• Altın
  • Dolar
  • Euro
  • İstanbul °C
  • Ankara °C

Diyarbakır’da “Milli Birlik Yürüyüşü” Gerçekleştirildi

Diyarbakır’da “Milli Birlik Yürüyüşü” Gerçekleştirildi
Diyarbakır’da “Milli Birlik Yürüyüşü” Gerçekleştirildi

Diyarbakır’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında “Milli Birlik Yürüyüşü” gerçekleştirildi.

Diyarbakır’da 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında “Milli Birlik Yürüyüşü” gerçekleştirildi.

Merkez Kayapınar ilçesinde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Medya Kavşağı’ndan başlayan “Milli Birlik Yürüyüşü”, 15 Temmuz Şehitler Parkı’na kadar sürdü.

Yürüyüşte, sık sık tekbir getiren vatandaşlar, Terör Örgütü aleyhine slogan attı.

Bazı vatandaşlar evlerinin balkonlarından Türk bayraklarını sallayarak destek verdiği yürüyüşte, bazı vatandaşlar metrelerce uzunlukta Türk bayrağı açtı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasının dinletildiği yürüyüşe, Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, siyasi parti ve sivil toplum kuruluş temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Diyarbakır’da “Sıfır Atık Projesi” Tanıtıldı Diyarbakır’da “Sıfır Atık Projesi” Tanıtıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca başlatılan “Sıfır Atık Projesi”, Diyarbakır’da düzenlenen toplantıyla tanıtıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca başlatılan “Sıfır Atık Projesi”, Diyarbakır’da düzenlenen toplantıyla tanıtıldı.

DSİ 10. Bölge Müdürlüğü Toplantı Salonundaki programda konuşan Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, “Proje, merkezinde insanı ilgilendiren sürdürülebilir bir kalkınma, sağlıklı bir çevrede yaşama, kaynakları tasarruf ederek, yaşadığımız dünyayı bizden sonraki nesillere temiz bir şekilde aktarmayı içermekte” dedi.

Projenin, bütün atıkların ayrılmasından sonra tümünün yeniden kazandırılmasını amaçlayan bir yaklaşım olduğunu belirten Güzeloğlu, projeyle atıkların hem kitlesel hacminin hem de zararlı etkilerinin en aza indirgeneceğini dile getirdi.

“Şüphesiz bunda kazanan biz ve gelecek nesillerimiz olacak” diyen Vali Güzeloğlu, şunları kaydetti.

“Bir ton atık kağıdı kazandığımızda ve dönüşüme konu yaptığımızda yaklaşık 20 ağaç kesilmekten kurtuluyor. Bir ton atık camı kazandığınız zaman, 100 litre petrol tasarrufu yaparsınız. Organik atıkları ayrıştırdığımız zaman elde edilen kompost gübrelerle, mevcut sentetik ve kimyasal gübrelerden daha güçlü ve etkili gübre üretiyorsunuz. Bunlar aslında yaşam kalıplarımız ve davranış formumuzla ilgili bir süreç.”

Projede Diyarbakır’ın önemli bir rol üstleneceğini aktaran Güzeloğlu, “Bugün gelişen, değişen ve güzelleşen Diyarbakırımızda, artık yaşam kalitesi noktasında, bu gibi toplumsal ve sosyal projelerde de iddiamızı ortaya koymak, hedeflerimizi paylaşmak ve 2018 yılında bir bütün olarak, sıfır atık projesinde Türkiye’nin en başarılı ve dönüşümü en çabuk gerçekleşen ili olma iddiasıyla beraberiz” diye konuştu.

Vali Güzeloğlu, projenin en önemli ayağının okullarda yürütüleceğini sözlerine ekledi.

Vali Yardımcısı Tuğba Koşal’ın, projenin ayrıntıları hakkında bilgi verdiği programda, konuyla ilgili hazırlanan kamu spotlarının gösterimi yapıldı.

Programa, kentteki kurum ve kuruluşların idarecileri katıldı.

Diyarbakır’da Hedef  100 Bin Kadın Kursiyer Diyarbakır’da Hedef 100 Bin Kadın Kursiyer

Diyarbakır genelinde 24 olan Aile Destek Merkezi sayısının bu yıl 50’ye çıkarılarak daha çok kadına ulaşılması hedefleniyor.

Diyarbakır genelinde 24 olan Aile Destek Merkezi (ADEM) sayısının bu yıl 50’ye çıkarılarak daha çok kadına ulaşılması hedefleniyor. Konu ile ilgili düzenlenen toplantıda konuşan Vali Hasan Basri Güzeloğlu, tüm kurumların ADEM’lere yoğunlaşacağını belirterek, “Böylece kurumsal bir bütünlük içerisinde bu saydığımız hedefte en az 100 bin kadın kursiyerimizle 2018 yılını tamamlayacağız. Bunu çok önemsiyoruz” dedi.

Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 2011 yılında 40 merkezde 16-60 yaş aralığındaki kadınların toplumsal hayata entegrasyonu ile devlet ve millet kaynaşmasına yönelik konularda bilgi düzeylerinin arttırılması için buna yönelik mesleki kurslar ve eğitim programlarının düzenlediği alanlar olarak kurulan Aile Destek Merkezlerinin faaliyetleri ile ilgili bir tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Yenişehir ilçesinde gerçekleştirilen toplantıya Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Vali Yardımcısı Tuğba Koşal, Sur Kaymakamı ve Belediye Başkanı Bilal Özkan, Bismil Kaymakamı ve Belediye Başkanı Turgay Gülenç, Lice Kaymakamı ve Belediye Başkanı SinanBaşak, Yenişehir Kaymakamı ve Belediye Başkanı Serdar Kartal, Ergani Kaymakamı Mesut Çoban, kurum ve kuruluşların müdürleri ve ADEM çalışanları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Vali Yardımcısı Tuğba Koşal tarafından ADEM’lerin faaliyetleri ile ilgili bir sunum gerçekleştirildi.

“Hedef 100 bin kadına ulaşmak”

Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Diyarbakır’da 24 olan ADEM sayısının arttırılarak daha çok kadına ulaşmayı hedeflediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Kurulduğundan bu yana aile destek merkezlerimiz kadın merkezli bir değişimin, aileden başlayarak topluma uzanan çok önemli bir zenginleşme sürecinin taşıyıcısı ve kurumsal anlamda katkı sağlayıcısı bir kurum olmuştur. Kadınlarımızın eğitimi, okuma, yazma başta olmak üzere bireysel gelişimleri, hayata özgüvenli bakmaları, temel becerilerini geliştirmeleri, çocuklarıyla birlikte okul öncesi dönemden başlayarak kendilerini kucaklayan öylesi sıcak bir yuvada kaynaşmaları şüphesiz sağlıklı bir toplum ve gelecek adına çok önemlidir. Bu temelde baktığımız zaman sadece sosyal anlamda kazanımları değil temel istihdama dönük becerileri ve bununla ilgili yetenekleri kazandıkları bir çok projede bir iş ve meslek sahibi olmalarını sağlayacak bir eğitim almalarını da aynı zamanda aile destek merkezlerimiz sunmaktadır. Şüphesiz böylesi bir buluşma ve kaynaşma sosyalleşme merkezleri gelecek adına bize umut vermektedir. Bu da kentimizin ve ülkemizin sağlıklı bir toplum, sağlıklı bir aile hedefine bizleri yaklaştırmaktadır. Diyarbakır’da 2017 yılı sonu itibariyle yaklaşık 24 ADEM ve geçen yıl itibariyle 10 bini aşkın kadınımızla buluşan bir performans ve bir etkinlik tablosu karşımıza çıkmaktadır. Şüphesiz yaklaşık 1 milyon 800 binlere varan bir büyükşehir nüfusunda 17 ilçe bütünlüğünde bu sayıları yeterli görmek ve devam etmek kabul edilebilir bir hedef olmamalıdır. O yüzden bu yıl ki hedefimizi 50 ADEM ve 100 bin kadın kursiyer olarak belirledik. 2018 yılı içerisinde 100 bin kadınımızın bu merkezlerde buluşmasını ve her açıdan kendilerini dönük bir kazanımı toplumsal kazanca dönüştürecek eğitim, kültürel ve sosyal bir etkinlikle tanışmasını hedefliyoruz. Tüm kurumlarımız aile destek merkezlerimize yoğunlaşacak ve kurumsal bir bütünlük içerisinde bu saydığımız hedefte en az 100 bin kadın kursiyerimizle 2018 yılını tamamlayacağız. Bunu çok önemsiyoruz.”

Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı devam etti.

Kayapınar ‘Hızır Projesi’ Personelleri ile Toplantı Yapıldı Kayapınar ‘Hızır Projesi’ Personelleri ile Toplantı Yapıldı

Diyarbakır’ın Kayapınar İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Dr. Ozan Balcı, ilçedeki tüm vatandaşların evlerinde ziyaret edilerek, kamu hizmetleri noktasında fikir alışverişinde bulunulması, devlet büyüklerinin ve kendisinin selamlarının iletilmesi ve ihtiyaç sahibi vatandaşların.

Diyarbakır’ın Kayapınar İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Dr. Ozan Balcı, ilçedeki tüm vatandaşların evlerinde ziyaret edilerek, kamu hizmetleri noktasında fikir alışverişinde bulunulması, devlet büyüklerinin ve kendisinin selamlarının iletilmesi ve ihtiyaç sahibi vatandaşların ayağına gidilerek ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile başlattıkları Kayapınar Hızır Projesi’nin personelleri ile bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu.

Kayapınar Hızır Personellerinin saha çalışmaları ile ilgili bilgi alan ve personellere açıklamada bulunan Balcı, Kayapınar Belediyesi olarak fakir dostu olduklarını ifade ederek, proje ile yakından ilgilendiği ve Kayapınar Belediyesinin bir numaralı projesi olarak gördüğünü belirtti. Balcı, proje personellerine yaptığı açıklamasında, “Selam vermeyi, selam almayı, birbirimize misafir olmayı kültürümüzün bir gereği olarak görmekteyim. Sizler bu kültürü yaşatıyor ve vatandaşlarımızın evlerine bizler adına misafir oluyorsunuz. Vatandaşımızın bizden beklentilerini öğrenerek raporladığınız her konu üzerinde büyük bir titizlik ile çalışıyoruz. Bu ziyaretlerde aynı zamanda Kayapınarlı vatandaşımızın bir derdi var mı? Aşı kaynıyor mu? Evde bakıma ihtiyaç duyulan biri var mı? Çocuğunun herhangi bir eksiği var mı? Kapısını çalan var mı? noktasında yaptığınız çalışmalar büyük önem taşıyor. İnceleme ekiplerimiz olarak, sizin belirlediğiniz eksikliğini tamamlayarak kısa süre içerisinde tekrar vatandaşımıza misafir oluyoruz. Sizlerin bu bilinç ile daha hızlı ve titizlikle çalışmanızı bekliyorum. Devletimizin imkanları yeterli ve hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmayacağımı bilmenizi istiyorum. Unutmayın ki her zaman böyle hayırlı iş yapma fırsatı bulamayabiliriz. Geç çaldığımız her kapıda bir mağduriyetin yaşanabileceğini düşünmenizi ve bu bilinç ile yaptığınız işin kıymetini bilmenizi istiyorum” dedi.

İlçe Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Dr. Ozan Balcı’yı ziyaret etmek üzere belediyeye gelen Vali Yardımcısı Tuğba Koşal ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Halit Açar kısa süre toplantıya katılarak personellerle bir araya geldi. Koşal, Kayapınar Hızır projesi çalışmalarını yakından takip ettiğini vurgulayarak,Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, ASDEP uzmanları ve Kayapınar Belediyesi personellerinin bir araya gelerek büyük bir ekip oluşturduğunu, bu çalışmaların Türkiye’de bir ilk olma özelliğini taşıdığını belirtti.

İşliyen: Diyarbakır’ın Algısını Değiştireceğiz” İşliyen: Diyarbakır’ın Algısını Değiştireceğiz”

Diyarbakır Müftüsü Burhan İşliyen, kentin terörle, şiddetle, nefretle anılmasının kabul edilebilir olmadığını belirterek, “Diyarbakır’ın inanç turizminin merkezi haline gelebilecek güzel şehirlerden biri olacağını ümit ediyoruz.

Diyarbakır Müftüsü Burhan İşliyen, kentin terörle, şiddetle, nefretle anılmasının kabul edilebilir olmadığını belirterek, “Diyarbakır’ın inanç turizminin merkezi haline gelebilecek güzel şehirlerden biri olacağını ümit ediyoruz. Algıyı değiştirmek için de çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Bölgede terörün kökünün kazınmasının ardından Diyarbakır’ın çehresi de değişmeye başladı. Milyonlarca liralık yatırımların ardından yeni yüzüyle vatandaşların karşısına çıkan kentin, “terör” algısından kurtulması için de her kurum kendi bünyesinde çeşitli çalışmalar yapmaya başladı. Bu kapsamda kentin terör algısını yıkmak için çalışmalara başlayan Diyarbakır İl Müftüsü Burhan İşliyen, farklı camilerde ve kentin tarihi yerlerinde verdiği vaazları video haline getirerek vatandaşların beğenisine sundu.

Yaptıkları çalışmayla ilgili açıklamalarda bulunan İşliyen, Diyarbakır denilince burayı bilmeyen için sanki sokaklarında insanların yürüyemediği, Amerikan kovboy filmlerinde olduğu gibi silahını hızlı çekenin karşısındakini öldürdüğü, sürekli insanların ateş yaktığı, çocukların polise taş attığı gibi bir algı olduğunu ve zihinlerde böyle bir görüntünün olduğunu söyledi. Bu algının Diyarbakır ile ilgili özellikle oluşturulmaya çalışıldığını düşündüklerini aktaran İşliyen, “Biz de bu algıyı değiştirmeye katkısı olsun diye hem sohbetlerimizde, özellikle Diyarbakır dışında yapmış olduğumuz vaazlarımızda, Diyarbakır’ın manevi zenginliklerini tarihi zenginliklerini, güzelliklerini ön plana çıkarmaya çalışıyoruz. Var olanla algı arasında bu kadar uçurumun olduğu başka bir şehir gösterilebilir mi deseniz, başka bir örnek göstermekte ben zorlanırım” diye konuştu.

“DİYARBAKIR, SAHABELERİN BULUNDUĞU BİR ORDU TARAFINDAN FETHEDİLMİŞTİR”

Diyarbakır’ın içerisinde sahabelerin bulunduğu ordu tarafından fethedildiğini dile getiren İşliyen, şöyle devam etti:

“Halid Bin Velid’in bu bölgeye geldiği Diyarbakır’ı fetheden sahabe ordusunun içerisinde bulunduğu kayıtlıdır. Hem yüzlerce sahabeyi içerisinde barındırması hem özellikle Eğil’de Zülküf peygamber, Elyasa peygamber gibi peygamberleri misafir etmesi hem Diyarbakır Fethedildikten sonra kiliseden camiye çevrilen Ulucami’nin bulunması Diyarbakır’ı dünyada eşsiz şehirlerden bir tanesi haline getirmektedir. 639 yılından ta bugüne Ulucami imanın İslam’ın Kur’an’ın minarelerinden ezanın duyulması ile tevhidin merkezi olmaya devam etmiştir, inşallah da devam edecektir.”

“DİYARBAKIR’IN TERÖRLE AKLA GELMESİ KABUL EDİLİR DEĞİL”

Diyarbakır’ın adının terörle akla gelmesinin kabul edilebilir bir durum olmadığına dikkat çeken İşliyen, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sokaklarında abdestsiz gezilmeyen bir şehir, içerisinde peygamberleri ve sahabeleri misafir eden bir şehir, içerisinde İslam’ın en eski mabetlerinden biri olan bir şehir adı geçince terör akla gelecek, şiddet akla gelecek, nefret akla gelecek, bu kabul edilebilir bir şey değildir. Bizim öyle zenginliklerimiz vardır ki bu zenginlikleri ortaya çıkarabilsek, şimdi Sur’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı marifeti ile çok güzel çalışmalar yapılıyor, inşallah tarihi eserler, zenginlikler daha çok ortaya çıkarılacak, bunlar ortaya çıkarsa inanç turizminin merkezi haline gelebilecek güzel noktalardan, şehirlerden bir tanesi olur diye ümit ediyoruz. Algıyı değiştirmek için de çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.”

“TÜRKİYE’DEKİ VATANDAŞLARA ÇAĞRIM, DİYARBAKIR’I ZİYARET ETSİNLER”

Tüm Türkiye’deki vatandaşların ziyaret planlarında Diyarbakır’a da yer ayırmasını isteyen İşleyen, şu ifadeleri kullandı:

“Mesela Konya, Mevlana ile dünyaya tanıtılmış durumda. Konya’ya neredeyse turlar düzenleniyor, ziyaretler yapılıyor, bu şehrin maneviyatına da, ekonomisine de, medeniyetine de ciddi katkılar sunuyor. Diyarbakır’da belki Mevlana gibi onlarca kişi var. Sahabelerin bulunması demek, hakikaten o şehri daha farklı, manen daha zengin bir hale getirir. Bu değerleri sergilemek Diyarbakırlıların görevi, tanıtmak Diyarbakırlıların görevi, korumak ve gelecek nesillere taşımak Diyarbakırlıların görevidir. Ama Diyarbakır dışında yaşayan kardeşlerimiz de gösterilmek istenenle yetinmesinler. Görülmesi gerekeni görmek için Diyarbakır’ımıza ziyaretler yapsınlar. Hz. Süleyman Camisi ve etrafındaki 27 sahabe-i kiramı ziyaret etsinler, Ulucami’yi ziyaret etsinler, hanları hamamları ziyaret etsinler. Kubbesinin altına Ayasofya’nın kubbesinin sığabileceği dünyadaki belki tek örnek olan Malabadi köprüsünü ziyaret etsinler, tarihi ta 600’lü yıllara kadar inen On Gözlü köprüyü ziyaret etsinler, gerek Süryanilere gerek diğer mezhep ve cemaatlere ait olan kiliseleri görsünler. 33 farklı medeniyetin farklılıklarını, zenginliklerini izlerini görsünler ve Diyarbakır’ı böyle tanısınlar. Bunun için mutlaka Diyarbakır’ı ziyaret etmelerini, görmelerini ve bunları gelecek nesillere aktarılması gayretine katkı sunsunlar.”

Fakıbaba, Stk Temsilcileriyle Bir Araya Geldi Fakıbaba, Stk Temsilcileriyle Bir Araya Geldi

Diyarbakır’da bulunan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi.

Diyarbakır’da bulunan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi.
Diyarbakır’da bir otelde düzenlenen toplantıya Bakan Fakıbaba’nın yanı sıra AK Parti Milletvekili Ebubekir Bal, Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, AK Parti İl Başkanı Süleyman Serdar Budak, DTSO Başkanı Ahmet Sayar, DTB Başkanı Engin Yeşil, ilgili kurum müdürleri ile STK temsilcileri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalar yapıldı.
“Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan zamandayız”
Toplantıda konuşan Bakan Fakıbaba zor günlerden geçildiğini, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan zamanlar olduğunu ifade etti. Diyarbakır’ın çok kültürlü yapısına değinen Bakan Fakıbaba, “İnsanlar başka şehirlerden insanları topluyorlar ki bu güzelliği yakalasınlar. Aynı insanlar bu güzelliği bozmak için bizi birbirimize düşürüyorlar. Bu bağlamda Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin çok önemli. Bizim birlik ve beraberliğimiz özellikle bugünlerde o kadar önemli ki biz birlik, berberlik içerisinde samimi, birbirimizi kucaklayacak olursak, geçmişe dönüp ‘Biz nerede hata yaptık’ bunu da konuşmamız lazım. Biz sadece ve sadece Urfalılar, Diyarbakırlılar, Mardinliler mi kabahatlidir. Bizim hiç mi kabahatimiz olmadı? Bizim hiç devlet olarak kabahatimiz olmadı mı? Onu da gözden geçirmemiz lazım. Ama samimi bir kardeşlik içerisinde şu zor dönemeçte gerçekten hep birlikte olmamız lazım. Bu güzel vatan hepimizin. Hepimize yetecek düzeyde güzelliklere sahibiz. Diyarbakır gibi mükemmel bir şehirde yaşayan insanlar bu Kürt olur, Türk olur, Arap olur ne fark eder. Benim Türklüğüm, sizin Kürtlüğünüz onun Araplığı ne kadar güzel bir şey. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Bunun için biran önce dünü bırakmamız ve bugüne bakmamız lazım. Biz nasıl daha mutlu olabileceğimizi, daha mutlu bir Diyarbakır’da nasıl yaşayabileceğiz, kardeşçe kültürümüzü beraber nasıl yaşayabileceğiz bunların hesabını yapmak lazım. Bunları tartışmamız lazım yoksa kavgayla, şunla, bunla insanların bir yere gelmeyeceği, Türkiye Cumhuriyeti devlet ile Allah’tan başka kimsenin başa çıkamayacağını herkes bilmek zorundadır. Bugün binlerce kilometreden kalkıp gelen insanlar da bilmek zorundadır. Bilecekler ve anlayacaklar. Bilmedikleri zaman hüsrana uğrayacaklar. Onun için bizim kardeşliğimiz bozacak hedef nereden gelirse gelsin, kim olursa olsun o hedefi başlarına yıkacağımızı bilmeleri gerekir” diye konuştu.

“Diyarbakır’da Diyarbakırlı hemşerilerimle beraberim, arkadaşlarımın çoğu hekimlik yaparken Diyarbakırlıydı. Mert insanlar, dürüst insanlar ama Diyarbakır öyle damgalandı ki Türkiye’nin damgası olmadı sanki terörün damgası haline geldi. Oysa Diyarbakırlılar bunu hak ediyorlar mıydı? Mümkün değil. Ben Diyarbakırlıları tanıyorum vatanına bağlı, mert, namuslu insanlar. Demokratik ölçülerde insanlar tabi ki konuşacaklar. Problemlerini anlatacaklar bundan daha doğal bir şey olabilir mi? Doğal bir hakkımızdır hepimizin ama bunu kalkıp bahane ederek ve şimdi zaten bahane olduğu da ortaya çıkıyor. Kimse Kürdün hakkını korumuyor yalan söylemesin. Hiç yalana gerek yok. Piyon oldukları şuanda ortaya çıkmıştır. Onun için Kürtler benim canımdır, kardeşimdir ben onlar için canımı vermezsem namerdim ama eğer Kürtleri kullanarak bir şeyler yapmak isteyen insanlar varsa onun karşısına da Türkiye Cumhuriyeti aslanlar gibi dik durup gereken cevabı verecektir.”
“Diyarbakır bir üretim merkezi ve yeryüzü cennetidir”
Diyarbakır’ın bir tarım ve hayvancılık üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Vali Güzeloğlu, “Diyarbakır yaklaşık 35 bin kayıtlı çiftçisiyle, bitkisel ve hayvansal üretimde 5 milyar lirayı aşan yıllık geliriyle ve stratejik olarak baktığınızda kırmızı mercimekte Türkiye birinci üretim bölgesi, buğdayda üçüncü, pamukta dördüncü, mısırda yedinci sırada yer alan bir üretim merkezi ve yeryüzü cennetidir. Bitkisel alandaki faaliyetlerinin yanında hayvansal üretimde de, hayvan varlığında da Diyarbakır her gelecek gün çok daha güçlü altyapısıyla Türkiye’nin çok büyük bir hayvancılık merkezidir. Bugün sahip olduğu sanayi, altyapısının yanı sıra Tarıma Dayalı Yüksek İhtisas Organize Bölgesi ile Türkiye’de öncü olmuş, bu anlamda kurumsal altyapısı düzeltilmiş, örgütlenme ve modelleriyle şüphesiz diğer birçok ilin çok daha önünde bir güçlü altyapı geliştirmiştir. Türkiye’nin en fazla ipek böceği üreten ve ipeğin üretildiği en önemli merkezlerden olan Diyarbakır yerli ve melez hayvanları toplamı olsun manda varlığı gibi katma değeri yüksek ürün varlığı ve sayısında olsun her geçen gün çok daha başat anlamda hayvancılık anlamında iddiasını sürdürmektedir” dedi.



EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler