Diyarbakırlı besiciler kurbanlık hazırlıklarına devam ediyor Diyarbakırlı besiciler kurbanlık hazırlıklarına devam ediyor

Kurban Bayramına bir aydan az bir süre kala Diyarbakırlı besicilerin hazırlıkları devam ediyor.

Kurban Bayramına bir aydan az bir süre kala Diyarbakırlı besicilerin hazırlıkları devam ediyor. Bu yıl 55 büyük ve 140 küçükbaş olmak üzere kurbanlık besleyen besici Faik Avcı, Antalya‘ya götüreceği kurbanlıklarına gözü gibi bakıyor.

Kocaköy ilçesinde besicilikle uğraşan 33 yaşındaki Faik Avcı 9 yıldır kurbanlık işi yapıyor. Her yıl aldığı büyük ve küçükbaş hayvanları besleyerek Diyarbakır’dan Antalya’ya götüren Avcı, 11 ay boyunca kurbanlıklara gözü gibi bakıp Kurban Bayramı’nda satarak ailesini geçindiriyor.

“Geçen sene hiç tadı yoktu”

Besici Faik Avcı, beklentilerinin 11 ay kurbanlıklara bakıp Kurban Bayramı’nda emeklerinin karşılığını almak olduğunu söyledi. Satışların bu sene çok iyi olmayacağını düşündüğünü belirten Avcı, “9 yıldır Antalya’ya kurban götüren biriyim, küçükbaş, büyükbaş hayvan götürüyorum. Geçen sene hiç tadı yoktu iyi değildi. Bu sene daha krizli geçecek gibi düşünüyorum. Vatandaş alamıyor ikincisi bu da besicilere yansıyor. Müşterinin olmamasından dolayı bize yansıyor. Yem fiyatlarının artmasından maliyetleri yüksek olduğu zaman kurbanlığa da yansıyor. Ben bu sene 55 büyükbaş götürmeyi düşünüyorum. 140 tane de küçükbaş götüreceğim. Geçen senede 60 tane büyükbaş götürdük. Yine 140 küçükbaş götürdük. Bu sene hayırlısıyla ayın 27’sinde gideceğiz Tarım ve Orman Bakanlığı öyle bir yasa çıkartmış ayın 27’sinde Antalya’ya gideceğiz” dedi.

“Vatandaş kurbanlıkların resmi evraklarını görmesi lazım”

2017’de bayrama iki gün kala kendilerinin her sene gittiği yerde insanların olmamasından dolayı şok olduklarını aktaran Faik Avcı, sözlerine şöyle devam etti:

“2018 bize 2017’yi arattı. Durum öyle gösteriyor ki 2019 daha kritik geçecek. Doğrusunu söylemek gerekirse korkuyorum kurbanlıklar biter mi bitmez mi onun korkusunu yaşıyorum. Geçen sene büyükbaş 6 bin liradan başlıyordu 13-14 bine kadar çıkıyordu. Küçükbaşlar ise bin liradan başlayıp bin 600, bin 700, 2 bine kadar da değişiyordu. Ama bu sene küçükbaşların maliyetine baktığımız zaman küçükbaşların bin 600 liranın altına düşmemesi lazım. Eğer bin 600 altına düşerse bize bir şey kazanamayacağız. Çünkü küçükbaşın maliyeti aşağı yukarı hesapladığımızda bin 400 liraya bize mal oluyor. Yani bunun masrafıyla, gittiğimiz yer ücretiyle. Bu hayvanın en kötüsüyle bin 600 liraya vermem lazım. Kurbanlık için küçükbaşın 1 yaşını doldurması gerekiyor kurbanlık aldıkları yerden hayvanın resmi evraklarını görmeleri, talep etmeleri gerekiyor. Büyükbaşa da gelince 1. madde kapak açması dediğimiz, zaten herkes bilmiyor, kapağında iki tane ön dişleri büyük olması gerekiyor ki kapak açmış sayılsın. Eğer aşağıdaki dişler aynı boyda ise kapağı açmamış o hayvan kurban olmuyor. Onun içinde tarım tarafından verilmiş kurbanlık sevkiyatı raporu görmeleri lazım o hayvanın küpelerine bakıp o hayvanın raporu isteyecekler ve hayvanın kurbanlık olup olmadığını görecekler.”

18 Temmuz 2019
Düzce’de heyelan sel felaket Düzce’de heyelan sel felaket

Düzce’de etkili olan kuvvetli sağanak ve heyelan nedeniyle bazı köy yollarının kapanması sonucu 4 binden fazla kişinin mahsur kaldığı belirtildi. Mahsur kalan bazı vatandaşlar ekiplerin yoğun çalışması sonrası kurtarıldı. Mahsur kalan çok sayıda vatandaşı kurtarma çalışmaları devam ediyor.

Haberle ilgili daha fazla fotoğraf için galeriyi ziyaret edin.

Alınan bilgiye göre, Cumayeri ilçesinden geçen Melen Çayı, sağanağın etkisiyle taştı.

Dokuzdeğirmen köyü ile Yeşiltepe-Çelikdere-Harmankaya-Büyük Melen köyleri arasında bulunan yol üzerinde iki noktada meydana gelen heyelanın ardından, köylere ulaşımın sağlandığı yol kapandı.

CNN Türk Düzce’de 4 binden fazla kişinin mahsur kaldığını duyurdu.

Yağışın sürdüğü bölgede bulunan bir raftingtesisinde konaklayanlar, sel sularının bungalov evlere ulaşması nedeniyle çatılara çıktı. Daha sonra kendi imkanlarıyla güvenli bir bölgeye geçen vatandaşlar bölgeye sevk edilen, İl Özel İdaresi, AFAD, 112 Acil Servis, itfaiye ve jandarma ekiplerinin çalışması sonrası kurtarıldı.

Düzce Valisi Zülkif Dağlı, Cumayeri ilçesinde etkili olan kuvvetli sağanak ve heyelan nedeniyle bazı köy yollarının kapanması sonucu bir rafting tesisinde mahsur kalan 21 kişinin kurtarıldığını bildirdi.

Dağdan kaya parçaları ile suyun geldiği noktalarda çalışma yapan iş makineleri, yoğun yağış nedeniyle bu bölgeleri aşmakta zorlandı.

Arama kurtarma ekipleri de araçlardan köylülerin burada toplanmasına ilişkin anons yaptı.

Öte yandan, bölgeye akşam saatlerinde haber yapmak üzere giden ve toprak kayması sonucu rafting tesisine sığınarak mahsur kalan Anadolu Ajansı (AA) Cumayeri muhabiri İsa Keleş, kriz merkezi ile irtibat kurarak kurtarma çalışmalarına destek verdi.

18 Temmuz 2019
900 çocuk mağdur olacak denildi 900 çocuk mağdur olacak denildi

Hazar Gölü’nde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı sosyal tesisler Maden Kaymakamlığı tarafından kapatıldı.

900 çocuğun mağdur olacağını belirten belediye, “Hukuka aykırı gerçekleştirilen bu işleme karşı yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılacağı gibi, hukuka aykırı işlem yapan kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunulacaktır” dedi.

Maden Kaymakamlığı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin kampını kapattı.. 

DİYARBAKIR – Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, cumartesi günü Hazar Gölü’nde belediyeye ait tesislerini ziyaret etti ve buradaki çocuklarla bir araya geldi. Mızraklı’nın ayrılmasının ardından Maden Kaymakamlığı yetkilileri kampa gelerek, eksikliklerin giderilmediğini ifade ederek tesis hakkında kapatma kararı alındığını söyledi.
Kaymakamlık yetkilileri jandarma ekipleriyle tesislere gelerek kapatılma kararını bekçiye bildirdi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın ziyaretinin ardından kampın kapatılması dikkat çekti.

‘USULE UYGUN DEĞİL’

Belediye tarafından yapılan açıklamada, “Hazar Kampı Sosyal Tesislerimizin kapatılmasına dayanak olarak gösterilen Maden Kaymakamlığı yazısı usule aykırı olarak tebliğ edilmemiş ve var olduğu iddia edilen eksiklikler ile ilgili kurumumuza herhangi bir yazı yazılmamıştır” denildi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Maden Kaymakamlığı veya Elazığ Valiliği 2016 yılındaki bir yazı ve soruşturmayı gerekçe göstererek 2019 yılında işlem tesis etmişlerdir. Maden Kaymakamlığı’nın bahse konu yazısında tesisin 2017-2018 yılında kullanılmadığı ifade edilmiştir. Ancak, Maden Kaymakamlığı yetkilileri ve Elazığ’daki diğer yetkililer tarafından da iyi bilindiği ve belediye yöneticilerinin sosyal medya hesaplarına da yansıdığı üzere bu tesis Kayyım döneminde de -kapatılma gerekçesi olarak gösterilen eksiklikler ile- kullanılmaya devam edilmiştir. Kayyım döneminde hem yetişkinlere hem de çeşitli vakıflara kullandırılan bu alanla ilgili o dönemde hiçbir eksiklik iddiası öne sürülmemiştir.

‘900 ÇOCUK İÇİN HAYAL KIRIKLIĞI’

Yapılan açıklamada kayyım dönemine de atıfta bulunuldu ve alınan karar nedeniyle Diyarbakırlı 900 çocuğun hayal kırıklığı yaşayacağı belirtildi.  Açıklamada şöyle denildi: “Belediyemizce 16 Nisan 2019 tarihinden itibaren söz konusu tesisin asli amacı doğrultusunda dezavantajlı çocuklara kullandırılması için yoğun bir çaba gösterilmiştir. Kayyım döneminde yapılmayan bakım ve onarım yapılmış, tesisdeki eksiklikler giderilerek yoğun bir emek ve kamu kaynağı kullanılarak tesis elverişli hale getirilmiştir. Ancak, Belediye Eşbaşkanımızın ziyaret ettiği günün hemen ertesinde tatil günü baskın yapar tarzda tesise gidilerek kapatılmasını söylemek ciddiyetten uzak bir yaklaşımdır. Mesai saatini ve yetkilileri beklemeden yapılan bu işlem hukuken sakat bir işlemdir.

Selçuk Mızraklı, çocuklarla etkinliklere katılmıştı.

Bu işlem sebebiyle yaz döneminde tesisten faydalanması planlanan 900’e yakın Diyarbakırlı çocuk hayal kırıklığına uğrayacaktır. Çocukların hayallerini yıkmak hiç kimsenin hakkı değildir. Çocuklarımızın haklarına sahip çıkmak için belediyemizce hukuka aykırı gerçekleştirilen bu işleme karşı yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılacağı gibi, hukuka aykırı işlem yapan kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunulacaktır.

 

 

15 Temmuz 2019
Cami yapımını durduracak imar planı değişikliğine tepkiler Cami yapımını durduracak imar planı değişikliğine tepkiler

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin Kayapınar ilçesinde cami yapımı için belirlenen alanların imar planını değiştirmesine tepkiler devam ediyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin Kayapınar ilçesinde cami yapımı için belirlenen alanların imar planını değiştirmesine tepkiler devam ediyor.
Merkez Kayapınar ilçesi Yunus Emre Camisi’nde kılınan öğlen namazının ardından, aralarında sivil toplum kuruluşu ve siyasi parti temsilcilerinin de yer aldığı cemaat, belediyenin kararını protesto etti.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından konuşan İl Müftü Vekili Nihat Koç, İslamiyet’in mabetlerin korunmasına büyük önem verdiğini söyledi.
Dokunulmaması gereken yerler arasında mabetlerin yer aldığını dile getiren Koç, “Hristiyan bir ülkeye giriyorsunuz kiliseye karışamıyorsunuz, Yahudi bir toplumla savaşa giriyorsunuz, onların havralarına karışamazsınız ama gelin görün ki Müslümanların mabetleri hep hakarete ve tecavüze uğradı.” dedi.
Mescid-i Aksa’nın İsrail’in işgali altında olduğunu, 1300 yıllık Emevi Camisi’nin ise Beşşar Esed’in bombalarıyla tahrip edildiğini anlatan Koç, şöyle konuştu:
“5. Harem-i Şerif Diyarbakır Ulu Cami’miz inanın kuşatma altındadır ama biz bunlara meydan vermeyeceğiz. Mabetlerimize, kutsallarımıza, bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkacağız. Kayapınar’da devasa binalar, muhteşem yerleşim alanları yapılıyor. İmar planları yapılırken mabetlere yer verilmemiş. Müslüman bir vicdanın bunu kabul etmesi mümkün değil, biz de kabul etmiyoruz.”
AK Parti İl Başkanı Süleyman Serdar Budak ise imar planında değişiklik yapıldığını belirterek, “Müslümanların mabedi yaklaşık yüzde 70 bitmiş. Yarın burayı yıkmak isteyecekler. Onları bu mabetlere dokundurtmayacağız. O pis ve çirkin ellerini artık camilerimizin üzerinden çeksinler, bu kabul edilmez. Hukuki çalışmalarımız bu konuda devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlardan Ramazan Çiçek de kararın kasıtlı olduğunu vurgulayarak, “Kesinlikle bu camiyi yıkamazlar. Yıkarlarsa dünya onlara zindan olur. Halk onlara gereken dersi verecektir.” dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin aldığı karara tepki gösteren vatandaşlar, “Zalimler için yaşasın cehennem” ve “Belediye şaşırma sabrımızı taşırma” sloganları attı.
İçişleri Bakanlığınca görevlendirme yapılan dönemde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince, merkez Kayapınar ilçesindeki 5 alan imar planında cami inşaatı için belirlenmişti. 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından göreve gelen HDP’li belediye yönetimince, imar planında park ve dini tesis alanıyken sadece park alanı yapılmak üzere hazırlanan nazım imar planında değişiklik yapılması için 21 Haziran’da belediye meclisi kararı almıştı.
Valilik, Büyükşehir Belediye Meclisinin bu kararının mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmesinin durdurulması talebiyle Diyarbakır Nöbetçi İdare Mahkemesine başvurmuştu.

14 Temmuz 2019
Belediyeden inşaat halindeki camileri yıkma hamlesi Belediyeden inşaat halindeki camileri yıkma hamlesi

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin Kayapınar ilçesinde cami yapımı için belirlenen alanların farklı amaçlarla kullanımı amacıyla imar planını değiştirmesine tepkiler devam ediyor.Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Muhammed Akar, yaptığı açıklamada, Kayapınar’ın kentin en çok gelişen bölgesi ve ibadet alanına ihtiyaç duyulan ilçesi olduğunu söyledi.AK Parti Grubu olarak, kentin ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla mücadele verdiklerini ancak HDP’nin bu konuda şehrin ihtiyaçları ve bölge insanının değerlerini dikkate almayarak ideolojik belediyecilik yaptığını savunan Akar, 2014’te AK Parti meclis üyeleri olarak ibadethane için imar düzenlenmesinde yer tahsis edilmesi gerektiğini bildirdiklerini ancak düzenlemede buna yer verilmediğini dile getirdi.Görevlendirme yapılan dönemde bunu bir daha gündeme getirdiklerini kaydeden Akar, şöyle dedi: “Kayyum döneminde bu ihtiyacı karşılamak üzere bazı parseller ibadethane yeri olarak tahsis edildi fakat Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi, yeşil alan gerekçesiyle kayyum zamanındaki bu tahsisleri iptal etti. Biz buna itiraz ettik ama bu itirazımızı HDP’liler dikkate almadı.Eğer yeşil alan ihtiyacı varsa başka bir alanın ayrılmasını ve tanzim edileceğini söyledik.”HDP’nin milletin değerlerini anlamadığını ifade eden Akar, ibadethanelerin temel ihtiyaç ve toplumun değeri olduğunu söyledi.Bunu anlamaları gerektiğini dile getiren Akar, şöyle konuştu: “Bu kararlarından vazgeçsinler. Dertleri yeşil alansa, buna itirazları varsa, yeşil alanları koruyalım, başka yerleri ibadethane yeri olarak belirlesinler, biz de destek olalım. Bunu da kabul etmiyorlar. Bunların amaçları yeşil alanı korumak değil. İdeolojik belediyecilik yapıyorlar. Amaçları bu şehre hizmet etmek ve sorunlarını çözmek değil. HDP’ye oy verenler de onların bu kararından rahatsız. İki gündür bizi arıyorlar. HDP Grubu’na çağrıda bulunuyorum, gelsinler beraber çalışalım, bu şehir için güzel şeyler yapalım.Biz hem AK Parti’ye hem de başka partiye oy veren her kesimin talepleri doğrultusunda çalışarak bu yanlıştan dönmeleri için çaba içindeyiz.””Yanlış karardan dönülmesi gerektiğini düşünüyorum”Avukat Ömer Serdar Kaplan da Büyükşehir Belediyesinin imarda değişiklik kararının ihtiyaca binaen ibadet alanı tahsis edilen yerlerin yeşil alana dönüştürülmesi için atılan bir adım olduğunu söyledi.Kaplan, bunun uygulanması için Kayapınar Belediye Meclisinin bu imar planını geçirmesi gerektiğini anlattı.”Uygulama imar planı kesinleştikten sonra eğer varsa cami olsun, okul olsun, tümünü yıkmaları gerekiyor. Onu da encümen kararı alarak yıkarlar.” diyen Kaplan, belediye meclislerinin yıkımla ilgili karar almaya yetkilerinin olmadığını kaydetti.Kaplan, “Yıkımla ilgili, imar planına aykırı yapılaşmalar varsa bununla ilgili kararı belediye encümenleri alır. Kararda yıkım kararı yok ama ibadet alanı olarak ayrılan bir alanın da yeşil alana dönüştürülmesi var.” ifadelerini kullandı.İbadet alanlarının imar planından çıkarıldığını söyleyen Kaplan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Oralarda bir yapı varsa ki oraların çoğunda cami inşaatları başlamış. Yüzde 30, 40, 70 seviyelerine çıkan yerler var. O zaman Kayapınar Belediyesinin encümen kararıyla yıkımları için karar alması gerekiyor. Bunu yaparlar mı? Bunu önümüzdeki süreç gösterir. Aldıkları karar doğru bir karar değildir. Bir imarda bir değişilik yapılacaksa bu halkın dini inançları gereği zorunlu ibadetlerini yaptıkları cami alanının direkt park alanına dönüştürülmesi doğru değildir.Bu karar, halkın beklentilerine, taleplerine ve inançlarına aykırı ve terstir. Bu karar, Kürt halkının inancıyla örtüşmeyen bir şeydir. Bu karar, yanlış bir karardır. Bu yanlış karardan dönülmesi gerektiğini düşünüyorum.””İnşallah belediye bu kararından geri döner”Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Yenişehir Belediyesi Meclis Üyesi Muharrem Mermut da belediyelerin halka hizmet edilmesi gereken yerler olduğunu anlatarak, HDP’nin belediyecilik hizmetini öteleyerek siyasi görüş arenası haline getirdiğini savundu.Bu tür kararların siyasi olduğunu, ülkenin hiçbir yerinde ibadethanelerle, camilerle ilgili belediyelerin bu tür kararları alma keyfiyetinde olduğunu görmediğine dikkati çeken Mermut, dindar toplumda belediyelerin bu tür kararlar almasını esefle karşıladığını ve doğru bulmadığını dile getirdi.”İnşallah belediye bu kararından geri döner. Halkımızın daha fazla provokasyona gelmesine neden olmaz.” diyen Mermut, şu değerlendirmelerde bulundu: “HDP zihniyeti, kurulduğundan bugüne bölgemizde laik, seküler, inançsız bir toplum yetiştirme yönünde ciddi bir çaba içinde. Kürt halkı Müslüman’dır, dindardır. Namusu, dini için mücadele eden bir topluluktur fakat üzülerek söylemek durumundayım. HDP zihniyeti, Kürt halkını bu hassasiyetlerinden uzaklaştırıp laik, seküler bir topluma dönüşmesini istiyor çünkü büyük Orta Doğu projesinde Kürtlerin bir zihniyette kullandırılması için bu dini hassasiyetlerden uzaklaştırılması gerekiyor.Onlar da buna zemin hazırlıyorlar. Toplum bununla yüzleştiği zaman sonuçları çok kötü olacak günler önümüzdedir.”Kürt halkının HDP zihniyetine yönelmesi için zemin hazırlandığını ve buna itildiğini belirten Mermut, şöyle konuştu: “Hükümetin, devletin veya HDP çizgisi dışındaki sivil toplum kuruluşlarının Kürt halkına sahip çıkması, sorunlarını gerçekçi ve kalıcı çözümle kucaklayıp Kürtlerin tekrar özüne dönmesi için iyi bir çaba içinde olması gerektiğine inanıyorum. Yoksa Kürt halkı büyük bir felaket sürecine girmiş durumda.Gençlerini, çocuklarını zapt edemeyeceği, yarın kendilerinin de bu işin altından kalkamayacağı çok olumsuz bir sürece doğru gidiyoruz. Yani çocukları şu anda maalesef uluslararası birtakım dış güçlerin Orta Doğu’daki projelerine çete olarak kullanılması yönünde iyi bir zemin hazırlanıyor. Burada da biz kendi çocuklarımız açısından endişe sahibiyiz.”Valilikten, yürütmeyi durdurma talebiİçişleri Bakanlığınca görevlendirme yapılan dönemde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince, merkez Kayapınar ilçesindeki 5 alan imar planında cami inşaatı için belirlenmiş, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından göreve gelen HDP’li belediye yönetimince, imar planında park ve dini tesis alanıyken sadece park alanı yapılmak üzere hazırlanan nazım imar planında değişiklik yapılması için 21 Haziran’da belediye meclisi kararı alınmıştı.Valilik, Büyükşehir Belediye Meclisinin bu kararının mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmesinin durdurulması talebiyle Diyarbakır Nöbetçi İdare Mahkemesine başvurmuştu.

14 Temmuz 2019
60 firma imalatını Diyarbakır’da yapacak 60 firma imalatını Diyarbakır’da yapacak
İstanbul’da işçi bulmakta zorlanan tekstil ve hazır giyim firmaları Diyarbakır’ın yolunu tuttu. Diyarbakır’daki Tekstil İhtisas Bölgesi’nde şimdiye kadar 60 firma arsa aldı. Firmaların 20’sini İstanbul’dan gelen girişimciler oluşturdu.

İstanbul’da konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren firmalar, teşvik uygulaması ve ucuz iş gücü avantajından faydalanmak için Diyarbakır’a yatırıma yöneldi. Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş Adamları Derneği (GÜNTİAD) çatısı altında bir araya gelen tekstil ve konfeksiyon firmalarının Diyarbakır’a yatırım için hazırladığı proje, Diyarbakır Valiliği ve Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın desteği ile hayat buldu.

Proje kapsamında Diyarbakır-Elazığ kara yolunda 129 hektar alanda Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi oluşturulması için altyapı çalışmalarına başlanırken, söz konusu bölgede tesis kurmak isteyen 60 firmaya arsa tahsis edildi. 400 milyon lira yatırımla 10 bin kişiyi istihdam etmeyi taahhüt eden firmalardan bazıları inşaata başladı. Bu 60 firmanın 20’sini İstanbul’dan gelen girişimciler oluşturdu.

 

UCUZ İŞGÜCÜ İMKANI

Fermaş Fermuar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Özhan, yaptığı açıklamada, yaklaşık 40 yıldır İstanbul ve Çorlu’da fermuar ürettiklerini söyledi. Son yıllarda tekstil sektöründe işçi sıkıntısının yaşandığını, bu nedenle firmaların Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde arayışa girdiğini belirten Özhan, Diyarbakır’da oluşturulan Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin firmalar için çok cazip olduğunu ifade etti. Burada 12 bin metrekare alanda 120 kişinin çalışacağı bir tesis kuracağını dile getiren Özhan “Çorlu ve İstanbul’daki tesislerimde çalıştıracak işçi bulamıyorum. Teşvik uygulaması burayı cazip kılıyor ve burada ucuz iş gücü mevcut. Doğu ve Güneydoğu’da büyük iş gücü var, bunu değerlendirmek lazım” dedi.

 

TEŞVİK AVANTAJI VAR

Yatırım için İstanbul’dan gelen Sabra Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Sami Yılmaz ise 33 yıldır İstanbul’da giysi üretimi yaptığını söyledi. Diyarbakır’da 6 bin metrekare kapalı alanda en az 100 kişinin çalışacağı tesisin bir yıl içerisinde faaliyete geçeceğini ifade eden Yılmaz, İstanbul’da iş gücüne dayalı sektörde büyümenin zorlaştığına dikkati çekerek, bu nedenle Anadolu’ya yöneldiklerini, teşvik uygulamasının da buna büyük katkı sunduğunu aktardı. Yılmaz, batıda tekstil sektöründe çalışacak işçi bulmakta zorlandıklarını dile getirerek, “Teşvik uygulamasının avantajları buraya yatırım için cezbediyor. Sektör son yıllarda İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine geçiş yapıyor. Buradaki tesisimizin hemen inşaatına başlıyoruz, 2020 yılında üretime başlayacağız” ifadelerini kullandı.

10 BİN KİŞİYE İSTİHDAM İMKANI

GÜNTİAD Başkanı İhsan Oğurlu 1290 dekar alan üzerine kurulan Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım yapmak için 60 girişimciyle sözleşme imzaladıklarını, bunun 20’sinin İstanbul’dan geldiğini söyledi.  10 bin kişiye istihdam sağlayacak tesislerin yüzde 80’inin gelecek yıl üretime geçeceğini vurgulayan Oğurlu, şöyle konuştu:Teşvik uygulamasının şehre yatırım yapan girişimcilere sağladığı büyük imkana dikkati çeken Oğurlu, “Batıdaki bir OSB’de bir dönüm arsa bedeliyle burada 4 dönüm kapalı alan yapılabiliyor. Uygulama kapsamında girişimciye arsa bedava veriliyor, vergi ve sigorta primi indirimi sağlanıyor. Batıda 200 işçi çalıştıran bir firma buraya geldiğinde sadece SGK priminden ayda 100 bin lira karı olacak. Yatırımcı sunulan bu büyük fırsatı kaçırmasın” dedi.

üjde 60 firma o ilimize taşınıyor

  • İstanbul’da işçi bulmakta zorlanan tekstil ve hazır giyim firmaları Diyarbakır’ın yolunu tuttu. Diyarbakır’daki Tekstil İhtisas Bölgesi’nde şimdiye kadar 60 firma arsa aldı. Firmaların 20’sini İstanbul’dan gelen girişimciler oluşturdu.

İstanbul’da konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren firmalar, teşvik uygulaması ve ucuz iş gücü avantajından faydalanmak için Diyarbakır’a yatırıma yöneldi. Güneydoğu Tekstil Sanayi ve İş Adamları Derneği (GÜNTİAD) çatısı altında bir araya gelen tekstil ve konfeksiyon firmalarının Diyarbakır’a yatırım için hazırladığı proje, Diyarbakır Valiliği ve Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın desteği ile hayat buldu.

Proje kapsamında Diyarbakır-Elazığ kara yolunda 129 hektar alanda Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi oluşturulması için altyapı çalışmalarına başlanırken, söz konusu bölgede tesis kurmak isteyen 60 firmaya arsa tahsis edildi. 400 milyon lira yatırımla 10 bin kişiyi istihdam etmeyi taahhüt eden firmalardan bazıları inşaata başladı. Bu 60 firmanın 20’sini İstanbul’dan gelen girişimciler oluşturdu.

 

UCUZ İŞGÜCÜ İMKANI

Fermaş Fermuar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Özhan, yaptığı açıklamada, yaklaşık 40 yıldır İstanbul ve Çorlu’da fermuar ürettiklerini söyledi. Son yıllarda tekstil sektöründe işçi sıkıntısının yaşandığını, bu nedenle firmaların Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde arayışa girdiğini belirten Özhan, Diyarbakır’da oluşturulan Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin firmalar için çok cazip olduğunu ifade etti. Burada 12 bin metrekare alanda 120 kişinin çalışacağı bir tesis kuracağını dile getiren Özhan “Çorlu ve İstanbul’daki tesislerimde çalıştıracak işçi bulamıyorum. Teşvik uygulaması burayı cazip kılıyor ve burada ucuz iş gücü mevcut. Doğu ve Güneydoğu’da büyük iş gücü var, bunu değerlendirmek lazım” dedi.

 

TEŞVİK AVANTAJI VAR

Yatırım için İstanbul’dan gelen Sabra Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Sami Yılmaz ise 33 yıldır İstanbul’da giysi üretimi yaptığını söyledi. Diyarbakır’da 6 bin metrekare kapalı alanda en az 100 kişinin çalışacağı tesisin bir yıl içerisinde faaliyete geçeceğini ifade eden Yılmaz, İstanbul’da iş gücüne dayalı sektörde büyümenin zorlaştığına dikkati çekerek, bu nedenle Anadolu’ya yöneldiklerini, teşvik uygulamasının da buna büyük katkı sunduğunu aktardı. Yılmaz, batıda tekstil sektöründe çalışacak işçi bulmakta zorlandıklarını dile getirerek, “Teşvik uygulamasının avantajları buraya yatırım için cezbediyor. Sektör son yıllarda İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine geçiş yapıyor. Buradaki tesisimizin hemen inşaatına başlıyoruz, 2020 yılında üretime başlayacağız” ifadelerini kullandı.

10 BİN KİŞİYE İSTİHDAM İMKANI

GÜNTİAD Başkanı İhsan Oğurlu 1290 dekar alan üzerine kurulan Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırım yapmak için 60 girişimciyle sözleşme imzaladıklarını, bunun 20’sinin İstanbul’dan geldiğini söyledi.  10 bin kişiye istihdam sağlayacak tesislerin yüzde 80’inin gelecek yıl üretime geçeceğini vurgulayan Oğurlu, şöyle konuştu:Teşvik uygulamasının şehre yatırım yapan girişimcilere sağladığı büyük imkana dikkati çeken Oğurlu, “Batıdaki bir OSB’de bir dönüm arsa bedeliyle burada 4 dönüm kapalı alan yapılabiliyor. Uygulama kapsamında girişimciye arsa bedava veriliyor, vergi ve sigorta primi indirimi sağlanıyor. Batıda 200 işçi çalıştıran bir firma buraya geldiğinde sadece SGK priminden ayda 100 bin lira karı olacak. Yatırımcı sunulan bu büyük fırsatı kaçırmasın” dedi.

13 Temmuz 2019