• Altın 85,792
  • Dolar 2,7675
  • Euro 2,2230
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 7 °C
reklam2

İslam
Spor
Dünya
BEDİÜZZAMAN’I TANIYAN, HAYATTAN LEZZET ALIR BEDİÜZZAMAN’I TANIYAN, HAYATTAN LEZZET ALIR

BEDİÜZZAMAN’I TANIYAN, HAYATTAN LEZZET ALIR

Tarihi şahsiyetlerimİzi, öz kaynaklarından, hayatından, onurlu yaşamlarından tanımakla yükümlüyüz.

Diyarbakır Demokrat Eğitimciler sendikası(DES) adına Bediuzzaman’ın alemi bezraha irtihalinin yıl dönümü münasebetiyle yaptığı yazılı basın açıklamasıdır.

Saygıdeğer basın mensupları toplum olarak tarihi şahsiyetlerimize sahip çıkmak, bize kazandırdıkları değerlerden yararlanmak ilim ve tecrübelerinden faydalanmak birlik beraberliğimizi, huzur ve başarımızı, iç barışımızı sağlamada önemli bir etkendir.

Bu münasebetle Sad-i Nursi, Said-i Kürdi isimleriyle de anılan bu Anadolu kahramanı hakkında sendikamızın kanaatini paylaşmaktan onur duyarız.

Kamuoyuna saygılarımızla

Barış ve huzurun rehberiydi

Ülkemizde, İslam dünyasında ve hatta dünyada huzur ve barışın tesisi için kaynak olacak düzeyde yol yöntem ileri sürdüğü gibi muhaliflerine karşı medeni duruşuyla, asayişin bozulmasına meydan vermeden mücadelesini sürdürmesi takdire şayandır.

Risaleyi Nur meşrebinin bu yönüyle de diğer hareketlere örnek teşkil ettiği aşikardır. Yeri geldiğinde dış düşmana karşı Albay rütbesiyle sıcak savaşa girdiği halde ülke içindeki mücadelesinde hep asayişi elden bırakmadan yapmıştır. Çünkü kargaşa topluma sıkıntı getirdiği gibi düşmanın elini de güçlü kılmaktadır.

Vizyon sahibiydi

Sultan Abdulhamid’e; Arapça, Türkçe, Kürtçe olarak üç dille eğim öğretim yapacak Medresetüzzehra projesini sunarken, aslında bu günleri görmüş gibiydi,

Tıflis tepesinde tefekkür ederken birilerinin “ne düşünüyorsun?” sorusuna “ben medreseme yer arıyorum” şeklinde cevap vermesi ne kadar manidardır,

Avrupa ikidir, vicdanı bozulmamış bir Avrupa’nın İslam ile şereflendirile bileceğini müjdesini vermesi, “şu istikbalı inkılabat içinde en yüksek gür seda İslam’ın sedası olacak” demesi onun ne kadar ileri görüşlü olduğunu ortaya koymaktadır.

İman edep ve marifetin mürşidiydi

İmani meselelere getirdiği çözüm, iç huzurun yanı sıra ailede ve toplumda insanlığa sunduğu edep, çiçekten böcekten tutun ta gezegenlere kadar eserlerinde hikmet kaynağı yaparak bir anlamda insanın kainatla barışık yaşamasını sağlayacak bir yaklaşım ortaya koyması takdire şayandır. Fizik, Kimya, Biyoloji ve Astronominin diliyle hakikatleri anlatarak pozitif bilime iltifat etmesi de ayrıca kayda değerdir.

Medeni cesaretin timsaliydi

Hayatının her aşamasında imanın verdiği onuru hep korumasını bilen Bediüzzaman, TBMM’inde vazederken “namaz kılmayan haindir, hainin hükmü merduttur” dediği gibi,

Rus Çarın’ın çadıra girişinde ayağa kalkmayarak İslam’ın izzetini gösteren ve bu münasebetle onu idam etmek için darağacına götürürken “müsaade edin iki rekat namaz kılayım” deyip namazını uzatmadan hafifçe kılan, Rus Çarı, “neden namazını hızlı kıldın” cevabına “demeyesiniz korkudan namazını uzatıyor” cevabını vererek Çarın da gönlünü kazanan,

Miran aşiretinin reisi olan Mustafa paşayı namaza davet ederken, “ya namaz kılacaksın yada seni bu kılıcımla öldüreceğim” deyice “bu kılıçla mi” diye soran Mustafa Paşaya “evet bu kılıçla, kılıç kesmez el keser” diyerek 20 yaşındaki bir kimseden beklenmedik bir cevap vermesi harika bir insan profilini ortaya koymaktadır.

Nitelikli bir toplum için müthiş bir modeldir.

Bir lider olarak onu tanımak ve tanıtmak, müfredatta onun eserlerine yer vermek Milli eğitim Bakanlığımızın boynunun borcudur.

Gençlik risalesi, uhuvvet risalesi, iman ve küfür müvazenesi, haşir risalesi, ileriki kademelerde Münazarat ve Hutbeyi şamiyeyi, akademik düzeyde Muhakemat, Sunuhat ve İşarat-ül icazı vb. Risaleyi Nur eserlerinin okullarımıza; orta ve yüksek öğretimimize sürekli eğitimin materyali arasına yerleştirmek acilen gereklidir diye düşünüyoruz.

Ey Anadolu insanı Bediüzzamanı Nurcuları baz alarak değerlendirmeyin onu tanıyın eserlerinden yararlanın, dünya ve ahret saadetini kazanın diyor mutlu ve huzurlu bir gelecek diliyoruz.

Eyüphan Kaya

Diyarbakır DES İl Başkanı

30 Mart 2015 Dünya Genel Haber Haberler İslam Politika Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri
Diyarbakır’daki Kobani Olayları Davasının Başka Bir İlde Görülmesi İstendi Diyarbakır’daki Kobani Olayları Davasının Başka Bir İlde Görülmesi İstendi

Diyarbakır’da Kobani eylemleri sırasında Yasin Börü, Riyat Güneş, Ahmet Dakak ve Hasan Gökoguz’un öldürülmesiyle ilgili 25’i tutuklu, 34 sanık hakkında açılan dava dosyası 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, davanın güvenlik gerekçesiyle başka ilde görülmesi için Adalet Bakanlığı’na gönderdi.

Diyarbakır’da Kobani eylemleri sırasında Yasin Börü, Riyat Güneş, Ahmet Dakak ve Hasan Gökoguz’un öldürülmesiyle ilgili 25’i tutuklu, 34 sanık hakkında açılan dava dosyası 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, davanın güvenlik gerekçesiyle başka ilde görülmesi için Adalet Bakanlığı’na gönderdi.

Diyarbakır’da Kobani eylemleri sırasında geçen 7 Ekim’de Hüda-Par yanlıları Yasin Börü, Riyat Güneş, Ahmet Dakak ve Hasan Gökoğuz’un öldürülmesine ilişkin 25’i tutuklu 34 sanığın yargılanması için hazırlanan dava dosyası 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Adalet Bakanlığına gönderildi. Dosyada, yargılamanın güvenlik gerekçesiyle başka ilde yapılması istendiği ve son kararın dosyayı inceleyecek Adalet Bakanlığı tarafından verileceği belirtildi.

Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, savcı 34 şüpheli hakkında ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme’, ‘Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma’, ‘Terör örgütü propagandası yapma’ suçlarından ceza istemişti. Hazırlanan iddianamede şüpheliler H.O., A.B., A.G., H.U., M.K., A.T., S.Ç., H.O., Y.D., U.D., A.T., A.P., Ü.D., A.T., H.A., C.Y., R.B., B.D., R.Ö., M.Ş.Y., A.K., M.A., E.F., M.Ç., R.S., A.A.Y., B.A., C.T., A.T., İ.Ö., A.T., A.K., E.A. ve E.B.’nin 2’şer kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle cezalandırılmaları, bazı şüpheliler hakkında ise ‘Konut dokunulmazlığını ihlal etme’ suçu yönünden ceza isteniyor.

30 Mart 2015 Genel Haber Haberler
Diyarbakır’da 24 Bin Lira Çalan Soyguncu Yakalandı Diyarbakır’da 24 Bin Lira Çalan Soyguncu Yakalandı

Diyarbakır’da banka güvenlik görevlisini yaralayıp 24 bin lira çalan soyguncu yakalandı DİYARBAKIR’da özel bir banka şubesine giderek bıçakla güvenlik görevlisini boynundan yaralayan ve silahını gasp ettikten sonra 24 bin 240 lira çalarak kaçan soyguncu 27 yaşındaki Mehmet Samur, polis tarafından yakalandı.

Diyarbakır’da banka güvenlik görevlisini yaralayıp 24 bin lira çalan soyguncu yakalandı

DİYARBAKIR’da özel bir banka şubesine giderek bıçakla güvenlik görevlisini boynundan yaralayan ve silahını gasp ettikten sonra 24 bin 240 lira çalarak kaçan soyguncu 27 yaşındaki Mehmet Samur, polis tarafından yakalandı. Diyarbakır’ın merkez Kayapınar İlçesi’ndeki özel bir banka şubesine akşam saatlerinde giden Mehmet Samur, üzerinde taşığı bıçağı çıkararak, güvenlik görevlisi C.Y.yi boynundan yaralayarak üzerindeki silahını gasp etti. Daha sonra vezneye giden Mehmet Samur, buradaki görevliye tabancayı doğrultarak kasadaki paraları vermesini iskedi. Görevli acil çağrı butonuna basarken, bir yandan da kasadaki paraları soyguncuya verdi. Soyguncu aldığı 24 bin 240 lira ile bankadan hızla çıkarak uzaklaştı. Acil çağrı üzerine alarma geçen polis, soyguncuyu Mobese kameralarından takip ederek kaçış bölgesine ekipler sevk edildi. Kaçmaya çalışan soyguncu bankadan çıktıktan 3 dakika sonra çaldığı paralarla birlikte şubeye 150 metre uzaklıkta kovalamaca sonucu yakalandı. Yakalanan Mehmet Samur ile ilgili yapılan araştırmada adam yaralama, silahla tehdit, uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama, tutuklu ve hükümlünün cezaevinden kaçması gibi suçlardan arandığı tespit edildi. Mehmet Samur, Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği’ne götürülerek sorgulamaya alındı. Soyguncunun bıçaklayarak yaraladığı bankanın özel güvenlik görevlisi C.Y., hastanede tedaviye alındı.

30 Mart 2015 Genel Haber Haberler Yerel Haber
Şehit Anneleri ile Çocukları PKK’da Olan Ailelerden Barış Çağrısı Şehit Anneleri ile Çocukları PKK’da Olan Ailelerden Barış Çağrısı

Diyarbakır’da çocukları şehit olan ve PKK’ya katılan aileler bir araya gelerek barış çağrısında bulunurken, gözyaşları döktü.

Diyarbakır’da çocukları şehit olan ve PKK’ya katılan aileler bir araya gelerek barış çağrısında bulunurken, gözyaşları döktü. İki oğlu PKK’da bulunan Bedriye Gözlügül, “Bütün insanlık adına barış istiyorum. Çocuklarımıza inşallah kavuşacağız ve barış gelecektir” dedi.

ÇOCUKLARI PKK’DA OLAN AİLELER ŞEHİT ANNELERİYLE BULUŞTU

 

Diyarbakır’da çocuklarının PKK tarafından götürüldüğü gerekçesiyle geçen yıl yaklaşık 4 ay oturma eylemi yapan ailelerin de aralarında bulunduğu, çocukları dağda bulunan aileler şehit anneleriyle buluştu. Ankara, İstanbul, Gaziantep, Afyonkarahisar’ın da aralarında bulunduğu illerden gelen aileler, merkez Sur İlçesi’nde adı Şeyh Sait olarak değiştirilen Dağkapı Meydanı’nda çocukları dağda olan annelerle kucaklaşırken, bazı anneler gözyaşlarını tutamadı.

“BARIŞ VE KARDEŞLİK İÇİN ANNELER EL ELE” PANKARTI AÇTILAR

‘Barış ve kardeşlik için anneler el ele’ pankartı açan aileler adına kardeşi dağda olan Hatice Eren açıklama yaptı. Tüm Türkiye halklarından beklentimiz barışın, kardeşliğin, birlik ve beraberliğin son derece hassas bir sürecin arifesinde pratik geliştirilmesi gerektiğini belirten Eren, İslam’ın kelime anlamının barış olduğunu belirterek, şöyle dedi:

“Barış için atılan her adımın aynı zaman bir ibadet olduğunu bilincinde olmamız gerekir. Tüm ideolojik, politik yanımızı bir tarafa bırakıp, bu kutlu barış yolunda bir olmamız gerekir. Savaşın devam etmesini isteyen tüm sistemlerin karşısında dimdik durmalı, ülkenin birlik ve beraberliği adına demokrasi ve insan hakları, eşitlik, özgülük adına, kadın hakları adına el ele vermeli bir olmalıyız. Geçmişe sünger çekilmeden barış olmaz. Geçmişin tüm hata ve günahlarını silip yeni bir sayfa açmalı ve artık helalleşmeliyiz. İşte şimdi bunun ilk adımını biz anneler atıp öncelikle siyasilere kucaklaşıp barış için çabalamaları gerektiğini söylüyoruz. Ne olur barışı partiler üstü bir akılla bir an önce nihayete kavuşturun ve yüreğimizde bu ateşe Allah rızası için bir su dökün.”

2 OĞLU DAĞDA OLAN ANNE BAYRAK VE KURAN-I BAŞININ ÜZERİNE KOYDU

Çocukları dağda olan anneler ile şehit anneleri gözyaşları içerisinde daha sonra barış dileklerinde bulunarak beyaz güvercinleri birlikte gök yüzene uçurdu. Eski AfyonkarhisarMilletvekili Mahmut Koçak, Gaziantep’ten gelen ve 2 oğlu dağda olan Bedriye Gözlügül’e bayrak ile Kuran vererek barışın bir an önce gelmesini diledi. Koçak’tan bayrak ve Kuran’ı alan Gözlügül, “Şehitlerimizin kutsal kanıyla renk alan bu bayrağımızı şeref ve gururla alıyorum. İnşallah bu bayrak ve kutsal kitabın şerefine inşallah bu barış olacak. ve bütün insanlık adına barış istiyorum. Çocuklarımıza inşallah kavuşacağız ve barış gelecektir” diyerek öpüp başının üzerine koydu.

“ASKERİ, POLİSİ, ŞEHİDİ, DAĞDAKİ ÇOCUKLAR BİZİM”

Barış için bir araya geldiklerini belirten, Bedriye Gözlügül, 4 ay boyunca güneşin altında eylem yaparak çocuklarını beklediklerini söyledi. Gözlügül, “Barış olursa her şey olur, umut ediyoruz ki barış olacak. Olumlu gelişmeler var ama zaman zaman bu gelişmeleri baltalıyorlar. Ben özellikle sesleniyorum konuşup, konuşup aynı yerde oturmasınlar biraz ilerlesinler. İki tarafta oturup paylaşsın, konuşsun ve ilerlesinler aynı yerde durmasınlar. Hızlı adımlarla ilerlemelerini istiyorum. Bizde yaşamak istiyoruz, biz anneyiz, cenabı Allah’ın bize verdiği bizim çocuklarımız şuan da yok. Ama barış olursa çocuklarımız gelecek ve biz kavuşacağız. Amacımız barış, Cumhurbaşkanı, Başbakan’a bu süreçte katkısı olan herkese sesleniyorum, herkes elinden geleni yapsın. Bütün annelere sesleniyorum. Asker de, polis de, şehit de bizim dağdaki çocuklar da bizim.” dedi.

“BİZİM ÇOCUKLARIMIZIN YERİ DAĞ DEĞİL”

Anne Gözlügül, “Bizim çocuklarımızın yeri dağ değil. Bizim çocuklarımızın hepsi okumuş kültürlü herkes şimdi görevinin başında olacaktı. Doktor, öğretmen, savcı, hakim her şey de olacak, dağda çürümesinler bunların geleceklerini karartmasınlar. Çocuklarımız üzerinden siyaset yapmasınlar. Lütfen barış olsun biz çocuklarımıza kavuşalım” dedi.

Afyonkarahisar’dan gelen 1990 yılında oğulları Diyarbakır’da şehit düşen Sultan-Musa Sağlam çifti de barış için kente geldiklerini belirterek, tek dileklerinin barış gelmesi olduğunu söyledi.

28 Mart 2015 Genel Haber Haberler Politika Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri
Diyarbakır Bakan Eker Anayasa Değişirse, Kürt Meselesi Çözülür Diyarbakır Bakan Eker Anayasa Değişirse, Kürt Meselesi Çözülür


GIDA Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, anayasanın değişmesi halinde Kürt sorununun da çözüleceğini söyledi.

GIDA Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, anayasanın değişmesi halinde Kürt sorununun da çözüleceğini söyledi. Eker, “Türkiye’nin bütün sorunlarının başta Kürt meselesi olmak üzere bütün temel sorunlarının altında yatan temel hukuki metin anayasadır. Bu anayasa değişir sistem değişikliği meydana gelirse, Türkiye’de Kürt meselesi çözülür” dedi. Bakan Eker, ayrıca yapılan anketlere göreHDP’nin henüz barajı geçmediğini söyledi.

Bu sabah Diyarbakır’da görev yapan gazetecilerle kahvaltıda bir araya gelen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker’e AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Oya Eronat ve Mehmet Hamzaoğulları, Vali Hüseyin Aksoy, Emniyet Müdürü Halis Böğürcü de eşlik etti.

“3 DÖNEM KURALINDAN ADAY OLMAYACAĞIM”

Bakan Eker, bugüne kadar 3 dönem Diyarbakır’dan milletvekiliği yaptığını hatırlatırken, 7 Haziran’da yapılacak olağan genel seçimlerde aday olmadığını söyledi. Diyarbakır’da farklı din ve kültürlerin bir arada, barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığını ifade eden Bakan Eker, şöyle dedi:

“Bizim bir ana sorunumuz var. Bu; hepimizin bildiği gibi Türkiye’de çözüm sürecinin kalıcı bir barışa dönüşmesiyle ilgili verilen mücadeledir. Türkiye’nin gerçekte sisteminden yönetim felsefesinden kaynaklanan bir Kürt sorunu büyüdü. 1985 yılına kadar için, için kanı görülmeyecek şekilde aktı. Ama 85’ten itibaren bu yara açık bir kan haline geldi. Bu şehir aslında barışın kalbidir. Tarihinde neden farklı etnik kimlik, inanç, din, kültürler bu şehirde bir arada binlerce yıl yaşadı. Türk de, Kürt de Süryani de, Ermeni de, Musevi de barış içerisinde yaşadı. Ama son 80-90 yıllık süreç içerisinde bu barış ortamı, iklimi buldu.”

“MESELENİN ALTINDA YATAN TEMEL HUKUKİ METİN ANAYASA’DIR”

Sorunların Türkiye’deki sistem ve sistemin yönetim felsefesinden kaynaklandığını savunan Bakan Eker, şöyle konuştu:

“Biz siyasi felsefe olarak Türkiye’de bu meselenin kalıcı çözülmesi, barışın tekrar çözülebilmesi için, parti ve hükümet programımıza hükümler, hedefler koyduk. Millet de bizi bunun için bizi destekledi. Adımlar attık. Bakın her seferinde bizim önümüze bir takım engeller çıktı. Anayasa’yı değiştirmek için adım attık. Kolları sıvadık, çalışmaya başladık, partimizi kapatmaya çalıştılar. Buradaki bütün mesele şudur; Türkiye’de sistemin değişmesini isteyen ve ülkedeki bütün sorunlarının başta Kürt meselesi olmak üzere bütün temel sorunlarının altında yatan temel hukuki metin; Anayasa’dır. Bu Anayasa, sistem değişikliği meydana gelirse, Türkiye’de Kürt meselesi ve diğer sorunlar çözülür. Bunlar değişmediği sürece mevcut kanun ve uygulamalarla yapabileceklerimiz sınırlıdır. Biz bu süreç içerisinde bunların azamisini yaptık. Dolayısıyla her seferinde bir takım engel, sabotaj, problem ve sorunlarla karşılaştık. Barışı, sistem değişikliğini istemeyenler,Türkiye’nin mevcut yapısını aynen korumak isteyenler, buna engel oldu.”

“ALDIĞIMIZ BİLGİLER, HDP’NİN BARAJI GEÇTİĞİ YÖNÜNDE DEĞİL”

Bakan Eker, HDP’nin barajı aşmasıyla ilgili anket çalışmaları konusundaki soruları yanıtlarken, bu aşamada söylenenlerin büyük bölümünün spekülasyon olduğunu ifade ederek, “Bizim bildiğimiz ve yaptığımız araştırmalar, henüz HDP’nin barajı geçtiği yönünde değil. Ama bunları, yani bu süreç içerisinde yapılan kamuoyu anketlerinin çoğu manipülatiftir. Herkes bir şekilde kamuoyu yoklaması yapıyor ve seçmeni etkileme yönünde maksatlı olarak bir takım şeyler söylüyor. Yani psikolojik ortam ve hava oluşturmak isteyenler var” diye konuştu.

28 Mart 2015 Genel Haber Haberler Politika Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri
Yazar kasaların değişimi son tarih ne zaman? Yazar kasaların değişimi son tarih ne zaman?

Eski Nesil Yazar kasaların değişimi için son tarih 31 Aralık 2015 olarak belirlendi

Uçtan uca ödeme konusunda dünyanın ve Türkiye’nin lider şirketlerinden Ingenico Group, yazarkasaPOS alanındaki ürün gamını tamamlamak için seyyar yazarkasaPOS iWE280’nin yanı sıra masaüstü iDE280’i geliştirdi. iDE280 masaüstü yazarkasa POS ile farklı marka EFTPOS’larda olası operasyonel sıkıntıların da giderilmesi hedefleniyor.
Hükümetin kayıt dışı ekonomiyle oluşan kayıpların önüne geçmek amacıyla çıkardığı ‘katma değer vergisi mükelleflerinin ödeme kaydedici cihazları kullanmaları mecburiyeti’nde son tarih 31 Aralık 2015 olarak belirlendi. 3100 sayılı Kanun’a tabii işyerleri eski nesil yazar kasalarını 1 Ocak 2016’dan itibaren değiştirmek zorunda olacak. Tebliğ ile işyeri sahipleri EFT POS kullanıyorsa ,bu cihazın mutlaka özel ve güvenli bir protokol ile haberleşecek şekilde kabloyla yeni nesil yazarkasaya bağlanması zorunlu hale getiriliyor.

Tebliğ, masaüstü yazarkasaların EFT-POS özelliğine sahip olmasını ayrıca bir seçenek olarak da sunuyor. Bu seçeneği değerlendiren ödeme sistemleri pazarının lider şirketlerinden Ingenico, yazarkasaPOS alanındaki ürün gamını tamamlamak üzere masaüstü iDE280’i geliştirdi. Kredi kartı ile ödeme anında PIN girişi iDE280 veya PINPAD üzerinden yapılabilecek. iDE280 kullanan işyerleri yazarkasa ve POS’lardan kaynaklanan cihaz kalabalığı yerine yazarkasa ve POS birleşik tek bir ürün kullanabilecek. Farklı marka EFTPOS’u bulunan işyerlerinin POS’larının yeni nesil yazarkasa ile entegrasyonunu sağlayabilmek için teknik servis hizmeti alması gerekecek. iDE280 masaüstü yazarkasaPOS ile farklı marka EFTPOS’ların olası operasyonel sıkıntılarının da önlenmesi hedefleniyor.

Sidal: Cihaz pazarda fark yaratacak
Yazarkasa alanında yeni nesil EFTPOS özellikli seyyar ödeme kaydedici cihazı iWE280’nin yanı sıra masa üstünde de iDE280’i geliştiren Ingenico Group’un Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü Alpay Sidal, “Ingenico olarak her zaman olduğu gibi kalitesi en üst seviyede ve esnafımızın uzun yıllar kullanabileceği yüksek teknolojiye sahip uluslararası güvenlik seviyesi PCI 4 olan bir cihaz tasarladık” dedi. Sidal, cihazın pazarda yine fark yaratacağını düşündüklerini söyledi.

Cihaz hafızı dolmamışsa 31 Aralık 2015’e kadar kullanılacak
Halihazırda kullanılan eski nesil ödeme kaydedici cihazları, mali hafızaları dolmamışsa 31 Aralık 2015 tarihine kadar kullanılabilecek. Tebliğe göre ayrıca 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren eski nesil ödeme kaydedici cihazlardan hafızası dolanların EKÜ değişimi de yapılmayacak. 31 Aralık 2015 itibariyle ise eski nesil yazarkasaların tümünün yeni nesil yazarkasalar ile değişimi zorunlu olacak. Tebliğe göre masaüstünde çalışan EFT-POS’lar kablo üzerinden özel bir protokol ile yeni nesil yazarkasalar ile bağlantı kurabilecek.

28 Mart 2015 Ekonomi Genel Haber Haberler Teknoloji Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri

WİNAMPLA NURFM'İ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Genel
Dünya

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

WEB TASARIM - POLAT AKDENİZ. DİYARBAKIR ( SİSTEMDENİZİ GRUP. 0532 179 71 05