Diyarbakır’da kan bağışı oranında artış

Diyarbakır’da kan bağışı oranında artış
Diyarbakır’da kan bağışı oranında artış

Diyarbakır’da kan bağışı oranında artış Türk Kızılay Güney Anadolu Bölge Kan Merkezi Müdürü Naif Yılmaz: “Kan bağışı konusunda Diyarbakır’da güzel gelişmeler var” Halkımızın diğer bölgelerde olduğu gibi konuya biraz daha duyarlı olmalarını istiyoruz”dedi.

Diyarbakır‘da kan bağışı oranında artış

Türk Kızılay Güney Anadolu Bölge Kan Merkezi Müdürü Naif Yılmaz:

“Kan bağışı konusunda Diyarbakır’da güzel gelişmeler var”

Halkımızın diğer bölgelerde olduğu gibi konuya biraz daha duyarlı olmalarını istiyoruz”

DİYARBAKIR – Türk Kızılay Güney Anadolu Bölge Kan Merkezi Müdürü Naif Yılmaz, kan bağışı konusunda Diyarbakır’da güzel gelişmeler yaşandığını fakat, halkın diğer bölgelerde olduğu gibi konuya biraz daha duyarlı olması gerektiğini söyledi.

Türk Kızılay Güney Anadolu Bölge Kan Merkezi Müdürü Naif Yılmaz, kan bağışı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kan bağışı sayılarında geçmiş yıllara nazaran artışın söz konusu olduğunu belirten Yılmaz, “Yaklaşık olarak yüzde 20 bandında bir artış mevcut şuan için. Mevsimsel olarak değişmekle birlikte yıl bazında şuan iyi gidiyor. Kan bağış sayıları itibariyle Diyarbakır’ımızda güzel gelişmeler var. Bunlarla umutlanıyoruz. Ama halkımızın diğer yerlerde olduğu gibi konuya biraz daha duyarlı olmasını, bu kanın gerçekten ihtiyaç sahibi insanlara ulaşması noktasında biraz daha özverili olmalarını bekliyoruz. Bu kan kendileri için topladığımız bir kan. Kendi hastaları için, kendi yakınları için, kendi sevdikleri için bunu böyle düşünmemiz lazım, insanımızın kendine yaptığı bir yatırım. Kendi canından kendi bedeninden bir parçayı bir hayatı alıp karşıya karşılıksız veriyorsun. Yani bu eylemin kendisi gerçekten bu noktayı nazardan ele alındığında yeryüzünde benzeri az rastlanır bir iyilik olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Kan parası istendiğinde yetkili mercilere şikayette bulunsunlar”

Kan bağışının sadece bedene ve sağlığa yapılan bir yatırım olmadığını belirten Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

“Kan bağışı aynı zamanda insanlarımızın iyilik yapma duygusunu insanlarıyla, toplumuyla dayanışma duygusunu ve insanları bir araya getirme noktasında toplumun tabakalarını bir birine bağlama noktasında muazzam bir etkiye sahip olduğunu düşündüğüm çok büyük bir eylem. Yani bu açıdan kan vermenin yaygınlaşmasını bir birimize kaynaştırma, toplumsal kardeşliğimiz bütünleşme noktasında da çok büyük katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Kan verme bizim sürekli ihtiyaç hissettiğimiz bir olay, yaz kış demeden devam etmesi gerekiyor. İhtiyaçlar hiçbir zaman bitmiyor. Havaya, nefese, suya ihtiyaç hissettiğimiz gibi kanada toplumsal alanda bizim sürekli ihtiyacımız var. Varlığımız için olmazsa olmaz diye düşündüğümüz bir ihtiyaç maddesi olduğunu hesaba kattığımızda bu gönülle sahip olduğunu düşündüğümüz vatandaşlarımızın, insanlarımızın bu fedakarlığı da göstereceği konusunda kanaatim tamdır. Desteklerin artarak devam etmesini istiyorum. Özellikle şu konuda vatandaşlarıma bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bazen bize gelen değişik haberlerde, bazı hastanelerde kan parası adı altında bazı ücretlerin talep edildiğini duyuyoruz. Belki oradaki personelin kendi ifadelerinden de kaynaklanmış olabilir ama vatandaşlarımızdan ricamız özellikle Kızılay’ın kan parasını almadığını ve bu konuda her hangi bir ücret talep edilmediğini özellikle ifade etmek istiyorum. Kendilerinden kan parası adı altında para istendiği vakit bunu en kısa zamanda bize veya sağlık müdürlüğüne veya Sağlık Bakanlığının ilgili şikayet mercilerine bildirimde bulunmalarını özellikle vatandaşlarımızdan rica ediyoruz.”



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Mert’in ölümüne neden olan o parça otopsiyle çıkarıldı Mert’in ölümüne neden olan o parça otopsiyle çıkarıldı

Ankara’da 7 yaşındaki Mert Yağız Köksal’ın nefes borusuna kaçarak ölümüne neden olan şırınga çikolatanın kapağı otopsiyle çıkarıldı. Parçada diş izine benzer ısırık izi olduğu görüldü.

Ankara‘da kantinden aldığı şırınga şeklindeki oyuncak sıvı çikolatayı yerken fenalaşarak hayatını kaybeden Mert Yağız Köksal’ın nefes borusuna kaçarak ölümüne neden olan şırınga kapağı otopside çıkarıldı. Şırınga kapağı, yürütülen soruşturma kapsamında incelenecek.

Ankara’nın Keçiören ilçesindeki Şehit Ahmet Kabukçu İlkokulunda okuyan 7 yaşındaki Mert Yağız Köksal, saat 08.30’da okul kantininden aldığı şırınga şeklindeki oyuncak sıvı çikolatayı yediği sırada nefes alamayarak fenalaştı. Hastaneye kaldırılan küçük çocuk, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

NEFES BORUSUNA KAÇAN KAPAK OTOPSİDE ÇIKARILDI

Adli Tıp Kurumunda yapılan otopside çocuğun nefes borusuna kaçan parça çıkarıldı. Parçada diş izine benzer ısırık izi olduğu görüldü. Mert’in ölümüne ilişkin soruşturma ise sürüy

ŞIRINGA ÇİKOLATANIN ÜRETİCİSİ KONUŞTU

Ankara ve Diyarbakır’da 2 çocuğun ölümüne neden olan ‘şırınga çikolata’ üretimi yapılan firmanın mali işler müdürü Yüksel Uçkun, “Ürünümüz Tarım ve Orman Bakanlığı’nın izni ile üretilmektedir ve birçok ülkeye ihraç edilmektedir” dedi.

AYNI NEDENDEN 2 ÇOCUK ÖLDÜ, ÇİKOLATALAR TOPLATILIYOR

Ankara’da dün şırıngalı çikolatanın kapağının boğazına kaçması sonucu hayatını kaybeden ilkokul öğrencisi Mert Yağız’ın ardından, Diyarbakır’da da Umut Bilgi isimli bir çocuk yaşamını yitirdi. Ankara ve Diyarbakır’da iki çocuğun şırınga şeklindeki çikolatanın kapağının boğazına kaçması sonucu hayatını kaybetmesi üzerine okul kantinlerinde denetimler yapılıyor. Ümraniye’de zabıta ekipleri gittikleri okullarda denetim gerçekleştirdi. Bir okulun yakınındaki bakkalda bulunan şırınga çikolatalar ise işlem yapılarak yediemine götürüldü.

 

Abdulkadir ve Hatice Ceylan çifti oğulları Cafer’e kavuştu Abdulkadir ve Hatice Ceylan çifti oğulları Cafer’e kavuştu

DİYARBAKIR’da HDP İl binası önünde haftalardır oturma eylemi yapan Hatice Ceylan, terör örgütünün elinden kurtarılan oğlu Cafer’e kavuştu.
Diyarbakır’da terör örgütü tarafından dağa kaçırılan çocukları için oturma eylemi yapan 58 aileden biri olan Hatice-Abdulkadir Ceylan çifti, 8 Ekim´den beri sürdürdükleri eylemin sonucunda çocukları Cafer´e kavuştu. Terör örgütünün elinden kurtarılan Cafer Ceylan, Şanlıurfa´dan Diyarbakır´a getirildi. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü´nde gözaltında tutulan Ceylan´ın işlemleri devam ederken, annesi Hatice Ceylan ve babası Abdulkadir Ceylan´la görüştürüldü. Görüşmede duygu dolu anlar yaşandı.
Cafer Ceylan´ın emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Diyarbakır annesi Hatice Ceylan, kurtarılan oğluna kavuştu Diyarbakır annesi Hatice Ceylan, kurtarılan oğluna kavuştu

DİYARBAKIR’da HDP İl binası önünde haftalardır oturma eylemi yapan Hatice Ceylan, terör örgütünün elinden kurtarılan oğlu Cafer’e kavuştu

DİYARBAKIR‘da HDP İl binası önünde haftalardır oturma eylemi yapan Hatice Ceylan, terör örgütünün elinden kurtarılan oğlu Cafer’e kavuştu.

Diyarbakır‘da terör örgütü tarafından dağa kaçırılan çocukları için oturma eylemi yapan 58 aileden biri olan Hatice-Abdulkadir Ceylan çifti, 8 Ekim’den beri sürdürdükleri eylemin sonucunda çocukları Cafer’e kavuştu. Terör örgütünün elinden kurtarılan Cafer Ceylan, Şanlıurfa’dan Diyarbakır’a getirildi. İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde gözaltında tutulan Ceylan’ın işlemleri devam ederken, annesi Hatice Ceylan ve babası Abdulkadir Ceylan’la görüştürüldü. Görüşmede duygu dolu anlar yaşandı.Cafer Ceylan’ın emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Büyükelçilerden, HDP önündeki umutlu annelere ziyaret Büyükelçilerden, HDP önündeki umutlu annelere ziyaret

9 ülkenin Ankara büyükelçiliklerinden görevliler ve ailelerinin yer aldığı heyet, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan aileleri ziyaret etti.

9 ülkenin Ankara büyükelçiliklerinden görevliler ve ailelerinin yer aldığı heyet, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi yapan aileleri ziyaret etti.

Mardin’den kara yoluyla Diyarbakır‘a gelen Ukrayna Büyükelçisi Andrii Sybiha, Romanya Büyükelçisi Gabriel Catalin Sopanda, KKTC Büyükelçisi Kemal Köprülü, İran Büyükelçisi Mohammad Farazmand, Irak Büyükelçisi Hasan al-Janabi, İngiltere Büyükelçisi Dominick John Chilcott, Hindistan Büyükelçisi Sanjay Bhattacharyya ve Kırgızistan Büyükelçisi Kubanychbek Omuraliev ile Polonya Büyükelçiliği Müsteşarı Robert Przemyslaw Trzeciak ve beraberindekiler, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle 97 gündür HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti tutan Diyarbakır annelerinin oturma eylemi yaptığı çadıra geçti.

Burada aileler teker teker yaşadıklarını ve duygularını aktardı. Anneler ve babalar, HDP ve PKK terör örgütünün bağlantılı olduğunu ve çocuklarının HDP aracılığıyla dağa gönderdiğini dile getirdi.

“Bu Kürt meselesi değil”

Oturma eylemine kuzeni için katılan Aysel Bozkurt, “Avrupa’da bunu Kürt meselesi olarak görüyorlar aslında bu bir Kürt meselesi değil. Biz Kürt halkı olarak burada oturuyoruz ama çocuklarımızı Kürt meselesi olarak altın tepsilerle örgüte sunuyorlar.” dedi.

Yaşadıklarının bir kader olmadığını ve çocuklarının öldürülmesini istemediklerini ifade eden Bozkurt, çocuklarının okuyup kalem tutmasını, güzel bir yere varmasını istediklerini kaydetti.

“Bu biz annelerin kaderi değil, artık mezar taşlarına sarılıp da ağlamak istemiyoruz çocuklarımıza sarılmak istiyoruz.” diyen Bozkurt, bu konuda destek istediklerini belirtti.

“Oğlumu almadan gitmeyeceğim”

Diyarbakır’da 4 yıl önce 15 yaşındayken dağa kaçırılan oğlu Özkan için oturma eylemini sürdüren baba Süleyman Aydın ise şunları dile getirdi:

“Buraya geldiniz için teşekkür ediyorum acılarımızı paylaştınız. Oğlum 2015 yılı çözüm sürecinde Diyarbakır Sur ilçesinde kandırılarak HDP il başkanlığına getiriliyor. HDP il başkanlığından dağa gönderiliyor. HDP çocuklarımızın götürülmesini kabulleniyorlar. Bizi tehdit ediyorlar. Bize bu eylemi sonlandırın diyorlar. Her gün önümüzü kesiyorlar. Oğlumu almadan gitmeyeceğim.”

Anne ve babaları dinleyen heyet daha sonra HDP İl Binası önünden ayrıl

Gümüşhane’de kamyon köprüden düştü: 1 ölü Gümüşhane’de kamyon köprüden düştü: 1 ölü

Gümüşhane’de hafriyat yüklü kamyon kontrolden çıkarak köprü korkuluklarını kırıp 15 metre yüksekten dere yatağına düştü.

Gümüşhane’de hafriyat yüklü kamyon kontrolden çıkarak köprü korkuluklarını kırıp 15 metre yüksekten dere yatağına düştü. Kazada kamyon sürücüsü hayatını kaybetti.

Edinilen bilgiye göre, Arzular Kabaköy beldesinde faaliyet gösteren bir firmada kamyon şoförü olarak görev yapan Yüksel Şimşek (55), 25 GB 220 plakalı kamyonla Tamzı köyünde bulunan taş ocağına gitmek için ilerlerken Gümüşhane-Bayburt karayolu üzerindeki Harşit-22 köprüsünde aracının kontrolünü kaybetti. Köprünün korkuluklarını kırarak 15 metre yükseklikten dere yatağına düşen kamyonda sıkışan sürücü Şimşek olay yerinde feci şekilde can verdi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri düşmenin etkisiyle kamyonda sıkışan sürücü Şimşek’in hayatını kaybettiğini belirledi.

Sürücü Şimşek’in cesedi sıkıştığı yerden Gümüşhane Belediyesi İtfaiye ekipleri ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekiplerinin çalışmasının ardından çıkarılarak Gümüşhane Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Evli ve 5 çocuk babası sürücü Şimşek’in 4 yıldır aynı firmada görev yaptığı öğrenildi.

Diyarbakır tandırda ekmek pişirip, ailesini geçindiriyor Diyarbakır tandırda ekmek pişirip, ailesini geçindiriyor

Tandırda ekmek pişirip, ailesini geçindiriyor Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde yaşayan Rahime Şimşek (54), eşi uzun zaman iş bulamayınca, tandırda ekmek pişirip satarak ailesinin geçimini sağlıyor

Diyarbakır‘ın Bismil ilçesinde yaşayan Rahime Şimşek(54), eşi uzun zaman iş bulamayınca, tandırda ekmek pişirip satarak ailesinin geçimini sağlıyor. Kazandığı parayla 8’inci sınıfa giden kızının eğitim giderini de karşılayan Şimşek’in, isteği yaşadıkları toprak damlı evden kurtulmak.

Bismil ilçesine bağlı kırsal Gültepe Mahallesi’nde 2’si kız 4 çocuk annesi Rahime Şimşek, eşi Selahattin Şimşek, uzun süre iş bulamayınca kolları sıvayıp, iş girişiminde bulundu. İlk olarak mahalledeki tandırda pişirdiği ekmeği satarak işe başlayan Rahime Şimşek, komşularının yardımıyla satın aldığı ineğin sütü ve kaz ile tavuk yetiştiriciliğiyle devam etti. Mahallede ürettiği ürünleri Bismil ilçe merkezide satışa sunarak ailesinin geçimini sağlayan Şimşek, elde ettiği gelirle 8’nci sınıfta eğitim gören kızının eğitim masraflarını da karşılıyor.

TEK İSTEĞİ TOPRAK DAMLI EVİNDEN KURTULMAK

Şimşek, en büyük isteğinin yaşadıkları toprak damlı evden kurtulmak olduğu olduğunu ifade ederek, evlerinden yılanların olduğun bundan dolayı geceleri uyuyamadıklarını söyledi. Ailesinin geçimini kendisinin sağladığını belirten Şimşek, İneğe bakıyorum, tavuklara bakıyorum, ekmek yapıyorum. Bunları satarak geçimimi sağlıyorum. Bir kızım okuyor. 8’inci sınıfa gidiyor. Buradan kazandığım parayla onu okutuyorum. Eşim işsiz. Evimiz de topraktır. Yağmur yağınca su içeriye geliyor. Yakında su kanalı yapmışlar. Küçük yılanlar geliyor içeriye. Tavanda yılan var. Kızım korkudan yatamıyor. Yazın bu yüzden dışarıda tahtada yatıyoruz ama kış geldi içeri girince korkuyoruz. Tavan hep saman olduğu için yılanlar geliyor dedi.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin: