar ilahiler  söyleyip, şiirler ve   Kur’an-ı Kerim okudular. Şehitlerin fotoğrafları sinevizyon gösterisi eşliğinde gösterilirken duygulu anlar yaşandı. Bir çok kişi özellkle bayanlar gözyaşlarına hakim olamadı. En sonunda Diyarbakır Valisi başta olmak Üzere kurum amirleri sahneye çıkıp halkı selamladılar. Halk yavaş yavaş dağılmaya başladı. Diyarbakır halkı şehitlerini böyle andı.



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler