Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı

Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı
Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybedenler için Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı.

 

 

 

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybedenler için Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı.

Memur-Sen Diyarbakır Şubesi, Türkiye Gençlik Vakfı Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır İnsani Yardım Derneği ve Evrensel Hafızlar Derneğinin de aralarında bulunduğu bazı sivil toplum kuruluşlarının çağrısı üzerine Sur ilçesindeki tarihi Ulucami’de bir araya gelen vatandaşlar, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında 2 camiye yönelik saldırılardaki terör kurbanları için sabah namazı sırasında gıyabi cenaze namazı kıldı.

İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır, namaz öncesi cemaate yönelik konuşmasında terör saldırısını kınadı.

Namazın ardından cami avlusunda toplanan, aralarında sivil toplum kuruluşu üyelerinin de bulunduğu çok sayıda vatandaş, sık sık tekbir getirerek, terör saldırısına tepki gösterdi.

Sivil toplum kuruluşları adına açıklama yapan Musa Öztürk, terör saldırısının, Batı’nın kurguladığı küresel siyasetin, medya aracılığıyla yürüttükleri İslam karşıtı söylem ve eylemlerinin hem bir parçası hem de sonucu olduğunu belirtti.

Saldırının, sosyal medya hesapları üzerinden yapılan canlı yayınlarla bütün dünyanın gözü önünde gerçekleştirildiğini anımsatan Öztürk, böylelikle aynı terör eylemini yapmak niyetinde olan potansiyel teröristlerin özendirilerek Müslümanlara da korku salınmak istendiğini vurguladı.

Son bir fert kalıncaya kadar İslam’ı, kutsallarını kanlarının son damlasına kadar sahip çıkacaklarını ve yıkılması için her türlü fırsatın denendiği mescitleri canları pahasına da olsa koruyup imar edeceklerini dile getiren Öztürk, “Bizler biliyoruz ki bu alçak teröristler cesaretlerini bizim bölünmüşlüğümüzden almaktadır. Bugün değilse bu ümmet ne zaman bir araya gelecektir?” ifadelerini kullandı.

“Biz inancımız gereği Müslüman olsun ya da olmasın tek bir masumun saçının teline zarar gelmesine izin veremeyiz.” diyen Öztürk, şunları kaydetti:

“Bizim bu saldırılardan ötürü bütün Yeni Zelanda halkını sorumlu tutmamız ve onlara karşı nefret beslememiz söz konusu olamaz. Ancak bu saldırılardan Müslümanlara karşı nefret diliyle konuşan tüm siyasetçiler ve popüler ırkçı söylemin oluşmasına katkıda bulunan tüm merkezler sorumludur. Yeni Zelanda’da meydana gelen saldırıda şehit olan kardeşlerimize Cenabı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Tüm İslam alemine taziyelerimizi sunuyoruz.”



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Silvan’da silahlı kavga 6 ölü 8 yaralı Silvan’da silahlı kavga 6 ölü 8 yaralı

Alınan bilgiye göre, Diyarbakır‘ın Silvan ilçesine bağlı Gökçetevek mahallesinde ikamet eden Enver Tekin, henüz belirlenemeyen nedenle Keklikdere mahallesindeki Poyraz ailesine gelin verdiği kızı Gülşen Poyraz’ı kendi evine getirdi. Bunun üzerine Poyraz ailesi bireyleri, Gülşen’i geri almak için Enver Tekin’in evine geldi.

Burada iki aile mensupları arasında çıkan tartışma kısa sürede silahlı kavgaya dönüşürken, aynı mahallede oturan Narin ailesi mensupları da Tekin ailesine destek için geldi.

Olayda, Aziz (22), Halise, Gökhan (22) ve Münevver Narin ile Edip Okraş ve Süleyman Eleftoz hayatını kaybetti. Teğmen Yapıcı, Ferhat Tekin, Münevver Bağlı ile Ferhat, Felhat, Mevlüt, Cevat, Dukhan ve Mehmet Narin ise yaralandı.

Yaralılar Silvan ve Diyarbakır’daki çeşitli hastanelerde tedavi altına alındı.

İki kişi gözaltına alındı

Olayla ilgili bir kişi gözaltına alınırken, kavgaya karıştığı belirlenen bir şüphelinin yakalanmasına çalışılıyor.

Cenazelerin otopsi işlemlerinin ardından ailelere teslim edileceği belirtildi.

“Jandarma ekibi anons yapana kadar evden dışarı çıkmadık”

Olay sırasında bitişik evde bulunan Fatma Tekin, gazetecilere yaptığı açıklamada, olay sırasında evde uyuduklarını, yoğun silah sesiyle uyandıklarını söyledi.

“Çocuklarım ve eşim ile sürünerek banyoya sığındık.”diyen Tekin, şöyle konuştu:

“Köye gelen jandarma ekibi anons yapana kadar evden dışarı çıkmadık. Gelenleri görmedik, sadece silah sesi duyduk. Çocuklarımın psikolojisi bozuldu. Dışarı çıkınca olay yerinde kan, yaralılar ve ambulanslar vardı. Olaydan önce görümcem kocasına küsüp gelmişti. Görümcemin 2 oğlu, 1 kızı var. Kocası görümcemin evine dönmesini istiyordu. Bize gece saldırdılar. Görümcem de o sırada damda uyuyordu. Ne diyeceğimi bilmiyorum.”

Hayrat İnsani Yardım Derneği Başkanı Faaliyet  Alanlarını Anlattı Hayrat İnsani Yardım Derneği Başkanı Faaliyet Alanlarını Anlattı

Hayrat İnsani Yardım Derneği Başkanı Avukat Hakkı Aygün Derneklerinin Faaliyet Alanlarını Anlattı.

Dernek yurtiçi ve yurtdışında;
Her türlü tabii afetler, deprem, sel, kıtlık ve benzeri felaketler ile her türlü savaş vb. sebeplerle mağdur olmuş, sıkıntıya düşmüş, felakete uğramış, mülteci durumuna düşmüş, yaralanmış, sakat kalmış, hastalanmış, yolda kalmış, aç ya da açıkta kalmış, evlerini ve yurtlarını kaybetmiş, korumasız kalmış afetzedeler ile zulme uğramış ve her türlü yardıma muhtaç insanlara yardım eder.

Kimsesiz ve korunmaya muhtaçlara, dul ve yetimlere, şehit yakınlarına, eğitime ihtiyacı olan gençlere, sağlık yardımına muhtaçlara, engellilere yardım götürür, bu insanları yurtdışından ülkemize getirip barınma ve eğitim ihtiyaçlarını karşılar.

Yurt içinde ve yurt dışında eğitimin her kademesindeki öğrencilere, her türlü ayni ve nakdi yardım yapar, bedelli ya da bedelsiz barınma vb. ihtiyaçlarını karşılar.

Huzurevi, barınma evi, sığınma evi, yetimhaneler, rehabilitasyon merkezleri, laboratuar, hastane, klinik, dispanser, gezici sağlık ekibi, sağlık aracı, sağlık kabini, eczane ve benzeri tesisler, aşevleri, kesimhaneler, kreşler, misafirhaneler, ibadethaneler, kütüphaneler, kültür merkezleri açar, yurtlar, spor tesisleri, pansiyonlar, dinlenme amaçlı tesisler, çadır kentler, barınma yerleri, lojistik merkezleri, sosyal amaçlı mağazalar ve derneğin amacını gerçekleştirmek üzere her türlü tesisleri kurar, işletir veya açılmış olanların işletilmesine katkıda bulunur ve bu tür müesseselere her türlü ayni ve nakdi yardımda bulunur. Anaokulları, orta dereceli okullar, kolejler, lisans ve yüksek lisans düzeyinde eğitim veren kurumlar, dil merkezleri kurabilir ve işletebilir.

Faaliyet konusu ve amaçları çerçevesinde her türlü ayni ve nakdi yardım alır, mevzuat çerçevesinde yardım toplar, alınan ve toplanan yardımları dağıtır, yardım konusu işin ve amacın niteliği gereği toplanan yardımların yurtiçi ve yurtdışındaki muhtaç kimselere ulaştırır, gerektiğinde yurtiçi ve yurtdışı sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapar.

Ayni ve nakdi olarak her türlü kurban bağışını kabul eder, yurtiçinde ve yurt dışında kurban organizasyonu yapar. Kurban bedellerini yurtdışına kendisi götürebilir ve diğer ülkelerdeki STK lar ile işbirliği yapabilir.

Taşınmaz mal satın alır, bağış kabul eder, bina veya tesisler inşa eder, kiraya verir, dernek amaçları doğrultusunda tasarruf eder, gelir sağlamak amacıyla işletir. Sahip olduğu veya olacağı gayrimenkulleri kendisi kullanmadığı, işletmediği zamanlarda, bedelli veya bedelsiz, başka kurum, kuruluş veya kişilere kiralar, kullanma ve işletme hakkını devredebilir. Derneğin araç, gereç, bina tesis, arsa taşınır taşınmaz her türlü mal ve kıymetlerini, ilgili mevzuat hükümlerine göre satar, paraya çevirir, yerine yenisini alır veya gelirini dernek amacı doğrultusunda harcar. Derneğe bağış olarak gelen tarihi kıymeti haiz, antika özelliği taşıyan ve yardım malzemesi olarak değerlendirilemeyecek türdeki eşyaları, geliri dernek amaçları doğrultusunda kullanılmak üzere, müzayede veya teklif almak suretiyle satışa çıkarır.

İktisadi işletmeler, kooperatifler, vakıflar kurar ve işletir, bu tür kuruluşlara ortak olabilir, bu amaçla her türlü ticari, sınai, zirai faaliyette bulunabilir.
Yardım Toplama Kanunu ve sair ilgili mevzuat hükümleri dâhilinde ayni ve nakdi bağış kampanyaları başlatır ve yürütür.
Yardımlaşma sandığı kurabilir ve çalıştırabilir.

Mevzuat dâhilinde her seviyede eğitim ve öğretim kurumları (İlköğretim, Kolej, Yüksek Okul, Üniversite, Enstitü, Kurs, Yurt, Kütüphane, Bilimsel Araştırma-Geliştirme ve Dokümantasyon Merkezleri, müze, arşiv) sosyal, kültürel ve spor tesis ve merkezleri açar.

Dernek üyelerinin, çalışanlarının, gönüllülerin yaptıkları işlerle ilgili bilgi ve becerilerini geliştirmek için yurt içinde ve gerektiğinde yurt dışında eğitim almalarını sağlar, ihtiyaca göre yabancı dil eğitimi aldırır. Gönüllülerin yaptığı iş ve hizmetlerle ilgili yol, barınma, konaklama vb. masraflarını karşılar.
Bilimsel toplantılar düzenler, gözlemler yaptırır, raporlar hazırlatır, bilimsel araştırma, geliştirme ve uygulama merkezleri kurar ve işletir. Bu konularda kişisel veya kurumsal olarak çalışma yapanlara mali destek sağlar.

Amaç ve faaliyeti çerçevesinde ihtiyaç sahiplerini tanıtmak ve gerekli desteği sağlamak amacıyla yurtiçi ve dışında sesli ve görüntülü yayınlar yapar, basın açıklamalarında bulunur. Yapılan yardım kampanyaları ile ilgili sesli ve görüntülü programlar düzenler.

Tanıtım ve teşvik amaçlı fuarlar, sempozyumlar, paneller, yarışmalar, çekilişler, yardımlaşma toplantıları, spor organizasyonları, müzayedeler organize eder. Kitap, broşür, dergi, bülten ve benzeri yayınları çıkarır. Tanıtım amaçlı promosyonlar yaptırır ve seyahatler düzenler. Anma geceleri ve konserler organize eder. Dünyadaki medya kuruluşları ile işbirliği yapar, yurt içi ve yurtdışı telefon operatörleri ile kampanyalar yapar.

Uluslararası faaliyette veya işbirliğinde bulunabilir, yurt içinde ve dışında temsilcilik veya şube açabilir, yurt içinde ve dışında dernek veya üst kuruluş kurabilir veya yurt içinde ve dışında kurulmuş dernek veya kuruluşlara katılabilir.

Yurt içinde veya dışında benzer amaçlarla faaliyet gösteren; dernek, vakıf vb. kurum veya kuruluşlarla işbirliği yapar, gerektiğinde onları destekler veya destek alır. Federasyon, konfederasyon, platform, birlik, üst kuruluş kurar. Birliklere, üst kuruluşlara, platformlara üye olur.

Yurt içindeki ve dışındaki kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, özel kuruluşlar, ajanslar, birlikler, üniversiteler, vakıflar, dernekler, meslek odaları, sendikalar, federasyonlar, konfederasyonlar ile iş birliği yapar.

Birleşmiş Milletler, İslam Konferansı Teşkilatı vb. uluslararası kuruluşlar ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK) nezdinde işbirliği ve çalışmaları yürütür.

Derneğin Faaliyet Alanı

Dernek; sosyal yardım, insani yardım, yardımlaşma ve dayanışma, kültür, eğitim ve sağlık alanlarında yurt içinde ve yurt dışında faaliyet gösterir.

Başkanlarının görevden alınması için siyasi partiler ne diyor? Başkanlarının görevden alınması için siyasi partiler ne diyor?

İçişleri Bakanlığının HDP’li belediye başkanları Adnan Selçuk Mızraklı, Ahmet Türk ve Bedia Özgökçe Ertan’ı, seçildikten yaklaşık 5 ay sonra görevden alması siyaset gündemine damgasını vurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, olağanüstü hal dönemindeki uygulamalara, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra da devam edileceği yönündeki mesajları, dün açıklanan kararla ilk kez yaşama geçti. Şimdi Ankara kulislerinde kapsamın genişleyip genişlemeyeceği ve özellikle diğer muhalefet partilerine uzanıp uzanmayacağı tartışılıyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NE DİYECEK?

AK Parti yöneticileri yaptıkları ilk açıklamalarda HDP’li başkanların görevden alınmasının hem hukuka, hem de kamu vicdanına uygun olduğunu söyledi. Parti yetkilileri, görevden alınmaları, İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına uygun olarak 3 büyükşehir belediye başkanının “terör örgütü PKK ile bağlantılarına” dayandırdı. Çok sayıda belediye çalışanı ve HDP yöneticisini de kapsayan belediyelere yönelik operasyonların kapsamı ile ilgili şimdilik net bilgi veriliyor. Bu konuda gözler Perşembe günü partisinin belediye başkanları ile toplantı yapacak olan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çevrildi. Yerel seçimler öncesi sık sık “terörle ilişkileri tespit edilen” belediyelere yeniden kayyım atayacakları mesajını verdiği bilinen Erdoğan’ın, belediye başkanları toplantısındaki sözlerinin, bundan sonraki sürecin şekillenmesinde büyük rol oynayacağına dikkat çekiliyor.

 

 

BİZE YAPILAN İMAMOĞLU VE YAVAŞ’A DA YAPILABİLİR

Yerel seçimlerde başta Ankara, İstanbul olmak üzere, Batı illerinde aday çıkarmayarak CHP adaylarını destekleyen HDP’liler, görevden almalar karşısında bu partiden güçlü destek ve tepki beklediklerini belirtiyorlar. HDP sözcüleri, yerel seçimlerde işbirliği yapan “demokrasi güçleri”nin bu görevden almalar karşısında sessiz kalması halinde, sıranın diğer muhalefet partilerine, özellikle de CHP’ye gelebileceğine dikkat çekiyorlar. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan HDP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yerel seçimlerden sonra yaptığı açıklamalarla bu görevden almaların işaretini verdiğini ve o nedenle de sürpriz olmadığını belirtirken, “Bundan sonra yenileri olabilir mi derseniz, olabilir… Çünkü aslında hukuki, anayasal, yasal bir durum yok” görüşünü dile getirdi.

HDP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç

“MİLLETİN İRADESİ GASP EDİLİYOR”

AK Parti’nin sandıkta kazanamadığı belediyeleri, kayyımla ele geçirdiğini savunan Oluç, AK Parti’nin bu girişimlerden sonuç alamayacağını belirtirken, yerel seçimlerde güç birliği yapan “demokrasi güçleri dayanışması”nın önemine işaret etti: Bu iktidarın karşısında muhalif olan herkes bir adım daha ileri atarak demokrasi mücadelesi ve ortaklığını güçlendirmeli, dayanışmasını büyütmelidir. Çünkü bugün üç büyükşehirde Van, Mardin, Diyarbakır’da yaşananlar aslında bir tek bize yapılmadı. Yarın İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na, Ankara’da Mansur Yavaş’a da yapılabilir. Aslında İçişleri Bakanı demiş oluyor ki, bütün büyükşehir, il ve ilçe başkanlarına diyor ki, ‘Demoklesin kılıcı gibi soruşturma tehdidini tepenizde sallandırıyorum. Eğer iktidara karşı çıkar, muhalif adımlar atacak olursanız, bir soruşturmayla da sizi görevden alırım’ diyor. Sandık iradesini, demokrasi iradesini yok sayıyor. Açıkça millet iradesini gasp etmiştir.

CHP’DEN SERT TEPKİ GELDİ

HDP’li 3 belediye başkanının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasına HDP’den sonra en sert tepki CHP’den geldi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK’de, OHAL dönemindeki gibi seçilmiş başkanların görevden alınarak yerlerine “kayyım başkan” atanması, “sandık hukukuna darbe” olarak nitelendiriliyor. CHP yönetimi, bu girişimlere karşı, demokratik zeminde mücadele edilmesi kararını benimserken, şimdilik bir eylem planlamıyor. Parti kaynakları, CHP’nin hangi partiden olursa olsun, sandığı ve seçmen iradesini yok sayan uygulamalara karşı tavrının net olduğunu, eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, AK Partili bazı belediye başkanlarının “metal yorgunluğu” gerekçesiyle istifa ettirilmesine de benzer tepkinin gösterildiğine dikkat çekiyorlar. CHP’de, partili belediye başkanlarına yönelik bir operasyon olasılığını güçlü görmese de, “Her şey mümkündür” değerlendirmesi yapılıyor.

“HALKLA İNATLAŞMA AK PARTİ’YE KAYBETTİRECEK”

Partide üst düzey bir yetkili, görevden almaların siyasi olduğunu, iktidar partisinin yeniden kayyım atayarak bir kez daha “halkla inatlaşmayı” seçtiğini belirtti. AK Parti’nin aynı inatlaşmayı İstanbul seçimlerini yenileterek yaptığını ve kaybettiğine dikkat çeken yetkili, “Tabii bu görevden almaları sürdürmeleri, Türkiye’yi yeniden sıkıntılı, zor bir sürece itmek demek. İstanbul’da seçimi kaybettiler, YSK eliyle darbe yapıldı, seçim tekrarlandı ve tekrar kaybettiler. Ama geldiğimiz noktada görüyoruz ki, bundan hiç ders alınmamış. Biz seçim öncesinde Türkiye’nin kutuplaşma ikliminden çıkması tavrımızı sürdürürken, iktidar kutuplaşma siyasetini sürdürüyor. Ama artık AK Parti’ye oy verenler dahil herkes bu politikalardan bıktı. Bir kez daha halkla inatlaşma, AK Parti’ye kaybettirecek” görüşünü dile getirdi.

MHP: TERÖR SUÇLARI DEVAMLILIK ARZ EDER

HDP’li belediyelere kayyım atanmasına destek veren AK Parti’nin ittifak ortağı MHP, aday olmalarına vize verilen belediye başkanlarının seçildikten 5 ay sonra görevden alınmasını, “terör suçlarının devamlılık arz etmesine” bağlıyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, görevden alınan belediye başkanları ile ilgili “terör örgütü üyeliği, kuruculuğu, propandası yapma, kamuya ait değerleri terör örgütüne yardım için kullanma” suçlamaları olduğuna dikkat çekerek; gerek Anayasa, gerekse Belediyeler Yasası’na göre bunların, görevden almayı gerektirecek suç oluşturduğunu söyledi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız

Muhalefet partilerinden gelen “Haklarında soruşturma varsa, suçlularsa, adaylıklarına neden izin verildi?” eleştirilerine de yanıt veren Yıldız, “Elbette, 31 Mart’tan önce bunların suçu bilinmiyor muydu?’ denilebilir. Ama terör suçları devamlılık arz eder, kaldı ki 31 Mart’tan sonra da bunların suç işlemeye devam ettikleri görülüyor, görevden alınma gerekçelerinde bunlar belirtiliyor. Terör örgütüne 1 gün yardım etmekle 100 gün yardım etmesi arasında fark yoktur, o nedenle görevden alınmaları doğrudur” görüşünü dile getirdi.

İYİ PARTİ: ADAY OLMALARINA İZİN VERİLMEMELİYDİ

Yerel seçimlerde CHP ile ittifak yapan ve HDP’ye mesafeli duruşuyla bilinen İYİ Parti’de de kayyım atamaları dikkatle izleniyor. HDP’nin “terörle arasına mesafe koyması”gerektiğini sık sık dile getiren parti yetkilileri, aday olmalarında engel görülmeyen belediye başkanlarının seçildikten sonra görevden alınması yerine, aday olmalarına vize verilmemesi gerektiği görüşünde. İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, herkesin hukuka uygun olarak siyaset yapma zorunluluğu olduğunu ve “seçilmiş başkanım diyerek terör örgütüyle yan yana duramayacağını” belirtti. Siyasetçilerin “terör örgütleriyle aralarına mesafe koymak” durumunda olduğuna işaret eden Ağıralioğlu ancak adaylıklarına izin verilen isimlerin sonradan görevden alınmasının Türkiye Cumhuriyeti aleyhine PKK ve HDP tarafından “kara propaganda malzemesi” olarak kullanılacağını vurguladı.

İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu

KARA PROPAGANDA MALZEMESİ VERMEK ANLAMINA GELİR

Ağıralioğlu, “Bu tür durumlarda süreçlerin çok iyi yönetilmesi lazım. Mesela, Ahmet Türk, sağlık koşulları ağırlaştığı için Devlet Bahçeli’nin teklifi ve Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla cezaevinden çıkarıldı. Ama aday oldu, sonuçta kazandı. Madem soruşturma vardı, adaylıklarının engellenmesi lazımdı. Hem adaylıklarına ve siyasi rekabete imkan verip, seçildikten sonra görevden almak, PKK ve HDP’nin ‘Siz seçilseniz bile Türkiye Cumhuriyeti devleti size görev yaptırmaz’ kara propagandasına malzeme vermek anlamına gelir. Madem soruşturma var, tartışmalı bir durum var, ‘Menfi şekilde sonuçlanırsa görevden el çektirilecekler, bu durumda seçmen cezalandırılmış olacak’ deyip adaylığına izin vermezsiniz” değerlendirmesini yaptı

Bakan Soylu, HDP’li belediyelere görevlendirmeyle ilgili konuştu: Siyasi değil Bakan Soylu, HDP’li belediyelere görevlendirmeyle ilgili konuştu: Siyasi değil

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, HDP’li Diyarbakır, Van ve Mardin Belediyelerine kayyum atanması hakkında konuştu. Soylu, “Görevden alma kararı siyasi değil hukuk çerçevesinde idari bir karar” dedi.

Katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, DiyarbakırMardin ve Van‘ın HDP’li belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyum atanmasıyla ilgili, “Görevden alma kararı siyasi değil hukuk çerçevesinde idari bir karar. Burası bir hukuk devleti. Bir taraftan terör örgütü tutacak belediyeleri kendine merkez haline getirecek, adayları belirleyecek, oradan kendine finansman sağlayacak, devlet bunları görecek. Mahkemeler bu konuda dava açacaklar. Geçen dönemde görevden aldıklarımızla ilgili tutuklamalar var.” dedi.

“HİÇBİRİNDEN SES ÇIKMADI”

Soylu, terörle ilişkilendirmelerine karşın HDP’den karşı bir yanıt gelmediğini belirterek, “Hiçbirinden bir ses çıkmadı, çıkamaz da. Devlet, hukuk ve demokrasiyle beraber bir daha bir işlere girmeyin diyor. işini yapıyorsa bu tip bağlantının içinde değilse benim işim onun görevini rahat bir şekilde yapmasını temin etmektir” dedi. Soylu, önceki soruşturmaların görevden almalara gerekçe gösterildiği iddialara ilişkin ise, “Bunların hepsi mugalata. Önce açılan da var sonra açılan da var. Seçim sürecinde yapılan konuşmalar var. Polisi öldüren teröristin mezarını ziyaret ediyor. Bu bir kamu görevlisi. Ne yapalım, bırakalım mı.” dedi.

 

Soylu, terör örgütü tarafından yapılması planlanan kanlı bir bombalama eyleminin de engellendiğini söyleyerek, “Önemli bir ilimize doğru giden bombayı bugün Şanlıurfa’da yakaladık” dedi. Soylu, “Program arasında, 1 saat önce Şanlıurfa’dakinin dışında Kızıltepe’den bir ilimize giden bir bomba yakalandı. Üstelik iyi de bir patlayıcıydı” dedi.

“KAPATILMASI YARGININ KARARI”

Soylu, “Kişisel olarak HDP’nin kapatılması gerektiğini mi düşünüyornusuz” sorusuna ise “HDP bugün PKK’nın söylediğinin 1 milim dışına çıkamayacak durumdadır. Kapatılıp kapatılmaması yargının kararıdır. Bulunduğum makam birtakım şeylerin ihsas edilmesini bir şekilde durduran bir makamdır” yanıtını verdi.

“İLK KEZ BU HİZMETİ KAYYUMLARLA YAŞADIK”

Soylu, Diyarbakır, Mardin ve Van’daki bazı vatandaşların ‘Biz ilk kez hizmeti bu kayyumlarla yaşadık’ dediklerini iddia ederek, “Ben uzayda yaşamıyorum. Diyarbakır, Mardin ve Vanlı dostlarımız, hemşehrilerimiz var. Seçim öncesi dahil ‘Bunların biz ne halt ettiklerini biliyoruz’ diyor oradakiler. ‘Biz ilk kez hizmeti bu kayyumlarla yaşadık’ diyorlar. Bunu oradaki vatandaşlar söylüyor. Biz orada teröre belediyeleri kullandıracak hali 1 saniye bile tutmamız devlete, millete halel getirmektir.” diye konuştu.

“EŞ BAŞKAN DEMEK DEVLETE KAFA TUTMAK DEMEKTİR”

Soylu sözlerine şöyle devam etti: “Hepsi mahkemelere sevk edildi. Kandil’i niye eleştirmiyoruz. Bakın bakalım Van’daki belediye başkanı kaç gün yerinde durmuş. Hepsini eş başkan yapıyor. Eş Başkan devlete kafa tutmak demektir. Devleti tanımıyorum demektir. Bunları PKK’yla iltisaklı olduğunu söylüyorum. Benim görevim İçişleri Bakanı olarak bunu ortaya koyabilmektir. Diyarbakır Belediye Başkanı’nın dosyası var. Gizlilik kararı var. Bu adamı nasıl tutarız, Allah bizi çarpar. kayyumların olduğu yerin yüzde 50’sinden fazlasını biz kazandık. Hakkari, Yüksekova merkez kaybetti. Diğer tarafta Şırnak’ın neredeyse Uludere’den tutun da Mardin’in Dargeçit’ine kadar biz kazandık.”

“ELEŞTİRİLERE ÜZÜLDÜM”

Soylu, Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu’nun kayyumlara tepki göstermesine ilişkin ise şunları kaydetti: “Sayın Gül Cumhurbaşkanlığı yaptı. Sayın Davutoğlu’nun ben de kabinesindeydim. İki eleştiriye hakikaten üzülüyorum. Binlerce insan seçimle gelip seçimle gidiyor. Burada konuşulan şey terör. Hukukun işlemesi ve demokrasinin korunması bizim temel sorumluluğumuzdur. PKK ile iltisaklı, terör bağlantılı birisinin tedbiren alındığı andan itibaren bir itiraz oluyorsa siyasal itirazdır. Buna sadece üzülürüm.”

MLKP AMERİKALILARLA GÖRÜŞTÜ

Öte yandan Soylu, Suriye’nin kuzeyine ilişkin de “Çok yakın zamanda, bundan 14 gün önce Suriye’nin bir tarafında bizim kırsalda bitirdiğimiz MLKP ile Amerikalılar görüştü” dedi.

Silvan’da 3 aile çatıştı: 1’i kadın 5 kişi öldü, 8 kişi yaralı Silvan’da 3 aile çatıştı: 1’i kadın 5 kişi öldü, 8 kişi yaralı

Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde gelin meselesi yüzünden üç aile arasında çıkan silahlı kavgada 1’i kadın 5 kişi öldü, 8 kişi yaralandı.

Diyarbakır Silvan‘da üç ailenin fertleri arasında gelin meselesiyle çıkan tartışma, kısa sürede silahlı kavgaya dönüştü. Kavgada 1’i kadın 5 kişi ölürken, olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi. Güvenlik güçleri de olayların büyümemesi için bölgede geniş çaplı önlem aldı.

Gökçetevek köyünde ikamet eden Enver Tekin, henüz belirlenemeyen nedenle Poyraz ailesine gelin verdiği kızı Gülşen Poyraz’ı evine getirdi. Bunun üzerine Poyraz ailesi bireyleri Gülşen’i geri almak için Enver Tekin’in evine geldi.

Burada iki aile mensupları arasında çıkan tartışma kısa sürede silahlı kavgaya dönüşürken, bu sırada Narin ailesi mensupları da Tekin ailesine destek için geldi.

ÖLENLERİN VE YARALANANLARIN KİMLİKLERİ BELLİ OLDU
Olayda, Aziz Narin (22), Halise Narin, Gökhan Narin (22) ve Edip Oğraş ile henüz ismi öğrenilemeyen bir kişi hayatını kaybetti. Cevat, Felak, Mevlüt, Burak, Münevver ve Cevat Narin ile Teğmen Yapıcı ve Fırat Tekin ise yaralandı.

GİRİŞ ÇIKIŞLAR KAPATILDI
Köy sakinlerinin haber vermesi ile olay yerine çok sayıda 112 acil sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Diyarbakır’daki çeşitli hastanelere kaldırıldı. Jandarma ekipleri köye giriş çıkışları kapatırken, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı.

İstanbul’da açıklama yapmak isteyenlere polis müdahale etti İstanbul’da açıklama yapmak isteyenlere polis müdahale etti

İçişleri Bakanlığınca Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine yapılan kayyum atamalarına tepki amacıyla İstanbul Adalet sarayı önünde basın açıklaması yapmak isteyen HDP’li milletvekillerine, polis müdahalede bulundu.

İçişleri Bakanlığınca Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine yapılan kayyum atamalarına tepki amacıyla İstanbul Adalet sarayı önünde basın açıklaması yapmak isteyen gruba, polis müdahalede bulundu.

POLİS MEMURU AYAĞINDAN YARALANDI

HDP milletvekilleri Ahmet Şık, Musa Piroğlu, Oya Ersoy, Züleyha Gülüm ve Filiz Kerestecioğlu ile bir grup avukat, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapmak istedi. Polis yetkilileri, basın açıklamasının, adliye önünde yapılmasına izin verilmeyeceğini, adliyenin karşısındaki meydana gitmeleri yönünde uyarıda bulundu. Bunun üzerine gruptakiler ile polis arasında tartışma başladı. Grubun dağılmaması üzerine polis müdahalede bulundu. Müdahale sırasında bir polis memuru ayağından hafif yaralandı. Daha sonra adliyenin karşısındaki meydanda bir araya gelen gruptakiler basın açıklaması yaptı.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin: