• Altın 85,792
  • Dolar 2,7675
  • Euro 2,2230
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 7 °C
reklam2

İslam
Diyarbakır, Newroz Kutlamasına Hazırlanıyor Diyarbakır, Newroz Kutlamasına Hazırlanıyor

Diyarbakır’a newroz etkinliğine katılmak üzere yurt içi ve yurt dışından çok sayıda kişi geliyor.

 

Diyarbakır’a newroz etkinliğine katılmak üzere yurt içi ve yurt dışından çok sayıda kişi geliyor.

Bağlar ilçesindeki Newroz Parkı’nda 21 Mart Cuma günü düzenlenecek newroz kutlaması için hazırlıklar sürüyor. Park içerisindeki platformda, Bağlar Belediyesi ekiplerince temizleme, boyama ve ses sistemi yerleştirme çalışmaları tamamlanıyor.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önündeki alan üzerinde Türkçe ve Kürtçe “Newroz kutlu olsun” yazılı flama ve balonlarla donatılırken, mahalle mahalle dolaşan araçlardan kutlamalara katılım için anonslar yapılıyor.

Avrupa ve Ortadoğu’dan çok sayıda kişinin de kutlamalar için Diyarbakır’a gelmesi dolayısıyla otellerde yer kalmazken, otelde yer bulamayanlar ise tanıdıklarının evlerinde konaklamak zorunda kalacak.

Newroz etkinliği için kadınlar da Diyarbakır’da yöresel kıyafet satışı yapılan dükkanlardan, yöresel kıyafet satın alıyor.

Demokratik Toplum Kongresi Basın Merkezi görevlisi Kerem Çelik, ABD, Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinden çok sayıda gazetecinin etkinliğe izleyeceğini belirterek, 50’si yabancı 350 gazetecinin kendilerine akredite yaptırdığını kaydetti.

Diyarbakır’da etkinlik için İsveç’ten gelen Dr. Şeban Mizuri, Türkiye’de 1 yıl önce uygulamaya geçirilen çözüm süreci sayesinde şiddetin son bulduğunu söyledi. 5 yıl önceki kutlamaları sırasında Diyarbakır’a geldiğini kaydeden Mizuri, bu yıl barış ve huzur ortamında geçirilecek nevruz etkinliğini görmek istediğini kaydetti.

- 10 bin kişi görev alacak

Bağlar Belediye Başkan Yardımcısı Fecri Tayfur ise, kutlamanın yapılacağı alana gün boyunca yüz binlerce kişinin geleceğini ifade ederek, sıkıntı yaşanmaması için çoğunluğunu gönüllü 10 bin kişinin görevlendirildiğini söyledi.

Yoğun kalabalık nedeniyle platformu göremeyecekler için arka kısımda 2 dev ekran kurulacağını kaydeden Tayfur, “Kutlamada yakılacak ateş için 15 ton odun ile 400 litre mazot kullanılacak. Yakılacak ateşin çevresine insanların yaklaştırılmaması için de ateş çevresinde 40 kişi görev yapacak” dedi

Kürtlerin Homerosu “Evdale Zeynike” Kürtlerin Homerosu “Evdale Zeynike”

Kürt sözlü edebiyatında önemli bir yere sahip olan Dengbejlik sanatının en önmli ismi olan ve Kürtlerin Homerosu olarak bilinen Evdale Zeynike, yıllardır Ağrı ve çevre illerdeki Dengbejlerin örnek aldığı ve yöre halkının önemli günlerde klamlarını seslendirdiği efsaneleşmiş bir isim olarak varlığını sürdürüyor Araştırmacı yazar Aras:”Kürt kültürünün en eski sözlü edebiyatı olan Dengbejlik sanatının ilk ve en önemli kurucusu Evdale Zeynike’dir. O, Kürtler arasında efsaneleşmiş ve diğer dengbejlerin örnek aldığı tek isimdir” 

Kürt sözlü edebiyatında önemli bir yere sahip olan Dengbejlik sanatının en önemli ismi olan ve Kürtlerin Homerosu olarak bilinen Evdale Zeynıke, yıllardır Ağrı ve çevre illerdeki dengbejlerin örnek aldığı ve yöre halkının önemli günlerde kılamlarını (türkü) seslendirdiği efsaneleşmiş bir isim olarak varlığını sürdürüyor.

20 yıl boyunca Evdale Zeynıke’nin gezdiği bütün illere gidip onun hayatını araştıran ve Kürt kültürü hakkında uzun yıllar araştırma yapan araştırmacı yazar Ahmet Aras, Evdale Zeynıke’nin Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Ağrı ve diğer Doğu Anadolu illerinde önemli bir isim olduğunu ve halkın gelenek, görenek, yaşam biçimini yansıttığı için toplum tarafından saygın biri olduğunu söyledi.

Aras, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 20 yıl boyunca Zeynıke’nin gittiği bütün yerleri gezdiğini ve hayatı hakkında detaylı bilgi topladığını anlatarak,”Kürt kültürünün en eski sözlü edebiyatı olan dengbejlik sanatının ilk ve en önemli kurucusu Evdale Zeynıke’dir. O, Kürtler arasında efsaneleşmiş ve diğer denbejlerin örnek aldığı tek isimdir” dedi

Köy köy, il il dolaşarak Zeynıke’yi görmüş kişilerle görüştüğünü belirten Aras, şunları kaydetti:

“20 yıl boyunca Evdale Zeynıke’nin gittiği bütün illere, köylere gittim. Evdal’ın, Doğu Anadolu’da ayak basmadığı yer kalmamış. Ağrı’nin bütün ilçeleri, köyleri başta olmak üzere, diğer bütün illeri gezmiş. Ben de buraları karış karış dolaşarak, onu görmüş tanımış kişileri bulup hayatı hakkında bilgi topladım. Kitap haline getirdim. Buralarda onu bilmeyen yoktur. Kürt halkının hayatında önemli bir yeri var. Kürt kültürünün en eski sözlü edebiyatı olan dengbejlik sanatının ilk ve en önemli kurucusu Evdale Zeynıke’dir. O, Kürtler arasında efsaneleşmiş ve diğer denbejlerin örnek aldığı tek isimdir. Evdal, 1800 yıllarında Ağrı’nın Tutak ilçesinin Cemalverdi köyünde dünyaya gelmiş ve 110 yıl yaşamış. Dönemin önemli beylerinden biri olan Sürmeli Memed Paşa’nın dengbejliğini yapmış. Toplumun bütün gerçeklerini kılamlaştırmış. Her konuda kılam üretmiş. Aşk, ölüm, özlem, barış, siyaset gibi her konuda kılam üretmiş. O yüzden toplum onu kendinden biri olarak görmüş ve çok benimsemiş. Halen de düğünlerde, ölümlerde ve diğer toplumsal olaylarda onun kılamları söylenir.”

-“Kürtlerin Homerosu olarak biliniyor”-

Evdale Zeynıke’nin, gördüğü her olayı bir kaç dakikada kılamlaştırma özelliğine sahip biri olduğunu anlatan Aras, şöyle devam etti:

“Evdal, müthiş bir betimle gücüne sahipmiş. Toplum Evdal’den çok etkilenmiş. Gördüğü her güzelliği, her olayı kılam haline getirmiş. Aşiret kavgaları, kız kaçırma, kan davaları her konuyu ele almış. Onun tarzı çok etkileyici bir tarzdır. Evdal, lyada ve Odessa yazarı olduğu söylenen antik Yunan şairi Homeros’a benzetilerek, Kürtlerin Homerosu olarak biliniyor. Bu bemzetmenin nedeni şudur, Homeros, Akdeniz kıyılarını dolaşarak sanatını icra eder, hünerini gösterir, marifetlerini ortaya dökermiş. Homeros aynı zamanda kör bir ozanmış. Yunan edebiyatında da önemli bir yere sahiptir. Evdal ile bir çok ortak yanı var. Evdal da Serhat dediğimiz Ağrı, Kars, Iğdır, Muş, Erzurum, Van, Diyarbakır, Dersim illerini dolaşmış ayrıca Musul, İran ve Rusya’yaya da gidip, aşıklararası atışmalara katılmış ve hep üstün gelmiş. Evdal, 70 yaşındayken hastalanmış ve kör olmuş. 7 yıl kör kalmış. Evdal’ın Homeros’a benzetilmesinin nedeni de budur. İkisi de yaşadıkları coğrafyada efsaneleşmişler. Evdal, kör kalınca o sırada kanadı kırık bir turna ona arkadaşlık etmiş. 7 yıl boyunca onun yanında kalmış. Evdal onun kanatlarını tedavi etmiş. Evdal, onunla yatıp kalkıyor, ona kılamlar söylüyormuş. Turna iyileştiği halde Evdal’ı bırakıp gitmemiş. Evdal’ın gözleri açıldıktan sonra turna da uçup gitmiş. O yüzden onu tasvir eden mizansel resimlerde hep bir turna var yanında.”

-“Evdale Zeynıke bugünkü dengbejlerin piridir”-

Günümüzde yaşayan dengbejlerin Evdale Zeynıke’yi örnek aldıklarını belirten Aras,”Evdale Zeynıke, bugünkü dengbejlerin piridir. Bunların hepsi de onun tarzında söylüyor. Onun makamında kılamlarını seslendiriyorlar. Onun tarzı çok etkileyici bir tarzdır. Mesela bu yörede yetişen önemli iki dengbej olan Reso ve Şeroye Bıro, Evdal’ın kılamlarını onunla hemem hemen aynı heyecanla ve aynı atmosferde söylüyorlar. ‘Evdal’ Kürtlerde geleneksel bir isimdir. Fakat bu isim aynı zamanda esir, perişan, yoksul anlamında da kullanılıyor. O yüzden Evdal bir çok kılamında ‘Ez Evdalım, Evdal’ diyor. Evdalın çok sevdiği iki kılamı var biri Hozan diğeri de Dersim. Evdal, bu iki kılama ayrı önem veriyor” ifadelerini kullandı

O mektubu Dursun Ali Erzincanlı seslendirdi

Mısır’da İhvan Lideri Muhammed El Biltaci’nin darbeci askerler tarafından şehit düşürülen kızı Esma için yazdığı mektubu şair Dursun Ali Erzincanlı tarafından seslendirildi. Klibin fon müziğini ise “Darbeye Direniş” şarkısı oluşturdu.

İŞTE O MEKTUP
“Sevgili kızım ve değerli öğretmenim…
Sana elveda demiyorum bilakis yarın görüşmek üzere. Başı dik tuğyana isyan ederek yaşadın. Tüm engelleri reddederek hürriyete sınırsızca aşık oldun. Bu ümmet, uygarlıkta hak ettiği yeri alabilsin diye onu yeniden diriltmek ve inşa etmek için sessizce yeni ufuklar arıyordun. Akranlarının uğraştığı işlerle meşgul olmadın. Her zaman derslerinde birinci olmana rağmen öğrenmeye olan açlığın dinmedi.
Bu kısa hayatta sohbetine doyamadım. Vaktim, mutlu olacak ve eğlenecek kadar geniş değildi. Rabiatul Adeviyye’de son kez bir araya geldiğimizde, “Sen bizimle olduğunda bile bizden ayrısın” diyerek bana olan sitemini dile getirmiştin. Ben de sana, “Bu hayat birbirimize doyacak kadar geniş değil. Birbirimize doyalım diye Allah’tan cennetinde bize bu sohbeti vermesini temenni ediyorum” demiştim.
RÜYAMDA GELİNLİKLER İÇİNDE GÖRDÜM
Sen şehit olmadan iki gün önce seni rüyamda gelinlikler içinde gördüm. Bu dünyada eşi benzeri olmayan bir güzellikteydin. Yanıma sessizce oturduğunda sana, “Bu gece senin düğün gecen mi” diye sordum. Sen de “Düğünüm akşam vakitlerinde değil öğlen olacak” demiştin. Çarşamba günü, öğlen vakti şehit olduğun haberi bana ulaştığında, senin rüyamda bana ne demek istediğini anlamış oldum. Allah’tan seni şehit olarak kabul etmesini niyaz ettim. Ve şehadetin, bizim haklı olduğumuzu ve düşmanımızın da batılın ta kendisi olduğu inancımızı pekiştirdi.
Son vedanda yanında olamamam, son bir kez seni görememem, alnına son bir öpücük konduramamam ve senin cenaze namazını kıldırma şerefine nail olamamam beni derinden üzdü. Beni bunları yapmaktan alıkoyan, ölümden veya karanlık hücerelerden korku değil, uğruna canını verdiğin davayı (devrimin hedeflerine ulaşması) sürdürebilmekti.
ZALİMLERE KARŞI BAŞIN DİK
Zalimlere karşı başın dik (göğsünü gere gere) direnirken gaddar kurşunlar göğsüne saplandı ve ruhun yüceldi. Ne kadar güzel bir azmin ve terbiye edilmiş bir nefsin vardı. İnanıyorum ki, sen Allah’a verdiğin söze sadakat gösterdin, Allah da sana verdiği söze… Öyle ki, şehadet şerefini bize değil de sana bahşetti.
ELVEDA DEMİYORUM
Son olarak, sevgili kızım ve değerli öğretmenim…
Sana elveda demiyorum bilakis görüşmek üzere.. Buluşmamız, yakında peygamber ve ashabıyla birlikte Havz-ı Kevser’de olacak. Sonsuz kudret ve hükümranlık sahibi Allah’a yakın, O’nun nezdinde değerli ve şerefli bir konumda. Ayrılmamak üzere, birbirimize doyma temennilerimizin gerçekleşeceği bir buluşma…”

Spor
Diyarbakır’da Temizlik Personeli Banka Deposunda Kendini Astı Diyarbakır’da Temizlik Personeli Banka Deposunda Kendini Astı

Diyarbakır’da bir banka şubesinde temizlik personeli olarak çalışan 40 yaşındaki Nazar Gündüz, bankanın deposunda kendini tavana asarak intihar etti.

Diyarbakır’da bir banka şubesinde temizlik personeli olarak çalışan 40 yaşındaki Nazar Gündüz, bankanın deposunda kendini tavana asarak intihar etti. Gündüz’ün ölüm haberini alan yakınları ve çalışma arkadaşları büyük üzüntü yaşadı.

Diyarbakır’ın merkez Yenişehir İlçesi’nde bir banka şubesinde temizlik personeli olarak çalışan Nazar Gündüz, Sabah şubede temizlik yaptıktan sonra malzemelerinin koyulduğu depoya indi. Uzun bir süre Gündüz’ü göremeyen çalışma arkadaşları akşama doğru depoya inince Gündüz’ü tavana asılı vaziyette buldu. Durumun 112 Acil Servis ekipleri ile polise bildirilmesi üzerine olay yerine gelen ekipler yaptıkları incelemede Nazar Gündüz’ün öldüğünü belirledi. Gündüz’ün ölüm haberini alan yakınları ve çalışma arkadaşları banka önünde sinir krizleri geçirdi. Gündüz’ün cenazesi otopsi yapılmak üzere ambulansla Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Polis, intiharla ilgili soruşturma başlattı.

 

27 Kasım 2014 Genel Haber Haberler Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri
Diyarbakır’da Eylem Yapıldı Diyarbakır’da Eylem Yapıldı

Diyarbakır’da sokağa çıkan yüzü kapalı kişiler, dört ana caddeyi aynı anda trafiğe kapatarak eylem yaptı.

Diyarbakır’da sokağa çıkan yüzü kapalı kişiler, dört ana caddeyi aynı anda trafiğe kapatarak eylem yaptı. Fiskaya semtinde polise silahlı saldırı yapılırken, Seyrantepe ve Sento Caddesi’nde polis araçlarına el yapımı bomba atıldı. İki kişi gözaltına alındı.

Alınan bilgiye göre,  Diyarbakır şehir merkezinde aynı anda çok sayıda noktada eylem yapıldı. Diyarbakır’ın merkezi olarak bilinen Ofis semtindeki köprülü kavşağı trafiğe kapatan grup, araçları durdurarak kimlik kontrolü yaptı. Eylem bölgesine gelen polise el yapımı bombalar ile Molotof kokteylleri atıldı.

Merkez Yenişehir ilçesi Seyrantepe semtinde yolu trafiğe kapan yüzü kapalı şahıslar, yolun ortasına çöp konteynerleri ile taşları dizdi. Bölgeye gelen polise taş ve ses bombaları atıldı. Polis, zırhlı araçlarla müdahale ederek yolu trafiğe açtı. Aynı anda Bağlar ilçesinin Dörtyol semti ile Sento Caddesi’nde de eylem yapıldı. Dörtyol’da araçları durduran küçük bir grup, kimlik kontrolü yaptı. Bazı vatandaşlar, yaşananlara tepki gösterdi. Polisin müdahalesi sonucu, 13 ve 14 yaşında olan 2 çocuk gözaltına alındı. Sento Caddesi’nde ise yola çıkan grup, kendisine müdahale eden araçlara saldırı düzenledi. Burada bulunan bir TOMA’ya el yapımı bomba atıldı.

AK PARTİ TOPLANTISININ DEVAM ETTİĞİ BÖLGEDE POLİSE SİLAHLI SALDIRI DÜZENLENDİ

Polise yönelik bir saldırı ise bugün AK Parti Dış İlişkiler Başkanları Toplantısı’nın başladığı Yenişehir ilçesi Fiskaya semtinde yaşandı. 80 ilden gelen AK Partili il yöneticileri, bakan ve milletvekillerinin toplantı halinde olduğu otelin çevresinde yüzlerce polis güvenlik önlemi alıyor. Otele yaklaşık bir kilometre mesafede bulunan Fiskaya kavşağında önlem alan polise silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, saldırganların kaçtığı öğrenildi.

 

27 Kasım 2014 Genel Haber Haberler Politika Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri
Diyarbakır’da Trafik Kazası: 2’si Ağır 7 Yaralı Diyarbakır’da Trafik Kazası: 2’si Ağır 7 Yaralı

Diyarbakır’da alkol, aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu meydana gelen trafik kazasında 2’si ağır 7 kişi yaralandı.

Diyarbakır’da alkol, aşırı hız ve dikkatsizlik sonucunda meydana gelen trafik kazasında 2’si ağır 7 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerine çağrılan ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınırken, kaza sonrası yola savrulan alkol şişeleri dikkat çekti.

Kaza, gece saat 02:20 sıralarında Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Elazığ caddesi üzerinde, Büyükşehir Belediyesi’nin bulunduğu kavşakta meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, Seyrantepe istikametinden gelen 06 DS 0964 plakalı otomobil, kavşakta dönüş alan 21 EA 506 plakalı otomobil ile çarpıştı. İki araç önce orta refüje, ardından park halinde bulunan 24 AY 693 plakalı otomobile çarptı. Araçlar ancak park halindeki aracın DEDAŞ’a ait trafoya çarpmasıyla birlikte durabildi.

Adeta can pazarının yaşandığı kazada her iki araçta bulunan 1’i kadın 7 kişi yaralanırken yaralılar bölgeye sevk edilen ambulanslarla çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındılar. Durumu ağır olan 2 kişi Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet hastanesinde yapılan ilk tedavilerinin ardından Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi acil servisine kaldırılarak yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındılar.

Kaza sonrası bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edilirken alınan güvenlik önlemi sonrası bölgede yapılan incelemelerde, araçlardan savrulan alkol şişeleri dikkat çekti.

Yaklaşık bir saat trafiğe kapanan polis ekiplerinin incelemesini tamamladıktan sonra kazaya karışan araçlar, çekici yardımıyla yoldan çekilerek yol tekrar trafiğe açıldı.

Kazaya ilişkin adli ve idari soruşturma başlatıldı.

27 Kasım 2014 Genel Haber Haberler Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri
Sur Çalışanı Kadınlara Karanfil Sur Çalışanı Kadınlara Karanfil

Diyarbakır’ın Sur İlçe Belediyesi’nde çalışan kadınlara, karanfil dağıtıldı.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü dolayısıyla Diyarbakır‘ın Sur İlçe Belediyesi Eşbaşkanı Seyid Narin, Eşbaşkan yardımcıları Naşide Buluttekin, Vedat Gündüz ve Belediye Meclis üyeleri ile birlikte belediyedeki, tüm kadın çalışanlarını ziyaret edip karanfil dağıttı.

Narin, 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla, kadınlara şiddetsiz bir dünya temennisinde bulundu.

 

 

25 Kasım 2014 Genel Haber Haberler Politika Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri
İHD Bölgede 57 Kadın Katledildiğini Açıkladı İHD Bölgede 57 Kadın Katledildiğini Açıkladı

İHD, 2014 yılının 10 Ayında bölgede yaşanan kadın şiddet ve katliamlarına yönelik hazırlandıkları raporu düzenledikleri bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıkladı.

İHD Diyarbakır Şubesi Kadın Komisyonu Üyeleri, 2014 yılının 10 Ayında bölgede yaşanan kadın katliamları ve kadına yönelik şiddet ile ilgili hazırlandıkları raporu, şube binasında bulunan Vedat Aydın Toplantı Salonunda bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı.

Toplantıya Yönetim Kurulu ve Kadın Komisyonu Üyeleri Av Hatice Demir, Gülistan Yalçındağ Gençel, Av Gamze Yalçın, Yıldız Koç ve Şube Sekreteri Abdusselam İnceören katıldı. Raporun verilerini açıklamadan önce hazırlanan basın metnini okuyan Av Hatice DemirDominik Cumhuriyeti‘nde Trojillo Diktatörlüğü’ne karşı verilen özgürlük mücadelesinde tecavüze uğradıktan sonra katledilen Mirabel Kardeşlerin katledildiği 25 Kasım tarihinin “kadına yönelik şiddete karşı uluslararası dayanışma günü” olarak anıldığını hatırlattı.

İstanbul Sözleşmesi göre; kadınlara yönelik şiddet; ister kamusal ister özel alanda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik acı veya ıstırap veren veya verebilecek olan toplumsal cinsiyete dayalı her türlü eylem veya bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma anlamına gelir. Kadına yönelik şiddet, bir insan hakları ihlalidir ve kadınlara yönelik ayrımcılığın bir biçimidir” diyerek açıklamayı sürdüren Demir, dünyanın her yerinde kadınlar sırf kadın oldukları için, fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddetin her türlüsüne benzer şekilde maruz kalmakta ve hatta katledilmektedirler” diye belirtti.

Türkiye‘de siyasal iktidarın kadın bedeninin denetimi üzerinden gündem yaratacak açıklamalarda bulunduğu ifade Demir “Hükümet yetkililerinin, kadınların kaç çocuk doğuracağı, hamile iken dışarı çıkıp çıkamayacağı, kürtaj olup olamayacağı, nasıl giyindiği, kahkaha atıp atamayacağı, hatta tecavüzcüsünün çocuğunu doğurup doğurmayacağı, öğrencilerin “kızlı-erkekli” evlerde kalıp kalamayacağı, dahası karma eğitimin sona ermesi gerektiğine kadar çağdışı ve kadınlara yönelik nefret söylemine varan beyanları bulunmaktadır” diye belirtti. Demir, bu söylemlerin toplumda kadına yaklaşımla ilgili bir algı oluşturduğunu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini beslediğini ve kadını birçok saldırının hedefi haline getirdiği kaydetti.

Kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair çıkarılan 6284 sayılı Kanunu’nun, özensiz uygulamalarıyla şiddet mağduru kadınları korumadığını belirterek eleştiren Demir, “Hukuksal önlemlerin kadını yeterince koruyamadığı ve her geçen gün öldürülen kadın sayısının giderek arttığını, insan hakları savunucuları olarak kaygıyla izlemekteyiz. Mahkemelere yansıyan kadına yönelik taciz, tecavüz, cinsel istismar dosyalarında haksız tahrik indirimi uygulanması, savcılıklarca etkili soruşturma yürütülmemesi, kadının şiddetten korunması için gerekli yasal önlemlerin alınmaması, önlemlerin sadece kâğıt üzerinde kalması neticesinde, kadınlar her geçen gün daha vahim şiddet olaylarına maruz kalmaktadırlar” diye belirtti.

IŞİD çetelerinin, Musul ve Şengal’de Êzidî, Asuri, Kürt, Arap ve Türkmen kadınlarını kaçırarak insanlık dışı saldırılar ve katliamlar yaptığı belirten Demir “IŞİD çeteleri, Kobané’de kendi halkını ve topraklarını koruyan, özgürlük ve insan hakları mücadelesi veren kadınları hedef almakta ve tüm dünyanın gözü önünde taciz, tecavüz ve katliamlarına devam etmektedir.

Demir İHD‘li kadınlar olarak, kadına yönelik şiddetin önlenmesine şu talepleri sıraladı:

*Kadına yönelik şiddetin sona ermesi amacıyla, yapılacak tüm çalışmalarda kadın kurumları ile insan hakları örgütlerinin önerileri doğrultusunda yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Politikaların hayata geçirilmesi için ilgili tüm kadın ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapılmalıdır.
*Kadınların şiddetten korunması için gereken yasal ve diğer tedbirler alınmalıdır
*Kamusal alanda kadına yönelik olarak gerçekleştirilen mobbing uygulamalarına son verilmeli ve yargısal mekanizmalar tarafından mobbing davalarında etkili soruşturma yürütülmelidir.
*Kadına karşı gerçekleştirilen taciz, tecavüz, katliam dosyalarında haksız tahrik indiriminden vazgeçilmeli, kadının beyanı esas alınmalıdır.

*IŞİD çetelerinin saldırısı ile işgal edilen ve işgal tehdidi altında kalan tüm bölgelerdeki kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi ve son bulması için başta BM olmak üzere tüm uluslararası insan hakları kuruluşları ve tüm ülkeler tarafından ortak bir kararlılıkla hareket edilmelidir.

Demir’in açıklaması ardından Kadın Komisyonu Üyesi Gülistan Yalçındağ Gençel, 2014 yılı 10 Aylık Kadın Katliamları ve Kadına yönelik Şiddet Raporunun bilançosunu açıkladı. Gençel, 10 Ayda bölgede 57 kadının katledildiğini, 27 kadının şiddete maruz kalarak yaralandığını, 7 kadının tecavüze ve 8 kadınında tacize maruz kaldığını kaydetti.

 

25 Kasım 2014 Genel Haber Haberler Politika Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri
Bakan Eker, Tomoterapi Cihazının Açılışını Yaptı Bakan Eker, Tomoterapi Cihazının Açılışını Yaptı

Türkiye’de çok az hastanede bulunan ve bölgede sadece Dicle Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nde kullanımına başlanan tomoterapi cihazı törenle hizmete açıldı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi EkerTBMM Anayasa Komisyonu BaşkanıBurhan Kuzu ve beraberindeki AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mine Lök BeyazGalip Ensarioğlu ve Süleyman Hamzaoğulları ile birlikte Dicle Üniversitesi Onkoloji Hastanesi’nde kanser hastalarının tedavisinde kullanılmaya başlanan “tomoterapi cihazı” için düzenlenen açılış programına katıldı.

Programa Bakan Eker ve milletvekillerinin yanı sıra, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.Ayşegül Jale Saraç, rektör yardımcıları, Başhekim Prof. Dr. Sait Alan da katıldı. Açılış kurdelesini “Şifa merkezi olsun inşallah” sözleri ile kesen Bakan Eker, daha sonra hastaneyi gezerek, D.Ü, Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Sait Alan ve Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Burhanedtin Zincircioğlu’ndan yeni cihazlar ve hastane ile ilgili bilgi aldı.

“KANSER, TEDAVİSİ OLMAYAN BİR HASTALIK DEĞİL”

Dicle Üniversitesi Hastanelerinde İstanbul‘daki hastanelerde bile bulunmayan son teknoloji ürünü tomoterapi cihazı ile kanser tedavisine başlandığına dikkat çeken Başhekim Prof. Dr. Sait Alan, “Prostat, gırtlak ve meme kanseri ile çocuk tümörleri ve diğer kanser türlerinin tedavisinde kullanılan tomoterapi cihazı ile hastalara verilen üç boyutlu ışın direkt tümör yatağına verilerek, daha etkili ve daha az radyasyonla tedavi yapılmaktadır” dedi.

Günümüzde özellikle görüntüleme metotlarında teknolojik gelişmelerin kanserin çok erken evrelerde teşhis edilmesini sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Alan, “Böylece en iyi tedavi metotlarıyla tedavilere olanak sağlanmaktadır. Radyoterapi alanında tıp teknolojisinin kullanımı, kemoterapi alanında da yeni bulunan ilaçlar, kanseri tedavisi olmayan bir hastalık olmaktan çıkarıyor. Bu gelişmelerden en önemlilerinden birisi de radyasyon onkolojisi alanında yeni bir teknoloji olan ve üç boyutlu tedavi olanağı sağlayan tomoterapi cihazıdır” diye konuştu.

 

 

25 Kasım 2014 Genel Haber Haberler Politika Türkiye Yerel Haber Yurt Haberleri

EDİTÖRLER
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Genel
Dünya

Gazete Manşetleri

TRT Haber Haberler

WEB TASARIM - POLAT AKDENİZ. DİYARBAKIR ( SİSTEMDENİZİ GRUP. 0532 179 71 05