Diyarbakır’da hdp önündeki eylemde 9’uncu gün; aile sayısı 23 oldu

Diyarbakır’da hdp önündeki eylemde 9’uncu gün; aile sayısı 23 oldu
Diyarbakır’da hdp önündeki eylemde 9’uncu gün; aile sayısı 23 oldu

HDP önündeki eylemde 9’uncu gün; aile sayısı 23 oldu. Diyarbakır’da kayıp çocuklarının bulunması için HDP il binası önünde düzenlenen oturma eyleminin 9’uncu gününde aile sayısı 23’e çıktı.

HDP önündeki eylemde 9’uncu gün; aile sayısı 23 oldu

Diyarbakır‘da kayıp çocuklarının bulunması için HDP il binası önünde düzenlenen oturma eyleminin 9’uncu gününde aile sayısı 23’e çıktı.

Hacire Akar, 21 Ağustos’ta kaybolan oğlu Mehmet’in (21) HDP’liler tarafından dağa kaçırıldığını iddia edip bir gün sonra parti il binası önünde oturma eylemi başlattı. Oturma eyleminin üçüncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar’ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp olan aileler, 3 Eylül Salı gününden itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı.

BU SABAH 3 AİLE DAHA KATILDI

Oturma eyleminin 9’uncu gününde Diyarbakır’da oturan Mehmet Karaman, 1999’da kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği oğlu Ercan (40) için bu sabah oturma eylemine başladı. Diyarbakırlı Fatma Akkuş da, 28 Ağustos 2019’da kaybolan ve internette terörist kıyafeti giyerken videosunu gördüğü kızı Songül için oturma eylemine katıldı. Erzurum’dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu da 2015’te Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen PKK‘lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için oturma eylemi başlattı. Annesi vefat eden Sedat Sorgun’un, Van’da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Halime Şehitoğlu’nu ziyaret edip, memleketi Erzurum’a dönerken Lice’de yol kesen PKK’lılarca kaçırıldığı belirtildi.

OTURMA EYLEMİNDEKİ AİLELER

1- Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos 2019’dan beri haber alamadıkları ve PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 03 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.

2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad’ın (14) PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını ileri sürerek 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.

3- Diyarbakır’da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK’lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.

4- Mardinli olan ve Diyarbakır’da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ve eşi Hediye Begdaş, Ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs 2019’da ortadan kaybolan oğulları Yusuf’un (16) HDP’liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.

5- Gaziantep’te oturan Şevket- Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015’te Tunceli’nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

6- Mersin’in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015’te eşi ve kızının yanında aracından indirilerek kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak’ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır’a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak’a, PKK’lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995’te şehit edilen Astsubay Murat Namdar’ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.

7- Mardin’in Derik ilçesinden gelen Emine ve Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul’da polis memuru iken Muş’ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.

8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015’te Rize’den kendisini ziyarete gelirken Tunceli’nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK’lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

9- Bursa’da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır’a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK’lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.

10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat’ın (25) PKK’lı teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ederek 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

11- Diyarbakır’ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK’lı teröristlerce dağa kaçırıldığını ileri sürdüğü oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.

12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK’lı teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

13- Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK’lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur’un (19) anne ve babası Bedirhan- Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eylem başlattı.

14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye’de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye’yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.

15- Ayten- Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

16- İstanbul’da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer’in (19) anne ve babası yaşayan Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.

17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un ziyareti sırasında HDP önüne gelip eyleme katıldı.

19- Mardinli ancak Diyarbakır’da oturan Salih- Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019’da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak’ın Metine bölgesindeki PKK’lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.

20- Aslen Siirtli olan ancak Ordu’da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür’ün (22), 10 ay önce PKK’lı teröristler tarafından Kuzey Irak’a kaçırıldığını iddia ederek 10 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999’da kandırılarak dağa götürüldüğünü ileri sürdüğü oğlu Ercan (40) için 11 Eylül’de oturma eylemine başladı.

22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2019’da kaybolan ve internette terörist kıyafeti giyerken videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

23- Erzurum’dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015’te Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen PKK’lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun’un, Van’da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu’nu ziyaret edip, akrabalarını ziyaret etmek için de memleketi Erzurum’a giderken Lice’de yol kesen PKK’lılarca kaçırıldığı belirtildi.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Doç. Dr. Feysel Taşçıer ‘Yılın Milli Eğitim Müdürü’ seçildi Doç. Dr. Feysel Taşçıer ‘Yılın Milli Eğitim Müdürü’ seçildi

Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Feysel Taşçıer, yılın en başarılı Milli Eğitim Müdürü seçilerek ödüle layık görüldü.

 

Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Feysel Taşçıer, yılın en başarılı Milli Eğitim Müdürü seçilerek ödüle layık görüldü.

Artı Eğitim Dergisi ve egitimtercihi.com tarafından verilen ‘6. Yılın Eğitimde Başarı Ödülleri’ sahiplerini buldu. İstanbul‘da düzenlenen törenle Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Feysel Taşçıer, “Yılın Milli Eğitim Müdürü” kategorisinde en çok oyu alarak ödüle layık görüldü. 17 kategoride eğitim dünyasından isim ve kurumların ödüllendirildiği törene Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Feysel Taşçıer, MEB Ortaöğretim Genel Müdürü Yusuf Büyük, müdürler, öğretmenler ve çok sayıda davetli katıldı. Ödül töreninde yapılan konuşmalarda, eğitim dünyasının daha sık bir araya gelerek sorunlarının tartışılması, çözüm yollarının ortaya konulması ve eğitimin güncel sorunlarına dikkat çekildi.

 

 

“Diyarbakır eğitim camiası büyük bir ailedir”

Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Feysel Taşçıer, törende yaptığı konuşmada, “Bu ödülü elde etmek şahsıma adıma değil de Diyarbakır adına anlamlı ve değerli. Bende eğitim camiasının bir ferdi bir üyesiyim. Bu bizi motive eden bir ödül. Diyarbakır eğitim camiası büyük bir ailedir. Biz bu ödüle birlikte dört elle ve büyük bir motivasyonla işimize sarılacağız. Öğrencilerimizle birlikte sahada büyük bir etkileşim ve enerji içerisinde işimizin başındayız. Diyarbakır dezavantajlı bir bölge ama bugün ki şartlar da oldukça müsait bir havaya ve atmosfere sahip olduğu için eğitimle pek çok sorunumuzu aşabileceğimizi düşünüyorum. Görevi devraldığımdan beri 7 ay geçti. İdarecilerimizle ve öğretmenlerimizle sayısız toplantılar yaptık. Bütün ilçelerimizi gezerek eğitim ve öğretim ortamlarının fiziksel, psikolojik ve diğer akademik sorunlarını yerinde gözlemledim. Ayrıca tespit ederek eylem planları hazırladık. Bu eylem planları çerçevesinde yol haritası belirledik” şeklinde konuştu.

“Ödülü Öğretmenler Günü vesilesiyle tüm öğretmen ailemize armağan ediyorum”

Öğrencilerin akademik başarılarının performanslarının gelişmesi için büyük bir çaba içerisinde olduğunu ifade eden Taşçıer, “Öğrencilerimizin akademik başarılarının performanslarının gelişmesi için büyük bir çaba içerisindeyiz. Bunun dışında diğer sınıf düzeyindeki akademik başarılarımızın ve niteliğimizin, kalitesinin yukarılara taşınması için çok büyük bir mücadele veriyoruz. Ülkemizin Diyarbakırlı çocuklarımıza eğitim de sizlere çok ihtiyacı var. Birçok sorunumuz var ve bu sorunların çözümünün anahtarının eğitimden geçtiğine inanıyoruz. Bu yüzden bütün yatırımımızı ve bütün enerjimizi eğitime öncelikli olarak vermek zorundayız. 500 bin öğrencimiz var. Bu öğrencilerimize emekle mücadeleden, 25 bine yakın öğretmeniz var. Bu ödülü Öğretmenler Günü vesilesiyle tüm öğretmen ailemize armağan ediyorum” ifadelerini kullandı.

Lahey Temyiz Mahkemesi: Kadınların çocuklarını geri almak zorunda değil Lahey Temyiz Mahkemesi: Kadınların çocuklarını geri almak zorunda değil

Mahkeme, Hollanda’nın, Suriye’nin kuzeyindeki kamplarda kalan IŞİD’li kadınların çocuklarını geri almak zorunda olmadığına hükmetti.

Lahey Temyiz Mahkemesi, Hollanda‘nın, Suriye‘nin kuzeyindeki kamplarda kalan IŞİD’li kadınların çocuklarını geri almak zorunda olmadığına hükmetti. Hükümetin başvurusunu haklı bulan mahkeme, bu konuda kararın Hollanda hükümeti ve parlamentosu tarafından verilmesini istedi.

Mahkeme, 11 Kasım’da yaptığı acil oturumda, Hollanda devletinden, Suriye’deki kamplarda kalan 56 çocuğun en kısa sürede ülkeye geri getirilmesi konusunda çaba harcamasını istemişti. Tümü Hollanda vatandaşı çocukların hepsi 12 yaşından, çoğu ise 6 yaşından küçük.

Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok ile Güvenlik ve Adalet Bakanı Ferdinand Grapperhaus, bu kararla ilgili olarak acil temyiz başvurusunda bulundu.

 

Hükümet, güvenlik açısından hassas olan bu konu hakkında, yargı yerine siyasetin karar verici olması gerektiğini savundu.

IŞİD’li kadınların Suriye’ye kendi istekleri doğrultusunda gittiklerini belirten hükümet yetkilileri, cihatçı kadınlar ile şiddet ortamında dünyaya gelen çocukların ülkeye getirilmesinin tehlikeli olduğunu düşünüyor.

Temyiz mahkemesine göre ise yargı ancak istisnai durumlarda devletin atması gereken adımlar konusunda karar verebilir. Ancak, IŞİD’li kadınlar ve çocukları konusunda şu anda istisnai bir durum söz konusu değil.

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Sözcüsü Abdulkerim Omar, Hollanda Televizyonu’na yaptığı açıklamada, hükümet yetkililerinin temas kurması halinde, IŞİD’li kadınları ve çocuklarını Hollanda’ya geri gönderebileceklerini söylemişti.

Kürt gruplar, çocukları annelerinden ayırmanın olanaksız olduğunu belirterek, IŞİD’li kadınlar olmadan, sadece çocukları geri göndermek istemiyor.

Belçika mahkemesinden ‘IŞİD’lilerin çocukları geri getirilebilir’ kararı

Geçtiğimiz günlerde Belçika’da bir mahkeme, Suriye’deki IŞİD militanlarına ait çocukların ülkeye geri getirilmesi yönünde bir karar vermişti.

Belçika hükümeti, güvenlik gerekçesiyle, bu kararın uygulanmasına sıcak bakmıyor.

Tekirdağ Şarköy’de minibüs devrildi: 5 yaralı Tekirdağ Şarköy’de minibüs devrildi: 5 yaralı

Tekirdağ Şarköy ilçesinde kayganlaşan yolda kontrolden çıkan minibüs şarampole devrildi.

Şarköy‘de minibüs devrildi: 5 yaralı

 Tekirdağ Şarköy ilçesinde kayganlaşan yolda kontrolden çıkan minibüs şarampole devrildi. Kazada 5 kişi yaralandı.

Kaza, Şarköy – Malkara yolu üzeri Gölcük Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Şarköy’den Tekirdağ istikametine seyreden Abdülkadir Karhriman yönetimindeki 59 UL 376 plakalı minibüs, sağanak yağış nedeniyle kayganlaşan yolda virajı alamadı.

Kontrolden çıkan minibüs şarampole devrildi. Kazada, sürücü Abdülkadir Karhriman ve araçta bulunan Enes, Nebahat, Ahmet ve Mehmet Karhriman yaralandı.

Yaralılar, itfaiye ve Acil Servis ekiplerinin yardımıyla ambulanslarla Şarköy Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Öte yandan yağış nedeniyle aynı yerde bir otomobil daha devrildi. Kaza, şans eseri ucuz atlatıldı.

Hobi olarak yaptıkları Hint horozu yetiştiriciliği, geçim kaynakları oldu Hobi olarak yaptıkları Hint horozu yetiştiriciliği, geçim kaynakları oldu

Aydın’da hobi olarak yaptıkları Hint horozu yetiştiriciliği yapan Rabia- Muzaffer Anğı çifti, güzellik yarışmalarında derece verilen horozlarını 1000 ile 50 bin arasında değişen fiyatlarla satıyor.

Aydın‘ın Efeler ilçesinde, Rabia (59) ve Muzaffer Anğı (68) çiftinin hobi olarak yaptıkları Hint horozu yetiştiriciliği, 7 yıl önce aldıkları mikrokrediyle geçim kaynakları oldu. Bugüne kadar aldıkları toplam 8 bin liralık mikrokrediyle evlerinin bahçesinde 2 katlı kümes kuran çift, besledikleri 25 horozla yarışmalara da katıldı. Anğı çifti, ‘güzellik yarışmaları’nda derece verilen horozlarını 1000 ile 50 bin arasında değişen fiyatlarla satıyor.

Kemer Mahallesi’nde yaşayan, 2 çocuk annesi, ev kadını Rabia Anğı ve işçi emeklisi Muzaffer Anğı, çocuk yaşlarda başladıkları cins horoz yetiştirme merakını evlendikten sonra da sürdürdü. Kendi imkanlarıyla evlerinin bahçesinde cins tavuk ve horoz yetiştiren Anğı çifti, 7 yıl önce Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TİSVA) Mikrokredi Aydın Şubesi’nden bugüne kadar çektikleri toplam 8 bin lira kredi ile bu işi daha da büyütüp, evlerinin bahçesinde 2 katlı kümes kurarak, yem aldı. Çift, yetiştirdiği ‘Brasil’, ‘Shamo’, ‘Reza Asil’, ‘Alman’ ve ‘Fransız Bankiva’ cinsi Hint horozları ile ‘güzellik yarışmaları’na katılıp, birçok kupa aldı. Anğı çifti, yavru horozları satarak, aile ekonomisine katkı sağlamaya başladı.

MİKROKREDİ CAN SUYU OLDU

Çeşitli türlerde 25 Hint horozlarının bulunduğunu belirten Rabia Anğı, hayvanları 1000 ile 50 bin arasında değişen fiyatlarla sattıklarını söyledi. Mikrokredi sayesinde çocukluğundan bu yana tutkusu olan cins horoz yetiştirme hobilerini geçim kaynağına dönüştürdüklerini belirten Anğı, “Cins horoz sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Muzaffer Anğı ise “Dışarıdan asla horoz veya tavuk almam. Kedimi bildim bileli tavuk ve horozlarımı damızlık olarak tamamını kendim, yetiştiririm. Ürettiğim cins horozlar 1 yaşına geldiğinde güzellik yarışmasına girerler. Dereceye giren bu horozlarımızı başta İstanbul, Diyarbakır, Adana, Tekirdağ, Ankara ve İzmir gibi çeşitli illerde eş ve dostlarımıza, bu işe gönül vermiş kişilere satıyoruz. Tavuktan ziyade horoz yetiştirme üzerine yoğunlaşıyoruz” dedi.

“ŞU AN 25 CİNS HOROZUM VAR”

Horozlarının hepsinin ismi olduğuna anlatan Muzaffer Anğı, “Mesela melez olan bir horozuma ‘Koçare’ adını verdik. Horozlarımın çoğu da zaten katıldıkları güzellik yarışmalarında, isimlerini kendileri elde ederler. İlk başladığımızda 2 tavuk, 3 horozumuz vardı. Şu an 25 cins horozum var. Daha çok horozum vardı; ancak yerimiz yetersiz olduğu için bir kısmını dostlarımıza hediye ettik. Sayıları çoğaldığı zaman aralarında kavga ediyorlar. Hepsini bir arada tutmak zorlaşıyor. Horozlarımızın güzellik yarışmalarında elde ettikleri başarıya göre fiyatları değişiyor” diye konuştu.

TİSVA Mikrokredi Aydın Şube Yöneticisi Müşerref Şimşek Kahraman ise “Rabia Anğı 2012 yılından beri üyemizdir. Kendisi 100 lira ile bu işe başladı. Mevcutta yapmış oldukları bu horoz yetiştirme işine ekstra kümes kurma ve yem alma gibi durumlar için bizden kredi kullandı. Kullandığı krediler sayesinde de işini geliştirdi. Horoz ve tavuk yetiştiren köylerde üyelerimiz var ama cins horoz yetiştiricisi olarak tek üyemiz Rabia- Muzaffer Anğı çifti” dedi.

AFAD’tan gerçeği aratmayan tatbikat

Diyarbakır Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından kurum ve kuruluşların katılımı ile tatbikat gerçekleştirildi.

Önce kazada yaralananlara, sonra da enkazda kalanlara müdahale ettiler

AFAD‘tan gerçeği aratmayan tatbikat

Diyarbakır Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından kurum ve kuruluşların katılımı ile tatbikat gerçekleştirildi. Gerçeği aratmayan tatbikatta araçta sıkışanlara müdahale ederken, Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif ve Nükleer timleri ve diğer güvenlik ekipleri, nükleer saldırı sonucu oluşan sızıntı alanında güvenlik koridoru oluşturdu.

Diyarbakır Afet ve Acil Durum Müdürlüğü kampüsünde saha ve masa başı tatbikatı yapıldı. Tatbikata Diyarbakır, Batman ve Mardin’den 188 görevli, 13 kurum, 37 araç ve 2 arama kurtarma köpeği katıldı. Tatbikat gereği, AFAD’a bağlı Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif ve Nükleer timleri ve diğer güvenlik ekipleri, nükleer saldırı sonucu oluşan sızıntı alanında güvenlik koridoru oluşturdu. Daha sonra depremin ardından enkazdan yaralı kurtarma, olay yerinde gaz sızıntısı ve elektrik kaçağı tespit çalışması, depremde yığınların arasında kalan vatandaşların yakınlarının bölgeden uzaklaştırılması, güvenlik önlemlerinin alınması, personelin ve vatandaşların ihtiyaçları için geri hizmet birimlerinin faaliyete geçmesi senaryoları uygulandı. Tatbikat gereği, meydana gelen trafik kazasında araçta sıkışma olayına AFAD, polis, itfaiye, UMKE ve 112 acil sağlık ekipleri müdahale ederek yaralıları kurtardı.

Tüm kurumlarla eş güdümlü çalışma yapıldı

Tatbikat hakkında bilgi veren AFAD saha koordinatörü Akşit Dayı, afetlere müdahale amacıyla Türkiye Afet Planı’nın hazırlandığını söyledi. Dayı, “Daha sonra bu plan doğrultusunda tüm iller kendi tatbikatlarını yerel bazda hazırladı. Diyarbakır Afet Müdahale Planımız doğrultusunda bugün sahada ve masa başında Diyarbakır tüm kamu kurum ve kuruluşlarıyla beraber ortak istişare ve eş güdümlü çalışma tatbikatını gerçekleştirdik. Tatbikatımızda 7 enjeksiyon kullanıldı. Bunlarda trafik kazası, kimyasal biyolojik nükleer alanlara müdahale tatbikatı. Üst katlardan mahsur kalan kişilerin kurtarılması ve depremde yıkıntılar arasında kurtarılan kişilere müdahalesi. Onun dışında afetlerden sonra meydana gelebilecek hasar onarım ve onarım işlerini yapmak için DEDAŞ gibi kurumlarımız görevlendirildi. Afetzedelerin beslenme barınma hizmetlerinin sunmak açısından Türk Kızılayı tarafından çadırlar kuruldu ve afet zedelerin iaşeleri için yemek hazırlandı ve bunların dağıtımı yapılmıştır. Buradaki amacımız hem sahada afet alanında kurtarma faaliyetlerinin eş güdümlü şekilde tüm kurum ve kuruluşlar ve aynı zamanda diğer STK’larla birlikte yerine getirmek. Aynı zamanda da beraber hareket alanımızı eş güdümlü gerçekleştirmek amacıyla yapılmıştır bu tatbikatımız” dedi.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin: