Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan 400 Milyon Liralık Hibe Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan 400 Milyon Liralık Hibe

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Diyarbakır İl Koordinatörlüğü, 400 milyon liralık hibe ilanına çıktı.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Diyarbakır İl Koordinatörlüğü, 400 milyon liralık hibe ilanına çıktı.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu altıncı başvuru çağrı ilanına çıktı. Projeye göre, bitkisel ürünlerin çeşitlendirilmesi, işlenmesi ve pazarlanması, arıcılık ve arı ürünlerinin üretimi işlenmesi ve paketlenmesi, zanaatkarlık, yenilenebilir enerji yatırımları gibi sektörlerin desteklenmesi için 400 milyon lira hibe verileceği açıklandı.

 

Konuyla ilgili bilgi veren TKDK Diyarbakır İl Koordinatörü Hikmet Güneş, kurumun 8 Mayıs itibarıyla 6. başvuru çağrı ilanına çıktıklarını söyledi. Bu çağrı kapsamında çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi ve iş geliştirme başlığı altında 7 ana sektörde alt sektörleri destekleyeceklerini kaydeden Güneş, çağrı bütçesi 400 milyon lira olduğunu söyledi. Güneş, çağrı kapsamında projelerin uygun harcama tutarlarının 5 bin avro ile 500 bin avro arasında gerekli olduğunu kaydetti. Güneş, “İlk başlığımız bitkisel ürünlerin çeşitlendirilmesi, işlenmesi ve pazarlanması. Bu kapsamda tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği, tıbbi aromatik bitkilerin işlenmesi ve pazarlanması, süs bitkisi yetiştiriciliği, mantar yetiştiriciliği, fide fidan yetiştiriciliği desteklenecek. Bir diğer sektörümüz arıcılık ve arı ürünlerinin üretimi işlenmesi ve paketlenmesi ve zanaatkarlık. Burada bir sürü zanaatkarlık faaliyeti destekleniyor. Ahşap işleri, burada ahşap işlerinden kastımız ahşabın kullanıldığı ve çeşitli araç gereçlerin elde edildiği ürünlerin üretilmesi. Bir diğer sektörümüz katma değerli ürünler. Bu da bizim Diyarbakır’ın yerel ürünleri destekleniyor. Et işlenme destekleniyor. Burada et işlemeden kastımız kavurma, salam, sosis imalatıdır, etin işlenmesiyle alakalı tesisler destek kapsamında. Süt işleme tesisleri 10 tona kadar süt işleme tesisleri destekleniyor” dedi.

Kırsal turizme yönelik tesisler de desteklenecek

Çağrı kapsamında kırsal turizme yönelik tesislerin desteklendiğini anlatan Güneş sözlerine şöyle devam etti:

“Burada otel ve pansiyon kurulması destek kapsamında. 25 yataklı, 25 odalı oteller, pansiyonlar kurulabilecek. Yeme içme tesisleri, lokantalar, pastahane, kahvaltı yerleri gibi yemek çadırları gibi yerler yapılabilecek. At ahırı, parkur inşası gibi sportif, rekreatif balıkçılık, yüzme havuzu, hobi bahçeleri, at bakımı ve biniciliğe yönelik tesis kurulumu gibi birçok tesis bu kapsamda desteklenecek. Bir diğer destekleyeceğimiz sektör su ürünleri yetiştiriciliği. Buralarda havuzlarda, kafeslerde balık üretimi, balık yetiştiriciliği. Aynı zamanda ürettiğiniz balığın satılması için şehrin herhangi bir yerinde balık satış noktaları ve elde etiğiniz balıkların tüketilmesine yönelik balık restoranları destek kapsamında. Bir diğer sektörümüz makine parkları. Burada üretici birliklerine yönelik desteklediğimiz bir başlık. Burada garaj kurulumu, ekim, dikim hasat, gübreleme, ilaçlama makinelerinin alınması desteklenecek. Burada sadece üretici örgütleri destek kapsamında. Son destekleyeceğimiz sektör yenilenebilir enerji yatırımları. Burada güneş enerjisi destekleniyor. Rüzgar enerjisi, jeotermal enerji, biokütle, biogaz, bioyakıt enerjilerinin üretilmesi destekleniyor. 23 Ağustos’a kadar biz projeleri alabileceğiz. Bütün sektörlerde bizim proje tutarları 5 bin avro ile 500 bin avro aralığında olabilir. Hibe oranları yüzde 65’tir. Bütün başlıklarda KDV muafiyeti söz konusudur. Kadın ve genç yatırımcılara öncelik tanıyoruz. Yani kadın ve genç yatırımcıların projelerini biz sıralarken onlara öncelik tanıyacağı.”

Güneş, ayrıca beşinci çağrı ilanlarının hayvancılık yatırımlarının 31 Mayıs’a kadar, işleme sektörüne yönelik başvurularında 13 Haziran’a kadar kabul edeceklerini sözlerine ekledi.

14 Mayıs 2019
Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybedenler için Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı.

 

 

 

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybedenler için Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı.

Memur-Sen Diyarbakır Şubesi, Türkiye Gençlik Vakfı Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır İnsani Yardım Derneği ve Evrensel Hafızlar Derneğinin de aralarında bulunduğu bazı sivil toplum kuruluşlarının çağrısı üzerine Sur ilçesindeki tarihi Ulucami’de bir araya gelen vatandaşlar, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında 2 camiye yönelik saldırılardaki terör kurbanları için sabah namazı sırasında gıyabi cenaze namazı kıldı.

İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır, namaz öncesi cemaate yönelik konuşmasında terör saldırısını kınadı.

Namazın ardından cami avlusunda toplanan, aralarında sivil toplum kuruluşu üyelerinin de bulunduğu çok sayıda vatandaş, sık sık tekbir getirerek, terör saldırısına tepki gösterdi.

Sivil toplum kuruluşları adına açıklama yapan Musa Öztürk, terör saldırısının, Batı’nın kurguladığı küresel siyasetin, medya aracılığıyla yürüttükleri İslam karşıtı söylem ve eylemlerinin hem bir parçası hem de sonucu olduğunu belirtti.

Saldırının, sosyal medya hesapları üzerinden yapılan canlı yayınlarla bütün dünyanın gözü önünde gerçekleştirildiğini anımsatan Öztürk, böylelikle aynı terör eylemini yapmak niyetinde olan potansiyel teröristlerin özendirilerek Müslümanlara da korku salınmak istendiğini vurguladı.

Son bir fert kalıncaya kadar İslam’ı, kutsallarını kanlarının son damlasına kadar sahip çıkacaklarını ve yıkılması için her türlü fırsatın denendiği mescitleri canları pahasına da olsa koruyup imar edeceklerini dile getiren Öztürk, “Bizler biliyoruz ki bu alçak teröristler cesaretlerini bizim bölünmüşlüğümüzden almaktadır. Bugün değilse bu ümmet ne zaman bir araya gelecektir?” ifadelerini kullandı.

“Biz inancımız gereği Müslüman olsun ya da olmasın tek bir masumun saçının teline zarar gelmesine izin veremeyiz.” diyen Öztürk, şunları kaydetti:

“Bizim bu saldırılardan ötürü bütün Yeni Zelanda halkını sorumlu tutmamız ve onlara karşı nefret beslememiz söz konusu olamaz. Ancak bu saldırılardan Müslümanlara karşı nefret diliyle konuşan tüm siyasetçiler ve popüler ırkçı söylemin oluşmasına katkıda bulunan tüm merkezler sorumludur. Yeni Zelanda’da meydana gelen saldırıda şehit olan kardeşlerimize Cenabı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Tüm İslam alemine taziyelerimizi sunuyoruz.”

17 Mart 2019
Hak-İş’ten Kadınların Güçlendirilmesi İçin Eğitim Hak-İş’ten Kadınların Güçlendirilmesi İçin Eğitim

Yenilikçi Yöntemlerle Kadın Çalışanların Eğitim Yoluyla Güçlendirilmesi” projesinin 7’nci eğitim programı açılışı Diyarbakır’da HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından gerçekleştirildi.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı katkılarıyla hazırlanan “Yenilikçi Yöntemlerle Kadın Çalışanların Eğitim Yoluyla Güçlendirilmesi” projesinin 7’nci eğitim programı açılışı Diyarbakır’da HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından gerçekleştirildi.
Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı katkılarıyla hazırlanan “Yenilikçi Yöntemlerle Kadın Çalışanların Eğitim Yoluyla Güçlendirilmesi” projesi 7’nci eğitim açılışı, HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Aslan, HAK-İŞ Diyarbakır İl Başkanı Ahmet Dinç, HAK-İŞ Konfederasyonu Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin, Öz Büro-İş Sendikası Diyarbakır Bölge Temsilcisi Mehmet Aküzüm, Sosyal Güvenlik Kurumu Diyarbakır İl Müdürü Reşat Merttir, konfederasyona bağlı sendika başkanları ve üyelerin katılımıyla Diyarbakır’da başladı. İki gün sürecek eğitim ilk gün toplumsal cinsiyet algısı, kapsamı ve mobbing, cinsiyet eşitliği alanında uluslararası referanslar, ihtiyaç tespit anketi, sivil toplum ve sendikal hayatta sosyal diyalog mekanizmaları başlıklı eğitimler verilecek. Eğitimin 2’nci günü ise çalışma yaşamında kadın hakları ve hukuksal referanslar, toplu iş sözleşmelerinde müzakere teknikleri, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması, genel memnuniyet anketi ve sertifika töreni ardından eğitim sona erecek.
Bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Aslan, HAK-İŞ’in özgün faaliyetlerinden birinin kadın faaliyetleri olduğunu belirterek, “Kadın çalışanlara yönelik, HAK-İŞ’in büyük sorumlukları olduklarının farkındayız ve onun bilinciyle hareket ediyoruz. Bizim hedef kitlemiz öncelikli olarak çalışan ve emekçi kadınlar. Çalışan ve emekçi kadınlara öncelik olarak sendikalaşmalarını sağlamak, sendikalarda yer almalarına çalışıyoruz. Daha sonra sendikalara üye olarak katılan emekçi kadınları sendikalarımızda kadın sendikacı olarak yer almalarını teşvik ediyoruz” dedi.
Öz Büro-İş Sendikası Diyarbakır Bölge Temsilcisi Mehmet Aküzüm ise bu projenin çalışan kadınların her platformundaki yeri ve önemine değindiğini aktararak bu projenin Diyarbakır ve bölgesine hayırlı olması temennisinde bulundu. Aküzüm, “Bir kadın hem çalışıp hem de anne olma görevini yerine getirirse onun için artı yoğunluk ve yorgunluk olacaktır. Bundan dolayı kadın çalışanlarımızın iş yerinde ve tüm ortamlarda daha farklı bir ayrıcalıkla korunması gerektiğine inanarak bu projenin de kadın çalışanlar, sendikamız ve ilimiz hakkında hayırlar getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.

1 Kasım 2018
Başkan Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Konuştu Başkan Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Konuştu

Başkan Erdoğan Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Konuştu
Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları:

 

BM, 73 yıllık geçmişinde hiç de küçümsenemeyecek başarılar elde etmiştir. Ancak zaman içinde insanlığın barış ve refah beklentilerini karşılamaktan uzaklaştığı da bir gerçektir.

“BM, 5 ÜLKENİN ÇIKARLARINA HİZMET EDEN BİR YAPIYA BÜRÜNMÜŞTÜR”

BM Güvenlik Konseyi, veto hakkına sahip 5 üyenin çıkarlarına hizmet eden, yaşanan zulümlere seyirci kalan bir yapıya bürünmüştür.

“BU TUTUM, ZALİMLERİN CESARETİNİ ARTIRMAKTADIR”

Filistinlilere uygulanan zulme ses çıkartmayanların, onlara yapılan yardımları kısma gayretleri, sadece zalimlerin cesaretini artırmaktadır.

“TÜM DÜNYA ARKASINI DÖNSE BİLE BİZ FİLİSTİNLİLERİN YANINDA YER ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Tüm dünya arkasını dönse bile biz, mazlum Filistinlilerin yanında yer almaya, ilk kıblemiz Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.

BM’de kapsamlı bir reforma gidilmesi gerektiğini belirterek, “Dünya 5’ten büyüktür” derken insanlığın ortak vicdanının sesi olduğumuza inanıyoruz.

Bugün dünyanın en zengin 62 kişisinin mal varlığı, nüfusun yaklaşık yarısına yani 3,6 milyar insana denkse burada bir sorun var demektir.

Afrika’da doğan bir çocuğun ölme ihtimali , bu kentte doğana oranla 9 kat daha fazlaysa burada bir sorun var demektir.

Gelin bu dünyada her şeyin yerli yerine konulmasını sağlamak için BM’yi insanlığın adalet beklentisinin sözcüsü ve uygulayıcısı haline getirelim.

“TÜRKİYE’YE DESTEK VERİLMELİ”

Avrupa başta olmak üzere dünyanın büyük bir mülteci akınına uğramasının önüne geçen Türkiye’ye daha fazla destek verilmesini bekliyoruz.

ABD’YE YPG AYARI: BUNUN ACISINI MUTLAKA ÇEKECEKLERDİR

Taktik çıkarları uğruna teröristleri on binlerce tır, binlerce kargo uçağı silahla donatanlar gelecekte bunun acısını mutlaka çekeceklerdir.

Milletimizin desteğiyle son 5 yılda yürüttüğümüz kararlı mücadele sayesinde, FETÖ’yü ülkemizde büyük ölçüde tasfiye ettik. Türkiye’nin ikazlarına kulak veren, tecrübelerinden ders alan ülkeler, birer birer bu örgütü deşifre ediyor ve topraklarından kovuyor.

FETÖ’nün, Amerika’nın 27 eyaletinde, sadece charter okullar aracılığıyla devlet bütçesinden yılda aldığı para 763 milyon dolardır.

Buradan tüm dünya ülkelerini, FETÖ terör örgütüne karşı dikkatli olmaya ve harekete geçmeye davet ediyorum.

Bunun başı şu anda ABD’de, Pensilvanya’dadır. 400 dönümlük arazide yaşamakta, buradan dünyanın 160 ülkesine terör ihraç etmektedir.

Ticari anlaşmaların keyfi bir şekilde iptal edilmesi, ekonomik yaptırımların silah gibi kullanılması karşısında hiçbirimiz sessiz kalamayız.

Dünya ticaret düzeninin tek taraflı kararlarla bozulmasına engel olmak için hep birlikte çalışmalıyız.

Bugün bazı ülkeler ısrarla kaos çıkarmaya çalışıyor. Merhametin, vicdanın, hukukun, hakkaniyetin, umudun kaybolduğu bir dünya düzeni kadar büyük tehlike yoktur.

Biz, sorunlarımızı eşit şartlarda yürütülecek yapıcı diyalogla çözmekten yanayız. Her alanda olduğu gibi ekonomi konusunda da sorumlu hareket edilmesini bekliyoruz.

Türkiye olarak, BM Gençlik Kuruluşu’nun bir an önce tesis edilmesini, merkezinin de İstanbul olmasını teklif ediyoruz.

25 Eylül 2018
4 Yıl Aradan Sonra Kitap Fuarı ile Buluşuyoruz 4 Yıl Aradan Sonra Kitap Fuarı ile Buluşuyoruz

Diyarbakır 4 yıl aradan sonra kitap fuarı ile buluşuyor.

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliğiyle Diyarbakır Valiliği, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Diyarbakır Ticaret Borsası, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Karacadağ Kalkınma Ajansı ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün desteğiyle düzenlenen, “Diyarbakır 6. Kitap Fuarı”, 25-30 Eylül tarihleri arasında kapılarını kitapseverlere açacak.

TÜYAP Diyarbakır Fuar ve Kongre Merkezi’nde açılacak fuarda 120 yayınevi yer alacak, 60 kültür etkinliğinde 250 yazar okurlarıyla bir araya gelecek.

Fuarın tanıtımı amacıyla bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan TÜYAP Kurumsal İletişim Müdürü Cemran Anıl Öder, 4 yıl aradan sonra kentte bulunmanın heyecanını yaşadıklarını belirtti.

Bu yıl fuarın, 4 yıl öncesine göre katılımcı sayısı açısından yüzde 10, metrekare olarak da yüzde 20 artışla açılacağına işaret eden Öder, “Son fuara 120 yayınevi katılıyordu, bu yıl 142 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılacak. Çoğunluğu İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere, bölgeden de Mardin, Diyarbakır gibi birçok yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılacak. Türkiye’nin önemli, önde gelen ve çok sevilen yazarları fuar süresince Diyarbakırlı okurlarla buluşma fırsatı bulacaklar.” dedi.

Türkiye Yayıncılar Birliği İkinci Başkanı Fahri Aral da fuarların kültürel çeşitliğe ne kadar önem verildiğini, yayınlama, düşünce ve ifade özgürlüğünü yaşatan bir araç haline geldiğini her geçen gün gördüklerini ifade etti.

Ali Emiri’nin bir Kürt olarak Türklerin en önemli kitabı olan Divan-ı Lügati’t Türk’ü cebinde parası olmadığı halde bir sahafta bulup borçlanarak satın aldığını belirten Aral, “O kitap hala Ali Emiri Kütüphanesinde bulunmaktadır. Bu aslında halkların kardeşliğini de yansıtan bir olay. Evet bir Kürt ama Türklerin en önemli kitabını bir sahafta buluyor. Bu topraklar böyle insanlar yetiştiriyor. Daha da yetiştirecek. Buna inanıyorum.” şeklinde konuştu.

Fuar her gün 10.00-19.30, kapanış günü 30 Eylül’de de 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

 

24 Eylül 2018