Diyarbakır’da bağ bozumu ve badem hasadı Diyarbakır’da bağ bozumu ve badem hasadı

DİYARBAKIR Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu’nun katılımıyla bağ bozumu ve badem hasadı yapıldı.

DİYARBAKIR Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu‘nun katılımıyla bağ bozumu ve badem hasadı yapıldı.

Dicle ilçesine bağlı kırsal Bademli köyünde bağ bozumu ve badem hasadı törenle yapıldı. Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu, İl jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Erdem, Dicle Kaymakamı Halil İbrahim Demirçin, Tarım İl Müdürü Mustafa Ertan ve çok sayıda davetli katıldı.

Yapılan hasat töreninde konuşan Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Basri Güzeloğlu, çağdaş tarım projelerinde daha çok ürünün hasat edildiğini söyledi. Diyarbakır‘ın tarım alanında Türkiye ve dünyada iddia sahibi olacağını söyleyen Vali Güzeloğlu, “Bu mahallede yetişen ürünler de ne kadar bereketli ve ne kadar zengin bir toprağa sahip olduğumuzu gösteriyor. Buradaki çiftçi kardeşlerimizin emeği ve alın teri de var. Burada yetişen ürünlerin hepsi doğal, organik ve iyi tarım uygulamaları. Kimyasal bir girdiden ve kimyasal mücadeleden bağımsız yapılarak elde edilen ürünler. Hem insan sağlığı için hem de çevreye zarar vermeden yapılan bir üretim için çok güzel çalışmalar” dedi.

‘BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KIRSAL KALKINMA İÇİN VAR GÜCÜYLE ÇALIŞACAK’

Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma ve tarım ile ilgili bütün daire başkanlıkları çiftçi ve üreticilere her zaman destek olacağını ifade eden Vali Güzeloğlu, “Organik tarımda sertifikasyon ücreti, fidan, gübre ve temel girdi desteklerine kadar bunların hepsini çiftçilere aktaracağız. Özellikle kooperatif örgütlenmesinde, başarılı kooperatiflerimiz var. Sıkıntıda olanlar da var onları da biliyoruz. Şimdi bunları içine katacak, her bir ürünü üretildiği yerden dünyada talebi olan pazarın son tüketicisine kadar götürecek bir zinciri kuracağız” diye konuştu.

Konuşmanın ardından Vali Güzeloğlu ile beraberindekiler, üzüm bağına inerek hasat topladı

17 Eylül 2019
Kulp Belediye Başkanı: Olay, ciddi bir katliamdır, ilişkilendirilmek beni üzmüştür Kulp Belediye Başkanı: Olay, ciddi bir katliamdır, ilişkilendirilmek beni üzmüştür

Diyarbakır’da 7 kişinin şehit olduğu terör saldırısı sonrası tutuklanan ve yerine kayyum atanan Kulp Belediye Başkanı Mehmet Fatih Taş’ın savunması ortaya çıktı. Taş, “Meydana gelen olay ciddi bir katliamdır. Bu olayla ilişkilendirilmek beni üzmüştür. Suçsuzum.” dedi.

Diyarbakır‘ın Kulp ilçesi kırsalında 7 kişinin ölümü 13 kişinin yaralanmasına neden olan patlamadan sonra dün akşam çıkarıldıkları Sulh Ceza hakimliğinde tutuklanan ve yerine kayyum atanan HDP’li Belediye Başkanı Mehmet Fatih Taş, savunmasında suçlamaları reddetti. Taş, “Meydana gelen olay ciddi bir katliamdır. Bu olayla ilişkilendirilmek beni üzmüştür. Suçsuzum. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum”dedi.

Kulp ilçesinde PKK tarafından yola yerleştirildiği belirtilen ve patlatılması sonucu 7 kişinin hayatını kaybettiği, 13 kişinin yaralandığı el yapımı patlayıcı nedeniyle açılan soruşturma sürerken, olaydan sonra gözaltına alınan ve aralarında HDP’li Kulp Belediye Başkanı, yardımcısı ve HDP ilçe başkanının da bulunduğu 5 kişi dün akşam tutuklanmıştı.

Savcılık sorgusundan sonra Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan 5 kişinin ifade tutanaklarına göre, hiç biri suçlamayı kabul etmezken, avukatları ise, müvekkillerinin 2015 yılındaki Nevruz kutlaması, Milletvekili Leyla Güven’in girdiği açlık grevi ile ilgili sosyal medya paylaşımları ve konuşmalarının delil olarak kendilerine sorulduğunu ifade etti.

“YASA DIŞI HİÇ BİR OLAYA KATILMADIM, HİÇ BİR OLAYA MÜSAADE ETMEM”

Tutanaklara göre, HDP Kulp ilçe Başkanı Mehmet Abidin Kahraman ifadesinde, 2015’teki Nevruz kutlamasında tertip komitesinde yer aldığını, asılan afişlerde söylenen şarkılarda atılan sloganlara hiçbir etkisinin olmadığını belirterek, “Patlama olayının meydana geldiği gün halamın eşinin vefat etmesi dolaysıyla taziyedeydim. Oturduğum sırada gelen telefonla Kulp’ta patlama olduğunu duydum. Daha sonra evime geçtim sabaha karşı gözaltına alındım. 2014 Aralık ayından beridir HDP Kulp ilçe Başkanlığı görevini yürütüyorum. Bu süre zarfından yasa dışı hiçbir olaya katılmadım, yasa dışı hiçbir olaya da müsaade etmem. Bana sorulan sorularla neden gözaltına alındığımı öğrendim. Bunun dışında hiçbir bilgim bulunmamaktadır. Suçsuzum. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum”dedi.

Kahraman’ın avukatı Mehmet Öner, dosyada gizlilik kararı mevcut olduğunu, sorguda ve ifadede sorular üzerinden anladıkları kadarıyla müvekkillinin suçsuzluğunun ispatlanması istendiğini belirterek, “Sorulara verdiği cevaplarla kanıtlamıştır. 2015’teki Nevruz etkinliğinde Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinde kendisine propagandadan bir yıl ceza verilmiş, cezası ertelenmiştir. Yine bu konuda emniyette ifadesi alınıp serbest bırakılmıştır. Bu aşama bu dosyayla birleştirilmesi hem mükerrer yargılama durumu oluşmakta hem de bilinçli olarak müvekilimin mağduriyetine sebebiyet verilmesi istenmektedir. Herhangi bir delil olmadığı için tutuksuz yargılmasını talep ediyoruz”dedi.

“OLAY, CİDDİ BİR KATLİAMDIR, İLİŞKİLENDİRİLMEK BENİ ÜZMÜŞTÜR”

Kulp Belediye başkanı Mehmet Fatih Taş ifadesinde, 2014’teki Nevruz kutlamasında tertip komitesinde yer aldığını, patlamanın olduğu gün Kulp ilçesinde olduğunu, Merkez Camisinde bulunan taziyeye gittiğini, sonra belediye uğrayıp işlerini hallettikten sonra Ağaçlı köyündeki taziyeye katıldığını söyledi. Daha sonra şoförü ile Diyarbakır’a gittiğini ve aracında GPS cihazı bulunduğunu söyleyen Taş, “Patlamadan medya vasıtasıyla haberdar oldum. Güvenlik nedeniyle ilçeye gece dönmedim. Sabah Diyarbakır’da gözaltına alındım. Patlamanın meydana geldiği bölgeye daha önce gitmişliğim vardı. Ancak, 2019 yılı içerisinde söz konusu mezraya hiçbir şekilde gitmedim. Patlamanın olduğu bölgede çalışan bir aracımız vardı. Belediye otoparkına giren çıkan araçların talimatını işin niteliğine göre biz veya formen verir. Patlamanın olduğu bölge yakınında çalışan araç benim talimatım ile çıkmıştır. Biz köyleri ihtiyaç durumuna göre sıraladık. Meydana gelen olay ciddi bir katliamdır. Bu olayla ilişkilendirilmek beni üzmüştür. Suçsuzum. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum”diye konuştu.

5 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI

Sulh Ceza Haakimi, şüpheliler Emin Ay, Fatma Ay, Şener Aktaş, Mehmet Fatih Taş ve Mehmet Abidin Kahraman’ın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti şüphelilerin suçtan kurtulmaya yönelik savunması, soruşturmanın halen devam ediyor oluşu, yeni delillerin elde edilme ihtimali, delil karartma ve taraflar üzerine baskı kurma ihtimali bulunması üzerine tutuklanması karar verdi.

Aralarında Belediye başkanı, Yardımcısı ve HDP ilçe Başkanının da bulunduğu 5 kişinin, “Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapma” suçlarından tutuklandıkları belirtildi.

17 Eylül 2019
HDP önündeki eylemde 15’inci gün; aile sayısı 36 oldu HDP önündeki eylemde 15’inci gün; aile sayısı 36 oldu

HDP önündeki eylemde 15’inci gün; aile sayısı 36 oldu. Diyarbakır’da kayıp çocuklarının bulunması için HDP il binası önünde oturma eylemi yapan ailelerin sayısı, 5 yıl önce terör örgütü kaçırdığını iddia ettiği oğlu Ömer için eyleme katılan Salih Gökçe ile birlikte 15’inci günde 36 oldu.

HDP önündeki eylemde 15’inci gün; aile sayısı 36 oldu

Diyarbakır‘da kayıp çocuklarının bulunması için HDP il binası önünde oturma eylemi yapan ailelerin sayısı, 5 yıl önce terör örgütü kaçırdığını iddia ettiği oğlu Ömer için eyleme katılan Salih Gökçe ile birlikte 15’inci günde 36 oldu.

Hacire Akar, 21 Ağustos’ta kaybolan oğlu Mehmet’in (21) HDP’liler tarafından dağa kaçırıldığını iddia edip, 1 gün sonra parti il binası önünde oturma eylemi başlattı. Oturma eyleminin 3’üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar’ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp olan aileler, 3 Eylül‘den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. Bu sabah, 5 yıl önce İstanbul’da çalışırken, terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Ömer (24) için Kars’tan Diyarbakır’a gelen Salih Gökçe, oturma eylemine başladı. Acılı baba Salih Gökçe, oğlunun askere gitmek için hazırlık yaptığını, askerliğine 20 gün kala HDP tarafından Suriye’ye kaçırıldığını bildiğini iddia etti. Gökçe ile birlikte HDP önünde oturma eylemindeki aile sayısı 36 oldu.

OTURMA EYLEMİNDEKİ AİLELER

1- Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos’tan beri haber alamadıkları, teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.

2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad’ın (14)  teröristler tarafından kaçırıldığını ileri sürerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.

3- Diyarbakır’da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.

4- Mardinli olan ve Diyarbakır’da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs’ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf’un (16) HDP’liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.

5- Gaziantep’te oturan Şevket-Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015’te Tunceli’nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

6- Mersin’in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015’te eşi ve kızının yanında aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak’ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır’a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak’a, teröristler tarafından 23 Eylül 1995’te şehit edilen Astsubay Murat Namdar’ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.

7- Mardin’in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul’da polis memuruyken, Muş’ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül’de oturma eylemine başladı.

8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015’te Rize’den kendisini ziyarete gelirken Tunceli’nin Pülümür ilçesinde yol kesen teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

9- Bursa’da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır’a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce  teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.

10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat’ın (25) PKK’lı teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ederek 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

11- Diyarbakır’ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce teröristlerce dağa kaçırıldığını ileri sürdüğü oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.

12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce  teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

13- Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken  teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur’un (19) anne ve babası Bedirhan- Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eylem başlattı.

14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye’de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye’yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.

15- Ayten- Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

16- İstanbul’da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer’in (19) anne ve babası yaşayan Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.

17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü tarafından kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un ziyareti sırasında HDP önüne gelip eyleme katıldı.

19- Mardinli ancak Diyarbakır’da oturan Salih- Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019’da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak’ın Metine bölgesindeki teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.

20- Aslen Siirtli olan ancak Ordu’da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3’üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür’ün (22), 10 ay önce teröristler tarafından Kuzey Irak’a kaçırıldığını iddia ederek 10 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999’da kandırılarak dağa götürüldüğünü ileri sürdüğü oğlu Ercan (40) için 11 Eylül’de oturma eylemine başladı.

22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2019’da kaybolan ve internette terörist kıyafeti giyerken videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

23- Erzurum’dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015’te Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül’de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun’un, Van’da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu’nu ziyaret edip, akrabalarını ziyaret etmek için de memleketi Erzurum’a giderken Lice’de yol kesenlerce kaçırıldığı belirtildi.

24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015’te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011’de Şırnak’a pikniğe gidip dönmeyen ve 2014’te terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül’de oturma eylemine başladı.

26- İstanbul’da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014’te Arnavutköy’de ‘Bana iş buldular, işe gidiyorum’ diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül’de oturma eylemine başladı.

27- Diyarbakır’ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir’in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını iddia eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

28- Bitlis’te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır’a gelip oturma eylemine katıldı.

29- Bitlis’te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül’de Diyarbakır’a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemine katıldı.

30- Bitlis’in Mutki ilçesinden Diyarbakır’a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıldır dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

31- Bitlis’ten Diyarbakır’a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

32- Elazığ’dan Diyarbakır’a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül’de oturma eylemine katıldı.

33- Erzurum’un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde 2’nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014’te terör örgütü tarafından kaçırıldığını iddia ettiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül’de oturma eylemine başladı.

34- Bursa’dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir’de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemine başladı.

35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül’de oturma eylemine başladı.

36- Karslı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul’da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü  tarafından kaçırılıp Suriye’ye götürüldüğünü iddia ettiği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül’de oturma eylemine başladı.

17 Eylül 2019
Kulp Belediye Başkanı’nın yerine kaymakam görevlendirildi Kulp Belediye Başkanı’nın yerine kaymakam görevlendirildi

Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, 7 sivilin yaşamını yitirdiği 10 kişinin de yaralandığı Kulp saldırısı sonrası tutuklanan Belediye Başkanı Mehmet Emin Taş’ın yerine Kulp Kaymakamı Mustafa Gözlet kayyum olarak atandı.

Diyarbakır’ın Kulp ilçesindeki 7 kişinin şehit olduğu terör saldırısıyla ilgili HDP’li Kulp Belediye Başkanı Mehmet Fatih Taş’ın da aralarında yer aldığı 5 kişi tutuklanmasının ardından, Kulp Belediye Başkanlığı için Kaymakam Mustafa Gözlet kayyum olarak görevlendirildi.

DİYARBAKIR VALİLİĞİ’NDEN AÇIKLAMA
Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Kulp Belediye Başkanı Mehmet Fatih TAŞ, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma” ve “Terör Örgütü Propagandası Yapmak”, suçları kapsamında hakkında devam eden (5) ayrı soruşturma ve (1) Kovuşturma ile 12.09.2019 tarihinde Ağaçkorur Mahallesinde 7 Vatandaşımızın Şehit olması ile sonuçlanan hain terör saldırısı üzerine Kulp Cumhuriyet Başsavcılığının “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terör Örgütü Propagandası Yapmak, Devletin Birliğini ve Bütünlüğünü Bozma” suçlarını esas olarak başlattığı soruşturma sürecinde Kulp Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.09.2019 tarihli kararı ile tutuklanmış olması göz önünde bulundurularak Anayasanın 127 nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47 nci maddelerine istinaden Bakanlığımızın 16.09.2019 tarihli onayı ile geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığımız tarafından görevinden uzaklaştırılmış; Belediye Kanununun 45 inci maddesi uyarınca yine Belediye Kanununun 46 ncı maddesi kapsamında Kulp Kaymakamı Mustafa GÖZLET Kulp Belediye Başkan Vekili olarak Valiliğimizce görevlendirilmiştir.”

Son Dakika: Tutuklanan Kulp Belediye Başkanı’nın yerine kaymakam görevlendirildi
Kulp Kaymakamı Mustafa Gözlet
MUSTAFA GÖZLET KİMDİR?
Mustafa Gözlet 26/02/1986 tarihinde Denizli’nin Güney İlçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Denizli’de tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünü 2008 yılında tamamladıktan sonra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde stajyer kontrolör olarak görev yaptı. 22/11/2010 tarihinde 99. Dönem Muğla Kaymakam adayı olarak Mülki İdare Amirliği mesleğine girdi.

Sırasıyla Mersin’in Çamlıyayla, Isparta’nın Yenişarbademli ve Adana’nın Pozantı İlçelerinde Kaymakam vekilliği görevlerinde bulundu. İngiltere’de yurtdışı stajını tamamlayan Gözlet, bu bir yıllık süre içerisinde Essex Üniversitesinde Politika alanında yüksek lisans yaptı. 99. Dönem Kaymakamlık Kursunu üstün başarılı olarak tamamlayan Gözlet, Yeşilhisar, Dikmen ve Sivaslı Kaymakamlıklarının ardından 07/08/2019 tarih ve 2019/268 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Atama Kararı ile Kulp Kaymakamlığı’na atandı. Gözlet, okul öncesi öğretmeni Elif Gözlet ile evli olup 2 çocuk sahibidir.

NE OLMUŞTU?
Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı

Kulp Belediye Başkanı’nın yerine kaymakam görevlendirildi

mevkisinde 12 Eylül’de odun toplamaya giden vatandaşların bulunduğu araca  teröristlerce el yapımı patlayıcıyla düzenlenen ve 7 kişinin şehit olduğu, 10 kişinin yaralandığı saldırıya ilişkin soruşturmada HDP’li Kulp Belediye Başkanı Mehmet Fatih Taş’ın da aralarında yer aldığı 5 kişi tutuklanmıştı.

BELEDİYEDE ARAMA YAPILMIŞTI
Kulp Belediyesine ait bir aracın saldırının gerçekleştiği yerde patlamadan kısa süre önce görüldüğü iddiası ve tanık ifadeleri üzerine olayın ardından polis ekiplerince Kulp Belediyesi ile HDP Kulp İlçe Başkanlığında yapılan aramada, kamera kayıtlarıyla bazı dokümanlara el konulmuştu.

17 Eylül 2019
Ehliyet sınavlarında önemli değişiklik yapıldı Ehliyet sınavlarında önemli değişiklik yapıldı

Sürücü kursları için flaş gelişme.

Resmi Gazete ‘nin önceki günkü sayısında yayınlanan kararda sürücü kurslarına kota getirildiği bildirildi. Özel direksiyon derslerine ilişkin yapılan yeni düzenleme ile sürücü belgesi olup her koşulda araç kullanma konusunda kendisini yeterli görmeyen ve kursa başvuru yapan kursiyerlerin kayıtları sürücü belgeleri ile birlikte gerçekleştirilecek.

Resmi Gazete ‘nin bugünkü sayısında Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlandı.

Bu kursiyerlere trafik adabı dersi ile ihtiyaç duyduğu kadar direksiyon eğitimi dersi, kurum kontenjanı ile direksiyon eğitimi ve sınav aracı kontenjanına dahil edilmeden verilecek. Kursun kayıtlı direksiyon eğitimi ve sınav araçlarıyla verilecek bu eğitimler, Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu (MTSK) modülüne işlenecek.

ON BİNİN ALTINDAKİ NÜFUSLÜ İLÇELERDE KURS AÇILMAYACAK

Düzenlemeye göre kurs sayısı belirlenirken merkez ilçe ve diğer ilçelerin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan nüfus verileri dikkate alınacak.

Nüfusu; 10 bin-25 bin olan ilçelerde iki, sonraki her 25 bin nüfus için bir kurs açılmasına izin verilecek. Toplam nüfusu 10 binin altında olan ilçelerde ise kurs açılamayacak.

Mevcut kurslar faaliyetine devam edebilecek. Sadece yeni kurs açılmasına izin verilmeyecek.

EHLİYETİ İPTAL EDİLENLER..

Karayolları Trafik Kanunu kapsamında kuralları ihlal ettiği için sürücü belgeleri iptal edilenlerin tekrar kursa kayıt olabilmeleri için ayrıca tabi tutulacakları psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belge istenecek.

Kursiyerlerin teorik ders planlaması kayıt esnasında, teorik eğitimler sonunda yapılacak sınavda başarılı olan kursiyerlerin direksiyon eğitimi dersi planlaması ise sınav sonuçlarının ilanından itibaren beş iş günü içerisinde Özel MTSK modülüne girilecek. Direksiyon eğitimi dersleri en geç 60 gün içerisinde tamamlanacak.

MOTOSİKLET EHLİYETİNDE DEĞİŞİKLİK

Kurslarda bulundurulacak sınav araçlarıyla ilgili değişikliklerin de yer aldığı yönetmeliğe göre, motosiklet sürücü belgesi olan “A” sınıfı sertifika programı açmak isteyen kurslarda “A2” sertifika sınıfından en az bir direksiyon eğitim ve sınav aracı bulundurulacak.

24 yaşını doldurmuş ve deneyim şartı aranmayan “A” sınıfı sürücü belgesi alacak adaylara, direksiyon eğitimi dersinin en az 4, en fazla 6 saatlik kısmı “A2” sertifika sınıfı direksiyon eğitim ve sınav aracında, geri kalan kısmı ise “A” sertifika sınıfı direksiyon eğitim ve sınav aracında yaptırılacak.

16 Eylül 2019
Saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Ekmen patlama anını anlattı Saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Ekmen patlama anını anlattı

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde teröristlerce düzenlenen, 7 kişinin şehit olduğu, 10 kişinin yaralandığı saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Ekmen, patlama anında yaşadıklarını anlattı.

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde  teröristlerce düzenlenen, 7 kişinin şehit olduğu, 10 kişinin yaralandığı saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Ekmen, patlamada yaşadıklarını anlattı.

Ağaçkorur köyü mevkisinde 12 Eylül’de odun toplamaya giden vatandaşların bulunduğu araca teröristlerce el yapımı patlayıcıyla düzenlenen 7 kişinin şehit olduğu saldırıdan yaralı kurtulan 10 kişiden 2 çocuk babası Mehmet Ekmen’in tedavisi Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde sürüyor.

“ORMANLIK ALANDA SABAHTAN AKŞAMA KADAR ÇALIŞIYORUZ”

Batman’ın Sason ilçesinde yaşadığını, yaklaşık 6 ay önce çalışmak için Kulp ilçesine geldiğini ifade eden Ekmen, her gün diğer işçilerle gittikleri ormanlık alanda sabahtan akşama kadar çalıştıklarını söyledi.

Ekmen, olay günü saat 17.30 sıralarında mesai sonrası kara yoluna gitmek için pikaba bindiklerini anlatarak, aracın kasasında olduğunu, yaklaşık 1 kilometre ilerledikten sonra büyük bir patlamayla bulundukları aracın devrildiğini aktardı.

“ARAÇTAN 50 METRE UZAĞA SAVRULDUM”

Araçtan 50 metre uzağa savrulduğunu dile getiren Ekmen, gözünü açtığında her tarafın toz duman içerisinde olduğunu ancak bilincinin yerinde olması nedeniyle o anları hatırladığını belirtti.

Ekmen, “Her taraf kan içerisindeydi. Bir yaralının üzerine düşmüştüm. Kalktım ona baktım, nabzı bir süre attıktan sonra vefat etti. Başka bir yaralıya koştum, o da aynı şekilde can verdi. Diğerleri için yapacak bir şey yoktu. Amcamın oğlunu aradım, onu arabadan zor bela çıkardık. Ölenlerin çoğu şarapnel parçasıyla şehit oldu. Sağ tarafta oturanların hepsi şehit oldu.” dedi.

“HAİN BİR SALDIRIYDI”

Pikabın sürücüsüne,”Kaza mı yaptık?” diye sorduğunu onun da, “Patlama olduğunu, sağ taraftan toprağın yükseldiğini gördüğünü” belirttiğini ifade eden Ekmen, “Araçtan yaklaşık yarım metre uzağa yerleştirilmiş patlayıcı, uzaktan kumandalı düzenekle patlatıldı. Her gözümü kapattığımda elimi nabzına koyduğum arkadaşlar gözümün önüne geliyor. Sağ tarafta oturanların hepsi şehit oldu. Bilerek ve isteyerek sivilleri hedef alan hain bir saldırıydı. Allah kimseye böyle bir acıyı yaşatmasın.”

“DEVLETİMİZ ELİNDEN GELENİ YAPTI”

Ekmen, saldırının ardından yaralı bir arkadaşından aldığı cep telefonuyla önce babasını, ardından 112 Acil Servis ekiplerini aradığını aktararak, bölgede görev yapan korucuların patlamanın sesiyle yanlarına geldiklerini bildirdi. Ekiplerce kaldırıldıkları Kulp Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından helikopterle Diyarbakır’daki hastaneye ulaştırıldıklarını anlatan Ekmen, “Devletimiz elinden gelen her şeyi yaptı, her türlü imkanı seferber etti. Hepsi elinden geleni yaptı. Allah onlardan razı olsun. Hepsine teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“ONLARA MERHAMET ŞEHİTLERİMİZE İHANETTİR”

Mehmet Ekmen, olayın etkisinden kurtulamadığını vurgulayarak, “Bir saniye bile aklımdan çıkmıyor. 6 aydır birlikte çalışıyorduk. Aynı evde yatıyor, birlikte çalışıyorduk. Beraber yemek yiyor, aynı evi kullanıyorduk. Bunlar unutulacak şeyler değil. Allah o manzarayı kimseye yaşatmasın. Yapanların Allah belasını versin, onlara merhamet etmek şehitlerimize ihanettir. Bunlar insanlıktan nasibini almamış.17-18 yaşında gençler vefat etti, onların ne suçu vardı?” dedi.

“HER ŞARTTA HÜKÜMETİMİZİ DESTEKLİYORUZ”

Teröristlerin sivilleri hedef alarak bu saldırıyı gerçekleştirdiğine dikkati çeken Ekmen, sözlerini şöyle tamamladı “Çünkü hepimizin ailesi devleti, hükümeti destekliyor. Tehdit edilmemize rağmen her şartta hükümetimizi destekliyoruz. Bu nedenle hedef alındık. Daha önce Batman’da babamı tehdit etmişlerdi. Bunlarda ne merhamet ne vicdan var. Bunlar insanlıktan nasibini almamış. Allah onları bildiği gibi yapsın. Sabahtan akşama kadar 100 lira karşılığında 150-200 kiloluk kütük taşıyoruz. Benim 2 çocuğum var. Biri ağır engelli. Çalışmak ve eve ekmek götürmek zorundayım. İşçilerin hepsi evine ekmek götürmek için gelmişti. 17-18 yaşında gençler vefat etti, onların ne suçu vardı?” ifadelerini kullandı.

16 Eylül 2019
HDP binası önündeki annelerin oturma eylemine İran’dan 5 aile katıldı HDP binası önündeki annelerin oturma eylemine İran’dan 5 aile katıldı

Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP’yi sorumlu tutan annelerin partinin il binası önünde sürdürdüğü oturma eylemine, çocukları PKK’nın İran kanadı PJAK’a katılan 5 aile daha dahil oldu

Çocuklarının terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığı iddiası ile HDP il binası önünde oturma eylemi başlatan ailelere İran‘dan destek geldi. Yakınlarının PKK’nın uzantısı PJAK tarafından kaçırıldığını savunan 5 İranlı aile, Diyarbakır‘daki oturma eylemine katıldı.

HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde oturma eylemini sürdüren ailelerin sayısı 14’üncü gününde 35’e yükseldi. Çığlığı ülke sınırlarını aşan anneleri gören İranlı 5 aile de HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önüne geldi. Yakınlarının terör örgütünün İran uzantısı PJAK tarafından kaçırıldığını savunan 5 aile, seslerini duyurmak için parti binası önünde bir günlük oturma eylemi başlattı.

“ÇOCUKLARIMIZDAN SES ALMAK UMUDUYLA BURAYA GELDİK”

Yaklaşık 6 yıl önce oğlu İlyas’ın kaçırıldığını belirten Fehim Hekimi, çocuklarını istediklerini söyledi. Hekimi, ”Çocuğumuzdan haber alamadık. Ben İran’dan geldim. Kimin kaçırdığını bilmiyorum. Kaç yıldır kendisinden haber alamadım. Ben çocuğumdan haber almak istiyorum. Bizim burada tanıdıklarımız vardı, bize söylediler ve televizyondan gördüm buraya gelip eyleme destek verdik. Buraya geldik, belki çocuklarımızdan bir haber alabiliriz” dedi.

“BİR GÜN İNŞALLAH BULUŞACAĞIZ”

Kardeşi Ümit Abduli’nin 9 yıldır kayıp olduğunu anlatan Rüstem Abduli de, bunca yıldır kendisinden haber alamadıklarını söyledi. Abduli, ”Ben, annem ve babamın onu görmesini istiyorum. Biz bir günlük buraya geldik sesimizi duyurmak için. Televizyonda gördük, herkesin buraya geldiğini söylüyorlardı. Biz de bunu gördük ve oturma eylemine geldik. Kardeşim 25 yaşında. Ben ona diyorum ki, ‘Sen nerede olursan ol Allah’ın eli senin üzerinde olsun.’ Bir gün inşallah buluşacağız” diye konuştu.

YARIN ÜLKELERİNE DÖNECEKLER

İran’dan gelen aileler, Diyarbakır’daki ailelerle birlikte oturma eylemine başladı. İranlı ailelerin yarın ülkelerine dönmesi bekleniyor.

16 Eylül 2019