Mültecilerin Mesleki Eğitim İhtiyaç Raporu Açıklandı

Mültecilerin Mesleki Eğitim İhtiyaç Raporu Açıklandı
Mültecilerin Mesleki Eğitim İhtiyaç Raporu Açıklandı

Diyarbakır’da Büyükşehir Belediyesi, Meksa Vakfı ve ve Beraberce Derneği işbirliğiyle uygulanan “Mülteci ve Sığınmacı Topluluklar İçin Kamu Sivil Toplum İşbirliği Ağı Projesi”nin kapanış programı yapıldı.

Diyarbakır’da Büyükşehir Belediyesi, Meksa Vakfı ve ve Beraberce Derneği işbirliğiyle uygulanan “Mülteci ve Sığınmacı Topluluklar İçin Kamu Sivil Toplum İşbirliği Ağı Projesi”nin kapanış programı yapıldı.

Bir otelde düzenlenen programda, proje kapsamında Diyarbakır, İstanbul ve Ankara’da yürütülen çalışma sonucu hazırlanan mültecilerin mesleki eğitim ihtiyaç raporu açıklandı.

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün Ağustos 2018 verilerine göre hazırlanan raporda, Türkiye’de 3 milyon 552 bin Suriyeli bulunduğu, “geçici koruma” kapsamında Diyarbakır’da 32 bin 725, İstanbul’da 554 bin 655 ve Ankara’da 96 bin 164 kayıtlı mülteci bulunduğu belirtildi.

Raporda ayrıca mültecilerin kriz karşısında en ağır bedeli ödeyen ve en ağır yükü taşıyan kesim olmaya devam ettiği değerlendirmesinde bulunuldu.

“Vasıflı olalım diye çabalıyorlar”

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, programda yaptığı konuşmada, Türkiye’de yaklaşık 4 milyon Suriyeli bulunduğunu söyledi. Sığınmacıların Türkiye’yi güvenli bir ülke olarak gördüğünü belirten Palandöken, “Dünyanın hiçbir milleti ve Avrupa, sayıları binlerle ifade edilen rakamlara ev sahipliği yapamazken Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle ülkemizde bu misafirlerimiz 4 milyon değil, 400 milyon da olsa onları misafir ederek şefkat ve merhametle gelecekleri açısından önemli çalışmalar yapılacak.” dedi.

Palandöken, Diyarbakır’ın 32 bin Suriyeliyi misafir ettiğini dile getirerek Türkiye’nin de yaklaşık 4 milyon Suriyeliyi misafir ederek ne kadar büyük bir ülke olduğunu gösterdiğini vurguladı.

“4 milyon misafir bizim kardeşlerimiz ve sınır komşularımızdır. Yurtlarından kopup ülkemize gelen, ‘İş, AŞ buluruz, mesleklerimizi icra ederiz, eğitimimizi tamamlarız, bir gün kendi ülkemize döndüğümüz zaman da vasıflı olalım’ diye çabalıyorlar. Bu güzellik de ülkemize nasip oldu.” diyen Palandöken, bu ev sahipliğinin Türkiye’yi uluslararası arenada önemli bir noktaya taşıdığına işaret etti.

Palandöken, bu misafirlerin istihdamıyla ilgili meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve kamunun el ve gönül birliği yapmasının önemini aktardı.

“Türkiye, 4,7 milyonu aşan yabanca kitleye ev sahipliği yapmaktadır”

İl Göç İdaresi Müdürü Sercan Aydın, Türkiye’nin göç hareketliliği konusunda çevresinde yaşanan siyasi istikrarsızlıklara kayıtsız kalmadığını belirterek “Türkiye, 190 farklı ülkeden 4,7 milyonu aşkın yabanca kitleye ev sahipliği yapmaktadır. Ülkemiz geçmişte göç alanında transit ülke konumundayken, yakaladığı siyasi ve ekonomik istikrarla hedef ülke konumuna gelmiştir.” diye konuştu.

Suriye’de yaşanan sürece değinen Aydın, dünyanın büyük oranda yaşanan göç hareketini engellediğini ya da kendi topraklarından uzak bir yerde tutma tutumu içerisinde olduğunu, Türkiye’nin ise açık kapı politikası izlediğini anlattı. Aydın, şunları söyledi:

“2019 yılı göç politikamızdaki uyum politikası birkaç stratejik hedefe dayanmaktadır. Bunlardan biri de toplumsal uyumdur. Toplumsal uyum, göçmenlere yönelik toplumsal kabul düzeyinin arttırılması halkımızın göç ve göçmen olayına algısının yönlendirilmesi, göçmenlerin eğitim hizmetlerinden faydalanması, yüksek öğretime erişimlerinin sağlanması, göçmenlerin sağlık hizmetlerine erişiminin maksimum seviyede sağlanmasını amaçlıyor.”

Meksa Vakfı Diyarbakır Şube Başkanı Sertaç Işık, 6 ayda tamamladıkları proje hakkında bilgi vererek destek sunan kurumlara teşekkür etti.

Beraberce Derneği Başkanı Ayşe Öktem, medeniyetlerin göç ile geliştiğine dikkati çekerek “Suriye’den bu kadar çok kişinin Türkiye’ye gelmesinin bizim için ne kadar büyük bir iyilik, ne kadar büyük bir şans ve ne kadar büyük bir imkan olduğunu anlayabiliriz.” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından mültecilerin mesleki eğitim ihtiyaç raporuna ilişkin sunum yapıldı.

Filiz Serdar, yaptığı sunumda Türkiye’de bulunan Suriyelilerin yüzde 49’unun kadın, yüzde 51’inin de erkek olduğunu, kadın katılımcıların yüzde 36’sının Ankara’da, yüzde 31’inin Diyarbakır’da, yüzde 33’ünün ise İstanbul’dan olduğunu aktardı.

Okuma yazma bilmeyen katılımcı oranının ankete katılanların yüzde 6’sını oluşturduğunu, okuma-yazma bilenlerin oranı olan yüzde 94’lük pay içinde en çok lise mezunlarının olduğunu vurguladı. Serdar, rapora ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Okuma yazma bilenlerin içinde en az payı yüzde 1,4 ile lisansüstü eğitim alanlar oluşturmaktadır. Kadınların yüzde 93’ü erkeklerin yüzde 95’i okuma yazma bilmektedir. İl bazında Türkiye’de geçerli bir diplomaya sahip olma oranı Ankara yüzde 9, Diyarbakır ve İstanbul’da yüzde 5’tir. Ankete katılanların yüzde 21’i mesleki bir eğitim aldığını belirtirken, anket sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 95’i bir mesleki beceri kursuna katılmak istediğini iletmiştir. Bilişim teknolojileri yüzde 38’lik oran ile en çok gitmek istedikleri meslek kursları başında yer almaktadır. Daha sonra sırasıyla kuaförlük ve giyim-üretim gelmektedir. Katılanların yüzde 73’ü dil sorununu en büyük engel olarak görürken, ikinci büyük sıkıntı ise yüzde 56’lık oranla yasal prosedürün uzun ve karmaşık oluşudur.”

Programa, Diyarbakır Vali Yardımcısı Ahmet Naci Helvacı, AK Parti milletvekilleri Oya Eronat ve Ebubekir Bal ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.



UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 104. Yıl Dönümü Çanakkale Deniz Zaferi’nin 104. Yıl Dönümü

Diyarbakır, Elazığ, Batman ve Şırnak’ta, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 104. yıl dönümü dolayısıyla tören yapıldı.

Diyarbakır, Elazığ, Batman ve Şırnak’ta, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 104. yıl dönümü dolayısıyla tören yapıldı.

Diyarbakır’ın merkez Yenişehir ilçesindeki Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, yaptığı konuşmada, bu vatan için canını veren her bir ferdin hayırla anıldığını vurgulayarak, “İnancımız açısından şehitler ölü değildirler, onlar diridirler, her dem ve her zaman bizimle birliktedirler. Onların manevi varlığı sonsuza kadar bizimle olacaktır.” dedi.

Törende, Diyarbakır Devlet Tiyatrosu sanatçıları tiyatro, Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri ise oratoryo gösterisi yaptı.

Çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesiyle sona eren programa, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Cumali Atilla, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Sinan Yayla, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan ve Diyarbakır İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır katıldı.

Elazığ

Elazığ Garnizon Şehitliği’ndeki törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

İl Müftüsü Yusuf Sarıkaya tarafından dua edilmesinin ardından, Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım, 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Osman Erbaş ve Elazığ Belediye Başkan Vekili Asım Nazırlı şehitlerin kabirlerine karanfil bıraktı.

Daha sonra Nurettin Ardıçoğlu Kültür Merkezinde devam eden programda konuşan Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Hasan Alataş, vatan uğruna şehit olan kahramanları andıklarını belirterek, “Canları pahasına mücadele ederek bu toprakları vatan yapan bütün kahramanlarımız ebedi varlığımızın teminatı olmuşlardır.” dedi.

Program, öğrencilerin gösterisi ve çeşitli yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin verilmesiyle sona erdi.

Şırnak

Şırnak’ta gerçekleştirilen törende valilik bahçesindeki Atatürk Anıtı’na çelenk konuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.

Ardından Kültür Merkezinde devam anma programında, günün önemini belirten konuşmaların ardından öğrenciler gösteriler sundu, yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri verildi.

Daha sonra bir otelde şehit aileleri ve gazilerle yemekte buluşan Şırnak Valisi Mehmet Aktaş, yaptığı konuşmada, Çanakkale’de süper güçlere karşı, dünyanın unutamadığı bir ders verildiğini söyledi.

Dışarıdan zarar veremeyeceğini anlayan emperyalist güçlerin ülke içindeki hainleri kullandığını işaret eden Aktaş, şöyle konuştu:

“Terör örgütü PKK, Çanakkale’de vatanımıza, bayrağımıza, namusumuza el atanlarla aynı zihniyettir. Hepimiz biliyoruz ki bunların din, namus ve vatan anlayışı yoktur. Bunlar katil ruhludur. Aynı amaca hizmet etmek için bize saldırdılar, silah yönelttiler. Başta bu toprakların evlatları olmak üzere yine millet olarak bunlara göğüs gerdik ama Allah’a çok şükür bir karış toprağımızı vermedik, vermeyeceğiz.”

Batman

Batman Valiliği’nde Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla başlayan tören, Yeni Kültür Merkezi’nde devam etti. Buradaki törende, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu, ardından günün önemini belirten konuşmalar yapıldı.

Öğrencilerin gösterilerinin ardından şiir, resim ve kompozisyon dallarındaki yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerinin verildiği programa Batman Valisi Hulusi Şahin, Garnizon Komutanı Hava Tuğgeneral Coşkun Uçarcılar ve Batman Belediye Başkan Vekili Ertuğ Şevket Aksoy katıldı.

Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybedenler için Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı.

 

 

 

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısında hayatını kaybedenler için Diyarbakır’da sabah namazı vaktinde gıyabi cenaze namazı kılındı.

Memur-Sen Diyarbakır Şubesi, Türkiye Gençlik Vakfı Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır İnsani Yardım Derneği ve Evrensel Hafızlar Derneğinin de aralarında bulunduğu bazı sivil toplum kuruluşlarının çağrısı üzerine Sur ilçesindeki tarihi Ulucami’de bir araya gelen vatandaşlar, Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde cuma namazı sırasında 2 camiye yönelik saldırılardaki terör kurbanları için sabah namazı sırasında gıyabi cenaze namazı kıldı.

İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır, namaz öncesi cemaate yönelik konuşmasında terör saldırısını kınadı.

Namazın ardından cami avlusunda toplanan, aralarında sivil toplum kuruluşu üyelerinin de bulunduğu çok sayıda vatandaş, sık sık tekbir getirerek, terör saldırısına tepki gösterdi.

Sivil toplum kuruluşları adına açıklama yapan Musa Öztürk, terör saldırısının, Batı’nın kurguladığı küresel siyasetin, medya aracılığıyla yürüttükleri İslam karşıtı söylem ve eylemlerinin hem bir parçası hem de sonucu olduğunu belirtti.

Saldırının, sosyal medya hesapları üzerinden yapılan canlı yayınlarla bütün dünyanın gözü önünde gerçekleştirildiğini anımsatan Öztürk, böylelikle aynı terör eylemini yapmak niyetinde olan potansiyel teröristlerin özendirilerek Müslümanlara da korku salınmak istendiğini vurguladı.

Son bir fert kalıncaya kadar İslam’ı, kutsallarını kanlarının son damlasına kadar sahip çıkacaklarını ve yıkılması için her türlü fırsatın denendiği mescitleri canları pahasına da olsa koruyup imar edeceklerini dile getiren Öztürk, “Bizler biliyoruz ki bu alçak teröristler cesaretlerini bizim bölünmüşlüğümüzden almaktadır. Bugün değilse bu ümmet ne zaman bir araya gelecektir?” ifadelerini kullandı.

“Biz inancımız gereği Müslüman olsun ya da olmasın tek bir masumun saçının teline zarar gelmesine izin veremeyiz.” diyen Öztürk, şunları kaydetti:

“Bizim bu saldırılardan ötürü bütün Yeni Zelanda halkını sorumlu tutmamız ve onlara karşı nefret beslememiz söz konusu olamaz. Ancak bu saldırılardan Müslümanlara karşı nefret diliyle konuşan tüm siyasetçiler ve popüler ırkçı söylemin oluşmasına katkıda bulunan tüm merkezler sorumludur. Yeni Zelanda’da meydana gelen saldırıda şehit olan kardeşlerimize Cenabı Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara da acil şifalar diliyoruz. Tüm İslam alemine taziyelerimizi sunuyoruz.”

Yeni Zelanda’daki İki Camiye Terör Saldırısına Tepkiler

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısına Diyarbakır, Elazığ, Siirt, Batman ve Şırnak’ta çeşitli sivil toplum kuruluşu (STK) mensupları ve vatandaşlar tepki gösterdi.

Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısına Diyarbakır, Elazığ, Siirt, Batman ve Şırnak’ta çeşitli sivil toplum kuruluşu (STK) mensupları ve vatandaşlar tepki gösterdi.

Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği (Özgür-Der) Diyarbakır Şubesi öncülüğünde merkez Yenişehir ilçesindeki Ofis semtinde bir araya gelenler, terör saldırısını protesto etti.

Özgür-Der Diyarbakır Şube Başkanı Süleyman Nazlıcan, yaptığı açıklamada, batıdaki İslam düşmanlığının masum sivil Müslümanları katledecek noktaya vardığını söyledi.

İslamın insanlığın umudu olmaya devam edeceğini belirten Nazlıcan, İslam düşmanlığının sistematik terör saldırıları şeklinde profesyonelce kurgulandığını ifade etti.

Cumali Atilla, Diyarbakır’a Metro, Metrobüs ve Teleferik Projesi Müjdeledi Cumali Atilla, Diyarbakır’a Metro, Metrobüs ve Teleferik Projesi Müjdeledi

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti adayı Cumali Atilla, 2019-2024 projelerini paylaştı

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti adayı Cumali Atilla, 2019-2024 projelerini paylaştı.

Merkez Yenişehir ilçesindeki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Proje Tanıtım Toplantısı”nda saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu, sinevizyon gösterimi yapıldı.

Atilla, Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi durumunda 2019-2024 yıllarında gerçekleştirmeyi planladığı 15 ana projeyi anlattı. Kültür, sanat ve turizm, sosyal, çevre, yeşil Diyarbakır, yol, fen, yerel kalkınma, akıllı şehir, spor, kentsel dönüşüm, sağlık, afet, altyapı, ulaşım ve ilçe projelerinin açıklandığı tanıtım toplantısında, 2,2 kilometre uzunluğunda Dağkapı ile İstasyon arasında hafif metro hattı, 131 kilometre uzunluğunda 96 aracın hizmet vereceği 8 metrobüs hattı ve Fiskaya ile üniversite arasında 2 kilometrelik teleferik hattı projeleri yer aldı.

Atilla, toplantıda yaptığı konuşmada, 2 yıl önce emanet aldığı belediye başkanlığı görevini en temel belediyecilik hizmetlerinden mahrum kalan Diyarbakırlılara yakışacak şekilde yerine getirmeye çalıştığını belirterek bu süre zarfında kentte girmediği sokak ve gönül bırakmadan hizmet yapmaya çalıştıklarını söyledi.

Kentin her yerine hizmet götürmeye ve gönüllere dokunmaya çalıştıklarını ifade eden Atilla, görev süresince Diyarbakır’ın çevresiyle, doğasıyla, tarihi ve kültürel mirasıyla dikkat çekici bir dönüşüm ve değişim sürecine girdiğini aktardı.

“İki yıllık süreçte sosyal belediyecilik ilkesi ile hareket ettik”

Atilla, ilk günden itibaren şeffaf belediyecilik anlayışı ile hizmet dolu 2 yılı geride bıraktıklarını anlatarak kentte sosyal belediyecilikten şantiye belediyeciliğine, altyapıdan üstyapıya, 17 ilçede bin 42 mahallede tüm vatandaşlara hizmet sunduklarını dile getirdi. Atilla, şöyle devam etti:

“Sur’umuz, Hevsel Bahçeleri ile UNESCO tarafından Dünya Kültür Miras Değerleri olarak tescil edilmiştir. Bu kültürel mirasın bir parçası olan Kırklar Dağı’nın bir türkü tadında kalması ve yaşaması adına burayı beton yığınına çeviren yanlış uygulamaya son vererek ‘Kırklar Dağı’nın düzünü şehrimize yeniden kazandırdık. Görev yaptığımız 2 yıllık süreçte sosyal belediyecilik ilkesi ile hareket ettik. Yaşam ve Spor Merkezleri, Çamaşır Evleri, Bilgi Evi, Kitap Kahveleri, Millet Kıraathanesi ile çocuklara yönelik sanatsal faaliyetlerin yapıldığı mekanlar ve sosyal tesisler inşa ettik, hasta ve hasta yakınlarına ücretsiz misafirhane hizmeti sunduk.”

İnsanların doğrudan ya da dolaylı olarak ihtiyaç duydukları engelsiz yaşama alanları üretmek için var güçleriyle çalıştıklarına işaret eden Atilla, bu bağlamda ulaşım araçları, duraklar, park ve yeşil alanlar, kaldırımlar gibi tüm ortak kullanım alanlarında engellilerin rahatlıkla kullanabileceği olanaklar sunma gayreti içinde olduklarını vurguladı.

Atilla, açık ve kapalı basketbol, voleybol, futbol ve tenis kortlarından oluşan spor komplekslerinin birçoğu ile paten ve kaykay pistlerini gençleri hizmetine sunduklarını bildirdi.

“Diyarbakır, yapılan peyzaj çalışmaları ve Yeşil Kuşak projeleriyle eskisinden daha yeşil ve yaşanılabilir bir şehir oldu.” diyen Atilla, şunları söyledi:

“Toplu taşıma filomuza 133 yeni otobüs ekleyerek, otobüs sayımızda yüzde 80 oranında bir artış sağladık. Bu sayede şehrimizde toplu taşıma hizmetinde ciddi bir rahatlama sağlandı. Ayrıca 433 kırsal mahallemize ilk defa toplu taşıma hizmeti sunmaya başladık. Hemşehrilerimize klimalı duraklarla da hak ettikleri konforlu hizmeti sunduk. Çocuklarımıza trafik kültürünü aşılamak ve trafik kurallarını öğretmek için Trafik Eğitimi Parkını tamamladık. Öte yandan, şehir trafiğinin akıcılığını sağlamak için 56 kavşakta akıllı trafik sistemine geçildi. Yeni, yenilenmiş ve aydınlatılmış cadde ve bulvarlarıyla Diyarbakır, gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler için büyüleyici bir şehir algısına sahip olmuştur.”

Şehir merkezinde 1 milyon 250 bin ton sıcak asfalt serdiklerini hatırlatan Atilla, Diyarbakır’ın 26 bulvar ve 90 caddenin düzenlemesi ile kent estetiği ve kent imajı olarak iftihar edecekleri bir şehir olduğunu vurguladı.

“1 kuruş borçlandırmadan bu projelerimizi hayata geçirdik”

Atilla, altyapı hizmetlerinde 660 milyon liralık yatırımla 615 kilometre içme suyu, 320 kilometre kanalizasyon, 85 kilometre yağmur suyu hattı ve 160 sondaj çalışması yaptıklarını dile getirerek şöyle konuştu:

“Söz konusu projelerinin büyüklüğü ve hizmetin sizlere ulaşma hızı ve kalitesi dikkate alınırsa, çok kısa sürede birçok alanda yapılan yatırımların değeri ve önemi anlaşılacaktır. Yaklaşık olarak 1 milyar 250 milyon liralık yatırımla belediyemizi 1 kuruş borçlandırmadan bu projelerimizi hayata geçirdik. Bu hizmetleri yerine getirirken, bu bütçeleri yönetirken, dürüst, adil ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla hareket ettik. Kapsayıcı, kucaklayıcı ve kimseyi de ötekileştirmeden kaliteli bir hizmet için çalışmalarımızı en güzel şekilde sürdürdük. Bizler, Diyarbekir’i bu özellikli ve tarihi konumuna uygun olarak önümüzdeki beş yıllık süre zarfında geliştirmeye, şehrimizi eşsiz bir şehir haline getirmeye ve dünya şehri statüsü kazandırmaya kararlı ve talibiz.”

Diyarbakır’ın imarı, ihyası, gelişmesi, kalkınması ve huzura kavuşması için var gücüyle çalışacaklarını belirten Atilla, vatandaşların sosyal, ekonomik ve kültürel yaşam standartlarını yükseltmek için gece gündüz demeden çalışacaklarını aktardı.

“Biz bu şehrin aşığıyız, biz bu şehre hizmet etmeye sevdalıyız”

Atilla, konuşmasına şöyle devam etti:

“Diyarbakır’ımız için daha çok üretecek ve çalışacak, çocuk, genç, kadın erkek, yaşlı ve engelli tüm hemşehrilerimizin yüzünü güldürecek, yarınlara umutla bakacak vizyon projelerimizi hayata geçireceğiz. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak hayata geçireceğimiz, yerelde kalkınma projeleri ile Diyarbakır’ımızın bütün kaynak ve imkanlarını siz değerli vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Altyapı ve ulaşımda tüm sorunlarını çözmüş, yeşil alanları ve millet bahçeleriyle bambaşka bir Diyarbakır inşa edeceğiz. Dicle Vadisi projeleri, Kültürel Mirası Koruma çalışmaları ve turizm altyapısına yönelik projeleri hayata geçirerek turizmde şehrimizi yakın dönemde 1 milyon turistin ziyaret edeceği turizm şehri yapacağız.”

Diyarbakır için hayata geçirecekleri projeleri vatandaşların ortak aklı ve onayı ile uygulayacaklarını ifade eden Atilla, “Biz bu şehrin aşığıyız, biz bu şehre hizmet etmeye sevdalıyız. Hiç şüpheniz olmasın, huzurlu ve mutlu bir Diyarbakır için tevazu, samimiyet ve gayret ile çalışacağız. Kaldığımız yerden devam etmek, yeni projelerimizi hayata geçirmek için Diyarbakır 31 Mart’ta yeni bir tarih yazacak ve Diyarbakır’ımızı AK Parti belediyeciliği ile buluşturacağız.”

Metro, metrobüs ve teleferik projesi

Diyarbakır’ı kentsel ulaşım konusunda da örnek bir şehir yapmakta kararlı olduklarına işaret eden Atilla, 5 yıllık dönemde Diyarbakır’ı ulaşımın en rahat sağlandığı iller sıralamasında en üstlere taşımayı hedeflediklerini bildirdi.

Atilla, yapacakları Ulaşım Ana Planı Revizyon çalışmasıyla hafif raylı sistem, metro, metrobüs gibi büyük toplu taşıma projeleri, akıllı ulaşım, kavşak, sinyalizasyon gibi trafik çözümlemeleri, teleferik projeleri, bisiklet yolları gibi alternatif ulaşım sistemleri ve başta Sur içi olmak üzere yayalaştırma projeleriyle kentin güvenli ve çağdaş bir kentsel ulaşım sistemine kavuşacağına dikkati çekti.

Metro Projesinin Dağkapı-İstasyon hafif metro kattının 2,2 kilometre uzunluğa sahip olduğunu dile getiren Atilla, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Hafif metro hattımızın istasyonları ise, Dağkapı metro istasyonu, Kışla Caddesi metro istasyonu, Anıt metro istasyonu, Gar metro istasyonudur. Şehrimizde daha konforlu bir yolculuk sağlanması adına 8 metrobüs hattı yapılması planlanmıştır. Toplam 96 aracın hizmet sunacağı hattın uzunluğu 131 kilometredir. Bu projemiz de Ulaşım Ana Planı’nın sonucuna göre uygulanacaktır. Projemiz kapsamında Fiskaya-Üniversite arasında 2 kilometrelik bir teleferik hattı yapılarak hemşehrilerimizin hizmetine sunulacaktır. Planladığımız hafif raylı sistemin de güzergahları ve toplam uzunluğu iki şekilde planlanmıştır. 1. güzergah 9 kilometrelik Mahabad Bulvarı-Havaalanı, 2. güzergah ise 12 kilometrelik Mezopotamya Bulvarı-Havaalanı güzergahıdır. Bu projelerimizin tümü birbiriyle entegre edilmiş şekilde hazırlanmıştır.”

9 bölgede kentsel dönüşüm çalışmaları

Atilla, Diyarbakır’ın geçen 50 yıl içinde çok fazla göç aldığını ve bu hızlı nüfus artışının şehirde düzensiz ve çarpık kentleşmeyi beraberinde getirdiğini söyledi.

İnsanı ve yaşam kalitesini merkeze alan kentsel dönüşüm projelerini gerçekleştirerek Diyarbakır’ın hem yapısal sorunlarını çözecek hem de marka değerini yükseltecek projelere imza atacaklarını vurgulayan Atilla, “Şehrimizin kentsel dönüşüme en çok ihtiyaç duyduğu 9 bölgede kentsel dönüşüm çalışmalarını hakkaniyetle gerçekleştireceğiz. Bu bölgeler Bağlar, Ben-u Sen, Peyas, Cumhuriyet, Gürdoğan, Aziziye, Huzurevleri, Şilbe ve Fiskaya bölgeleridir.” dedi.

Sur çevre düzenlemesi projesi

Tarihi surların etrafında surların görünümünü ortaya çıkaracak ve Dünya Kültür Mirası olan surlara yakışır bir çevre düzenlemesi yapılacağını bildiren Atilla, bu kapsamda 155 bin metrekare alanda 100 bin metrekare yeşil alan, 55 bin metrekare sert zemin çalışması yapılacağını sözlerine ekledi.

Programa, AK Parti Milletvekilleri Mehdi Eker, Ebubekir Bal ve Oya Eronat, AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Doğu Anadolu Bölge Koordinatörü Alaattin Parlak, AK Parti İl Başkanı Süleyman Serdar Budak, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, partililer ve vatandaşlar katıldı.

Restore Edilen Tarihi Ulu Cami, Yeniden İbadete Açıldı Restore Edilen Tarihi Ulu Cami, Yeniden İbadete Açıldı

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restore edilen tarihi Ulu Cami, yeniden ibadete açıldı

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğünce restore edilen tarihi Ulu Cami, yeniden ibadete açıldı.

Artukoğullarından Yavlak Arslan tarafından 1184’te yapımına başlanan ve kardeşi Artuk Arslan tarafından 1204’te tamamlanan tarihi Ulu Cami’nde 2015 yılında başlatılan restorasyon çalışması tamamlandı.

Cuma namazında ibadete açılan camide hutbe veren İl Müftüsü İsmail Çiçek, Yeni Zelanda’da iki camiye düzenlenen terör saldırısında şehit olanlara rahmet dileyerek, şehitliğin önemine değindi.

Daha sonra dualarla ibadete açılan camide, vatandaşlar 4 yıl aradan sonra tarihi camide namaz kılmanın mutluluğunu yaşadı.

Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Ali Hürata, gazetecilere yaptığı açıklamada, Ulu Cami’nin 2015’te restorasyona alındığını, 2018’de ibadete açılması gerektiğini ancak bazı istenmeyen nedenlerden dolayı açılışın 2019’a sarktığını söyledi.

“Esaslı bir restorasyondan geçirdik”

Camideki restorasyon çalışmalarına değinen Hürata, “Kubbede güçlendirme yaptık. Pencereler, ısıtma sistemi, aydınlatma olsun her şeyine dokunduk. Esaslı bir restorasyondan geçirdik. Günümüz koruma ilkelerinde uygun bir şekilde gerçekleştirmiştir. Yaklaşık 8 milyon liraya mal olmuştur. Mardin’imize, Kızıltepe’mize hayırlı olsun.” dedi.

Türkiye genelindeki restore edilen eserlerin sayısını ve yurt dışında yapılan çalışmaları da aktaran Hürata, Mardin’de 33 eserin restorasyonunu tamamladıklarını bildirdi.

“Yadigar eserleri yalnız bırakmayacağız”

Hürata, şöyle devam etti:

“Türkiye genelinde son 16 yılda yaklaşık 5 bin 200 eserin restorasyonunu yaptık. Yurt dışında da var. 2008 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü yeni yasasıyla yurt dışında da ecdadın bıraktığı vakıf kökeni olan vakıf kültür varlıklarını ayağa kaldırmasında restorasyonda çalışmalar yürütmeye başladık. Biz bunu ilk 2011’de başladık. Saraybosna’da, Makedonya’da camiler restore ettik. Savaş zamanı Saraybosna Foça Alaca Camisi yerle bir edilmişti, onu ayağa kaldırıyoruz. Sanırım 5-6 ay içerisinde bitecek. Yurt dışında 50’ye yakın eseri restore edeceğiz. Makedonya’dan Kıbrıs’a hatta El Bab’a kadar her yerdeki ecdadımızın eserleri restore edeceğiz. İnşallah bu istikrar devam ettiği sürece bu ecdadın bıraktığı yadigar eserleri yalnız bırakmayacağız.”

İlçe Müftüsü Mahsum Taşçı da Artuklular tarafından 1200’lü yıllarda tamamlanan caminin yüzyıllardır ayakta olduğunu anlattı.

Caminin restorasyondan sonra aslı hüviyetini kazandığını kaydeden Taşçı, “Allah’a şükür bugün cemaatimizin camiyi tıklım tıklım doldurması bizleri mutlu etti.” ifadelerini kullandı.

Açılışa, Vali Mustafa Yaman, AK Parti Mardin milletvekilleri Şeyhmus Dinçel ve Cengiz Demirkaya, Kaymakam Mehmet Yüzer, İl Emniyet Müdürü Hasan Onar, İl Müftüsü İsmail Çiçek, Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürü Metin Evsen, AK Parti Mardin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Vejdi Kahraman ve AK Parti İl Başkanı Faruk Kılıç ve kurum müdürleri ile vatandaşlar katıldı.

Diyarbakır’dan Yeni Zelanda’daki Saldırıya Kınama Diyarbakır’dan Yeni Zelanda’daki Saldırıya Kınama

Diyarbakır’da, Yeni Zelanda’da camilere yönelik düzenlenen saldırı kınanarak, olayda hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kılındı.

Diyarbakır’da, Yeni Zelanda’da camilere yönelik düzenlenen saldırı kınanarak, olayda hayatını kaybedenler için  kılındı.

Sur ilçesinde bulunan Ulu Cami’de kılınan cuma namazı sonrası toplanan bir grup, burada Yeni Zelanda’da düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenler için gıyabi cenaze namazı kıldı. Grup, daha sonra basın açıklaması gerçekleştirdi. Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi yönetim kurulu üyesi Muzaffer Beber, saldırının İslam düşmanlığının dışa vurulmuş hali olduğunu söyledi. Son yıllarda Avrupa’da Müslümanlara yönelik artan saldırıların, tesettürlü kadınların, camilerin hedef alınmasının bugüne gelineceğinin göstergesi olduğunu kaydeden Beber, ellerine geçen her fırsatta Müslümanlara saldırmayı görev bilenlerin bu defa Yeni Zelanda’daki Müslümanları hedef aldığını dile getirdi. Beber, “Dünyanın dört bir yanında Müslümanlara yönelik gerçekleştirilen saldırılar devam ederken Yeni Zelanda’dan gelen haber, Haçlı terörünün geldiği boyutları da gözler önüne serdi. Cuma namazı esnasında iki camiye düzenlenen saldırıda şu ana kadar 49 kardeşimizin şehadet haberi geldi. Onlarca Müslümanın da yaralandığı bu olayın adı terörizmdir. Bu bir cinnet hali eylemi değil, Haçlı teröristlerinin planlı, organize bir saldırısıdır. Geçmişten günümüze İslami değerleri hiçe sayan, İslam’a ve onun kutsallarına her türlü saldırıyı gerçekleştirenler bugün yine aynı barbarlıkla Müslümanlara saldırmıştır. Bu saldırı İslam düşmanlığının dışa vurmuş halidir. Yaşanan bu son vahşet, söz konusu Müslümanlar olunca Batılı ülkelerinin nasıl bir ikiyüzlülük sergilediklerinin göstergesidir. Bu terör saldırısında önceden önlem almayan, Müslümanlara yönelik saldırılarda caydırıcı cezalar uygulamayan Batılı devletler de sorumludur” dedi.

Grup, açıklamanın ardından sessizce dağıldı.


EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kategori Seçin:
Kategori Seçin:

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler