• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Diyarbakır’da Milyonluk Dolandırıcılık İddiası

Diyarbakır’da Milyonluk Dolandırıcılık İddiası
Diyarbakır’da Milyonluk Dolandırıcılık İddiası

Diyarbakır’da ev almak için yıllarca para biriktiren vatandaşlar, kendilerine vakıf evleri satılarak, milyonlarca TL dolandırıldı.

Diyarbakır’da ev almak için yıllarca para biriktiren vatandaşlar, kendilerine vakıf evleri satılarak, milyonlarca TL dolandırıldı. Anlaştıkları firma sahiplerden birinin intihar ettiğini, diğerlerinin ise paraları topladıktan sonra ortadan kaybolduğunu ileri süren vatandaşlar, yetkililerden sorunlarının çözülmesi için yardım istedi.

İddiaya göre, Diyarbakır’da yıllarca ev alma hayaliyle yaşayan ve bunun için para biriktiren 70 vatandaş, anlaştıkları firma tarafından kendilerine vakıf evleri satılarak, milyonlarca TL dolandırıldı. Firma sahiplerden birinin intihar ettiğini, diğerlerinin ise paraları topladıktan sonra ortadan kaybolduğunu ileri süren vatandaşlar, savcılığa suç duyurusunda bulundu. Vatandaşlar, yetkililerden sorunlarının çözülmesini istedi.

“Tapularımızı alamıyoruz”

Vatandaşlardan Fadime Atabey, herkes gibi bir ev satın aldıklarını belirterek, “Aldığımızın evlerin vakıf evleri olduğunu sonradan öğrendik. Vakıftan tapumuzu alamıyoruz. Çünkü bize satılan evleri R.Ç. satmış. R.Ç. de M.Ç. intihar ettikten sonra ortadan kaybolmuştur. Biz R.Ç. ve ailesine ulaşamıyoruz. Şu anda vakfa ait olan tapularımızı alamıyoruz. O yüzden çok mağduruz. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız ve valimize sesleniyoruz. Cumhurbaşkanımızın bu tür toplumsal mağduriyetlere kayıtsız kalmadığını biliyoruz. Bu olaya el atmasını bekliyoruz” dedi.

Vakfa 11 milyon TL borç var

Sitenin vakfa olan borcunun 11 milyon TL olduğunu aktaran Atabey, “11 milyonun 8,5 milyon TL’sini topluyorduk. Sadece 3,5 milyon TL civarında bir açığımız vardı. Site olarak belli bir miktar para toplamayı planlamıştık. Geri kalan açığımızı kapatmak için bu sitenin müteahhitlerinden destek bekledik fakat gereken desteği bunlardan alamadık. Alamayınca vakıfla görüşmelerimiz sonucu bir miktar indirim oldu. Evlerimizin fiyatları yasal seviyelere çekildi ancak bu yasal seviyelerle ikinci defa ev alma konusunda hiçbirimiz ekonomik olarak müsait değiliz” diye konuştu.

“Evler birden fazla kişiye satılmış”

Bazı evlerin birden fazla kişiye satıldığını dile getiren Atabey, şunları kaydetti:

“Biz ikinci defa evlerimizi satın alamıyoruz. Çünkü bazılarımızın evleri birden fazla kişiye satılmış. Bazılarımızın evleri maalesef vakıf tarafından satılmıştır. Çok mağduruz. Toplamda 62 ev 69 kişiye satılmış. Bugün suç duyurusunda bulunduk. R.Ç. bizzat bu paraları piyasadan toplayarak bu siteyi bitirdi. Tapularımızı alamadığımız için evlerimizde nefes alamıyoruz. Evlerimizde yaşayamıyoruz. Yediğimiz içtiğimiz hiçbir şeyden anlamıyoruz. Gerçekten çok zor durumdayız. R.Ç. ve ailesinin ortaya çıkıp bu sorunu bizimle birlikte çözmesi gerektiğine inanıyoruz. 12 kişi parasının tamamını vermiş. Mağdurların 3’te 2’si parasının da yarısından fazlasını ödemiştir. Az para verenler de tapularını yavaş yavaş almaktadır.”

“27 senelik emeğimi alıp götürdüler”

27 senelik emeğinin elinden alındığını anlatan Mehmet Sevinç, “Şu anda burada çadır kuracak kadar dahi param yok. mdan mağduriyetimizin giderilmesini istiyorum” ifadelerinde bulundu.

“Evim başkasına da satılmış”

Evinin başka birine daha satıldığı iddiasında bulunan Orhan Aktaş da şunları söyledi:

“60 bin TL ödedim. Geriye kalan parayı tapuyu aldığım zaman verecektim. Fakat M.Ç. intihar ettikten sonra evin benden başka birine daha satıldığını duydum. O şahıs da evi benden altı ay önce almış. Diğerlerinin mağduriyeti bir taraflıyken bizimki iki taraflı. Çünkü biz aynı zamanda diğer satılan adamla da yüz göz oluyoruz. Şu an ev boş. Ne ben geçebiliyorum ne o geçebiliyor. Üstüne de vakıf bu evleri satmakla bizi tehdit ediyor. Başka bir komşumuzun evi de 3 kişiye satılmış. Artık insanlar birbirine girecek. Yetkililerden bir an önce bu durumu çözmelerini istiyoruz.”



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Diyarbakır’da Futbol Turnuvası Sona Erdi Diyarbakır’da Futbol Turnuvası Sona Erdi

Diyarbakır’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Gaputaem ve Sur Kaymakamlığı tarafından düzenlenen futbol turnuvası tamamlandı.

Diyarbakır’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Gaputaem ve Sur Kaymakamlığı tarafından düzenlenen futbol turnuvası tamamlandı.

Büyük çekişmeye sahne olan turnuvada şampiyonluk ipini Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) göğüsledi. Silvanyolu üzerinde bulunan GAP Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü (Gaputaem) spor tesislerinde oynanan final maçında Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü takımını 4-1 yenen TMO İl Müdürlüğü takımı şampiyonluğa ulaştı. Gaputaem’i 7-6 mağlup eden Sur Kaymakamlığı ise turnuvayı üçüncü olarak tamamladı

Bilal Erdoğan: Bize Gerici Diyenleri 15 Yılda Utandırdık Bilal Erdoğan: Bize Gerici Diyenleri 15 Yılda Utandırdık

TÜRKİYE Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) Diyarbakır’da düzenlediği programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, “Bize gerici diyenleri utandırdık mı 15 yılda, evet. Bu ülkede alnı secdeye gittiği için gerici diyenler, ne uçak yaptırdılar, ne de araba yaptırdılar.

TÜRKİYE Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA) Diyarbakır’da düzenlediği programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, “Bize gerici diyenleri utandırdık mı 15 yılda, evet. Bu ülkede alnı secdeye gittiği için gerici diyenler, ne uçak yaptırdılar, ne de araba yaptırdılar. Kendileri uzaya mı gitti, hayır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, vakfın Diyarbakır Şubesi’ni ziyaret etti. Ziyarette Bilal Erdoğan’a, Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Ak Partili milletvekiller, Galip Ensarioğlu ile Ebubekir Bal ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumali Atilla eşlik etti. Ziyaret sırasında TÜGVA şubesinin bulunduğu Ekin Ceren Parkı polis tarafından bariyerlerle kapatılırken, AFAD ekipleri de radyasyon ve kimsayal ölçüm cihazlarıyla önlem aldı.

Burada TÜGVA üyelerine seslenen Bilal Erdoğan, dünyanın enterasan zamanlardan geçtiğini belirterek, “Kuzey Kore’de bir nükleer savaşın yaşanması endişesi yaşanıyor. Irak ve Suriye’nin geldiği durumda bir belirsizlik var ve bugüne kadar hayatını kaybeden 1 milyon insan oldu. Öbür taraftan ABD ve AB’nin iç siyasetinde ciddi konular konuşuluyor. Bir yandan dünya terörle mücadele ederken, bir yandan bakıyorsunuz Amerika’da bir binanın penceresinde 59 kişiyi kurşuna diziyor. Tabii buna terör demiyorlar. Ne diyeceklerini daha bulamadılar. Bazen işlerine gelince darbeye darbe demiyorlar, teröre terör demiyorlar. İşte bugün Belçika, Katalonya’da bağımsızlık peşinde koşan lideri teslim aldı. Bakalım İspanya’ya verecekler mi? Türkiye’de terör olaylarına katılmış insanları Türkiye’ye vermiyorlar. Herhalde orada da vermeyecekler diye düşünüyorum. Bekleyip, göreceğiz. Ama bütün bu çalkantıların içerisinde şunu görmek mümkün; dünyada kurulduğu iddia edilen, dünyaya özgürlük, demokrasi, insan hakları getireceği düşünülen dünya sistemi, bunları getirmediği gibi, kendi ülkelerinin iç sorunlarına çözüm üretemedi. Ne yaptılar? Bölmek, parçalamak istedikleri ülkeleri iç işlerine karışmak için bu terminolojiyi kullandılar. Bir batı ülkesi, bir ülkeye gelip, insan hakları dediği zaman, bilin ki oranın iç işlerine karışmak, sömürgeleştirmek için bunu yaptı” dedi.

’15 TEMMUZ’DA DÜNYA DEMOKRASİ TARİHİNE GEÇECEK BİR İŞ YAPTILAR’

Gençlerin çok çalışması gerektiğini belirten Bilal Erdoğan, “Teknolojide, fende, bilimde, en iyi noktaya biz gelmeyiz ki, bu zulüm düzenine alternatif bir düzlem oluşabilsin. Zulme karşı durmak, adaleti tesis etmek üzerine bir düzen geliştirebilmek için bizim çok çalışmamız lazım. Bize gerici diyenleri utandırdık mı 15 yılda, evet. Bu ülkede alnı secdeye gittiği için gerici diyenler, ne uçak yaptırdılar ne araba yaptırdılar. Kendileri uzaya mı gitti, hayır. Ama bu ülkede alnı secdeye gidenler 15 Temmuz’da dünya demokrasi tarihine geçecek bir iş yaptılar” diye konuştu.

Doğu ve Güneydoğu’nun Barıştıran Aşireti Doğu ve Güneydoğu’nun Barıştıran Aşireti

Doğu ve Güneydoğu’nun barıştıran aşireti Metina aşireti 7 ayda 30 kan davalı ve husumetli aileyi barıştırdı Oluşturulan komisyon husumetlere anında müdahale ediyor

Türkiye genelinde 1,5 milyon nüfusu bulunan Metina aşireti, kurduğu dernekle harekete geçerek, 7 ayda 30 kan davalı ve husumetli aileyi barıştırdı. Dernek Başkanı Aydın Pirinççioğlu, kurdukları komisyonun her zaman hazır kıta olduğunu belirterek, husumetlere anında müdahale ettiklerini dile getirdi.
Nüfusunun büyük bir bölümü Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan ancak Türkiye genelinde 1,5 nüfusa sahip olan Metina aşireti, nisanda Metina Yardımlaşma ve Eğitim Derneği (Metina-Der) adıyla bir dernek kurdu. Kurulduğu günden bu yana özellikle toplumsal yaralara merhem olmaya çalışan dernek, 7 ayda bölgedeki 30 kan davalı ve husumetli aileyi barıştırdı. Derneğin Genel Başkanı Aydın Pirinççioğlu, bölgede yoğun bir nüfusa sahip olduklarını belirterek, “Bölgemizde ve coğrafyamızda yoğun bir aile nüfusuna sahip olduğumuz için bir ihtiyaç olduğu kanısına vararak derneğimizi kurduk. Nüfusumuz, Anadolu’nun her tarafında olmakla beraber yoğun olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde olmak üzere 1 buçuk milyona yakın” dedi.
“30 akraba birleşip anında müdahale edebiliyoruz”
Dernek kurulur kurulmaz çok yoğun bir taleple karşılaştıklarını anlatan Pirinççioğlu, “Doğu ve Güneydoğu’da bir sürü sıkıntılar var. Gerek husumetler, gerek kan davaları konusunda çok güzel işlere imza attık. Bunlar bizim bölgenin kanayan yarası. Çok sıradan olaylardan bile kan davaları başlayabiliyor. Bu konuda biz bölgede büyüklerimizle, aklıselim insanlarla, iş adamlarımızla beraber bir komisyon kurduk. Sürekli irtibat halindeyiz. Anında müdahale edebiliyoruz. Metinalıların yaşadığı bütün bölgelerde 7 gün 24 saat bize ulaşabilirler. Hazır kıta gibi bir mesajla 25-30 araba birleşip hemen olaya müdahale edebiliyoruz. Bir nevi sosyal bir görev yapıyoruz. Bir olay çıkmaması için elimizdeki bütün imkanları seferber edebiliyoruz. Geçmiş olaylar dahi olsa çözmeye gayret ediyoruz. Bu konuda çok olumlu tepkiler alıyoruz. Özellikle iş adamlarımızın, yönetimdeki arkadaşlarımızın çok desteği oluyor. Bu kadar kısa sürede kurulmamıza rağmen kan davalı ve husumetli 30 aileyi büyüklerimizle birlikte barıştırmayı başardık. Bunlar toplumsal yaralarımızdır. Biz bunların önüne de geçmeye çalışıyoruz. Bununla beraber bölgede, özellikle Diyarbakır’da Metina ailesi olarak diğer konularda da çalışmalar yapıyoruz. Sağlık alanında olsun, eğitim alanında olsun arkadaşlarla beraber el atıp çözmeye çalışıyoruz. Bu çalışmalar sadece bizim aileye mahsus değil. Geçen bayram binden fazla aileye yardımda bulunduk. Ayrım gözetmeksizin yardım etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

HDP’nin Diyarbakır Mitingindeki Saldırıyla İlgili 14 Polise Dava Açıldı HDP’nin Diyarbakır Mitingindeki Saldırıyla İlgili 14 Polise Dava Açıldı

HDP’nin Diyarbakır mitinginde meydana gelen ve 4 kişinin öldüğü, 400’e yakın kişinin yaralandığı patlamayla ilgili 5’i emniyet müdürü, 14 polis hakkında görevi ihmalden dava açıldı

HDP’ nin Diyarbakır’daki mitinginde 5 Haziran 2015 tarihinde 4 kişinin ölümü 400’e yakın kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan bombalı saldırıyla ilgili 5’i emniyet müdürü toplam 14 polis hakkında görevi kötüye kullanmaktan dava açıldı. Polislere 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

1 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 5 Haziran 2015 tarihinde yapılan HDP mitingine bombalı saldırı düzenlenmesinde ihmalleri olduğu iddia edilen polislere ilişkin yürüttüğü soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, 5 değişik sınıflarda emniyet müdürü, 3’ü komiser ve 6’sı polis olmak üzere toplam 14 şüpheli polis hakkında, ‘görevi kötüye kullanmak’ suçundan 3’er aydan 1’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Diyarbakır 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, patlamada yaralanan 10 kişi ise şikayetçi olarak yer aldı. İddianemede, 14 şüphelinin 5 Haziran 2015 tarihinde düzenlenen seçim mitinginde gerekli güvenlik tedbiri almadıkları ve asker kaçağı olan DEAŞ üyesi Gönder hakkında kaldığı otelde tespit edilmesine rağmen yasal işlem yapmadıkları belirtildi.

GÖREVİ İHMAL SUÇLAMASI

Bombalı saldırı ile ilgili görevlerini ihmal ettikleri iddia edilen polisler hakkında Diyarbakır Valiliği’nden soruşturma izni istendiğini belirten savcı, Valilik İl İdare Kurulu’nun 30 Temmuz 2015 tarihli kararıyla, miting alanı ve çevresinde gerekli güvenlik tedbirlerini tam uygulamayan ve bombalı saldırıyı gerçekleştiren DEAŞ terör örgütü üyesi Orhan Gönder’in otel konaklaması sırasında yoklama kaçağı olarak arandığının tespit edilmesine rağmen Kaçakçılık İstihbarat Harekat Bilgi Toplama Daire Başkanlığı (KİHBİ) üzerinden sorgulama yapmayan polis ve amirleri hakkında soruşturma izni verildiğini kaydetti. Haklarında soruşturma izni verilen polislerin kararın iptali için Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi’ne başvurduğunu kaydeden savcı, yapılan başvurunun suçlamaların ciddi belge ve bulguların soruşturmayı yapılmasını gerektirir nitelik ve yeterlilikte olduğu gerekçesiyle reddedildiği ifade etti.

TEDBİRLERİN ALINMASINDA İHMALKAR DAVRANILDI

Soruşturmaya tabi tutulan polisler hakkındaki ön inceleme raporu ve Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığın müfettiş raporuna dikkat çeken savcı, patlamadaki ihmalin, güvenlik tedbirlerinin tam olarak uygulanmaması ve KİHBİ sistemi üzerinden sorgulama yapılmaması olduğuna dikkat çekti. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nün emri ile miting alanı ve çevresinde patlayıcılara karşı arama görevi verilmesi ve tedbir alınılmasının istendiğini belirten savcı, buna rağmen şüphelilerden 3’üncü Sınıf Emniyet Müdürü K.A’nın, Komiser A.K’nin, polis memurları M.S., A.D. ve M.D’nin, patlayıcının olay öncesinde saklandığı Farabi Anadolu İmam Hatip Lisesi bahçesinde arama yapmadıkları kaydedildi. Şüphelilerden 4’üncü Sınıf Emniyet Müdürü F.D. ve komiser M.A.C’nin Farabi Anadolu İmam Hatip Lisesi bahçesinde tedbir almadıklarını belirten savcı, 2’nci Sınıf Emniyet Müdürü M.İ.Y’nin miting alanında emniyet tedbirlerinden sorumlu müdür olarak yetki ve sorumluluğunda bulunan emniyet tedbirlerinin alınması hususunda ihmalkar davrandığını ifade etti. Şüphelilerin suç tarihinde görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstermeleri neticesinde terör eyleminin önlemediğini vurgulayan savcı, 14 şüphelinin ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerini belirttii.

KİHBİ SORGUSU YAPILMADI

İddianamede, bombalı saldırıdan önce patlayıcılarla birlikte otelde konaklayan Orhan Gönder’in asker kaçağı olduğununu tespit eden, buna rağmen hakkında KİHBİ sistemi üzerinden sorgulama yapmayan polisler hakkında da ceza talep edildi. İddianameyi hazırlayan savcı, şüpheli polisler H.Y., A.T. ve H.Y’nin, terör şüphelisi Orhan Gönder’in 2 ve 3 Haziran 2015 günleri konakladığı otelde yoklama kaçağı olarak arandığının tespit edilmesine rağmen sorgulamasını KİHBİ sistemi üzerinden yapmadıklarını kaydetti. 3’üncü Sınıf Emniyet Müdürü K.K., 4’üncü Sınıf Emniyet Müdürü D.U ve Emniyet Amiri M.Y.Ö’nün, polis memurları H.Y., A.T. ve H.Y.’nin iş ve eylemleri üzerindeki denetim görevini ihmal ettiklerini kaydeden savcı, şüphelilerin görevlerinin gereklerini yapmakta ihmal göstermeleri neticesinde terör eyleminin önlenmediğini ifade etti.

İddianamede ayrıca, Diyarbakır Emniyet Müdür Yardımcısı İ.B., Asayiş Şube Müdür vekili N.Y., Aranan Şahıslar Büro Amiri M.Y.Ö., Asayiş Şube Müdür Yardımcısı D.U. ve polis memuru B.K., hakkında ise takipsizlik kararı verildiği kaydedildi.

Sur Belediye Başkanı Özkan, Muhtarlarla Bir Araya Geldi Sur Belediye Başkanı Özkan, Muhtarlarla Bir Araya Geldi

Başkan Özkan, muhtarlarla bir araya geldi Sur Belediye Başkan Vekili Bilal Özkan: “Belediyenin, bizim devraldığımızda 98 buçuk milyon borcu vardı.

Diyarbakır’ın Sur İlçe Belediyesine kayyum olarak atanan Bilal Özkan, ilçe sınırları içerisinde görev yapan muhtarlarla bir araya geldi. Özkan burada yaptığı konuşmada, “Belediyenin, bizim devraldığımızda 98 buçuk milyon borcu vardı. Hizmet yansımasına baktığımızda, borcun sahada karşılığı yoktu” dedi.
Muhtarlar buluşması temasıyla bir otelde düzenlenen toplantıya Sur Belediye Başkan Vekili ve İlçe Kaymakamı Bilal Özkan, kamu kurum müdürleri ile ilçe sınırları içinde bulunan 100 muhtar katıldı. Programda bir konuşma yapan Başkan Özkan, muhtarların devletle vatandaş arasındaki köprüyü kurduğunu, en ücra köşedeki vatandaşların sıkıntısını dinleyip taleplerini bize ileten en önemli birimleri olduğunu söyledi. Yaklaşık 13 ay önce öncelikle Sur Belediye Başkanlığına ardından da aralık ayında ilçe kaymakamlığına atandığını hatırlatan Özkan, “İki görevi bir arada yürütmeye gayret gösteriyoruz. 2015 aralık ayından 2016’nın mart ayına kadar terör örgütünün saldırılarından çok yara aldık. Yaklaşık 4 bin aile, 20 bin nüfusa yakın evinden barkından olmak zorunda kaldı. Binlerce bina yıkılacak konuma geldi. Bu süreçte biz geldiğimizde bir taraftan en yoğun iş olarak evlerinden ayrılmış olan vatandaşlarımızın eşya, kira yardımları ile uğraşmaya devam ederken bir yandan da enkazın kaldırılması, tarihi eserlerin restore edilmesi ve yeni binaların yapılması ile ilgili çalışmalar yaptık, oldukça önemli bir zamanı bu işlere harcadık. Elimize aldığımız belediyeye baktığımızda, belediye bizim devraldığımızda 98 buçuk milyon borcu vardı. Diyarbakır merkezin en küçük belediyesi fakat en çok borcu olan belediyesiydi. Hizmet yansımasına baktığımızda, borcun sahada karşılığı yoktu. Malumunuz 100 mahallemiz var, nüfus bakımından en küçük belediye olmamıza rağmen coğrafyası en geniş belediyeyiz. Yani Kayapınar, Bağlar ve Yenişehir ilçelerinin yüzölçümünün toplamı sur belediyesinin sınırları kadar etmiyor” diye konuştu.
55 mahallede altyapı çalışmaları devam ediyor
Belediye hizmetlerinin nüfus kadar coğrafyaya da götürülen bir hizmet olduğuna dikkat çeken Özkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Köyün mezrası vardır, 50 nüfusu vardır ama oranın da insani ihtiyaçları vardır. Çöp konteyneri ister, yol ister. Bu çerçevede bu yıl içerisinde 55 mahallede kilitli parke taşı çalışmasına başladık. Toplam 87 kilometre asfaltlama çalışması yapıyoruz şu anda. İnşallah önümüzdeki yıl planlayarak, mart döneminden itibaren gerek parke gerekse asfalt bakımından çalışmaları önümüzdeki yılın kasım ayı itibari ile tamamlamayı samimiyetle hedefliyoruz. Bu konuda iş birliği yapacağımız, fikir alacağımız paydaşlarımız da sizlersiniz. Eksiklerimiz neyse saha yansıtmaya çalışacağız. Muhtarlarımıza yaptıkları hizmetler nedeni ile teşekkür ediyoruz. Sizlerin varlığı dahi bizler için orada birer bayraktır.”
Program verilen yemek ve ardından çekilen toplu fotoğrafla sona erdi.

Kulp Köylerinin Ulaşım Sorunu Kalıcı Bir Şekilde Çözülüyor Kulp Köylerinin Ulaşım Sorunu Kalıcı Bir Şekilde Çözülüyor

Diyarbakır’ın Kulp Belediyesi, köylerin ulaşım sorununu kalıcı olarak çözmek için çalışma başlattı.

Diyarbakır’ın Kulp Belediyesi, köylerin ulaşım sorununu kalıcı olarak çözmek için çalışma başlattı.

Kulp Belediyesi, ilçeye bağlı köylerin sağlıklı ve kalıcı bir ulaşıma sahip olması için yoğun bir çalışmaya start verdi. Bütün köy yollarında fizibilite çalışması yapan Kulp Belediyesi, oluşturulan rapora göre proje hazırlayıp 21 Eylül 2017’de ihale etti. 4 milyon 354 bin 838 TL’ye ihale edilen çalışmalar kapsamında 12 mahalleye 813 metreküp hazır beton, 27 mahalle ve bağlı sokaklarına 4 bin 836 metre 600’lük, 660 metre binlik büz, 148 adet çeşitli ebatlarda menfez, 8 mahalleye 904 metre taş duvarı ile dört mahallede 2 bin 530 metre mezarlık çevresine tel çit yapımı çalışmalarına başladı.

Belediye Başkanı Fatih Dülgeroglu, bu çalışmaların 8 ayda biteceğini belirterek, “Merkez ve kırsal mahallelerimize eş zamanlı çalışmalar yürütüyoruz. İlçemizin en ücra yerlerinde bulunan vatandaşlarımızın bile sıkıntısız bir ulaşım sağlayabilmeleri için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu çalışmalarımız tamamlandıktan sonra köylerimizin ulaşım sorunu büyük ölçüde çözüme kavuşmuş olacaktır” dedi.



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler