Diyarbakırlı besiciler kurbanlık hazırlıklarına devam ediyor

Diyarbakırlı besiciler kurbanlık hazırlıklarına devam ediyor
Diyarbakırlı besiciler kurbanlık hazırlıklarına devam ediyor

Kurban Bayramına bir aydan az bir süre kala Diyarbakırlı besicilerin hazırlıkları devam ediyor.

Kurban Bayramına bir aydan az bir süre kala Diyarbakırlı besicilerin hazırlıkları devam ediyor. Bu yıl 55 büyük ve 140 küçükbaş olmak üzere kurbanlık besleyen besici Faik Avcı, Antalya‘ya götüreceği kurbanlıklarına gözü gibi bakıyor.

Kocaköy ilçesinde besicilikle uğraşan 33 yaşındaki Faik Avcı 9 yıldır kurbanlık işi yapıyor. Her yıl aldığı büyük ve küçükbaş hayvanları besleyerek Diyarbakır’dan Antalya’ya götüren Avcı, 11 ay boyunca kurbanlıklara gözü gibi bakıp Kurban Bayramı’nda satarak ailesini geçindiriyor.

“Geçen sene hiç tadı yoktu”

Besici Faik Avcı, beklentilerinin 11 ay kurbanlıklara bakıp Kurban Bayramı’nda emeklerinin karşılığını almak olduğunu söyledi. Satışların bu sene çok iyi olmayacağını düşündüğünü belirten Avcı, “9 yıldır Antalya’ya kurban götüren biriyim, küçükbaş, büyükbaş hayvan götürüyorum. Geçen sene hiç tadı yoktu iyi değildi. Bu sene daha krizli geçecek gibi düşünüyorum. Vatandaş alamıyor ikincisi bu da besicilere yansıyor. Müşterinin olmamasından dolayı bize yansıyor. Yem fiyatlarının artmasından maliyetleri yüksek olduğu zaman kurbanlığa da yansıyor. Ben bu sene 55 büyükbaş götürmeyi düşünüyorum. 140 tane de küçükbaş götüreceğim. Geçen senede 60 tane büyükbaş götürdük. Yine 140 küçükbaş götürdük. Bu sene hayırlısıyla ayın 27’sinde gideceğiz Tarım ve Orman Bakanlığı öyle bir yasa çıkartmış ayın 27’sinde Antalya’ya gideceğiz” dedi.

“Vatandaş kurbanlıkların resmi evraklarını görmesi lazım”

2017’de bayrama iki gün kala kendilerinin her sene gittiği yerde insanların olmamasından dolayı şok olduklarını aktaran Faik Avcı, sözlerine şöyle devam etti:

“2018 bize 2017’yi arattı. Durum öyle gösteriyor ki 2019 daha kritik geçecek. Doğrusunu söylemek gerekirse korkuyorum kurbanlıklar biter mi bitmez mi onun korkusunu yaşıyorum. Geçen sene büyükbaş 6 bin liradan başlıyordu 13-14 bine kadar çıkıyordu. Küçükbaşlar ise bin liradan başlayıp bin 600, bin 700, 2 bine kadar da değişiyordu. Ama bu sene küçükbaşların maliyetine baktığımız zaman küçükbaşların bin 600 liranın altına düşmemesi lazım. Eğer bin 600 altına düşerse bize bir şey kazanamayacağız. Çünkü küçükbaşın maliyeti aşağı yukarı hesapladığımızda bin 400 liraya bize mal oluyor. Yani bunun masrafıyla, gittiğimiz yer ücretiyle. Bu hayvanın en kötüsüyle bin 600 liraya vermem lazım. Kurbanlık için küçükbaşın 1 yaşını doldurması gerekiyor kurbanlık aldıkları yerden hayvanın resmi evraklarını görmeleri, talep etmeleri gerekiyor. Büyükbaşa da gelince 1. madde kapak açması dediğimiz, zaten herkes bilmiyor, kapağında iki tane ön dişleri büyük olması gerekiyor ki kapak açmış sayılsın. Eğer aşağıdaki dişler aynı boyda ise kapağı açmamış o hayvan kurban olmuyor. Onun içinde tarım tarafından verilmiş kurbanlık sevkiyatı raporu görmeleri lazım o hayvanın küpelerine bakıp o hayvanın raporu isteyecekler ve hayvanın kurbanlık olup olmadığını görecekler.”



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Çikolatadan ölen çocuğun annesi: “Bunlar cinayet aleti” Çikolatadan ölen çocuğun annesi: “Bunlar cinayet aleti”

Diyarbakır’da şırıngalı çikolata kapağının nefes borusuna kaçması sonucu 7 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti.

Diyarbakır‘da şırıngalı çikolata kapağının nefes borusuna kaçması sonucu 7 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti. 7 yaşındaki Umut’un annesi Gülşen Bilgi, bunların cinayet olduğunu belirterek yetkililerin duruma el atmasını istedi.

Yenişehir ilçesi Seyrantepe Mahallesinde yaşayan 7 yaşındaki Umut Bilgi, 25 Kasım 2019’da okul çıkışında, okul yakınında bir marketten aldığı şırınga şeklindeki çikolatanın kapağının nefes borusuna kaçması sonucu ambulansla Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı. 9 gün yaşam mücadelesi veren 7 yaşındaki Umut Bilgi, 5 Aralık 2019 tarihinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

 

Oğlunu kaybeden acılı anne Gülşen Bilgi, yaşadıkları olayı  anlattı. Oğlunun saat 18.00 sularında okuldan eve geldiğini belirten anne Bilgi, “O esnada bende yemek hazırlamıştım. Yemek yiyecektik evde ekmek yoktu, ekmek alması için para verecektim, bu şırınga da elindeydi çikolatasını yiyordu. Şırıngayı lavabonun üzerine bıraktı, parayı verdim çıkıp gidiyordu, kapının önündeydik. İki merdiven aşağı indi sonra tekrar bana geri döndü, o sırada demek ki bu boğazına kaçtı. Bana döndü paniklemişti, nefes alamıyor zorlanmaya başladı, çırpınmaya çalıştı. Ne oldu dedim hiçbir ses çıkaramadı, nefes alamıyordu konuşamadı da. Ne yaptın sen dedim, dememle demek ki şırınganın başındaki parça ağzına atmıştı, boğazına değil de nefes borusuna kaçmıştı. O anda ben de ne yapacağımı bilemedim, soğuk kanlı olmaya çalıştım başını eğdim, sırtına vurdum bağırmamla komşular geldi. Komşular da yardım ettiler, sırtına vurdum hiçbir şey fayda etmedi, tekrar kaldırdım ayağıyla hala çırpınıyordu, kendisi de çıkarmaya çalışıyordu. Anne çıkar diye eliyle işaret ediyordu. Sırtına vurdum olmadı karnına bastırmaya çalıştım, kucağıma aldım, karnına bastım. O da olmadı, en son parmağımı ağzına kattım boğazına kadar götürdüm, hiçbir şey gelmedi. Yan komşum elimden aldı o da çabaladı olmadı, komşum oğlunu çağırdı. Oğluna verdi al koş hastaneye dedi, hastaneye koşmasıyla bende hastaneye koştum, çocuğu caddede kucağımızda gördüler bir ağabey durdu, arabayla gel binin dedi hastaneye götürelim dedi. Diğer arabalar da durdu beni de aldılar bende gittim. Hastaneye yetişmeye çalışıyorduk ama bütün kırmızı ışıklar bize durdu. Hastaneye yetişene kadar arada ne kadar zaman kaybettik bilmiyorum ama ilk önce çocuk hastanesine gittik” dedi.

“HASTANEDE OĞLUMUN OMZUNDAN YUKARISI MOSMORDU”

Oğlunu hastanede sedyeye yatırdıklarını kaydeden acılı anne Bilgi, “Oğlumun omuzundan yukarı mosmordu. Orada müdahale ettiler, o sıra benim paniklemem ve ağlamamla beni dışarıya çıkarttılar. Onlar da baya bir müdahale etti, bütün doktorlar ve hemşireler oraya geldi. Onlar da çıkaramadılar, bizi Dicle Üniversitesi’ne sevk ettiler. Ambulansla çocuğumu götürdüler ben de başka bir araçla gittim, gittiğimde içeri almışlardı. Orada da tekrardan müdahale ettiler. Kulak burun boğaz doktoru geldi o da çıkaramadı, cihazlarla çıkarmaya çalıştılar çıkaramadılar. Acilen ameliyata aldılar, ameliyatta ilk önce nefes borusunu delip nefes almasını sağladılar. Daha sonra kalbini çalıştırmışlardı, 1 buçuk saat ameliyat sonrasında o parçayı çıkardılar. O sırada doktor nefes alamadığını, kalbinin de durduğunu söyledi oksijen beyne gitmedi dedi. Hasar kaldı mı kalmadı mı bilmiyoruz dediler, birkaç gün uyutacağız dediler, uyuttular ama hiçbir fayda etmedi” diye konuştu.

9 GÜNLÜK YAŞAM SAVAŞINI KAYBETTİ

Oğlu Umut’un 9 günlük yaşam savaşını kaybettiğini kaydeden Gülşen Bilgi, “8 gün kaldık hastanede 9. gün öldüğünü söylediler. Okuldan çıkışta bir bakkal var oradan almış, amcası oğluyla beraber almışlar. Yolda eve gelene kadar baya bir çikolatasını yemişti zaten. Bu tür şeylerin zararlı olduğunu biliyorlar, bunun gibi birçok şey yapıyorlar küçük parçalar, benim oğlum 7 yaşındaydı ama ondan daha küçük çocuklar da alıp yiyor. Bu tür şeyler icat edilmemesi lazım, yapılmaması lazım bunlar resmen cinayet aleti, ben bile korkarım şu küçük parçayı ağzıma koymayı. Boğazına girseydi yutardı ya da tekrar dışarı çıkarırdı ama oğlumun nefes borusuna kaçmıştı. Kapak gibi nefes borusunu kapatmıştı. Biz hepsinden şikayetçiyiz” şeklinde konuştu.

Mert’in ölümüne neden olan o parça otopsiyle çıkarıldı Mert’in ölümüne neden olan o parça otopsiyle çıkarıldı

Ankara’da 7 yaşındaki Mert Yağız Köksal’ın nefes borusuna kaçarak ölümüne neden olan şırınga çikolatanın kapağı otopsiyle çıkarıldı. Parçada diş izine benzer ısırık izi olduğu görüldü.

Ankara‘da kantinden aldığı şırınga şeklindeki oyuncak sıvı çikolatayı yerken fenalaşarak hayatını kaybeden Mert Yağız Köksal’ın nefes borusuna kaçarak ölümüne neden olan şırınga kapağı otopside çıkarıldı. Şırınga kapağı, yürütülen soruşturma kapsamında incelenecek.

Ankara’nın Keçiören ilçesindeki Şehit Ahmet Kabukçu İlkokulunda okuyan 7 yaşındaki Mert Yağız Köksal, saat 08.30’da okul kantininden aldığı şırınga şeklindeki oyuncak sıvı çikolatayı yediği sırada nefes alamayarak fenalaştı. Hastaneye kaldırılan küçük çocuk, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

NEFES BORUSUNA KAÇAN KAPAK OTOPSİDE ÇIKARILDI

Adli Tıp Kurumunda yapılan otopside çocuğun nefes borusuna kaçan parça çıkarıldı. Parçada diş izine benzer ısırık izi olduğu görüldü. Mert’in ölümüne ilişkin soruşturma ise sürüy

ŞIRINGA ÇİKOLATANIN ÜRETİCİSİ KONUŞTU

Ankara ve Diyarbakır’da 2 çocuğun ölümüne neden olan ‘şırınga çikolata’ üretimi yapılan firmanın mali işler müdürü Yüksel Uçkun, “Ürünümüz Tarım ve Orman Bakanlığı’nın izni ile üretilmektedir ve birçok ülkeye ihraç edilmektedir” dedi.

AYNI NEDENDEN 2 ÇOCUK ÖLDÜ, ÇİKOLATALAR TOPLATILIYOR

Ankara’da dün şırıngalı çikolatanın kapağının boğazına kaçması sonucu hayatını kaybeden ilkokul öğrencisi Mert Yağız’ın ardından, Diyarbakır’da da Umut Bilgi isimli bir çocuk yaşamını yitirdi. Ankara ve Diyarbakır’da iki çocuğun şırınga şeklindeki çikolatanın kapağının boğazına kaçması sonucu hayatını kaybetmesi üzerine okul kantinlerinde denetimler yapılıyor. Ümraniye’de zabıta ekipleri gittikleri okullarda denetim gerçekleştirdi. Bir okulun yakınındaki bakkalda bulunan şırınga çikolatalar ise işlem yapılarak yediemine götürüldü.

 

Abdulkadir ve Hatice Ceylan çifti oğulları Cafer’e kavuştu Abdulkadir ve Hatice Ceylan çifti oğulları Cafer’e kavuştu

DİYARBAKIR’da HDP İl binası önünde haftalardır oturma eylemi yapan Hatice Ceylan, terör örgütünün elinden kurtarılan oğlu Cafer’e kavuştu.
Diyarbakır’da terör örgütü tarafından dağa kaçırılan çocukları için oturma eylemi yapan 58 aileden biri olan Hatice-Abdulkadir Ceylan çifti, 8 Ekim´den beri sürdürdükleri eylemin sonucunda çocukları Cafer´e kavuştu. Terör örgütünün elinden kurtarılan Cafer Ceylan, Şanlıurfa´dan Diyarbakır´a getirildi. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü´nde gözaltında tutulan Ceylan´ın işlemleri devam ederken, annesi Hatice Ceylan ve babası Abdulkadir Ceylan´la görüştürüldü. Görüşmede duygu dolu anlar yaşandı.
Cafer Ceylan´ın emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Diyarbakır annesi Hatice Ceylan, kurtarılan oğluna kavuştu Diyarbakır annesi Hatice Ceylan, kurtarılan oğluna kavuştu

DİYARBAKIR’da HDP İl binası önünde haftalardır oturma eylemi yapan Hatice Ceylan, terör örgütünün elinden kurtarılan oğlu Cafer’e kavuştu

DİYARBAKIR‘da HDP İl binası önünde haftalardır oturma eylemi yapan Hatice Ceylan, terör örgütünün elinden kurtarılan oğlu Cafer’e kavuştu.

Diyarbakır‘da terör örgütü tarafından dağa kaçırılan çocukları için oturma eylemi yapan 58 aileden biri olan Hatice-Abdulkadir Ceylan çifti, 8 Ekim’den beri sürdürdükleri eylemin sonucunda çocukları Cafer’e kavuştu. Terör örgütünün elinden kurtarılan Cafer Ceylan, Şanlıurfa’dan Diyarbakır’a getirildi. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde gözaltında tutulan Ceylan’ın işlemleri devam ederken, annesi Hatice Ceylan ve babası Abdulkadir Ceylan’la görüştürüldü. Görüşmede duygu dolu anlar yaşandı.Cafer Ceylan’ın emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Büyükelçilerden, HDP önündeki umutlu annelere ziyaret Büyükelçilerden, HDP önündeki umutlu annelere ziyaret

9 ülkenin Ankara büyükelçiliklerinden görevliler ve ailelerinin yer aldığı heyet, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan aileleri ziyaret etti.

9 ülkenin Ankara büyükelçiliklerinden görevliler ve ailelerinin yer aldığı heyet, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan aileleri ziyaret etti.

Mardin’den kara yoluyla Diyarbakır‘a gelen Ukrayna Büyükelçisi Andrii Sybiha, Romanya Büyükelçisi Gabriel Catalin Sopanda, KKTC Büyükelçisi Kemal Köprülü, İran Büyükelçisi Mohammad Farazmand, Irak Büyükelçisi Hasan al-Janabi, İngiltere Büyükelçisi Dominick John Chilcott, Hindistan Büyükelçisi Sanjay Bhattacharyya ve Kırgızistan Büyükelçisi Kubanychbek Omuraliev ile Polonya Büyükelçiliği Müsteşarı Robert Przemyslaw Trzeciak ve beraberindekiler, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle 97 gündür HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti tutan Diyarbakır annelerinin oturma eylemi yaptığı çadıra geçti.

Burada aileler teker teker yaşadıklarını ve duygularını aktardı. Anneler ve babalar, HDP ve PKK terör örgütünün bağlantılı olduğunu ve çocuklarının HDP aracılığıyla dağa gönderdiğini dile getirdi.

“Bu Kürt meselesi değil”

Oturma eylemine kuzeni için katılan Aysel Bozkurt, “Avrupa’da bunu Kürt meselesi olarak görüyorlar aslında bu bir Kürt meselesi değil. Biz Kürt halkı olarak burada oturuyoruz ama çocuklarımızı Kürt meselesi olarak altın tepsilerle örgüte sunuyorlar.” dedi.

Yaşadıklarının bir kader olmadığını ve çocuklarının öldürülmesini istemediklerini ifade eden Bozkurt, çocuklarının okuyup kalem tutmasını, güzel bir yere varmasını istediklerini kaydetti.

“Bu biz annelerin kaderi değil, artık mezar taşlarına sarılıp da ağlamak istemiyoruz çocuklarımıza sarılmak istiyoruz.” diyen Bozkurt, bu konuda destek istediklerini belirtti.

“Oğlumu almadan gitmeyeceğim”

Diyarbakır’da 4 yıl önce 15 yaşındayken dağa kaçırılan oğlu Özkan için oturma eylemini sürdüren baba Süleyman Aydın ise şunları dile getirdi:

“Buraya geldiniz için teşekkür ediyorum acılarımızı paylaştınız. Oğlum 2015 yılı çözüm sürecinde Diyarbakır Sur ilçesinde kandırılarak HDP il başkanlığına getiriliyor. HDP il başkanlığından dağa gönderiliyor. HDP çocuklarımızın götürülmesini kabulleniyorlar. Bizi tehdit ediyorlar. Bize bu eylemi sonlandırın diyorlar. Her gün önümüzü kesiyorlar. Oğlumu almadan gitmeyeceğim.”

Anne ve babaları dinleyen heyet daha sonra HDP İl Binası önünden ayrıl

Gümüşhane’de kamyon köprüden düştü: 1 ölü Gümüşhane’de kamyon köprüden düştü: 1 ölü

Gümüşhane’de hafriyat yüklü kamyon kontrolden çıkarak köprü korkuluklarını kırıp 15 metre yüksekten dere yatağına düştü.

Gümüşhane’de hafriyat yüklü kamyon kontrolden çıkarak köprü korkuluklarını kırıp 15 metre yüksekten dere yatağına düştü. Kazada kamyon sürücüsü hayatını kaybetti.

Edinilen bilgiye göre, Arzular Kabaköy beldesinde faaliyet gösteren bir firmada kamyon şoförü olarak görev yapan Yüksel Şimşek (55), 25 GB 220 plakalı kamyonla Tamzı köyünde bulunan taş ocağına gitmek için ilerlerken Gümüşhane-Bayburt karayolu üzerindeki Harşit-22 köprüsünde aracının kontrolünü kaybetti. Köprünün korkuluklarını kırarak 15 metre yükseklikten dere yatağına düşen kamyonda sıkışan sürücü Şimşek olay yerinde feci şekilde can verdi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri düşmenin etkisiyle kamyonda sıkışan sürücü Şimşek’in hayatını kaybettiğini belirledi.

Sürücü Şimşek’in cesedi sıkıştığı yerden Gümüşhane Belediyesi İtfaiye ekipleri ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekiplerinin çalışmasının ardından çıkarılarak Gümüşhane Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Evli ve 5 çocuk babası sürücü Şimşek’in 4 yıldır aynı firmada görev yaptığı öğrenildi.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin: